Sağlık
Sürekli Dışarıdan Yemek Sağlığa da Bütçeye de Zararlıhaberi
Evde yemek yapmanın maliyet açısından avantaj sağladığını dile getiren uzmanlar, günümüz koşullarında hazır yemeklerin, zaman ve pratiklik kazandırmış olsa da obezite başta olmak üzere kalp damar hastalıkları ve diyabet gibi kronik hastalıklara neden olabildiğini vurguluyor.
Evde yemek yapmanın maliyet açısından avantaj sağladığını dile getiren uzmanlar, günümüz koşullarında hazır yemeklerin, zaman ve pratiklik kazandırmış olsa da obezite başta olmak üzere kalp damar hastalıkları ve diyabet gibi kronik hastalıklara neden olabildiğini vurguluyor. Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Nurseda Hatunoğlu, “Evde yemek yapmanın, dışarıda yemek yemeye göre en temel farklarından biri besin hijyenin daha iyi sağlanmasıdır. Hijyenin sağlanamadığı durumlarda, besinler çeşitli nedenlerle kirlenerek besin zehirlenmelerine neden olabilmektedir.” uyarısında bulundu.
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Görevlisi Nurseda Hatunoğlu, sürekli dışarıdan yemenin gerek ekonomik gerekse de sağlık açısından etkilerini değerlendirdi.
Günümüzde dışarıdan yeme alışkanlığının arttığına dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Hatunoğlu, “Gelişen besin endüstrisi, yaşam biçiminde ve sosyo-kültürel yapıdaki değişimler bireylerin daha fazla toplu beslenme hizmetlerinden yararlanmasına, hazır veya yarı-hazır besinlerin tüketiminde artışa neden olmaktadır. Bugünkü çevremiz kolaylıkla elde edilebilen oldukça ucuz, lezzetli ve yüksek enerjili besinlere kolay ulaşım sağlamaktadır.” dedi.
Dışarıda genellikle yüksek kalorili, işlenmiş ve yağlı yemek bulunuyor
Genetik ve hormonal etmenlerin dışında obeziteye neden olabilen en önemli çevresel etmenin beslenme alışkanlığı olduğuna vurgu yapan Hatunoğlu, “Bu nedenle doğru bir beslenme davranışını sağlamada sürekli dışarıdan yemek uygun değildir. Dışarıda yemek yemek genellikle yüksek kalorili, işlenmiş ve yağlı fast food veya restoran yemeklerini içerebiliyor. Bu tür besinlerin fazla miktarda tüketimi obezite başta olmak üzere kalp damar hastalıkları, diyabet gibi kronik hastalıklara neden olabiliyor. Ancak sağlıklı besin seçimleri yapılarak dışarıdan yemek yemek, sağlıklı bir beslenmeye olumlu yönde etki edebilir. Doğru restoran seçimi, porsiyon kontrolü, işlenmiş, aşırı tuz ve şeker içeren besinlerden kaçınılarak dışarıda da sağlıklı bir beslenme sürdürülebilir. Böylece kişi hem iştah kontrolünü yapacak hem de sosyal açıdan kendisini iyi hissedecektir.” açıklamasında bulundu.
Hazır yemekler uzun vadede sağlık sorunlarına neden olabiliyor
Hatunoğlu, günümüz koşullarında hazır yemeklerin, zaman ve pratiklik kazandırmış olsa da sağlıksız besin içeriğine sahip olabildiğine dikkati çekerek, bu besinlerin yüksek miktarda katkı maddesi, yağ, tuz ve şeker içerebildiğini ve bu besinlerin uzun vadede tüketildiğinde çeşitli sağlık sorunlarına neden olabildiğini anlattı.
Çoğu restoran menüsünün sağlıklı ve dengeli yemek seçeneklerini içerdiğini kaydeden Hatunoğlu, şöyle devam etti:
“Ancak bir yemek ne kadar sağlıklı olursa olsun porsiyon kontrolüne dikkat edilmediği sürece yüksek kalori alımına neden olabilir. Bu nedenle hem hazır yemeklerde hem de restoran yemeklerinde bilinçli ve dengeli tercihler yapmak sağlık açısından oldukça önemli. Doğru hazırlama, bekletme ve pişirme yöntemleri kullanılmazsa besin içeriklerinde kayıp oluşabilir. Ayrıca kızartma gibi yöntemler kullanıldığında sağlığa zararlı maddeler ortaya çıkar. İşlenmiş besinler de daha az besin değerine sahiptir.”
İştah kontrolünü düzenlemede zorluk yaşanabiliyor
Hatunoğlu, dışarıdan yemek yemenin, doğru seçimler yapıldığında porsiyon kontrolü ve besin çeşitliliğine dikkat edildiğinde kişinin günlük besin ihtiyaçlarını karşılayabildiğini ifade ederek, “Bu nedenle sağlıklı yemekleri içeren menüye sahip restoran seçimlerinin yapılması önemlidir. Ancak günlük alınması gereken karbonhidrat, protein, yağ dengesi kurulmadığında kişi iştah kontrolünü düzenlemede zorluk yaşayabilir.” diye konuştu.
Doğru seçimler yapılırsa dışarıdan yiyerek de sağlıklı beslenmek mümkün
Dışarıdan sağlıklı bir yemek seçilmesinin mümkün olduğunu da kaydeden Hatunoğlu, restoran menüsü incelenerek posa, vitamin ve mineral içeriği zengin olan taze sebzeler ile hazırlanmış salata, ızgara veya buharda pişirilmiş et ve sebze yemekleri ile çorbaların da tercih edilebileceğini anlattı.
Nurseda Hatunoğlu, dışarıda yemek yemenin dengeli ve sağlıklı seçimler yapıldığı takdirde besin ihtiyaçlarını karşılamada bir seçenek olabileceğini ancak evde yemek hazırlamanın, besin içeriğini korumada ve sağlıklı bir beslenme alışkanlığını kazandırmada önde geldiğini vurguladı.
Evde yemek yapmak keyifli bir hale dönüştürülebilir
Evde yemek yapmanın, dışarıda yemek yemeye göre en temel farklarından birinin besin hijyenin daha iyi sağlanması olduğunu belirten Hatunoğlu, evde yemek yapmanın yararları konusuna değinerek sözlerini şöyle tamamladı:
“Hijyenin sağlanamadığı durumlarda, besinler çeşitli nedenlerle kirlenerek besin zehirlenmelerine neden olabilir. Toplu beslenmenin yapıldığı yerlerde besinlerin hazırlanması ve bekletilmesi sırasında besin değeri kayıpları daha fazla olur. Ayrıca evde yemek yapmak maliyet açısından da avantaj sağlar. Evde yemek yapmayı teşvik etmek için; evde yemek yapmak bir iş yükü gibi görülmeden keyifli ve pratik bir hale dönüştürülebilir. Haftalık besin alışverişi yapılarak, haftalık yemek planlaması yapılabilir. Lezzetli, düşük bütçeli ve pratik tarifler oluşturulabilir. Gıda katkı maddesi içermeyen dondurulmuş ürünler tercih edilebilir. Sebzeler, özellikle yeşillikler önceden yıkanıp kurutularak saklanabilir.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
