Connect with us

Genel

UN Women Türkiye, yakın partner şiddetine karşı sesini yükseltenleri Gazhane’de bir araya getirdihaberi

Etkinliğin moderatörlüğünü, UN Women Türkiye İyi niyet Elçisi Demet Evgar yaptı.

Published

on

Etkinliğin moderatörlüğünü, UN Women Türkiye İyi niyet Elçisi Demet Evgar yaptı. 

 

UN Women Türkiye, bu yıl #SheSaidNo kampanyasıyla kadınlara yönelik yakın partner şiddetine dikkat çekiyor. Kampanya, tüm dünyada 25 Kasım – 10 Aralık tarihleri arasında düzenlenen 16 Günlük Aktivizm – Kadınlara Yönelik Şiddete Son Kampanyası kapsamında düzenleniyor.

 

#SheSaidNo kampanyasının lansmanı,  25 Kasım akşamı İstanbul Gazhane’de düzenlenen bir etkinlikle yapıldı. Etkinliğin moderatörlüğünü, UN Women Türkiye İyi niyet Elçisi Demet Evgar yaptı.

 

Avrupa Birliği’nin mali desteği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesinin katkılarıyla düzenlenen #SheSaidNo lansmanda sivil toplum, medya, gençler, belediye ve UN Women ortaklarından temsilciler ve ünlüler, kadınlara yönelik şiddete karşı birer dakikalık konuşma yaptılar. Konuşmaların ardından katılımcılar #SheSaidNo stensilleriyle pankart boyadı.

 

Açılışta konuşma yapan Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Alvaro Rodriguez, şöyle konuştu: “UN Women öncülüğünde yürütülen Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri kampanyası kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddeti önlemeyi ve ortadan kaldırmayı hedefliyor. Kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddet dünyadaki en yaygın insan hakları ihlalidir. COVID-19 pandemisinden ekonomik çalkantıya, son gelişmelerin dünya çapında kadınlara ve kız çocuklarına yönelik istismarı daha da artırdığını biliyoruz. Kadın haklarını desteklemek için bir tavır alalım ve sesimizi yükseltelim. Kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddeti tarihe gömelim.”

                

UN Women Türkiye Ülke Direktörü Asya Varbanova şöyle konuştu: “Bu yıl odağımız yakın partner şiddeti. Bunun en acımasızı ve en uç noktasında kadın cinayetleri yer alıyor. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) ile birlikte yayınladığımız yeni rapora göre, her saat başı ortalama olarak beşten fazla kadın veya kız çocuğu yakın partneri veya diğer aile üyeleri tarafından öldürülüyor. Bu cinayetler önlenemez değil. Denenmiş, test edilmiş ve kanıtlanmış çözümlere sahibiz ve bunun için eğitimli, destekleyici kolluk ve adalet hizmetleri ile erken müdahale, mağdur merkezli destek ve koruma mekanizmaları da mevcut. Hepimiz savunucu olabiliriz ve seslerimiz birleştiğinde istediğimiz değişimi sağlayabiliriz. Şiddete ve eşitsizliklere karşı birlikte daha güçlüyüz. Gelin, birlikte yaşamak istediğimiz dünyaya birlikte yürüyelim.”

 

UN Women Türkiye İyi Niyet Elçisi Demet Evgar, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Turuncu, umudun ve ışığın simgesi. Bu nedenle 16 Günlük Aktivizmin de rengi. Umudu ve ışığı hiç kaybetmeden ısrarla kadın hakları insan haklarıdır ve kadına yönelik şiddet bir insan hakları ihlalidir ve suçtur diyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliğine şiddeti önlemeden, tamamen sonlandırmadan ulaşmamız çok zor. O nedenle kadına yönelik şiddetle mücadele eden tüm aktörlerin şiddete karşı seslerinin yükselmesi ve bu konuda cesur adımlar atılması çok önemli.”

 

Sahneye çıkan diğer isimler ise şöyleydi: Kadın Koalisyonu’ndan Kadın Hakları Aktivisti Nurcihan Temur, Ogilvy Sanat Direktörü Tuğçe Erdönmez, Kırmızı Biber Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Yeter Tabak, Dem Derneği Kurucu Üyesi Ayşe Damla İşeri Sunman, Genç Aktivist Ela Naz Birdal, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, Milliyet muhabiri ve editör Meltem Günay, Deniz Yıldızı Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Ayla Tokmak, Lotus Kadın Dayanışma ve Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Gülfer Kırbaş Battal, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Enif Yavuz Dipşar, Kadınlarla Dayanışma Vakfı Proje Koordinatörü Özgür Genç

 

16 Günlük Aktivizm Kampanyası

25 Kasım Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Gününden başlayarak 10 Aralık İnsan Hakları Gününe kadar süren “16 Günlük Aktivizm – Kadınlara Yönelik Şiddete Son Kampanyası”, her sene Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri öncülüğünde küresel ölçekte düzenleniyor; kadınlar ve kız çocuklarına yönelik şiddetin önlenmesi ve ortadan kaldırılması için farkındalık ve hak savunuculuğu çalışmalarını kapsıyor.  

 

#SheSaidNo kampanyasının lansmanı, Birleşmiş Miletler Kadın Birimi’nin (UN Women) Avrupa Birliği finansal desteğiyle uyguladığı “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği için Güçlü Sivil Alan” projesi kapsamında düzenlendi.

 

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Genel

MİG Başkanı Vahap Şehitoğlu’ndan 24 Temmuz Mesajı: “111 Yıl Sonra Hâlâ Basın Özgürlüğünü Konuşuyoruz”

Published

on

MİG Başkanı A. Vahap Şehitoğlu, 24 Temmuz Basında Sansürün Kaldırılışı’nın 111. yılı dolayısıyla yayımladığı mesajda basın özgürlüğüne dikkat çekti. İşte o detaylar.

HABER MERKEZİ – Mersin İnternet Gazetecileri Derneği (MİG) Başkanı A. Vahap Şehitoğlu, 24 Temmuz Basında Sansürün Kaldırılışı’nın 111. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, basın özgürlüğünün demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirterek, gazetecilerin hiçbir baskı altında kalmadan görev yapabilmesi gerektiğini ifade etti.

“24 Temmuz’u Sadece Kutlamak Yetmez”

24 Temmuz 1908’in Türk basın tarihi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Şehitoğlu, aradan geçen 111 yıla rağmen basın özgürlüğüne ilişkin tartışmaların hâlâ devam etmesinin düşündürücü olduğunu söyledi.

Şehitoğlu açıklamasında, “24 Temmuz 1908’de sansürün kaldırılması, Türk basın tarihi açısından önemli bir kazanımdır. Ancak bugün bu tarihi sadece kutlamakla yetinemeyiz. Gazetecilerin yaptıkları haberler nedeniyle yargılandığı, gözaltına alındığı, tutuklandığı, ekonomik baskılarla karşı karşıya bırakıldığı ve mesleklerini zor şartlar altında sürdürmek zorunda kaldığı yönündeki tartışmaların yaşandığı bir dönemde, basın özgürlüğünü daha güçlü şekilde savunmak hepimizin ortak sorumluluğudur.” ifadelerini kullandı.

“Gazetecilik Suç Değildir”

Gazeteciliğin kamu adına gerçekleri araştırmak ve toplumun haber alma hakkını korumak gibi önemli bir sorumluluğu bulunduğunu vurgulayan Şehitoğlu, basın üzerindeki her türlü baskının yalnızca gazetecileri değil, toplumun doğru bilgiye ulaşma hakkını da olumsuz etkilediğini dile getirdi.

“Gazetecilik suç değildir. Gazetecinin görevi; kamu adına gerçekleri araştırmak, sorgulamak ve toplumun haber alma hakkını korumaktır. Basın üzerinde oluşan her türlü baskı, halkın doğru ve tarafsız bilgiye ulaşma hakkını da doğrudan etkiler.” dedi.

“Basın Özgürlüğü Demokrasinin Güvencesidir”

Şehitoğlu, basın özgürlüğünün herhangi bir kesime ait bir ayrıcalık değil, demokratik hukuk devletinin temel güvencelerinden biri olduğuna dikkat çekti.

Farklı görüşlerin özgürce ifade edilebildiği, gazetecilerin kalemleri nedeniyle endişe duymadığı ve eleştirinin suç olarak görülmediği bir Türkiye’nin herkesin ortak hedefi olması gerektiğini belirten Şehitoğlu, basın özgürlüğünün güçlendirilmesi yönünde somut adımlar atılması çağrısında bulundu.

“Temennimiz Özgürce Görev Yapabilen Gazeteciler”

Açıklamasının sonunda 24 Temmuz’un gerçek anlamının yalnızca geçmişte kaldırılan sansürü anmak olmadığını ifade eden Şehitoğlu, günümüzde basın özgürlüğünü güçlendirecek uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

“Temennimiz; hiçbir gazetecinin haberinden dolayı yargılanmadığı, baskıya uğramadığı ve özgürce görev yapabildiği bir Türkiye’dir.” ifadeleriyle mesajını tamamladı.

Continue Reading

Genel

CHP’li Meclis Üyesi A. Vahap Şehitoğlu İstifa Etti

Published

on

 

CHP Toroslar Belediye Meclis Üyesi ve gazeteci A. Vahap Şehitoğlu, partisinden istifa ettiğini açıkladı. Şehitoğlu, kararını kendi özgür iradesiyle aldığını belirterek gerekçelerini kamuoyuyla paylaştı.

CHP Toroslar Belediye Meclis Üyesi ve gazeteci A. Vahap Şehitoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.

Yazılı bir açıklama yapan Şehitoğlu, istifa kararını herhangi bir baskı altında kalmadan, tamamen kendi özgür iradesiyle aldığını ifade etti.

Kararının gerekçesini açıklayan Şehitoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Kimseyi suçlamıyorum. Ancak partiye çökenler ve onların işbirlikçileriyle aynı yolu yürümeyi karakterime uygun görmedim. Onlarla aynı yolu yürüyemeyeceğime göre doğrusu partiden ayrılmak olacaktı. Ben de onu yaptım. Üzüldüğüm tek şey Atatürk’ün emaneti CHP’den uzun bir süre ayrı kalmak olacaktır.”

Şehitoğlu, açıklamasında siyasi mücadelesini sürdüreceğini de belirterek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve yol arkadaşlarının kuracağını ifade ettiği yeni siyasi oluşumda yer alacağını açıkladı.

Continue Reading

Genel

Şehitoğlu: ” Saldırıyı haince ve vahşice buluyorum”

Published

on

 

Toroslar Belediye Meclisi’nde uğradığı saldırının yeni görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından gazeteci Vahap Şehitoğlu yaşananları anlattı.

Gazeteciye saldırının yeni görüntüleri yeniden gündeme taşıdı
Toroslar Belediye Meclisi’nin 1 Temmuz’da yapılan toplantısında gazeteci ve belediye meclis üyesi Vahap Şehitoğlu’na yönelik yaşanan saldırıya ait yeni görüntülerin ortaya çıkmasının ardından Şehitoğlu sessizliğini bozdu.
Görüntülerin kamuoyuna yansımasının ardından açıklama yapan Şehitoğlu, meclis salonunda yaşanan tartışmanın tarafı olmadığını, yalnızca gazetecilik görevini yerine getirerek gelişmeleri kayıt altına almaya çalıştığını söyledi.
“Telefonumu zorla aldılar, görüntü çekmem engellendi”


Şehitoğlu, Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’ın AK Parti Grup Sözcüsü’nün üzerine yürümesiyle başlayan gerginliği görüntülemek isterken DEM Parti Meclis Üyesi Sibel Talmaç’ın telefonunu elinden zorla aldığını ve haber görüntüsü çekmesini engellediğini iddia etti.
Şehitoğlu, olay sırasında DEM Parti Meclis Üyeleri Hıdır Berk ve Yakup Bozon ile DEM Parti Belediye Başkan Yardımcısı ve Meclis Üyesi Erdoğan Ay’ın bulunduğunu belirterek, Erdoğan Ay’ın “Hepiniz saldırın” diye bağırmasının ardından tanımadığı üç kişinin de saldırıya katıldığını öne sürdü.
“Meclis salonundan zorla çıkarıldım”
Şehitoğlu, meclis üyelerinin bulunduğu alandan tanımadığı kişiler tarafından zorla çıkarıldığını, bina dışında da fiziki saldırıya uğradığını ifade etti.
Olay sırasında belediyenin bazı müdürleri ile personelinin yaşananlara tanıklık ettiğini belirten Şehitoğlu, belediye bahçesini gören güvenlik kamerası kayıtlarının ise savcılığa verilmediğini iddia etti.
“Görüntüleri izleyince saldırının boyutunu daha iyi gördüm”
Gazetecilik mesleği boyunca birçok saldırıya maruz kaldığını, bu nedenle çoğu zaman olayları büyütmediğini söyleyen Şehitoğlu, yeni ortaya çıkan görüntüleri izledikten sonra saldırının vahametini daha net gördüğünü dile getirdi.
Şehitoğlu, “Sürü anlayışıyla yapılan bu saldırıyı haince ve vahşice buluyorum. Meclis salonundaki kavgayla hiçbir ilgim yoktu. Yaşanan kargaşadan faydalanılarak hedef seçildim. Bu kabul edilemez.” ifadelerini kullandı.
“Amaç gazetecilere gözdağı vermekti”
Kendisine yönelik saldırının yalnızca şahsını değil, gazetecilik mesleğini hedef aldığını savunan Şehitoğlu, “Bir gazeteciye saldırarak herkesi susturabileceklerini düşünenler yanılıyor. Amaç beni sindirmek ve korku oluşturmaktı.” dedi.
Şehitoğlu, aynı kişilerin daha önce de Başkan Abdurrahman Yıldız ile danışmanlarına yönelik yaşanan bir olayda saldırgan tavır sergilediklerini öne sürerek, o gün CHP Toroslar eski İlçe Başkanı ve bir belediye meclis üyesiyle birlikte araya girerek olası bir darp olayını engellediklerini söyledi.
Yasal süreci başlatıyor
Ortaya çıkan yeni görüntülerin ardından hukuki süreci başlatacağını açıklayan Şehitoğlu, kendisine yönelik saldırıya karıştığını iddia ettiği kişiler hakkında yasal haklarını sonuna kadar kullanacağını belirtti.

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri