Connect with us

Yaşam

Tarsus Gençlik Kampı’nda memnuniyetle hizmet var

Published

on

Doğayla iç içe ve mükemmel konumu ile konuklarını büyüleyen Tarsus Gençlik Kampı’nda memnuniyetle hizmet devam ediyor.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığına bağlı Tarsus Gençlik Kampı, Tufan Dokucu sorumluluğundaki 30 personeli ile konuklarına unutulmaz anlar yaşatmak için canla başla çalışıyor.
Akdeniz Gazeteciler Federasyonu’nun 28-30 Haziran tarihleri arasında yapılan ve Güneydoğu Gazeteciler Federasyonu Başkan ve yönetiminin de katıldığı Mersin buluşmasına evsahipliği yapan Tarsus Gençlik Kampı, çalışkan, cana yakın ve güler yüzlü personeli ile gazeteci konuklarından tam not aldı.

 

Etkinlik boyunca konuklarla yakınen ilgilenen Tufan Dokucu önderliğindeki personel, geç saatlere kadar süren eğlenceli etkinlikte adeta arı gibi çalışarak alkış topladı.
Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyet Başkanı A. Vahap Şehitoğlu, başta Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer olmak üzere Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanı Şerife Hasoğlu Dokucu ile kamp sorumlusu Tufan Dokucu ve personeline gösterdikleri konukseverlik için minnettar olduğunu dile getirerek, “Beklentilerimizin de üzerinde mükemmel bir ortamda yakın ilgi ile karşılandık. İl dışından gelen misafirlerimiz bile bu ilgi karşısında şaşkınlıklarını gizleyemedi. Bu nedenle emeği geçenlere bir kez daha teşekkür ederim” diye konuştu.

Continue Reading

Yaşam

Sömestr ve Kısa Tatillerde Uçak Bileti Planlaması Nasıl Yapılmalı?

Published

on

Tatil planı yaparken ilk karar genellikle gidilecek şehir oluyor; fakat seyahatin iyi geçmesini belirleyen asıl detaylar bundan sonra başlıyor. Uçuş saati, otelin konumu, pasaport ve bagaj kontrolü, varıştan sonra internete bağlanma şekli gibi küçük görünen başlıklar, sömestr dönemine denk gelen Münih gezisi gibi kısa planlarda bile bütün deneyimi değiştirebilir.

UN Tourism’in Ocak 2026’da yayımladığı Dünya Turizm Barometresi’ne göre 2025 yılında dünyada yaklaşık 1,52 milyar uluslararası turist varışı kaydedildi. Bu sayı 2024’e göre yaklaşık yüzde 4 artış anlamına geliyor. Yani seyahat talebi büyürken, aynı uçak ve otel kapasitesi üzerinde rekabet de daha erken başlıyor.

Okul tatili fiyatları hareketlendirir

Uçuş tarafında yapılan en yaygın hata, yalnızca ekranda görünen en düşük tutara odaklanmak. Oysa kalkış saati, dönüş saati, aktarma süresi ve bagaj hakkı birlikte değerlendirildiğinde gerçek avantaj daha net görülür. Münih için sabah erken varan bir uçuş, aynı gün gezmeye başlama şansı sağlayabilir; gece geç varan bir uçuş ise fazladan taksi ve yorgunluk anlamına gelebilir. Bu nedenle planın ilk adımında uçak bileti zaman ve bütçe açısından daha sağlıklı bir başlangıç sağlar.

IATA’nın 2025 yıl sonu yolcu pazarı verileri de aynı tabloyu destekliyor: hava yolu yolcu talebi 2025’te yıllık bazda yüzde 5,3 artarken uluslararası talep yüzde 7,1 büyüdü. Doluluk oranlarının yüzde 83’ün üzerine çıkması, özellikle yoğun dönemlerde son dakikaya kalan planların neden pahalılaşabildiğini gösteriyor. Bu veri, yolcu talebinin artık sadece yaz sezonunda değil yılın farklı dönemlerinde de güçlü kaldığını gösteriyor. Talep arttığında ucuz koltukların daha erken tükenmesi, merkezi otellerin dolması ve popüler saatlerdeki uçuşların pahalılaşması şaşırtıcı değil. Bu yüzden seyahat planını ‘yaklaştıkça bakarız’ anlayışıyla değil, tarih aralığı netleştiği anda kademeli şekilde kurmak daha doğru olur.

Aile programında uçuş saati önemli

Uçuş seçimi tamamlandıktan sonra aynı rotayı farklı saatlerle yeniden kontrol etmek bazen ciddi fark yaratır. Sömestr dönemine denk gelen münih gezisi için cuma akşamı çıkmak cazip görünse de cumartesi sabahı uçmak hem daha ucuz hem daha dinlenmiş bir başlangıç sağlayabilir. Bu noktada Tezfly uçak bileti, tarih ve saat alternatiflerini kontrol ederek daha dengeli bir karar vermek isteyenler için pratik bir kaynak olabilir.

Somut bir örnekle düşünelim: Münih seyahatinde ilk gün yalnızca havalimanı transferi, otele yerleşme ve kısa bir çevre yürüyüşü planlanırsa yorgunluk azalır. Ertesi gün müze, tarihi merkez veya sahil rotası daha verimli gezilebilir. Bu küçük sıralama bile otel konumunun, uçuş saatinin ve internet bağlantısının neden birlikte düşünülmesi gerektiğini gösterir. Çünkü seyahatte en pahalı kayıp çoğu zaman para değil, yanlış plan yüzünden boşa geçen zamandır.

Konaklamada esneklik aramak

Konaklama seçimini sona bırakmak, özellikle yoğun dönemlerde seçenekleri daraltır. Merkezi, temiz, ulaşımı kolay ve esnek iptal sunan yerler erken dolabilir. Bu yüzden otel seçeneklerini incelemek, seyahat tarihi netleştiğinde kontrol edilmesi gereken ilk başlıklardan biridir. Oteli seçerken yalnızca yıldız sayısına değil, son yorumlara, giriş saatine ve çevredeki ulaşım bağlantısına bakmak daha sağlıklı sonuç verir.

TÜİK’in 2025 Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması’nda 16-74 yaş grubunda internet kullanım oranı yüzde 90,9 olarak açıklandı. Bu oran seyahat alışkanlığını da değiştiriyor; kullanıcılar artık bilet, otel, harita, restoran ve ulaşım bilgisini yolculuk boyunca telefon üzerinden yönetiyor. Bu tablo, seyahat eden kişinin telefonunu neredeyse bir rehber, cüzdan ve belge klasörü gibi kullandığını gösteriyor. Ancak dijital plana güvenmek, yedek hazırlığı gereksiz kılmaz. Pasaportun fotoğrafı, otel adresi, sigorta bilgisi ve biniş kartı telefonun dışında da saklanmalı; pil bitmesi veya bağlantı kesilmesi gibi durumlara karşı kısa bir B planı hazırlanmalıdır.

Planı kontrol ederken ‘en ucuz’ ve ‘en uygun’ kavramlarını ayırmak gerekir. En ucuz bilet her zaman en uygun bilet olmayabilir; merkeze uzak otel her zaman tasarruf sağlamayabilir; interneti varışta çözmek her zaman pratik olmayabilir. Doğru seyahat planı, bu üç başlığı birlikte değerlendiren plandır. Böyle bakıldığında küçük fiyat farkları, zaman ve konfor avantajı nedeniyle daha mantıklı hale gelebilir.

Planı daha gerçekçi yapan ayrıntılar

Seyahat planında küçük bir tablo hazırlamak da işe yarar. Bir sütuna uçuş saatleri, diğer sütuna otel giriş saati, şehir merkezine ulaşım süresi ve ilk gün yapılacak işler yazıldığında plan gözle görülür hale gelir. Bu yöntem özellikle iki veya üç kişilik yolculuklarda karışıklığı azaltır. Herkesin pasaport, bilet ve otel bilgisine erişebilmesi için dosyaların ortak bir mesaj grubunda ya da çevrim dışı erişilebilen bir klasörde tutulması faydalıdır.

Bir başka önemli nokta da dönüş gününü hafife almamaktır. Tatilin son günü çoğu zaman alışveriş, bavul toplama, otelden çıkış ve havalimanına ulaşım gibi birden fazla işin aynı saate sıkıştığı gündür. Dönüş uçuşu çok erkense son gece merkezi bir otel daha mantıklı olabilir; uçuş geç saatteyse bagaj bırakma imkanı olan oteller öne çıkar. Bu ayrıntılar ilk bakışta küçük görünür ama seyahatin yorgunluk seviyesini doğrudan etkiler.

Ayrıca ödeme tarafında da hazırlıklı olmak gerekir. Bazı ülkelerde temassız ödeme yaygınken bazı küçük işletmeler hâlâ nakit isteyebilir. Kartın yurt dışı kullanım ayarlarını kontrol etmek, küçük miktarda yerel para bulundurmak ve beklenmeyen masraflar için ayrı bir limit ayırmak daha güvenli olur. Böylece bilet ve otel için yapılan tasarruf, seyahat sırasında plansız harcamalarla kaybedilmez.

Sonuç olarak sömestr dönemine denk gelen Münih gezisi, doğru sırayla planlandığında çok daha rahat geçer. Önce tarih ve uçuş seçenekleri netleştirilmeli, ardından otel konumu ve iptal koşulları değerlendirilmeli, son olarak da seyahat boyunca ihtiyaç duyulacak internet bağlantısı hazırlanmalıdır. Bütün bu adımlar ayrı ayrı küçük görünür; fakat birlikte düşünüldüğünde hem bütçeyi hem de yolculuk konforunu belirler. Seyahatin kalitesi çoğu zaman gidilecek şehirden çok, hazırlığın ne kadar gerçekçi yapıldığıyla ilgilidir.

Son olarak seyahat planını bir gece bekletip ertesi gün tekrar kontrol etmek de iyi bir alışkanlıktır. İlk bakışta mantıklı görünen saatler, ikinci kontrolde yorucu olabilir; uygun görünen otel, haritada merkeze beklenenden uzak çıkabilir. Acele etmeden yapılan son okuma, hem gereksiz masrafı hem de yolculuk günü yaşanacak stresi azaltır.

Continue Reading

Yaşam

DAHA 17’NİN “MANİFEST”İ ORTAYA ÇIKTI!

Published

on

Kanal D’nin Bodrum’da çekilen yeni dizisi Daha 17, güçlü oyuncu kadrosu, tanıtımları, afişi ve merak uyandıran hikâyesiyle şimdiden dikkatleri üzerine çekmeyi başaradı. Merakla beklenen projenin sanal medyada yayınlanan ön izlemesi heyecanı daha da artırdı. Paylaşılan tanıtımda, son dönemin en popüler gençlik gruplarından Manifest’in “Zamansızdık” şarkısının ilk bölümde kullanıldığı ortaya çıktı. Üstelik bu sürpriz yalnızca ilk bölümle sınırlı kalmayacak; ilerleyen haftalarda grubun farklı şarkıları hikâyeye eşlik edecek.

İŞ BİRLİĞİ HEYECAN YARATTI

Müzik grubu Manifest, hit parçalarıyla geniş bir hayran kitlesine ulaştı. Dizinin hedef kitlesiyle örtüşen bu iş birliği büyük heyecan yarattı. Manifest sevenler ve Daha 17’yi bekleyenler, ön izlemeyi beğeni ve yorum yağmuruna tuttu. Paylaşımlarda, Manifest-Daha 17 dayanışmasının genç izleyiciyle güçlü bir bağ kurulmasına katkı sağlayacağı vurgusu yapıldı.

MANİFEST, ROMANTİZMİ ARTIRACAK

Ekran yolculuğuna 31 Mayıs Pazar akşamı başlayacak olan Daha 17, tanıtımlarında iki farklı profil çizmişti. Bir yanda gerilim ve sırların öne çıktığı bir yapı sunulurken, diğer yanda Aras ile Leyla arasındaki duygusal yakınlaşmayla romantik bir ton yakalanmıştı. Paylaşılan ön izlemede Manifest’in “Zamansızdık” şarkısının hikâyeye eşlik etmesi dizinin enerjisini de ortaya koydu.

GENÇLER HİKÂYENİN MERKEZİNDE

Genç oyuncuların kendi yaş gruplarındaki karakterlere hayat verdiği Daha 17, yurtlarda büyüyen 17 yaşındaki Aras’ın geçmişine ulaşma çabasını merkezine alıyor. Dizi, güçlü bir aile hikâyesini gençlerin gözünden ekrana taşımaya hazırlanıyor.

SEVİLEN İSİMLER DE KADRODA

Yönetmen koltuğunda Emre Kabakuşak’ın oturduğu Daha 17, genç yeteneklerle sevilen isimleri bir araya getiriyor. Kadroda Nesrin Cavadzade, Çağan Efe Ak, Armağan Oğuz, Ceren Ayruk, Ata Yaşat, Dilara Aksüyek, Çağdaş Onur Öztürk, Melis Babadağ, Helin Elveren, Bülent Seyran, Cemal Toktaş, Hakan Meriçliler, Deniz Ali Cankorur, Ezgi Dalgıç, Berra Ahsen Uslu, Batuhan Mora, Efe Musa, Ahmet Can Özer ve Güneş Hayat yer alıyor.

31 MAYIS’TA BAŞLIYOR

Yapımcılığını Yaşar İrvül ve Efe İrvül’ün üstlendiği Daha 17, 31 Mayıs Pazar akşamı saat 20.00’de ilk bölümüyle Kanal D ekranlarında izleyiciyle buluşacak.

Daha 17 Detay

Continue Reading

Yaşam

Cappucino 50 ile Şehir Trafiği Artık Daha Kolay

Published

on

 

Şehir içi ulaşımda trafik sıkışıklığı, park sorunu ve yakıt maliyeti; her gün milyonlarca kişinin karşılaştığı gerçeklerdir. Bu sorunlara pratik, ekonomik ve stil sahibi bir yanıt arayan kullanıcılar için 50 cc scooter kategorisi giderek daha fazla tercih edilmektedir. Cappucino 50, bu kategoride öne çıkan ve günlük kullanımı keyifli kılan kompakt bir scooter modelidir.

Otomatik şanzıman yapısı, düşük yakıt tüketimi ve şehir trafiğine uygun kompakt ölçüleriyle bu model; hem deneyimli sürücülere hem de ilk kez scooter kullanacaklara hitap eder.

 

Cappucino 50 Teknik Özellikleri Nelerdir?

50 cc tek silindirli ve 4 zamanlı motoru; düşük yakıt tüketimi ile uzun ömürlü kullanım açısından bu segmentin en tercih edilen motor yapısı olma özelliğini taşır. 3.15 HP güç ve 3.9 Nm tork değerleriyle günlük şehir içi kullanımında akıcı ve yeterli bir performans sunar.

Otomatik CVT şanzımanı; vites değiştirme zorunluluğunu ortadan kaldırarak trafikte hem rahat hem de dikkat dağıtmayan bir sürüş deneyimi sağlar. Hava soğutmalı motor yapısı ise bakım kolaylığı ve uzun ömür açısından avantajlı bir tercih olarak öne çıkar.

 

50 cc Scooter Neden Avantajlıdır?

50 cc scooterların kullanıcılar için en belirgin avantajlarından biri; MTV ve zorunlu trafik sigortası yükümlülüğünden muaf olmasıdır. Bu özellik; yıllık sahiplik maliyetini belirgin biçimde düşüren pratik bir avantaj olarak öne çıkar.

Yakıt verimliliği açısından da bu segment; dört tekerlekli araçlarla kıyaslandığında ciddi bir maliyet avantajı sunar. Kompakt boyutları sayesinde dar sokak ve otoparkların yoğun olduğu şehir merkezlerinde manevra kolaylığı sağlar.

 

Fren Sistemi Güvenliği Nasıl Destekler?

Cappucino 50; ön disk fren ve arka kampana fren kombinasyonuyla donatılmıştır. Ön disk fren; ani duruşlarda daha güçlü ve kontrollü bir frenleme performansı sunarken arka kampana fren; maliyeti düşük ve bakımı kolay yapısıyla uzun vadeli kullanım için güvenilir bir tercih olma özelliğini korur.

Bu kombinasyon; şehir içi düşük ve orta hız kullanımı için dengelenmiş ve güvenli bir frenleme profili oluşturur.

 

Kimler Tercih Eder?

Araç kullanmak yerine daha pratik ve ekonomik bir ulaşım çözümü arayanlar, kısa mesafeli günlük yolculuklarda zaman kazanmak isteyenler, park sorunuyla boğuşmaktan yorulanlar ve ilk kez iki tekerlekli araç kullanmayı düşünenler Cappucino 50 için uygun bir aday profili oluşturmaktadır.

Otomatik şanzıman yapısı sayesinde sürüş deneyimi olmayanlar için de alışma süreci oldukça kısadır; bu özellik modeli geniş bir kullanıcı kitlesine açık kılmaktadır.

 

Tasarım ve Renk Seçenekleri

Cappucino 50; kompakt ölçüleri ve akıcı hatlarıyla şehirli bir estetik sunar. 1895 mm uzunluğu ve 670 mm genişliğiyle oldukça manüvrabildir. Farklı renk seçenekleri; kişisel tarzı yansıtma açısından alıcıya esneklik tanır. Net ağırlığı 107 kg olan model; hem manevra hem de park kolaylığı açısından avantajlı bir profile sahiptir.

 

 

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri