Connect with us

Ekonomi

Türkiye'nin gıda ihracatındaki yeni hedefi 50 milyar dolarhaberi

Dünya’da yaşamın ve tarımın başladığı Anadolu topraklarında milyonlarca üreticinin binbir emekle ürettiği ürünler, binlerce ihracatçı tarafından dünyayla buluşturuluyor.

Published

on

Dünya’da yaşamın ve tarımın başladığı Anadolu topraklarında milyonlarca üreticinin binbir emekle ürettiği ürünler, binlerce ihracatçı tarafından dünyayla buluşturuluyor. Dünya genelinde 200’den fazla ülkenin sofraları her gün 3 öğün Türk gıda ürünleriyle kuruluyor. 

Yıllık 25 milyar dolar gıda ürünleri ihraç eden Türkiye, önümüzdeki 10 yıllık dönemde gıda ürünleri ihracatını 50 milyar dolara çıkaracak üretim ve ihracat potansiyeline sahip.

Milyarlarca insanın protein, karbonhidrat ve yağ ihtiyacını karşılayarak, dünya sofralarına bir lezzet şöleni sunan Türk çiftçisi, yıllık 70 milyon ton bitkisel üretim yapıyor. 72 milyonun üzerinde küçük ve büyükbaş hayvan varlığına sahipken, yıllık 800 bin ton üzeri su ürünleri, 2,4 milyon ton kanatlı sektöründe üretim hacmine ulaşmış durumda. 55 milyon ton taze meyve sebze üretiyor.

Süt ürünlerinden bakliyatlara, et ürünlerinden unlu mamullere, taze meyve sebzelerden kuru meyveye, zeytinyağından dondurulmuş gıdalara, su ürünlerinden zeytine, defneden bulgura, kekikten haşhaşa, kirazdan çipuraya, ayvadan levreğe, incirden alabalığa turşulardan salçalara binbir çeşit tarım ürününde dünyanın ihtiyacını üreten Türk üreticisi Avrupa’da tarımsal hasılada birinci sırada yer alırken, dünya liginde ilk 10 ülke arasında bulunuyor

3 milyon hektar tarım arazisi üretim dışı kaldı

Türkiye’de son 20 yılda 3 milyon hektar tarım alanının tarımsal üretim alanları dışında kalmasına, küresel iklim değişikliği üretimi tehdit eder boyutlara gelmesine karşın teknolojiye yatırım yapan Türk çiftçisi üretimini artırıyor, dünya sofralarına gıda arzını artırarak sürdürüyor. 

Tarım arazilerindeki azalışa karşın dünya nüfusundaki artış nedeniyle tarımsal üretimin artması bir zorunluluk olarak ortada duruyor. Bu durum verimliliğin artmasını gerekli kılıyor. 

Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatının yüzde 21,5’lik dilimini yapan ve tarım ürünleri ihracatında lider olan Ege İhracatçı Birlikleri Başkanları 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü ile ilgili görüşlerini paylaştılar

Eskinazi; “Gıda ihracatında hedef 50 milyar dolar”

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi; “İhracatı tarımsal üretimin devamlılığının sigortası olarak görüyoruz. Türkiye’nin gıda ihracatında lider konumdayız. Su ürünleri, meyve sebze mamulleri, zeytin, zeytinyağı, kuru meyve, odundışı orman ürünleri, yağlı tohumlar sektörlerinde dünyanın güçlü üreticileri ve ihracatçıları arasındayız. TURQUALİTY ve URGE Projeleriyle, Fuarlar, Sektörel Ticaret Heyeti ve Alım Heyeti Organizasyonlarıyla gıda ihracatımızı artırmak için vites artırıyoruz. Gıda ihracatında geleneksel ihraç pazarlarımız Avrupa, Ortadoğu ülkeleri ve Rusya Federasyonu’nda konumumuzu korurken, ABD ve Japonya pazarında büyümek için çalışıyoruz. Türkiye, 10 yıllık vadede 50 milyar dolar gıda ürünleri ihracatı hedeflerken, Ege Bölgesi olarak bu ihracatın 12,5 milyar dolarlık dilimini yapma çabası içinde olacağız” 

Uçak; “Tarımsal üretim TDİOSB’lerle artacak”

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak; “Küresel ısınma üretimi her geçen gün daha fazla tehdit ediyor, tarımsal üretim alanları kuraklaşma ve şehirleşme nedenleriyle daralıyor. Dünyanın nüfus artışı nedeniyle tarımsal üretimimizi artırma mecburiyeti var. ARGE faaliyetlerinin yoğun yapıldığı, verimliliğin hat safhaya ulaştığı Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgeleriyle tarımsal üretimde sürdürülebirliği sağlayabiliriz. Türkiye bu sayede iç tüketimini karşıladığı gibi gıda ürünleri ihracatını da önümüzdeki yıllarda hedeflediği rakamlara ulaşabilir. Yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörleri olarak 2022 yılında Türkiye genelinde 5,5 milyar dolarlık ihracat yaptık. Bu ihracata Ege Bölgesi olarak 1 milyar 250 milyon dolarlık katkı sağladık. Tarım sektöründe üzerinde yoğunlaşmamız gereken bir diğer başlıkta gençlerin tarım sektörüne yönelmelerini sağlamak. Bu başlık üzerine de projeler geliştiriyoruz” 

Işık; “Deprem bölgesindeki 11 ilde üretim aksamamalı”

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık; “TİM Tarım Komisyonu olarak 6 şubat depreminden etkilenen bölgeleri ziyaret ettik. Bu iller Türkiye’nin narenciye, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar, kuru meyve, pamuk, karpuz, salçalık biber, kuru soğan, buğday, zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere çok önemli gıda ambarı. Bu bölgede sulama sistemleri, işçilik, lojistik, işleme tesisleri başta olmak üzere ciddi kayıplar var. Bu kayıpların bir an önce giderilmesi ve üretimin aksamadan sürmesi gerekiyor. Bu 11 ilimiz Türkiye’nin ihtiyacını karşıladıkları gibi 2022 yılında 7,4 milyar dolar ihracata imza atmıştı. Deprem bölgesindeki üretimi ayağa kaldırmalıyız. Nitekim dünya genelinde 8 milyar insanın gıda ihtiyacı her yıl yüzde 1,3 artıyor. Bu ihtiyacı üretimimizi artırarak ulaşabiliriz. Dünya’da sağlıklı gıdaya yöneliş var. Türkiye’de Ege Bölgesi’nin öncülüğünde 35 yıldır organik üretim yapılıyor. İyi tarım uygulamaları ve organik üretimle dünya genelinde Türkiye’de üretilen gıda ürünlerine talebi artırmak için çalışıyoruz”

 

Girit: “İhracatta yasaklarla üreticiyi ya da tüketiciyi koruyamayız

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit; “Türkiye Avrupa’nın en büyük levrek üreticisi ve dünyanın en büyük ikinci levrek ihracatçısıyken, çipura üretiminde dünya birincisi, ihracatında dünya ikincisiyiz. Alabalıkta dünya üçüncüsüyken, yumurtada dünya ikincisi konumundayız. Ürün gamımızdaki tüm ürünlerin ihracatında dünya genelinde ilk 10 ülke arasında yer alıyoruz. Dünya’nın 3 öğün protein açığını kapatmasına yardımcı oluyoruz. 2022 yılında ihracatta 4 milyar doları aştık. İhraç ürünlerine yasaklamalar getirerek üreticiyi ya da tüketiciyi koruyamayız. Tarımsal üretimde anlık kararlar her zaman üretime ve ihracata zarar veriyor. Biz kendi sektörümüzde uzun yıllar çabalayarak ihraç pazarlarını oluşturuyoruz. Bir akşam alınan kararla getirilen kısıtlamalar ihraç pazarlarında bizleri zor duruma sokarken, üreticilerimizin emeklerinin heba olmasına yol açıyor”

Öztürk: “Hububat bakliyat yağlı tohumlar gıda ihracatının lideri”

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk; “Türkiye’nin 25 milyar dolarlık gıda ihracatının 11,2 milyar dolarlık dilimini hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü olarak tek başımıza gerçekleştirdik. Türkiye’nin gıda ihracatının yüzde 42’sini yaptık. Türkiye’nin dış ticaret açığı verdiği bitkisel yağ, buğday, arpa, mısır, bakliyatlar başta olmak üzere Anadolu topraklarında yetişebilen tarım ürünlerinin üretiminin artması için yoğun çaba gösterilmesi gerektiğine inanıyoruz. Tarımsal üretimimizi doğru bir programla artırdığımız takdirde yıllık ihracatımız artacağı gibi, 2022 yılı sonunda 18,6 milyar dolar seviyesinde olan gıda ithalatımızın daha da gerileyeceğine inanıyoruz” 

Umur: “Virginya ve burley tütünü üretimi artacak”

Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Ömer Celal Umur; “Türkiye oryantal tütün üretiminde dünya lideri. Türkiye’de üretilen tütün mamullerinde kullanılacak tütünün kademeli olarak yüzde 30’unun Türkiye’de üretilmesi zorunluluğunun gelmesi virginya ve burley tipi tütün üretiminde artışı beraberinde getirdi. Özellikle Virginya tipi tütün üretiminde 3 yıllık dönemde 10 milyon kilolara geldik. Oryantal tütünde 2021 yılında 35 TL olan kilogram fiyatı, 2022 yılında 70 TL’ye yükseldi. Tütün fiyatlarındaki yüzde 100’lük artış Ege Bölgesi’nde 26 bin olan üretici sayısının 30 bine yükselmesine zemin hazırladı. Türk tütün sektörü; 2022 yılını 828,9 milyon dolarlık ihracat performasıyla geride bırakırken, 2023 yılında 900 milyon dolar ihracat hedefliyoruz. 2022 yılında Ege Bölgesi’nde 26 bin üretici, 37 milyon kilo tütün üretimi yapmışken, 2023 yılı için tütün ihracatçısı firmalar, 30 bin üreticiyle sözleşme yaptı. Üretici sayısındaki artışın rekolteye de olumlu yansıması ve Ege Bölgesi’ndeki tütün üretiminin 45 milyon kiloya yükselmesi bekleniyoruz.”

Er: “Zeytincilik sektörü altın çağını yaşıyor”

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Davut Er; “Türkiye’nin zeytin ağacı varlığı son 20 yılda 90 milyondan 192 milyona çıktı. 2023 yılında 735 bin ton sofralık zeytin rekoltesiyle dünya liderliğine yükselirken, zeytinyağında 422 bin tonluk rekolteyle dünya ikincisi konumuna geldik. İhracatta da her ay yeni rekorlar kırıyoruz. 6 aylık dönemde zeytinyağı ihracatımız 92 bin ton olurken, döviz karşılığı 407 milyon dolara yükseldi. Sezon sonunda zeytin ve zeytinyağı ihracatımızın 1 milyar doları görmesini umut ediyoruz. Son yıllarda dikilen zeytin ağaçlarının verim hale gelmesiyle birlikte sofralık zeytinde 1 milyon 200 bin ton, zeytinyağında 650 bin ton rekolteye ulaşacağız. İhracatta da 1,5 milyar dolar seviyesine ulaşacağız. Tamamı yerli girdi olan zeytincilik sektörünün ihracatındaki tüm katma değer ülkemize kalacak. Üreticilerimize ve markalı ihracata destek verildiği takdirde ambalajlı ürün ihracatımız artacak kazanan Türkiye olacak.” 

Gürle: “Kekik ve defnede dünya lideriyiz”

Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle; “Türkiye’nin odundışı orman ürünlerinde defne ve kekik lokomotif ürün olurken, bu iki üründe ihracatta dünya lideriyiz. Bu iki üründe ve pek çok odundışı orman ürünleri ihracatını Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliğimiz domine ediyor.  Dünya genelinde tuzdan kaçış ve baharatlara bir yöneliş var. Tüketiciler sağlıklı gıdalara yöneliyor, üreticilerimiz tüketici ülkelerin beklentilerine göre üretim yaptıkları takdirde kekikte kısa vadede 25 bin ton, orta vadede 40 bin ton kekik üretebilir ve ihracat yapabiliriz. Bu amaçla kekik üreten çiftçilerimize yönelik her yıl düzenli eğitimler yapıyoruz ve kekik üretiminde önem vermeleri gereken hususları paylaşıyoruz” 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Ekonomi

SUWEN operasyonel dayanıklılığını korudu İlk çeyrek brüt karda %5.2’lik artış

Published

on

Çok kategorili perakende yaklaşımıyla kadın iç giyim, ev giyim, plaj giyim ve çorap alanlarında faaliyet gösteren SUWEN; 9 ülke, 66 şehir ve 212 mağazalık güçlü mağaza ağıyla büyümesini sürdürürken, 2026 ilk çeyrek finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden duyurdu.

SUWEN’in enflasyon muhasebesine göre düzenlenmiş finansal sonuçlarına göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde cirosu 1.264 milyon TL seviyesinde gerçekleşirken, geçen yılın aynı dönemine göre sınırlı bir daralma kaydedildi. Buna karşın brüt kâr %5,2 artışla 613 milyon TL’ye yükseldi.

Brüt kâr marjı, etkin ürün ve fiyatlama yönetimi, kampanya disiplininin korunması ve stok yönetimi sayesinde geçen yılın aynı dönemindeki %45,0 seviyesinden %48,5’e yükselerek 3,5 puan iyileşti. Bu performans, zorlu makroekonomik koşullara ve tüketici talebindeki baskıya rağmen şirketin kârlılık odağını koruduğunu gösterdi.

SUWEN’in 2026 yılının ilk çeyreğinde faiz, amortisman ve vergi öncesi karı (FAVÖK) 84 milyon TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı %6,6 seviyesinde korundu. Böylece şirket, reel hasılat baskısına rağmen operasyonel kârlılık marjını geçen yılın aynı dönemiyle paralel seviyede tutmayı başardı.

SUWEN Genel Müdürü Ali Bolluk, 2026 ilk çeyrek finansal sonuçlarıyla ilgili şu değerlendirmeleri yaptı:

“Zorlu bir yıla girdiğimizin bilincinde olarak hareket ettik. Global gelişmelerin etkilediği makroekonomik sonuçlar, tüketici talebindeki sezonsal daralma, finansman giderleri, parasal pozisyon etkileri ve enflasyon muhasebesi kaynaklı etkiler nedeniyle net sonucumuz negatif bölgede kalsa da operasyonel tarafta brüt kâr marjındaki iyileşme ve FAVÖK marjının korunması, şirketimizin kârlılık ve verimlilik odaklı yönetim anlayışının sürdüğüne işaret ediyor. 2026 yılının devamında seçici büyüme, stok disiplini, brüt marj yönetimi ve operasyonel gider kontrolüne odaklanarak sürdürülebilir kârlılığı güçlendirmeyi hedefliyoruz.”

Continue Reading

Ekonomi

Suwen’in İstihdamModeliEkonomideKadınGücünüBüyütüyor

Published

on

Çalışanlarının yaklaşık %90’ı kadın olan Suwen’de kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor. Kadın istihdamını odağına alan marka, fırsat eşitliğine dayalı yönetim yapısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir tablo ortaya koyuyor.

Kadınların iş gücüne katılımının artırılması, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik bir rol oynuyor. Üretimden perakendeye, hizmetten yönetim kademelerine kadar kadın emeğinin güçlü şekilde temsil edilmesi yalnızca kurumların performansını değil, toplumsal kalkınmayı da doğrudan etkiliyor.

Kadın istihdamını odağına alan iş modeliyle faaliyet gösteren Suwen, güçlü kadın çalışan yapısı ve fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışıyla dikkat çekiyor.

Kadınlarla birlikte büyüyen kurum kültürü

Bir kadın markası olarak konumlanan Suwen, organizasyon yapısında da bu kimliği net biçimde yansıtıyor. 2025 yılsonu itibarıyla toplam 1.162 çalışana sahip olan şirketin 1.048 çalışanı kadınlardan oluşuyor. Bu tablo, çalışanların yaklaşık %90’ının kadın olduğu güçlü bir istihdam yapısına işaret ediyor.

Kadınlara yönelik ürün geliştiren bir marka olmanın ötesine geçen Suwen, kadınlarla birlikte büyüyen bir kurum kültürü inşa ederek kadın emeğini kurumsal yapısının merkezine yerleştiriyor.

Kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor

Kadın istihdamını yalnızca operasyonel kadrolarla sınırlamayan Suwen, yönetim kademelerinde de dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.

2025 yıl sonu itibarıyla 322 yöneticinin görev yaptığı şirkette 270 kadın yönetici bulunuyor. %83,85’lik kadın yönetici oranı Türkiye ortalamalarının oldukça üzerinde bir seviyeye karşılık geliyor ve markanın fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışını güçlü verilerle ortaya koyuyor.

Yönetim Kurulu seviyesinde de benzer bir yaklaşım sürdürülüyor. Toplam 7 Yönetim Kurulu üyesinin 2’si kadınlardan oluşuyor ve bu da %28,57’lik bir kadın temsiline işaret ediyor.

Yeni işe alımlarda kadın oranı %95,73

Kadın istihdamının sürdürülebilirliği, yalnızca mevcut oranlarla değil kariyer gelişimi ve yeni işe alımlarla da destekleniyor.

2025 yıl sonu itibarıyla STEM rollerindeki kadın çalışan oranı %44,12 seviyesine ulaşırken, aynı dönemde terfi eden kadın çalışan oranı %7,35 olarak gerçekleşti. Son üç aylık verilere göre yeni işe alınan çalışanların %95,73’ünü kadınlar oluşturuyor. Bu güçlü oran, Suwen’in kadın istihdamını stratejik bir öncelik olarak ele aldığını ortaya koyuyor.

Suwen Genel Müdür Yardımcısı Ferda Sümer Arslan konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Suwen olarak kadın istihdamını yalnızca bir sosyal sorumluluk başlığı olarak değil, kurumsal kimliğimizin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. 1.162 kişilik organizasyonumuzun 1.048’inin kadınlardan oluşması ve yöneticilerimizin %83’ünden fazlasının kadın olması bizim için son derece kıymetli. Kadınların yalnızca iş gücüne katılımını değil, karar alma mekanizmalarında güçlü şekilde yer almalarını da destekliyoruz. Kadın emeğinin güçlenmesinin ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine doğrudan katkı sağladığına inanıyoruz.”

Kadınların üretimde, hizmette ve yönetimde daha güçlü temsil edilmesi; ekonomik verimlilikten inovasyona kadar birçok alanda kurumlara önemli avantajlar sağlıyor. Suwen, kadın gücünü destekleyen istihdam modeliyle yalnızca sektörel başarıyı değil, toplumsal kalkınmayı da birlikte hedefleyen bir büyüme yaklaşımı benimsiyor.

Continue Reading

Ekonomi

0xScope yapay zekaanalizleri Fed faiz kararının Bitcoin üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor

Published

on

Fed’in son faiz indiriminin ardından, kripto piyasaları yeniden canlandı ve dijital varlık alanında iyimserliği ateşledi. 0xScope ekibi, Scopechat tarafından sağlanan kapsamlı yapay zeka odaklı analizleri kullanarak Bitcoin’in en son ekonomik gelişmelere nasıl tepki verdiğini araştırdı. Yapılan analizler, her bir kripto paranın mevcut durumunun yanı sıra yatırımcıların hızla gelişen bu piyasada dikkat etmesi gereken yeni trendler hakkında da değerli perspektifler sundu.

Araştırma, Fed’in faiz oranlarında yaptığı son beş düzenlemeye odaklanarak pandemi öncesi, pandemi sonrası ve daha yakın dönemler de dahil olmak üzere birçok zaman dilimini kapsadı. Önceki oran değişikliklerinin Bitcoin’in performansını nasıl etkilediğini inceleyen analiz, bazı ilgi çekici modeller ortaya koydu. Veriler özellikle, uzun bir faiz artırımı döneminden sonra, ilk faiz indirimine genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir yukarı yönlü hareketin eşlik ettiğini gösteriyor.

Bu konuda öne çıkan örneklerden biri, Bitcoin fiyatının %5 oranında arttığı 31 Temmuz 2019 tarihli 50 baz puanlık faiz indirimi. Bu örnek, kripto para piyasasının para politikasındaki değişimlere olan duyarlılığını yansıtıyor ve mevcut makroekonomik ortamda bu ilişkileri anlamanın öneminin altını çiziyor.

0xScope CEO’su PhillipTorres son faiz indirimi hakkında, “Piyasanın bu faiz indirimine ihtiyacı olduğu açıktı ve çoğumuz bu noktada hemfikirdik. Ancak görüşlerin ayrıştığı nokta, indirimin 25 mi yoksa 50 baz puan mı olması gerektiğiydi ve esas enflasyon yavaşlamaya devam ettiği için zamanlamanın daha erken mi yoksa daha geç mi olması gerektiğiydi.” yorumlarını yaptı.

Piyasanın kısa vadede olumlu tepki vererek faiz indirimini bir iyimserlik işareti olarak benimsediğini, ancak altta yatan uzun vadeli zorlukların çözülmemiş olduğunu açıkladı. Torres açıklamasında, “Piyasa bu iyi haberi olumlu karşıladı ve anlık kazanımlar elde etti, ancak yüzeyin altında hala devam eden yapısal sorunları da göz önünde bulundurmalıyız. Yine de ileriye bakarsanız gelecek umut vaat ediyor, daha parlak fırsatlar için her zaman potansiyel var.” ifadelerini kullandı.

0xScope ekibinin Scopechat’in yapay zeka destekli analizleriyle desteklenen çalışması, Bitcoin ve diğer önde gelen kripto para birimlerinin son faiz indirimine nasıl tepki verdiğini izlemeye devam ediyor ve piyasadaki bu dalgalanmaları yönlendirmek isteyen yatırımcılara değerli bilgiler sunuyor.

İşte Scopechat’in son Fed faiz oranı değişikliğinin Bitcoin’in piyasa temelleri üzerindeki etkisine ilişkin en son verileri:

 

 

  1. Fed Fon Oranının 18 Eylül’de 50 baz puan (bps) düşürülmesi sırasında Bitcoin %2,40 artışla 60.314 $’dan 61.760 $’a yükseldi.
  2. Oldukça kayda değer bir veri olarak, uzun bir faiz artırımı döneminin ardından ilk faiz indiriminin genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir artışla ilişkili olduğu görülmektedir. Son faiz indirimi sırasında ve 30-31 Temmuz 2019’da 25 baz puanlık bir indirimin ardından Bitcoin’in %5,81 oranında yükseldiği benzer bir örnekte de durum tam olarak buydu.
  3. Faiz indiriminin BTC vadeli işlem piyasalarının açık faizi üzerinde önemli bir etkisi olmadı. Hatta açık faiz 30 milyar dolardan 35 milyar dolara hafif bir artış gösterdi.
  4. Birçok büyük kurum, faiz indiriminden önce Bitcoin işlemlerinden fayda sağladı. MicroStrategy yakın zamanda indirimden önce 18 bin dolar BTC satın aldı ve bu işlem şirket için yaklaşık 55 milyon dolar karla sonuçlandı.
  5. Bitcoin bakiyesi olan adreslerin sayısı 12.691 milyondan 12.677 milyona düştü. Bu durum, adres sahiplerinin birden fazla adresteki küçük bakiyeleri birleştirmesinin bir sonucu olabilir.
  6. Kâr eden Bitcoin adreslerinin yüzdesi 8 Eylül 2024 itibariyle %78’den bugün itibariyle %90,7’ye yükselmiştir. Bağlam açısından, 0xScope, Bitcoin varlıklarının mevcut fiyatı Bitcoin alımlarının hesaplanan ortalama maliyetinin üzerindeyse bir adresi kârlı olarak etiketliyor.

 

0xScope Hakkında

200’den fazla global partneri ve 1 milyondan fazla kullanıcısı ile 0xScope‘un güçlü bir veri katmanı oluşturma taahhüdü, yapay zekanın Web3’e entegrasyonuna öncülük etmeye yardımcı olmaktadır. 9,5 milyondan fazla token, 29.764 proje ve 298 milyon etiketten oluşan en kapsamlı Web3 veri tabanı ile 0xScope, yapay zeka odaklı yeniliklerde sektöre öncülük etmeye devam etmektedir.

Daha fazla bilgi için lütfen 0xScope’u ziyaret edebilirsiniz:

0xScope topluluğumuza katılarak en son tekliflerden haberdar olabilirsiniz:

Twitter:

Telegram:

 

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri