Sağlık
Yüz Gençleştirmede İzleri Gizlemek Mümkünhaberi
Günümüzde endoskopik yaklaşım ile saçlı deri içerisinden 1’er cm’lik kesilerden girilerek yüz gençleştirme (yüz germe) ameliyatlarının uygulanabildiğini ifade eden Medical Park Karadeniz Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op.
Günümüzde endoskopik yaklaşım ile saçlı deri içerisinden 1’er cm’lik kesilerden girilerek yüz gençleştirme (yüz germe) ameliyatlarının uygulanabildiğini ifade eden Medical Park Karadeniz Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Enes Agah Kodalak, “Bütün ameliyat süreci, cilt altına yerleştirilen kamera yardımıyla ekrandan izlenmektedir. Kapalı olarak uygulanan bu yöntem sayesinde daha güvenli işlem yapılmakta, komplikasyonlar en aza indirgenmekte ve yüz bölgesinde görünen bir ameliyat izi olmamaktadır” dedi.
Medical Park Karadeniz Hastanesi Plastik, Rekonstürktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Enes Agah Kodalak, yüz estetiği ve yüz gençleştirme işlemleri hakkında açıklamalarda bulundu.
Yüz estetik cerrahisi işlemlerinin dünyada son zamanlarda giderek popülerleşen uygulamalar arasına girdiğini ifade eden Op. Dr. Enes Agah Kodalak, “Burun estetiği bu işlemler arasında önemli bir yer tutmaktadır. Ancak bir diğer önemli alan ise yüz gençleştirme ameliyatlarıdır” şeklinde konuştu.
GEVŞEYEN DOKULAR ESKİ YERLERİNE TAŞINIYOR
Yaş ilerledikçe yüz bölgesinde cilt ve cilt altında yer alan yağ yastıkçıklarının yerçekimi ve metabolizmanın da etkisiyle yer değiştirdiğini ve hacim değişikliğine uğradığını vurgulayan Op. Dr. Kodalak, bu durumun yaşlanma olarak adlandırdığımız görünüme yol açtığını söyledi.
Yüz bölgesindeki yaşlanan dokuları eski anatomik yerlerine taşımak ve bu durumu taklit etmek amacıyla çeşitli ameliyatların yapıldığını belirten Op. Dr. Kodalak, şunları söyledi:
“Bir yaklaşım olarak yüz germe veya tıpta bilinen adıyla ‘facelift’ operasyonları bu durumda yapmış olduğumuz ameliyatların genel adıdır. Bu operasyonlar alt başlıklar olarak; üst yüz germe, orta yüz germe ve boyun germe olarak sayılabilir. Aynı zamanda ayrı ayrı ya da kombine olarak ihtiyaca göre uygulanabilmektedir.”
KAŞ VE GÖZ ÇEVRESİNE MÜDAHALE EDİLİYOR
Üst yüz germe ameliyatlarında; alın, kaş, şakak ve göz çevresi alana müdahale edildiğini söyleyen Op. Dr. Kodalak, “Özellikle kaş düşüklüğüyle birlikte seyreden yorgun bakıştan şikayetçi olunan durumlarda tercih edilen bir yöntemdir. Alın germe, kaş kaldırma, şakak germe (temporal lift) ve son zamanlarda popüler olan badem göz diğer bilinen adıyla ‘fox eyes’ gibi gözün ve çevresinin eski halinden daha çekik hale getirilmesi işlemi de bu ameliyatlarla yapılmaktadır” ifadelerini kullandı.
GÖRÜNEN BİR AMELİYAT İZİ OLMUYOR
İşlemlerin nasıl yapıldığından bahseden Op. Dr. Kodalak, “Günümüzde artık yeni bir yöntem olan endoskopik yaklaşım ile saç içerisinden 1’er cm’lik kesilerden girilerek bu işlemler yapılmaktadır. Bütün ameliyat süreci cilt altına yerleştirilen kamera yardımıyla ekrandan izlenmektedir. Kapalı olarak uygulanan bu yöntem sayesinde daha güvenli işlem yapılmakta, komplikasyonlar en aza indirgenmekte ve yüz bölgesinde görünen bir ameliyat izi olmamaktadır. Aynı şekilde orta yüz kaldırma ameliyatı da yine endoskopik olarak saçlı deriden veya ağız içinden girilerek kapalı şekilde yapılabilmektedir.
Özellikle gıdı bölgesindeki sarkma ve çene konturundaki dalgalı görünüm halinde ise boyun germe işlemi faydalı olmaktadır. Kulak önü ve arkasına gizlenen bir kesi hattı ile çene altına gizlenen bir kesi hattından yapılan işlem oldukça yüz güldürücü olmaktadır” şeklinde konuştu.
HER YAŞTA FARKLI İŞLEMLER YAPILABİLİYOR
Estetik ameliyatların kişinin ihtiyacına göre kombine edilebileceğini de belirten Op. Dr. Kodalak, “25 yaşındaki bir hasta ile 50 yaşındaki bir hastaya aynı işlemler uygulanmamaktadır. Çoğunlukla genç hastalarımız için endoskopik üst yüz germe (fox eyes) ameliyatları en çok tercih edilenler arasındayken, ileri yaş hastalarımızda ise total yüz germe işlemleri daha çok tercih edilmektedir. Total yüz germe ameliyatları ile 10-20 yaş genç görünüm elde edilmektedir. Hastalarımızın merak ettiği en önemli soru ise ameliyatın kalıcılığı olmaktadır. Yüz germe işlemlerinin sonuçları kalıcıdır. Yani doğal yaşlanma sürecine tabidirler” açıklamasında bulundu.
AMELİYATTAN 1 GÜN SONRA TABURCU OLUNABİLİYOR
Yapılan işlemlerin ardından hastanedeki yatış süresi hakkında bilgi veren Op. Dr. Kodalak, şunları söyledi:
“Her şey olağan seyrindeyken 1 günlük yatış süreci yeterli olmaktadır. Bazı durumlarda ise lokal anestezi altında da yapılabilen mini yüz germe olarak adlandırdığımız özellikle çene konturunu belirginleştirmek noktasında tercih ettiğimiz işlemler de uygulanabilmektedir. Bu hasta grubunda ise yatışa gerek olmamakta, aynı gün konfor ile taburculuk gerçekleştirilebilmektedir.”
DİĞER ESTETİK CERRAHİLER İLE DE KOMBİNASYON MÜMKÜN
Bazen talebe göre bu cerrahilere ek olarak yüzün ihtiyacına göre diğer estetik cerrahi işlemlerini de aynı anda yaptıklarına dikkat çeken Op. Dr. Kodalak, “Örneğin; üst ve alt göz kapağı estetiği, bişektomi (yanak inceltme), liplift (dudak kaldırma), yağ dolgusu, çene implantı ve hatta rinoplasti bu işlemler arasındadır. Cilt kalitesini artırmak için kök hücreden zengin nanofat greft (inceltilmiş kök hücreden zengin yağ dokusu) enjeksiyonları uygulanabilmektedir. Yine eş zamanlı olarak mezoterapi ürünleri de tercih edilebilmektedir” dedi.
KİŞİNİN RUH YAŞI İLE DIŞ GÖRÜNÜMÜ ARASINDAKİ FARK AZALIYOR
Yüz gençleştirme ameliyatlarında genel olarak memnuniyet oranının oldukça yüksek olduğunu ifade eden Op. Dr. Kodalak, “Özellikle kişinin kendisini hissettiği ruh yaşı ile dış görünümü arasındaki farkı en aza indirebilmesinin payı bunda büyüktür” diyerek sözlerini noktaladı.
Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Yaşam Tarzı4 yıl agoBilgi güçtür
