Genel
Radyo Trafik’in10 Kasım Özel Konuğu Ayşe Kulin Ulu Önder Atatürk’ü Anlattıhaberi
Türkiye’nin ilk ve tek trafik radyosu Radyo Trafik’te yayınlanan “Yazarın Dilinden” programı her hafta birbirinden değerli yazarları ağırlamaya devam ediyor.
Türkiye’nin ilk ve tek trafik radyosu Radyo Trafik’te yayınlanan “Yazarın Dilinden” programı her hafta birbirinden değerli yazarları ağırlamaya devam ediyor. Radyo Trafik’in bu haftaki konuğu ünlü yazar ve gazeteci Ayşe Kulin oldu. Ayşe Kulin, 10 Kasım’a özel gerçekleştirilen sohbette Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü az bilinen yönleriyle anlattı.
Radyo Trafik’te, Mert Erdoğan’ın sunduğu “Yazarın Dilinden” programının 10 Kasım tarihli yayınında konuğu; gazeteci ve ödüllü yazar Ayşe Kulinoldu. Sevilen programdasözlerine 10 Kasım’a özel anısıyla başlayan Kulin; “Sabah bir Japon, haberleri sunuyordu. Ayağa kalktı o sırada arkasında Dolmabahçe Sarayı’nı ve Atatürk’ün resmini gördüm ve dedi ki ‘Ben bu haberi oturarak okuyamam, o yüzden ayağa kalktım ve ayakta haber veriyorum.’ dedi. Bakın Japonya’da bir haber sunucusu Atatürk’ün ölüm haberini vermek için ayağa kalkıyor. Dünyanın böyle sevdiği bir lider oldu. Her millete nasip olmaz. Atatürk öyle iyi duygularla beslenmiş bir insan ki, Kurtuluş Savaşı’nda vatanını işgal etmiş olan Venizelos’la dost olabiliyor.” diyerek anlatısına devam etti.
Kulin; “Prof. Dr. Üstün Dökmen o kadar güzel anlatmış ki; ‘2. Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan liderlerden hangisi, milletin dilinde ve zihninde onun kadar yaşıyor şimdi? Galiba o liderlerin hepsi sonsuzluğa erişti fakat bir tek o milletine verdiği sonsuz güzelliklerden ötürü hala beğeniyle, sevgiyle, teşekkürle anılıyor. Çünkü o milletine bağımsız olmayı, onurlu yaşamayı, kendini değerli hissetmeyi, Cumhuriyetle, pozitif bilimlerle, kadın – erkek eşitliği dahil eşitlik içinde teba olmadan yaşamayı hediye etti. O sadece küçük Ülkü’nün elinden tutup yürümedi. Yaşamakta olan ve yaşayacak tüm küçük kızların elinden, Türk kadının elinden tuttu. Kadınlarımız ve onların çocukları bu eli bırakmayacaklardır’. Atatürk budur” dedi.
Atatürk: “Bir daha savaşacağız ama cehaletle”
Atatürk’ün cephede bir erle yaptığı konuşmayı anlatan ve Atatürk’ün silah dolu kolilere ‘silah yerine kitap koyun’ dediğine değinen Kulin, “Belki bir daha savaşmamız gerekebilir silahları kutularından çıkartmayalım diyen askere Atatürk’ün ‘evet çok yakın bir zamanda bir daha savaşacağız ama cehaletle, o zaman da bu kitaplara ihtiyacımız olacak” dediğini anlattı. Kulin, sunucu Mert Erdoğan’ın “Hayatına sığdırabildiği 14 kitap vardı. Geometri kitabı yazdı.Geometriyi bizim hayatımıza sokan isim ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk. Var mıydı başka bildiğiniz kitaplar?” sorusuna; “Başka kitaplar var mıydı bilmiyorum fakat çok fazla okuduğunu biliyorum. Savaşmakta olduğu anlarda dahi hep kitapları olduğunu ve dil öğrenmeye çok dikkat ettiğini, Fransızcasını geliştirdiğini biliyorum.” diyerek yanıt verdi.
Kulin konuşmasına; “Hepsinden önce bence kazandığı asıl büyük zafer, vazifesini yapıp Cumhuriyeti kurmak. Ama ondan sonra yaptıkları o kadar çok önemli ki… Cumhuriyeti kurduğu gün aklınıza gelebilecek her türlü hastalıktan; sıtmadan, ishalden ve cüzzamdan yıkılan bir halk var. Anadolu yanmış, yıkılmış, toprak mahsul vermiyor. Halk okuma yazma bilmiyor, bu halkı 10 sene sonraki hale getirmesi, bir harf devriminin olması bir mucizedir. Eğitimi bu kadar çabuk yayabilmesi için Latin harflerine ihtiyacı vardı. Altı aylık kurslarda sadece çocukları değil önce ilkokul öğretmenlerini eğitiyor. Daha sonra millet okulları açıyor. Esnafın, memurun ve çiftçinin işleri bittikten sonra gidebileceği yerlerde onlarda okuma yazma öğreniyorlar. On sene sonra tekrar bir sayım yapıldığında inanılmayacak şekilde yüzde 10’u okuma yazma bilmeyen halkın yüzde 50’si öğrenmiş vaziyete geliyor. Her Türk çocuğunun önüne ilkokuldan üniversiteye kadar bedava eğitim koyuyor ki eğer kendi niyeti varsa okumaya önü açık olsun istiyor. Atatürk sayesinde çok saygı duyulan bir millet haline geldik. Bu eğitim fırsatını bütün çocuklara tanıması, ülkeye bilim getirsinler diye gençleri yurtdışına yollaması… Benim babamda onlardan biri. Tüm bunlar olurken bir taraftan Osmanlı’nın 500 altın borcunu ödemekle mükellef bir durumda. O dünya savaşında borcunu ödeyen tek millet biziz, o kadar onuruna ve bağımsızlığına düşkün.” İfadeleriyle devam etti.
Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı
Genel
ANKA-DER 33’ten Tarafsızlık ve Kalkınma Vurgusu
Anamur Kalkınma ve Dayanışma Derneği (ANKA-DER 33) Yönetim Kurulu, derneğin duruşu ve çalışma prensipleri hakkında kamuoyunu bilgilendiren önemli bir duyuru yayımladı.
Yönetim Kurulu kararıyla yayınlanan metinde, derneğin hiçbir siyasi partiyle organik bir bağı bulunmadığı net bir dille ifade edildi.
“Anamur’un Kalkınması Ortak Paydamızdır”
ANKA-DER 33 yönetimi tarafından yapılan açıklamada, derneğin temel kuruluş amacının Anamur’un kalkınması ve hemşeriler arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi olduğu vurgulanan duyuruda, bu hedefler doğrultusunda hareket eden dernek, toplumsal fayda odaklı çalışmalarını sürdüreceklerini belirtildi.
Siyasi Partilerle İlişkilerde İstişare Kültürü
Derneğin siyasi tutumuna ilişkin detayların paylaşıldığı açıklamada; “Derneğimiz, Anamur’umuzun kalkınması ve hemşerilerimizin dayanışması için DEM Partisi hariç olmak üzere, tüm siyasi partilerle istişare ve bilgi alışverişinde bulunmaktadır. Bu istişare süreci, derneğimizin projelerini ve Anamur’un geleceğini doğrudan ilgilendiren konuları kapsayan, objektif bir zemin üzerinde yürütülmektedir.” Denildi.
Üyelerin Siyasi Görüşlerine Tam Saygı
Yönetim kurulu, üyelerinin farklı siyasi görüşlere sahip olabileceğini hatırlatarak, dernek bünyesinde herkesin siyasi tercihine büyük bir saygı duyulduğunu belirtti. Bu yaklaşımın sadece teoride kalmayacağı, tüm çalışma ve uygulamalara yansıtılacağı taahhüt edilen açıklamada, ANKA-DER 33 Yönetim Kurulu, derneğin birleştirici gücünü ve Anamur’a hizmet etme kararlılığını bir kez daha yineleyerek, tüm faaliyetlerinde şeffaflık ve tarafsızlık ilkesini esas alacaklarını kamuoyuna duyurdu.
Genel
Veni Vidi Göz Grup’tan Oftalmolojiye Bilimsel Katkı: “VAlue ile Oftalmolojiye Değer Katıyoruz” Sempozyumu Gerçekleştirildi
Veni Vidi Göz Grup, göz sağlığı alanındaki bilimsel gelişmeleri desteklemek ve hekimler arası bilgi paylaşımını güçlendirmek amacıyla, 16–17 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul’da “VAlue ile Oftalmolojiye Değer Katıyoruz” sempozyumunu gerçekleştirdi.
İki gün süren sempozyum, Veni Vidi Göz Grup’un 6 ilde hizmet veren 14 merkezindeki hekimlerin ve üst düzey yöneticilerin katılımıyla gerçekleştirildi.
Güncel oftalmoloji yaklaşımları ele alındı
Sempozyum kapsamında oftalmolojinin farklı alanlarına yönelik güncel konular değerlendirildi. Programda; refraktif cerrahi, katarakt cerrahisi, presbiyopi düzeltici lensler, glokom cerrahisi ve vitreoretinal cerrahi gibi başlıklarda bilimsel sunumlar gerçekleştirildi.
Oturumlarda özellikle;
• Kişiye özel refraktif cerrahi yaklaşımları
• Yeni nesil diagnostik yöntemler
• Trifokal ve EDoF lenslerde hasta uyumu
• Katarakt cerrahisi sonrası refraktif sonuçlar
• Glokomda cerrahi yaklaşımlar
• Vitreoretinal cerrahide klinik uygulamalar
ele alındı.
“Bilimsel paylaşım, hizmet kalitesini güçlendirir”
Sempozyuma ilişkin değerlendirmede bulunan Veni Vidi Göz Grup Medikal Direktörü Op. Dr. Ertan Sunay, bilimsel toplantıların hekimler arası deneyim paylaşımı açısından önemli olduğunu belirtti.
Op. Dr. Ertan Sunay, şunları söyledi:
“Göz sağlığı alanında bilimsel gelişmeleri yakından takip etmek ve bu bilgileri klinik deneyimlerle birleştirmek büyük önem taşıyor. ‘VAlue ile Oftalmolojiye Değer Katıyoruz’ sempozyumu ile 6 ildeki 14 merkezimizden hekimlerimizi ve yöneticilerimizi bir araya getirdik. Amacımız, güncel yaklaşımları değerlendirmek, farklı klinik deneyimleri paylaşmak ve oftalmoloji alanındaki bilgi birikimimizi sürdürülebilir şekilde güçlendirmek.”
Sürdürülebilir bilimsel yaklaşım vurgusu
Veni Vidi Göz Grup, düzenlediği bu sempozyum ile yalnızca mevcut bilgi birikimini paylaşmayı değil; aynı zamanda göz sağlığı alanındaki yenilikleri yakından takip eden, bilimsel gelişmeleri değerlendiren ve kurum içi bilgi paylaşımını güçlendiren bir platform oluşturmayı hedefledi.
İki gün süren etkinlik, farklı merkezlerde görev yapan hekimlerin klinik deneyimlerini paylaşmasına, güncel tedavi yaklaşımlarını tartışmasına ve ortak bilimsel bakış açısının geliştirilmesine katkı sağlayan önemli bir organizasyon olarak öne çıktı.
Veni Vidi Göz Grup, bilimsel toplantılar ve eğitim programlarıyla göz sağlığı alanında sürdürülebilir bilgi paylaşımını desteklemeye devam ediyor.
Genel
İş Süreçlerinde Entegre Yönetim Yaklaşımı
Günümüz işletmeleri, müşteri ilişkilerinden finansal süreçlere, satıştan operasyon yönetimine kadar birçok farklı alanı aynı anda yönetmek durumunda kalıyor. Bu süreçlerin ayrı sistemlerde yürütülmesi ise veri dağınıklığına ve operasyonel zorluklara yol açabiliyor. Bu nedenle tüm iş süreçlerini tek çatı altında toplayan çözümler daha fazla önem kazanıyor.
Bu noktada Microsoft Dynamics 365, işletmelerin satış, pazarlama, müşteri hizmetleri ve finans gibi kritik süreçlerini entegre şekilde yönetmesine yardımcı olan kapsamlı bir platform olarak öne çıkar. Bulut tabanlı yapısı sayesinde farklı departmanlar arasında veri akışını düzenleyerek daha bütüncül bir iş yönetimi sağlayabilir.
Dynamics 365 Nedir ve Ne Sağlar?
Dynamics 365, ERP ve CRM yeteneklerini bir araya getiren modüler bir iş uygulamaları platformudur. İşletmeler, ihtiyaçlarına göre farklı modülleri kullanarak kendi yapılarına uygun bir sistem oluşturabilir.
Amaç, tüm iş süreçlerini tek bir veri modeli üzerinde toplayarak daha hızlı, şeffaf ve verimli bir yönetim yapısı oluşturmaktır.
Neden Önemli Bir İş Çözümüdür?
İşletmeler büyüdükçe veri yönetimi daha karmaşık hale gelir. Farklı departmanların ayrı araçlar kullanması, bilgi kopukluklarına ve süreç gecikmelerine neden olabilir. Dynamics 365, bu farklı sistemleri entegre ederek tek bir platform üzerinden yönetim imkânı sunabilir.
Bu sayede karar alma süreçleri daha hızlı ve veri odaklı hale gelir.
Dynamics 365, çok geniş bir kullanım alanına sahiptir. Satış yönetimi, müşteri ilişkileri (CRM), finansal planlama, insan kaynakları yönetimi ve tedarik zinciri süreçleri en yaygın kullanım alanları arasında yer alır.
Ayrıca müşteri deneyimi yönetimi ve pazarlama otomasyonu gibi alanlarda da etkin şekilde kullanılabilir.
Entegre bir yapı sunması sayesinde manuel veri girişini azaltabilir ve süreçleri otomatikleştirebilir. Bu durum hem zaman tasarrufu sağlar hem de hata oranını düşürebilir. Ekipler arası iletişim daha güçlü hale gelirken, iş süreçleri daha düzenli ilerleyebilir.
Dijital Dönüşümde Stratejik Bir Platform
Microsoft Dynamics 365, işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerinde merkezi bir rol oynayan çözümlerden biridir. Doğru yapılandırıldığında, şirketlerin daha çevik, verimli ve veri odaklı bir yönetim modeline geçmesine katkı sağlayabilir.
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
