Sağlık
Sıcak Yaz Günlerinde Susuzluğu Gidermeye Yardımcı Olacak Besinlerhaberi
Yaz mevsiminde şüphesiz çoğumuzda terleme ve su kaybıyla birlikte sıvı ihtiyacı artıyor.
Yaz mevsiminde şüphesiz çoğumuzda terleme ve su kaybıyla birlikte sıvı ihtiyacı artıyor. Vücudun bütün hücrelerinin sağlıklı çalışabilmesi için belli bir su yüzdesine sahip olması gerekir. Halsizlik, yorgunluk, eklemlerde ağrı, baş ağrısı, kabızlık, hatta anlam verilemeyen yemek yeme isteğinin dahi kaynağının susuzluk olabileceğine işaret eden Dyt. Buket Ertaş, “Sıcak günlerde susuzluğumuzu tabii ki bol su ve mineralli su ile gidermeliyiz. Fakat var olan suyu muhafaza etmek ve hatta katkıda bulunmak için doğru gıdaları tercih etmek şart” diye konuştu.
Öncelikle vücudun sıvı kaybını hızlandıracak kafeinli içeceklerin tüketiminin azaltılması gerektiğinin altını çizen Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Buket Ertaş Sefer, “Diüretik olarak tanımladığımız içecekler vücuttan idrar çıkışını artırır. Bu sayede sıvı tüketildiği düşünülse de aslında sıvı kaybına neden olur. Bununla birlikte bir diğer önemli konu da fiziksel aktivite. Fiziksel aktivite sırasında solunumun hızlanmasıyla su kaybı artacaktır. Bu nedenle özellikle spor yapılan günlerde su ve mineralli su tüketimini çok iyi kontrol etmek gerekir.
Susuzluğu gidermek adına bazı besinlerin de yarar sağladığını hatırlatan Dyt. Sefer, sofralarımızda yer verebileceğimiz bu besinleri anlattı.
“KABAK, HEM KALORİSİ DÜŞÜK HEM SU İÇERİĞİ YÜKSEK”
İçeriğinin neredeyse yüzde 95’inin su olmasının yanı sıra düşük kalorili olmasından dolayı kabağın, hem kilo kontrolünde hem de susuzlukta önemli yer tuttuğunu söyleyen Dyt. Sefer, “Özellikle içeriğinde bulunan lutein, betakaroten gibi antioksidanlarında genel ve göz sağlığına faydası oldukça fazladır. Şeker içermediği için susuzluğa katkı konusunda meyvelerden üstündür” dedi.
SALATALIK, VÜCUTTAKİ ATIKLARI GİDERMEYE DE YARDIMCI
İçeriğinde yüzde 95 oranında su barındıran bir diğer vazgeçilmez sebze olan salatalığın da yaz aylarında bolca tüketmekte fayda sağladığını belirten Dyt. Sefer, sözlerine şöyle devam etti: “Özellikle cilt üzerindeki nemlendirme ve yenileme konusuna hepimiz aşina olmalıyız. Halk arasında kabuklarını yüzümüze koyarak bakım yapmak senelerdir alışılagelmiş bir alışkanlık. Salatalık, yüzde 95 oranında su içermesinin yanı sıra, vücuttaki atıkları gidermeye ve cilt tahrişini azaltmaya yardımcı olan anti-enflamatuar bileşikler açısından zengindir. Düşük kalori içeriği, lezzeti, yüksek su içeriği sayesinde yaz salatalarında, akşam atıştırmalıklarının vazgeçilmezlerden biridir.”
“KARPUZU KAHVALTIDA TERCİH EDİN”
Yaz aylarının en çok tercih edilen meyvesi olan karpuz aynı zamanda diyetlerin de vazgeçilmezi. Su içeriği yüzde 92 olan karpuzun aynı zamana likopen ve diğer zengin antioksidan bileşiklerini de içerdiğini anlatan Dyt. Sefer, özellikle diyabetli kişilerin bu ürünü tüketirken dikkat etmesi gerektiğinin altını çizdi.
“Karpuz soğuk şekilde tüketilebilmesi ayrıca sıcaklık hissinin de giderilmesine yardımcı olur. Ancak şeker içeriğine dikkat etmekte fayda var. Özellikle diyabetik kişilerde ya da kan şekeri regülasyonu sıkıntılı olan hastalarda früktoz içermesi sebebiyle tüketimi sınırlı olması gerekir. Hipoglisemi riski olan hastalarda acıkıldığında hem kan şekerini yükseltmek hem de serinlemek için su oranı yüksek olan karpuz gibi meyveleri tüketmek kan şekeri dengesinde dezavantaj yaratabilir. Karpuzun en güvenli tüketimi kahvaltıyla beraber bir dilim şeklindedir.”
“ŞEFTALİ TOKLUK SÜRESİNİ DE UZATIR”
Yaz aylarının serinletici meyvelerinden şeftalinin su oranının yüzde 89 civarında olduğunu belirten Dyt. Sefer, “Lif oranının da yüksek olması sayesinde şeftali tokluk süresini de uzatır. Ayrıca içerdiği klorojenik asit sayesinde diyabet gibi kronik hastalıklara karşı korunmada da yarar sağlar. Burada önemli olan porsiyon kontrolüdür. Günde bir porsiyon meyve hakkımızı bir orta boy şeftali ile değerlendirebiliriz” şeklinde konuştu.
DOMATES VE MARULUN LİF ORANI DA ÇOK YÜKSEK
Yüzde 96 oranında su içeriğine sahip marul ve yüzde 94’ü su oranına sahip domates de yaz sofralarının şahane eşlikçileri arasında yer alıyor. Bu iki ürünün de susuzluk hissini azaltmada yardımcı olabileceğini hatırlatan Dyt. Sefer, “Bu iki sebze ile birlikte her sebze ve meyve ile yaz salataları yapmak mümkün. Marulda Ayrıca içerdiği k ve a vitamini sayesinde özellikle kemik sağlığı ve bağışıklık sistemine katkı sağladığı biliniyor. Likopen zengini domates de lif oranı yüksek olduğundan midenin tokluk süresini uzatır.”
HİNDİSTAN CEVİZİ SUYU TÜKETİRKEN ETİKETLERİ OKUYUN
Hindistan cevizi suyunun, yüzde 95’e varan su oranına sahip olduğunu ve bu özelliğiyle hidrasyonda çok iyi etkisinin olduğunu söyleyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Beslenme ve Diyet uzmanı Buket Ertaş Sefer, “Su içeriğinin yanı sıra içerdiği sodyum, potasyum sayesinde mineral desteği de sağlar. Bu nedenle özellikle sporcularda spor sonrası yenilenme döneminde rehidrasyon için tavsiye edilir. Ancak tüketirken mutlaka etiket okumalı, şeker ilaveli karışımlardan uzak durulmasında fayda var” diye konuştu.
KEREVİZ VE KEREVİZ SAPI
Düşük kalorisi ve yüzde 95 su içeriği sayesinde detoks formüllerinde yer alan kereviz ve sapının da her ne kadar yaz sebzesi olmasa da susuzluğu gidermede yardımı olacağının bilinmesinin yarar sağlayacağını anlatan Dyt. Sefer, “Yüksek K vitamini, folat ve potasyum değeri nedeniyle oldukça besleyici ve düşük kalorisi sayesinde kilo kontrolünde de destekleyicidir. Ancak kerevizi pişirirken süreyi kısa tutmak veya çiğ şekilde yemek faydayı maksimuma çıkaracaktır” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
