Connect with us

Sağlık

Sağlıkçılar Memur Zammı İçin Grevde !

Published

on

Demokratik Sağlık Sen’den 1 günlük iş bırakma eylemi…Sağlıkçılar Memur Zammı Protestosu İçin 1 Günlük İş Bırakma Eylemi yapacak

Demokratik Sağlık Sen Genel Kurulu, hükümet tarafından açıklanan yüzde 30 oranındaki memur maaş zammını protesto etmek amacıyla 1 günlük iş bırakma eylemi yapma kararı aldı. Genel Başkan Togan Demircan, “Açıklanan bu zam oranı karşısında hayırlı olsun diyemeyiz dersek de taş oluruz” açıklamasında bulundu. Türkiye İstatistik Kurumu’nun aylık yüzde 1,18 ve yıllık yüzde 64,27 olarak açıkladığı Aralık ayı enflasyon rakamlarının ardından gözler hükümetin memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur’luların maaşlarına yapacakları zamlara çevrildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan memur ve emekli maaş zammını önce yüzde 25 ardından yüzde 30 olarak açıkladı. En düşük emekli maaşı 5 bin 500 TL olurken, asgari ücret desteği de 400 TL olarak belirlendi. 

Sağlıkçılar Memur Zammı İçin Grevde !
Sağlıkçılar Memur Zammı İçin Grevde !

Genel Başkan Demircan Bilim ve Sağlık Haber Ajansı’na Konuştu

Memur ve memur emeklilerine yapılan zam ile ilgili sendikalarından tepkiler geldi. Demokratik Sağlık Sen önce yüzde 25 olarak açıklanan, bir gün sonra da yüzde 30 olarak açıklanan memur, memur emeklisi zam oranına tepki göstererek genel kurul kararıyla ülke genelinde 1 gün süreyle iş bırakma eylemi yapacak. Konuyla ilgili yarın basın açıklaması yapacaklarını belirten Genel Başkan Togan Demircan, Bilim Sağlık Haber Ajansı’na eylem kararı ile ilgili açıklama yaptı. 

“Memura reva görülen zam yok hükmündedir”

Demokratik Sağlık Sen Genel Başkanı Togan Demircan, “Bakanlık merkez teşkilatından yurt genelindeki tüm Sağlık Bakanlığına bağlı kurum ve kuruluşlarda 1 günlük iş bırakma eylem kararını aldık. Sayın Cumhurbaşkanımız merakla beklenen 2023 yılı ilk altı ayı ile ilgili memur zammı oranlarını açıkladı. Öncesinde de yine gözler TÜİK enflasyon oranları ile ilgili açıklamadaydı. Bizler de Demokratik Sağlık Sen olarak açıklamaları takip ettik. Yapılan yüzde 30 zam oranını biz makul kabul edilebilir bulmuyoruz. Memura reva görülen bu zam yok hükmündedir” dedi. 

“Herkes kendi sendikasını temsil etmeli”

Hükümet ile masaya oturarak memurları temsil yetkisi bulunan, baraj sıkıntısı yaşamayan Memur-Sen ve Kamu-Sen’e yönelik eleştirilerde bulunan Demokratik Sağlık Sen Genel Başkanı Togan Demircan, “Her sendika kendi üyesini temsil etmelidir. Ben Memur-Sen veya Kamu Sen üyesi değilken, ama beni attığı imzayla o temsil edebiliyor. İşçi sendikalarında olduğu gibi herkes kendi üyesini temsil etmeli kanaatindeyiz. Siyasi partilerin seçim baraj oranları düşürülürken sendikalara baraj uygulaması getiriliyor. Biz bu yaşananların hiçbirine hayırlı olsun diyemeyiz” şeklinde konuştu. Memur sendikalarına yüzde 2 baraj uygulaması getirilmesine yönelik eleştirilerde bulunan Genel Başkan Demircan şunları söyledi: “Baraj uygulaması yüzünden üye kayıpları yaşadık. Memur arkadaşlarımız ekonomik kaygılarla sendika değiştirdiler. Baraj sıkıntısı yaşamayan sendikalara geçtiler. Onlara da 3 aydan 3 aya bin TL vereceklerini belirttiler. Baraj altındaki sendikaların üyelerine de bir toplu sözleşme destek ödemesi yapılacağını söylediler. Toplu sözleşme ikramiyesi müjdesi dediler, ikramiye demeye bin şahit ister. İkramiye tutarı da 1000 TL olarak açıklandı. Merakla ay sonunu bekliyoruz. Sendika katma değerli konuşuyor. Sendikalar memur arkadaşlarımızın durumlarını gerçekleri arz etse belki Sayın Cumhurbaşkanımız da ona göre bir zam rakamı telaffuz edecekti. Biz gerçekleri söylediğimiz için kimse bizi asmıyor.”

Sağlıkçılar Memur Zammı İçin Grevde !
Sağlıkçılar Memur Zammı İçin Grevde !

“Refaha ermemiz için en az 50 bin TL maaşımız olmalı”

“Altıncı dönem toplu sözleşmeden sonra gerek Kamu-Sen gerekse Memur-Sen’in genel başkanları Külliye’de memur arkadaşlarımız toplu sözleşmeden memnun dediler, teşekkürlerini sundular. O dönem yüzde 6’ya imza atmışlardı ki bu 6 puanın neyine teşekkür edecek memur arkadaşlarımız. Enflasyon farkı bir zam değildir” diyerek açıklamalarına devam eden Togan Demircan şöyle konuştu: “Memurlar 6 ay  hazineyi, piyasayı finanse ediyor. Cepten geçiniyor. 6 ay sonra derleniyor toparlanıyor ortaya böyle çok komik mizansen bir rakam çıkıyor. O rakam üzerine de toplu sözleşmedeki 3 puan, 6 puan, 8 puan biraz da refah payı falan ekleniyor. Refah olması için bizim bir hemşire arkadaşımızın en az 50 bin TL maaş alması gerekiyor. Oturup bir restaurantta yemek yiyeceğinde, çocuğunun elinden tutup bir alışveriş merkezine gittiğinde bir çift spor ayakkabı almak istediğinde kararsızlık yaşamaması için piyasa oranlarına bakınca en az 50 bin TL maaşı olması gereklidir.”

“Açlık Sınırına Mahkum Edildik”

Sağlık çalışanlarının kanayan yaralarına değineceğini belirten Demircan, “Sağlık çalışanlarının 4 çeşit bordroları var. Temel ek ödeme 7 bin 500 civarında en düşük memur maaşı, o da sabit ek ödeme ile biraz destekleniyor. O da 3 bin tl civarında ünvanına, eğitim durumuna göre değişiyor. Bir de teşvik ek ödemesi var. Bir de taban ek ödemesi var. Bunlarla beraber 13 bin 500-14 bin TL civarında arkadaşlarımız maaş alıyorlar. Bunun 7-8 bin TL’lik kısmı sadece emekliliğine yansıyor. Biz bu yüzde 30’u kümülatifte değerlendirdiğimizde maaşlarına 3 bin 500 TL zam gelmiş oluyor. 17 bin 500 TL maaş yoksulluk sınırının altındadır. Memurlar açlık sınırına ve yoksulluk sınırına mahkum ediliyor” açıklamasında bulundu. Memur kanununda borçlu olmak, borcunu ödeyemeyenlere disiplin cezası verildiğinin altını çizen Demokratik Sağlık Sen Genel Başkanı Demircan, ironik bir değerlendirme yaparak açlık sınırın altında maaşa mahkum edilen memurların borç içinde yaşamaktan başka şanslarının olmadığını söyledi. 

Memurlar Borçlanıyor

Demircan, “Siz memurları açlık sınırının altında bir maaşa mahkum ederseniz memur borçlanmayıp da ne yapacak. Devlet memuru demek devletin sokaktaki yüzü demektir. Bir devletin itibarıdır. Bir memurun bu ülkede alacağı gerçek maaş bu rakamlar mıdır? Bunları muhataplarına anlatmak sendikaların görevidir. Bizler politika yapmakla yükümlü değiliz. Kuruluş amacımızda politika yapmak yoktur. Mevcut mali ve sosyal hakları koruyup, çalışmalar yapmakla mükellefiz. Ama bakıyorsunuz yetkiyi elinde bulunduran sendikaların eski başkanlarının hemen hepsi milletvekili olmuştur. Olmasınlar demiyoruz ama oluyorsanız o zaman bir zamanlar temsil ettiğiniz kesimlerin hakkını savunmalısınız” eleştirisinde bulundu. 

Bu Zam Oranı 2022 Yılında Askıda Eylem Diyenlerin Başarısıdır(!)”

Türk sendikacılık tarihi boyunca yaşanmayan şeylerin 2022 yılında yaşandığına vurgu yapan Demircan son olarak şu açıklamalarda bulundu: “Siz hiç askıda eylem duydunuz mu? Bu ülkede bazı sendikalar askıda eylem yaptılar.  Bu zam oranı askıda eylem diyenlerin  başarısıdır (!) Böyle sendikacılık yaparsanız yüzde 25’lere muhatap kalırsınız. Demokrasi ve adalet herkese lazım. Bu işe yardımcı olan sendika başkanlarına seslenmek istiyorum. Gelecekte bu görevleri bittiğinde temsil ediyormuş gibi yaptıkları insanlarla birlikte çalışacaklar. Bir tek sağlık çalışanlarının değil, onların ailelerinin de haklarına giriyorlar. Bu işin bir vebali var. Yüzbinlerce insanın vebali var. Bu oranlar emekli, dul, yetim herkesi kapsıyor. Açıklanan zam oranını alkışladıktan  sonra biz bunu yetersiz bulduk demektense alkışlamamak lazım. Ya da nezaket kuralları çerçevesinde alkışlamak zorunda kaldıysanız da çıkarsınız bunun eksiklerini anlatırsınız. Yüzde 2 için sabahlara kadar mecliste kulis yapanlar oraya harcadıkları performansı zam görüşmelerine harcamış olsalardı şimdi daha farklı kazanımlar sağlanmış olabilirdik” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı) 

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri