Connect with us

Sağlık

Yoksulluğun Çocuk Gelişimine Olumsuz Etkiliyor !

Published

on

CHP İstanbul Milletvekili ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu üyesi Dr. Ali Şeker, ekonomik krizle birlikte derinleşen yoksulluğun çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimlerine olası etkilerinin araştırılması gerektiğini belirterek Meclis Başkanlığına bir araştırma önergesi sundu.

CHP’li Şeker, “Asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı bir ekonomik kriz, halkın içine itildiği yoksulluğu günden güne derinleştiriyor. Kronik malnütrisyon yani yetersiz beslenme sıklığı ile yoksulluk arasındaki sıkı ilişki göz önüne alındığında, gürbüz nesillerin varlığı için çocuk yoksulluğunun olumsuz etkilerini ortadan kaldıracak tedbirleri bir an evvel hayata geçirmeliyiz. Okullarda ücretsiz 1 öğün yemek verilmesi; evinde dengeli ve sağlıklı kahvaltı ya da akşam yemeğine erişme imkanı olmayan çocukların ve gençlerin tespit edilerek sosyal devlet ilkesi gereği desteklenmesi; hanelere çocuklara yönelik beslenme desteği sunulması gibi çalışmalar hayata geçirilmeli. Bu hizmetler Anayasa ile güvence altına alınan sosyal devlet olmanın da temel bir gereğidir” çağrısında bulundu.

Yoksulluğun en derinden etkilediği kesimin, gelişme çağındaki çocuklar, gençler, hamileler ve lohusalar olduğunu söyleyen CHP’li Şeker, “yoksulluk çocukların hem bedenlerini hem de zihinlerini olumsuz etkiler; gelişim çağındaki çocukların yaşadığı besin eksikliği sorunu kalıcı etkiler bırakır. Bu nedenle yoksulluğun önlenmesine çocukluk çağında başlanmalı; yoksulluğun olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak için sosyal devletin gereği olarak atılması gereken adımlar ivedilikle atılmalıdır. Yoksulluğun çocuklar üzerindeki en bilinen ve en sık görülen etkisi beslenme yetersizliğidirÇocuğun yoksulluğu, çocuğun doğumundan itibaren hatta annenin doğum öncesi yetersiz beslenmesinden dolayı düşük kilolu doğması ile başlamaktadır. Aile yoksul ise çocuk bu yoksulluğun bütün olumsuz etkilerine maruz kalmaktadır.” dedi.

“Her yaş döneminin ihtiyaç duyduğu bir sağlıklı beslenme programı mevcuttur. Yaşam döngüsünün herhangi bir döneminde yetersiz ve dengesiz beslenme nedeni ile karşılaşılacak sağlık sorunları ilerleyen yaşlarda sağlık durumunu, bireylerin üretkenliğini, verimliliğini, yaşam kalitesini olduğu kadar sağlık harcamaları ve insan gücü kullanımını da yakından etkilemektedir. Tüm bunlar da ülke kalkınmasını ve geleceğini olumsuz etkilemektedir” uyarısında bulunan CHP’li Şeker, çocuklarda yetersiz beslenmenin, ihtiyaç duyulan olan mineral, vitamin, protein kaynaklarına ulaşamama, bodurluk, öğrenme güçlüğü, aşırı zayıflık, düşük bağışıklık, anemi ve zihinsel gelişim bozuklukları gibi çeşitli olumsuzluklara yol açtığını söyledi.

Yumurta 3 Lirayı, Peynir Et Fiyatını Geçti

CHP’li Şeker, “Son dönemde, gelir dağılımındaki eşitsizlik, giderek artan işsizlik, artan ve derinleşen yoksulluk hanelerdeki yoksulluğu artırmış, bu da büyüme çağındaki nüfusun beslenmesini olumsuz etkiler oldu. Ucuz protein kaynağı olan yumurta 3 lirayı, peynir ise et fiyatlarını geçti. Öğretmenler çocukların boş ya da kuru ekmek zeytin taşıyan beslenme çantalarıyla geldiklerini, birçok öğrencinin kahvaltı dahil sağlıklı bir beslenme yapmadan günü tamamlamak zorunda kaldığını, derslerde açlıktan bayılan ya da ağlayan çocukların sayısının arttığını dile getiriyor. Dengeli ve sağlıklı beslenmeden uzak bir neslin varlığı, gelecek kuşakların da fiziksel ve ruhsal olarak sağlıklarının bozulması tehlikesi içeriyor. Belediyelerin beslenme eksikliklerinin giderilmesine dair destekler de engellenerek bu sorunun üstü örtülmeye çalışılıyor” diye konuştu.

Asgari Ücret Açlık Sınırının Altında Kaldı

“Açlık sınırı 7 bin 552 TL’ye, yoksulluk sınırı 26 bin 123 TL oldu, asgari ücret açlık sınırının altında kaldı. Kasım ayında en fazla zam süt ve süt ürünlerine gelirken 4 kişilik bir ailenin sadece süt, peynir ve yoğurt harcaması 2 bin 400 Lirayı buldu. Çocuklarımızı, gençlerimizi bu yoksulluk girdabının yarattığı beslenme eksikliğinden kurtarmak için okullarda ücretsiz 1 öğün yemek verilmesi; evinde dengeli ve sağlıklı kahvaltı ya da akşam yemeğine erişme imkanı olmayan çocukların ve gençlerin tespit edilerek sosyal devlet ilkesi gereği desteklenmesi; hanelere çocuklara yönelik beslenme desteği sunulması gibi çalışmaları bir an evvel hayata geçirmeliyiz” diyen CHP’li Şeker, Van der Gaag, Heckman gibi önemli iktisatçılara göre de erken çocukluk döneminde sunulan bu ve benzeri desteklerin etkilerinin ülkelerin geleceğine uzun süreli ve olumlu katkı sunacağını hatırlattı.

CHP’li Şeker, “Erken çocukluk dönemine yönelik sunulan hizmetler, ekonomik ve sosyal açıdan da geleceğe yönelik güçlü bir yatırımdır. Gelişmesini sağlıklı ve donanımlı bir şekilde sağlayan, sadece ailelerine ve diğer aile üyelerine fayda sağlamayıp, diğer yandan kalkınma ve büyüme için çok önemli olan beşeri potansiyellerinin de ortaya çıkmasında etkili olmaktadır. Ancak AKP, ülke kaynaklarını geleceğimize değil yandaşlarına aktarma taraftarı olduğu için yoksulluk günden güne artıyor ve derinleşiyor. Kamu Özel İşbirliği projeleri ve bu projelerin yaratacağı faiz ödemeleri yükü ile birlikte 40-50 yılın da üzerinde bir ödeme süresine ulaşan borçların yüklendiği çocuklarımızın içine düşürüldüğü bu durum kabul edilemez. Bebeklerin, çocukların, gençlerin, hamilelerin ve emziren annelerin bugünlerine yönelik sunulan hizmetler ve yapılan yatırımlar, sağlıklı bir gelecek inşa etmemizi sağlayacak. Yoksulluğun meydana getirdiği olumsuz etkilerin azaltılması; çocuk ve genç nüfusun beslenme ve sağlık durumunun iyileşmesi; okul çağı çocuklarının bilişsel gelişim ve sosyal gelişimde iyileşmeler sağlanabilmesi için, ekonomik krizle birlikte derinleşen yoksulluğun çocukların bugünkü ve gelecekteki fiziksel ve zihinsel gelişimlerine etkilerini ortadan kaldıracak tedbirleri bir an evvel hayata geçirmeliyiz” diye konuştu. (BSHA-Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri