Genel
TÜSES, işçi mahallelerindeki Türkiyeli ve Suriyeli gençlerin hayatlarını mercek altına aldıhaberi
Erken yaşta okuldan kopma, kötü koşullarda çalışma ve olmayan sosyal yaşam! İstanbul’da sanayi bölgelerinin işgücü devşirdiği Sultanbeyli ve Küçükçekmece ilçelerinde yaşayan Türk ve Suriyeli sığınmacı gençler, eğitimden erken dönemde kopup, sorunlu ve kötü bir çalışma yaşamına adım atmak zorunda kalırken, toplumsal eşitsizlik, baskı ve önyargılarla da boğuşuyorlar.
Erken yaşta okuldan kopma, kötü koşullarda çalışma ve olmayan sosyal yaşam!
İstanbul’da sanayi bölgelerinin işgücü devşirdiği Sultanbeyli ve Küçükçekmece ilçelerinde yaşayan Türk ve Suriyeli sığınmacı gençler, eğitimden erken dönemde kopup, sorunlu ve kötü bir çalışma yaşamına adım atmak zorunda kalırken, toplumsal eşitsizlik, baskı ve önyargılarla da boğuşuyorlar.
TÜSES’in Sultanbeyli ve Küçükçekmece ilçelerinde Suriyeli ve Türkiyeli genç kadın ve erkeklerle gerçekleştirdiği nitel araştırma, gençlerin yaşadığı sorunların ayrıntılı bir fotoğrafını çekerken, bu sorunların çözümü için merkezi ve yerel idare yöneticilerine de önemli ipuçları sunuyor.
TÜSES Başkanı Celal Korkut Yıldırım: Bu mega kentin kıyısında yaşayan Suriyeli ve Türkiyeli gençlerin daha insanca bir yaşam ve gelecek kurma olanakları çok kısıtlı. Huzurlu, mutlu, barış içinde bir toplumsal yaşam için bu gençlerin yaşadıkları sorunları çözmek, kamusal yatırım yapmak ve onlara alan açmak şart!
“Biz ailede beş kardeşiz ve babam tek başına çalışıyor, kirayı, faturaları yetiştiremiyor. Okula gitmem artık mümkün değil çünkü ona yardım etmek istiyorum.”
İstanbul’un sanayi işletmelerine yoğun biçimde işgücü sunan Sultanbeyli ve Küçükçekmece semtlerinde yapılan bir nitel araştırmaya katılan Suriyeli genç kadının ağlayarak kurduğu bu cümleler hem yaşanan ekonomik koşulların ağırlığını hem de verilen hayat kavgasının acı sonuçlarını özetliyor.
Türkiye Ekonomik Sosyal Siyasal Araştırmalar Vakfı (TÜSES) için Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği’nin katkısıyla Prof. Dr. Deniz Yükseker, Doç. Dr. Neşe Şahin Taşğın ve Prof. Dr. Uğur Tekin’in “Suriyeli ve Türkiyeli Genç Kadınlar ve Erkeklerin Gündelik Yaşamları” başlıklı araştırma raporunun sonuçları, gençlerin umutlarını yitirmeseler de bugünü çoktan kaybettiklerini ya da kaybetmek üzere olduklarını anlatıyor. Araştırma için yapılan derinlemesine görüşmeler, geçici koruma kapsamında Türkiye’de yaşayan Suriyeli göçmen gençlerin dil bariyeri, ayrımcılık ve ekonomik koşullar gibi nedenler yüzünden eğitimden koptuklarını gösterirken, Suriyeli ve Türkiyeli gençlerin düzensiz, geçici ve düşük ücretli işlerde, günde bazen 12 saat boyunca kötü koşullarda çalıştıklarını da ortaya koydu. Derinlemesine görüşmelerde ortaya çıkan sonuca göre, bu ilçelerde kültürel alışverişi ve uyumu sağlayacak kamusal mekanların yokluğu, özellikle genç kadınların sosyal hayatlarını geliştirmelerinin önünde çok büyük engel.
Raporun “Türkiye’de gençliğin bugün yaşadığı sorunlara ilişkin çok değerli fragmanlar sunduğunu” vurgulayan TÜSES Başkanı Celal Korkut Yıldırım şu değerlendirmeyi yapıyor:
“Uzman akademisyenlerin yaptığı araştırma ve çıkan raporda, ekonomik krizin Türkiyeli ve Suriyeli göçmen gençleri eğitim hayatından 14-15 yaşında nasıl kopardığını, kötü koşullarda 12 saate varan çalışma sürelerinin bu gençlerin gelecek hayallerini nasıl örselediğini görebiliyoruz. Araştırma için yapılan derinlemesine görüşmeler; genel ve yerel kamu yatırımları ile desteklerin yetersizliğinin toplumsal eşitlik ilkesinin bozulmasına ve cinsiyet eşitsizliğinin artmasına da neden olduğunu gösteriyor. Mahallelerinde kendilerini geliştirecek, arkadaşlıklar kurmalarını sağlayacak yaşam alanları bulamayan bu gençlere kimlikleri ne olursa olsun sahip çıkmak gerekli. Bu gereklilik aynı zamanda toplumsal barışı korumak için de elzem. Türkiye’nin ekonomik sosyal ve siyasal yaşamına katkı yapmayı amaçlayan bir düşünce kuruluşu olarak; politika yapıcılarla, merkezi ve yerel yöneticilere bu raporu inceleyip, dersler ve ödevler çıkarmalarını öneriyoruz. Çünkü bugün gençleri kaybetmek, geleceğimizi kaybetmek demek…”
RAPORUN ÖZET SONUÇLARI
Tekil ve grup halinde derinlemesine görüşmelerle gerçekleştirilen nitel araştırma kapsamında, Sultanbeyli ve Küçükçekmece ilçelerinde yaşayan 14-20 yaş arası Suriyeli ve Türkiyeli kadınlar ve erkeklerle toplamda 52 derinlemesine görüşme yapıldı, yedi odak grubu toplantısı gerçekleştirildi. Ayrıca, iki ilçede gençlere yönelik faaliyetleri olan kurumların temsilcileri ve hizmet sunucularla toplam 12 görüşme yapıldı.
Araştırmanın sonuç raporunda, Suriyeli ve Türkiyeli gençlerin gündelik yaşamlarında yaşadıkları sorunlar ve geleceğe dair beklentileri özetle şöyle tanımlandı:
- İki ilçedeki Suriyeli ve Türkiyeli genç katılımcıların hayatlarında aile ve akrabalarla dayanışma ile göç geçmişi önemli bir yer tutuyor. Ancak, aile ve akrabalarla ilişkiler, genç kadınlar ve özellikle Suriyeliler için bir toplumsal baskı unsuru da oluşturuyor. Kamusal alanlarda erkeklerin tacizkâr davranışları ile aile ve akrabaların korumacı yaklaşımları, kadınları baskılayan olgular arasında. Katılımcıların birçoğu eğitimine devam ederken, özellikle erkekler için kimi zaman okulla bağların zayıfladığını veya okulu terkle sonuçlandığını görüyoruz. Suriyelilerin okul deneyimi, Türkçe becerilerinin yetersizliği ve mevzuatla ilgili sorunların yanı sıra kendilerine yönelen önyargılı tutumlar ve ayrımcı davranışlar çerçevesinde şekilleniyor. Birçok katılımcının düzensiz, geçici ve düşük ücretli işlerde çalışma deneyimi bulunuyor. Özellikle Suriyeli erkekler arasında, çalışmanın ailelerine yardım için bir zorunluluk haline geldiği ve okulu terk etmeye de sebep olduğu görülüyor.
- Gençlerin sosyal ilişkilerine bakıldığında, pandemi dönemindeki kapanmaların olumsuz bir etkisinin olduğu, özellikle genç kadınların eve kapandığı, bu dönemde sosyal medya ve internet kullanımının çok arttığı gözlemleniyor. Suriyeli ve Türkiyeli erkek katılımcılar için futbol bir sosyalleşme mecrası iken, kadınların sosyal açıdan daha yalıtılmış olduğu söylenebilir. Özellikle Küçükçekmece’de gençlerin kullanabileceği kamusal mekânların yokluğu göze çarpıyor.
- Suriyeli katılımcıların gündelik yaşamlarını, bir ölçüde, maruz kaldıkları önyargılar ve düşmanca davranışlar şekillendiriyor. Türkiyeli katılımcıların ise, kadın erkek fark etmeksizin, Suriyeliler hakkında toplumda yaygın olan kalıp yargıları sahiplendikleri gözlemleniyor.
- Katılımcıların gelecek beklentilerine bakıldığında, eğitimine devam edenlerin eğitimini tamamlama ve meslek edinme hedeflerinin yanında, kendi işini kurma, kripto paradan zengin olma gibi toplumda popüler olan kimi hayallerin erkekler arasında yaygın olduğu söylenebilir. Yurtdışında, özellikle Avrupa’da yaşama amacı hem Suriyeli hem Türkiyeli genç kadınlar ve erkekler arasında revaçta olan bir düşünce. Toplumsal cinsiyet ilişkilerine dair görüşleri açısından, Suriyeli ve Türkiyeli kadın katılımcıların eşitlik, kendi kararlarını kendilerinin verebilmesi ve evlendikten sonra da çalışma konusunda güçlü fikirleri var.
- Sonuç olarak, katılımcı gençlerin eğitim, çalışma hayatı, toplumsal baskılar, önyargılar gibi pek çok alanda sorunlarının olduğunu, ancak geleceklerini inşa etmek için kısıtlı imkanlardan yararlanmanın yollarını aradıklarını söyleyebiliriz. Bu iki ilçedeki Suriyeli ve Türkiyeli genç kadınlar ve erkeklerin büyük çoğunluğu, hedeflerine ulaşmak için ısrarla çaba gösteriyorlar. Dolayısıyla, gençlere yönelik eğitsel ve sosyal alanda destekleyici faaliyetlerin düzenlenmesi ve onların kullanımına yönelik kamusal alanlar yaratılması büyük önem taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı
Genel
BU YAZ SUWEN’DENİZ
Suwen, yeni plaj koleksiyonunda sezonun öne çıkan plaj trendlerini modern tasarım anlayışıyla buluşturuyor. “Bu Yaz Suwen’deniz” söylemiyle yazın her anına eşlik eden zamansız bir koleksiyon sunuyor.

Yaz artık yalnızca deniz kenarında geçirilen birkaç günden ibaret değil. Plaj voleybolundan sahil yürüyüşlerine, havuz başı buluşmalarından gün batımı davetlerine uzanan yaz temposu, stil anlayışını da dönüştürüyor. Suwen’in yeni plaj koleksiyonu, bu çok yönlü yaz yaşamından ilham alarak günün farklı anlarına uyum sağlayan tasarımları bir araya getiriyor. Konforu estetikle buluşturan koleksiyon, plaj stiline modern ve rafine bir yaklaşım kazandırıyor.
Sezonun dijital iletişiminin merkezinde yer alan “Bu Yaz Suwen’deniz” söylemi ve #suwendeniz etiketi, yaz stilini yalnızca plajla sınırlamayan bu yaklaşımın da yansıması niteliğinde. Fonksiyonel tasarım anlayışı, güçlü kalıplar ve özenle seçilen kumaşlarla hazırlanan koleksiyon, bu yaz plaj modanızda size uzun süre eşlik edecek zamansız parçalar sunuyor.
Sportif Çizgilerden Romantik Dokulara
Yeni sezon koleksiyonu, farklı stil kodlarını aynı koleksiyonda buluşturuyor. Kontrast biyeli siyah-beyaz bikini takımları yalın ve sportif bir görünüm sunarken, hareket özgürlüğünü destekleyen yapısıyla aktif yaz günlerine eşlik ediyor. Çiçek desenli üçgen bikiniler ise hafif dokulu plaj pantolonları ve transparan katmanlarla bir araya gelerek daha romantik ve feminen bir görünüm yaratıyor.

Plaj Stilini Tamamlayan Parçalar
Koleksiyonda metal trok ve zımba detaylarıyla öne çıkan straplez ve bando bikini takımları, modern plaj stiline güçlü bir karakter kazandırıyor. İnce işçilikli crochet pantolon ve bluz takımları ise plajdan şehirdeki yaz akşamlarına uzanan kombinlerin ana parçaları arasında yer alıyor. Canlı soyut desenlerden doğal tonlara uzanan renk paleti, koleksiyona zengin bir stil çeşitliliği katarken, her parçanın birbiriyle kolayca kombinlenebilmesine de olanak tanıyor.
Tasarım, kalite ve fonksiyonelliği aynı çizgide buluşturan Suwen’in yeni plaj koleksiyonu, “Bu Yaz Suwen’deniz” söylemiyle tüm Suwen mağazalarında ve online satış kanallarında yaz sezonuna eşlik ediyor.
Genel
Başkent İHA’da TARAFINDAN e devlet ve SHGM onaylı Drone Eğitimler Başlıyor!
Drone teknolojileri artık sadece bir hobi olmaktan çıktı; haritalamadan tarıma, mühendislik alanlarından medyaya kadar endüstrinin hemen her kolunda temel bir ihtiyaç haline geldi. Sektördeki bu hızlı büyüme, gökyüzünde çok daha bilinçli ve sertifikalı profesyonellere ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor.
Başkent İHA olarak biz de bu sorumlulukla yola çıktık. SHGM (Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü) onaylı eğitimlerimizle, drone pilotluğunu meslek edinmek veya işine entegre etmek isteyen herkes için İHA0, İHA1 ve İHA2 sınıflarında ticari pilot sertifikası eğitimlerimizi başlatıyoruz. Hedefimiz size sadece bir ehliyet vermek değil; havacılık kültürünü, uçuş disiplinini ve güvenli operasyon yönetimini aşılamaktır.
İhtiyacınıza Uygun İHA Sınıfını Seçin
Eğitim programlarımızı, kullanacağınız cihazların kalkış ağırlıklarına ve projelerinizin kapsamına göre üç ana kategoride planladık:
Teoriden Pratiğe Esnek ve Kapsamlı Eğitim Modeli
Yoğun çalışma temposuna sahip olabileceğinizi veya Ankara dışından eğitimlerimize katılmak isteyebileceğinizi biliyoruz. Bu yüzden sürecinizi kolaylaştırmak adına esnek bir eğitim modeli sunuyoruz:
Teorik Dersler (Online)
Havacılık mevzuatı, meteoroloji, uçuş prensipleri ve operasyon yönetimi gibi teknik konuları, tamamen online derslerle kendi konfor alanınızda tamamlıyorsunuz.
Uygulamalı Uçuşlar (Yüz Yüze)
Saha uygulamaları, uçuş öncesi kontroller ve güvenli sürüş tekniklerini içeren pratik eğitimlerimizi, profesyonel eğitmen kadromuz eşliğinde yüz yüze ve sahadagerçekleştiriyoruz. Hafta içi veya hafta sonu seçeneklerimizle programınızı kendiniz belirleyebilirsiniz. Farklı illerde İHA eğitimlerimiz mevcuttur.
Gökyüzündeki Yerinizi Almak İçin Bizimle İletişime Geçin
İnşaat, tarım, medya veya mühendislik sektöründe drone teknolojisinin gücünden yararlanmak ya da kariyerinize profesyonel bir drone pilotu olarak yön vermek istiyorsanız, doğru yerdesiniz. Deneyimli kadromuzla sektöre nitelikli pilotlar kazandırmaya devam ediyoruz.
Eğitim içerikleri, kontenjanlar ve ön kayıt süreci hakkında detaylı bilgi almak için bizimle doğrudan iletişime geçebilirsiniz:
Telefon / WhatsApp: 0531 914 63 63
Web Sitesi : https://www.baskentiha.com/egitim/iha0-iha1-iha2/
Genel
ANKA-DER 33’ten Tarafsızlık ve Kalkınma Vurgusu
Anamur Kalkınma ve Dayanışma Derneği (ANKA-DER 33) Yönetim Kurulu, derneğin duruşu ve çalışma prensipleri hakkında kamuoyunu bilgilendiren önemli bir duyuru yayımladı.
Yönetim Kurulu kararıyla yayınlanan metinde, derneğin hiçbir siyasi partiyle organik bir bağı bulunmadığı net bir dille ifade edildi.
“Anamur’un Kalkınması Ortak Paydamızdır”
ANKA-DER 33 yönetimi tarafından yapılan açıklamada, derneğin temel kuruluş amacının Anamur’un kalkınması ve hemşeriler arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi olduğu vurgulanan duyuruda, bu hedefler doğrultusunda hareket eden dernek, toplumsal fayda odaklı çalışmalarını sürdüreceklerini belirtildi.
Siyasi Partilerle İlişkilerde İstişare Kültürü
Derneğin siyasi tutumuna ilişkin detayların paylaşıldığı açıklamada; “Derneğimiz, Anamur’umuzun kalkınması ve hemşerilerimizin dayanışması için DEM Partisi hariç olmak üzere, tüm siyasi partilerle istişare ve bilgi alışverişinde bulunmaktadır. Bu istişare süreci, derneğimizin projelerini ve Anamur’un geleceğini doğrudan ilgilendiren konuları kapsayan, objektif bir zemin üzerinde yürütülmektedir.” Denildi.
Üyelerin Siyasi Görüşlerine Tam Saygı
Yönetim kurulu, üyelerinin farklı siyasi görüşlere sahip olabileceğini hatırlatarak, dernek bünyesinde herkesin siyasi tercihine büyük bir saygı duyulduğunu belirtti. Bu yaklaşımın sadece teoride kalmayacağı, tüm çalışma ve uygulamalara yansıtılacağı taahhüt edilen açıklamada, ANKA-DER 33 Yönetim Kurulu, derneğin birleştirici gücünü ve Anamur’a hizmet etme kararlılığını bir kez daha yineleyerek, tüm faaliyetlerinde şeffaflık ve tarafsızlık ilkesini esas alacaklarını kamuoyuna duyurdu.
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Yaşam Tarzı4 yıl agoBilgi güçtür
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
