Sağlık
SES Genel Merkezi’nden Kamu Emekçilerine Verilen Banka Promosyonu İle ilgili Açıklama
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikasi (SES) Yönetim Kurulu banka promosyonları ile ilgili açıklamada bulundu. Promosyon sorununun milyonlarca kamu emekçisinin gündemini halen meşgul etmeye devam etmekte olduğuna dikkat çeken SES Genel Merkezi açıklamasında, “Her ne kadar yetkili sendika bir mücadele yürütmediği halde iktidarla birlikte hareket etmenin verdiği avantajla bu konuyu çözdüğünü, biz sağlık emekçilerine müjdelemiş ise de; Her zamanki gibi fiili ve meşru mücadelenin önünü keserek sermayenin önüne kalkan olmuş ve yeni mağduriyetlere de imza atmıştır. Yapılan promosyon protokolleri hızlıca hazırlanmış, bizlerden gelen eleştiriler göz ardı edilmiş ve önerilerimiz dikkate alınmamış, oldu bittiyle maaş promosyonu 25.200 TL kısmı hesaplara yatırılacak geri kalan miktar ise para puan olarak kredi kartlarına yüklenecek denilmişti” dedi.
“Eşitlik İlkesine Aykırıdır”
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünün ve diğer İl Sağlık Müdürlüklerinin yaptığı protokollerdeki durumlarına dikkat çeken SES Genel Merkezi yazılı açıklamasında şu cümlelere yer verdi: “İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü ile T.C. Ziraat Bankası arasında imzalanan “Maaş Ödeme Protokolü” Promosyon başlıklı protokolün 16. Maddesinin 3. fıkrasında “15.01.2023 tarihinden itibaren 1.800- TL Bankkart lira yüklemelerine başlanacak olup ilk ödemeden 6 ay sonra 1.000-TL, ikinci ödemeden 6 ay sonra 1.000-TL daha kredi kartlarına Bankkart lira ödemesi yapılacaktır” denilerek Bankkart lira yüklemelerinin ne şekilde yapılacağı açıklanmıştır. Fakat bu madde eşitlik ilkesine, Medeni Hukuk ve Borçlar Hukukunun sözleşme serbestisi ilkesine açıkça aykırıdır. Şöyle ki; 15.01.2023 tarihinden sonra bazı personelin önce kredi kartlarına Bankkart lira yüklenmiş, daha sonra bu tutarlar personelin banka kartlarına aktarılmış, daha sonra tekrar kredi kartlarına aktarılmıştır. Bu süreçte Ziraat Bankası kredi kartı sahibi olmayan ya da icra borcu bulunduğu veya kredi kartı verilmesine engel durumları bulunduğu ya da bankanın herhangi bir sebeple kredi kartı vermediği personele protokol kapsamında taahhüt edilen 1.800- TL Bankkart lira yüklemesi yapılmamış olup, mağduriyet yaşayan kişilerin Bankaya yaptığı başvurularda kişilere Banka tarafından “kredi kartlarının bulunmadığı” gerekçesiyle Bankkart Lira yüklenmeyeceği bilgisi verilmiştir.”

“Açık Rızaların Alınmadığı Sözleşmeler Düzenlenemez”
Sözleşme yapma özgürlüğünün kişinin dilediği kişi ile sözleşme yapabilmesini ve (tip sözleşmeler istisna olmak üzere) sözleşme maddelerinin tarafların özgür iradeleri ile müzakere ve kabul edilmesi gereğini ifade edeceğine dikkat çeken SES Yönetim Kurulu, “Hiç kimse istemediği bir sözleşme yapmaya ve kredi kartı kullanmaya zorlanamayacağı gibi, kurumlar da kişileri temsilen onların iradesini yansıtmayan, açık rızalarının alınmadığı sözleşmeler düzenleyemezler. Anayasanın eşitlik ilkesi idarenin uymakla yükümlü olduğu temel ilkelerden biri olup “kredi kartı sahibi olmayan personele Bankkart lira yüklenmemesi” sonucunu doğuran bir maddenin protokolde yer alması protokolü Anayasanın 10. maddesine aykırı hale getirmektedir” dedi.
“Eşitlik İlkesine Aykırılık Sözleşmeden Çıkarılmalı”
Tarafların sözleşmenin konusunu belirlemede ve sözleşme düzenlemede özgür olmaları, sözleşmenin emredici hukuk kurallarına, kişilik hakkına, kamu düzenine ya da ahlak ve adaba, iyi niyet kurallarına aykırı bir sözleşme yapabilecekleri anlamını taşımayacağının belirtildiği yazılı açıklamada, “Dolayısıyla Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırılık taşıyan bu maddenin sözleşmeden çıkarılması gerekmektedir. Uygulamalardan görüldüğü üzere “Bankkart Lira” personelin sahip olduğu “Bankkart” lara yani bankamatik kartlarına da yüklenebilmektedir. Ayrıca Ziraat Bankasının reklamlarında “Bankkart”lar; banka kartı ve kredi kartının aynı kartta birleştiği kart” olarak tanımlanmaktadır. Kaldı ki talep edildiği halde banka tarafından kredi kartı verilmeyen personele, kişilerin kredi kartı özelliği bulunan Bankkartları bulunduğu halde tekrar aynı banka tarafından, kredi kartı sahibi olmadıkları gerekçesiyle Bankkart Lira verilmemesine sebep olacak şekilde protokol düzenlenmesi idarenin sahip olmadığı bir yetkinin kullanılması (yetki gasbı) niteliğindedir” cümleleri yer aldı.
“Mülkiyet Hakkının İhlali Söz Konusudur”
“Protokol ile düzenlenmesine ve bu tutarların kişilerin Bankartlarına yüklenme olanağı bulunmasına rağmen Bankanın hukuki bir gerekçe olmadan hak sahiplerinin bu tutarlardan yararlanmalarının engellenmesi örnek AYM kararlarında belirtildiği gibi Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlali sonucunu da doğurmaktadır” diyen SES, “Türk bankacılık sektörünün düzenlemesinden 5411 sayılı Bankacılık Kanunu çerçevesinde BDDK sorumludur ve 5464 sayılı Banka ve Kredi Kartları Kanunu gereğince de görev ve sorumlulukları belirli olan bu kurumun ve Rekabet Kurumu’nun bir kamu bankası lehine haksız rekabet oluşturan bu uygulaması karşısında harekete geçmesi ve haksız rekabeti önleyici müdahalede bulunması gerekli ve zorunludur. Yukarıda sayılan sebeplerle “Bankart” larına “Bank kart Lira” yüklemesi yapılmayan personelin mağduriyetinin ivedilikle giderilmesinin sağlanması, aksi halde protokolün iptal edilmesi ve kişilerin mülkiyet hakkının ihlali sonucunu doğuracak şekilde protokol düzenleyen personel hakkında tazminat ve ceza sorumluluğuna gidilebileceği hususu Kamuoyunun bilgisine ve değerlendirmelerine saygıyla duyururuz” konularına dikkat çekti. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Yaşam Tarzı4 yıl agoBilgi güçtür
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
