Connect with us

Sağlık

“Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği’nin” Mağduriyet Yaratan, Hukuka Aykırı Düzenlemelerine Karşı Danıştay’da Dava Açtık

Published

on

Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği’ne Dava Açıldı. Genel Sağlık İş Sendikası, mağduriyet yaratan, hukuka aykırı düzenlemeler barındırdığı gerekçesiyle Danıştay’a dava açtıklarını söyledi.

Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği, 12.08.2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliğin yayımlanmasıyla birlikte, söz konusu Yönetmelik üzerinde Hukuk Müşavirlerimiz ve tarafımızca detaylı olarak değerlendirme yapılmış, hukuka aykırı ve mağduriyet yaratan düzenlemeler tespit edilmiştir. Söz konusu hukuka aykırı düzenlemelere karşı Danıştay nezdinde “yürütmenin durdurulması” talepli iptal davası açılmıştır. Hukuka aykırılığı tespit edilen ve dava açılan Yönetmelik düzenlemeleri hakkında bilgi vermek gerekirse;

Sağlıkta Performans Sistemi Kalktı Ödül ve Teşvik Modeline Geçildi  “Performansa göre ek ödeme” Yönetmeliği yürürlükten kaldırıldı.

Ek Ödeme Yönetmeliğindeki Hatalar

Yeni Yönetmeliğin “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “disiplin durumu” ibaresi yer almaktadır. Fakat
bu Yönetmelik, bir disiplin yönetmeliği değildir. Bu nedenle, amaç da disiplin durumuyla bağlantılı
olamaz. Yeni Yönetmeliğin “Kapsam” başlıklı 2. maddesi incelendiğinde, “sterilizasyon birimlerinde ve
Bakanlık Merkez Teşkilatında görev yapan sağlık çalışanlarının” bu Yönetmelik kapsamına
alınmadığı görülmektedir. Bu bakımdan yeni Yönetmelik, EKSİK DÜZENLEME içermektedir. Yeni Yönetmeliğin 4/1-s maddesine göre; “Mesai içi çalışma: Mesai saatleri içinde yapılan
çalışmalar ile nöbet ve icap nöbetlerinde yapılan çalışmaları…” ifade etmektedir.
Her ne kadar söz konusu düzenleme ile “nöbet ve icap nöbetleri” mesai içi çalışma süresine dahil
edilmiş ise de nöbet ve icap nöbetlerinin, mesai içi çalışma olarak değerlendirilebilmesi mümkün
değildir. Yeni Yönetmeliğin 5/1-b maddesinde yer verilen düzenlemeye göre; “Ek ödeme, personele sağlık
tesisine fiilen katkı sağladığı sürece verilebilir. Resmi tatil günleri, idari ve nöbet izinleri, yılda 7
günü geçmeyen kısa süreli hastalık rapor süreleri, hakem hastane tarafından onaylanan heyet rapor
süreleri, yılda en fazla iki defa görevlendirme suretiyle kendi alanı ile ilgili yurt içi kongre,
konferans, seminer ve sempozyum gibi etkinliklere katılan personelin bir yılda toplam 10 günü
geçmeyen süreleri, görevi sırasında veya görevinden dolayı Bakanlıkça ilan edilmiş bulaşıcı ve
salgın hastalığa yakalanan, kazaya, yaralanmaya veya saldırıya uğrayanların bu durumlarını sağlık
raporuyla belgelendirmesi halinde kullandıkları hastalık izin süreleri, çalışılmış gün olarak kabul
edilir.”

Sağlık Personeli Alımı
Sağlık personeli alımı

7 Günden Fazla Hastalık Raporu Alınırsa…

Söz konusu düzenleme dikkate alındığında, 7 günden fazla hastalık raporları ya da 10 günden fazla
“içi kongre, konferans, seminer ve sempozyum” etkinlikleri nedeniyle izin kullanılması halinde 7
ve 10 gün dışındaki süreler “fiilen çalışılan gün” olarak kabul edilmeyecektir. Her iki durum da,
“keyfi” nitelikte olmayıp, “mazeret” niteliğinde olduğundan, “7” ve “10” gün olarak düzenlenen
sınırlamalar, hukuka aykırıdır. Yeni Yönetmeliğin 5/1-b maddesinde yer verilen düzenlemeye göre; “İnceleme heyeti üyelerin oy çokluğu ile, tabip ve diş tabiplerinin mevzuata ve gerçeğe aykırılığı tespit edilen tıbbi işlemleri için personel Başhekim tarafından yazı ile ikaz edilir. Personel bu ikaz işlemine karşı 5 gün içerisinde itiraz edebilir ve bu itiraz kurulda tekrar görüşülerek 5 gün içinde karar kesinleştirilir. Benzer işlemlerde mevzuata ve gerçeğe aykırılığı konusunda ikiden fazla ikaz edilen personel hakkında idari soruşturma açılır.” Söz konusu düzenleme ile daha üst hukuk normları içerisinde bulunmayan “ikaz” şeklinde bir yaptırım getirilmiş olup, böyle bir düzenlemenin “Yönetmelik” hükmü ile yapılması mümkün olmayıp, bu uygulamanın “keyfi ikaz” işlemlerine zemin hazırlaması muhtemeldir.

Doktor Mesleki Sorumluluk Sigortası Hakkında Flaş Haber
ek ödeme

Döner Sermaye ve Ek Gösterge

Yeni Yönetmeliğin 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan düzenlemeye göre; “Bakanlık ve bağlı
kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına (döner sermaye dâhil) atanan ve 209 sayılı Kanunun 5 inci
maddesi (altıncı fıkrası kapsamında ek ödeme alanlar hariç) gereğince döner sermaye gelirlerinden
ek ödeme alan eğitim görevlilerine en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) %
410’u, uzman tabip, tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar ile uzman diş tabiplerine %
335’i, pratisyen tabip ve diş tabiplerine ise % 265’i oranında, herhangi bir katkıya bağlı olmaksızın
merkezi yönetim bütçesinden ek ödeme yapılır. Bu ödemeye hak kazanılmasında ve ödenmesinde
aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. 209 sayılı Kanunun ek 3’üncü maddesi gereği yapılan aylık ek
ödeme tutarı, bu Yönetmelik kapsamında aynı aya ilişkin yapılacak temel ek ödeme tutarından
mahsup edilir. 209 sayılı Kanunun ek 3’üncü maddesi gereği yapılan ek ödemenin bu Yönetmelik
kapsamında aynı aya ilişkin olarak yapılacak ek ödemeden fazla olması halinde aradaki fark geri
alınmaz.

Kadro ve Görev Unvanı Farklı İse

Yine 5. maddenin 3. fıkrasında yer alan düzenleme de şu şekildedir: “209 sayılı Kanunun 5 inci
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca personele her ay yapılacak ek ödeme net tutarı, 375 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesi uyarınca kadro ve görev unvanı veya pozisyon unvanı
itibarıyla belirlenmiş olan ek ödeme net tutarından az olamaz. Bu şekilde merkezi yönetim
bütçesinden yapılan ek ödeme tutarı, bu Yönetmelik kapsamında aynı aya ilişkin yapılacak temel ek
ödeme tutarından mahsup edilir.” Yapılan sözlü açıklamalarda “mahsuplaşma bulunmadığının” belirtilmesine rağmen yukarıda belirtilen 2 düzenlemede de “mahsuplaşma işleminden” söz edilmektedir. Yönetmeliğin reklamı kapsamında verilen vaatlerin, ihdas edilen düzenlemelerde karşılık bulmadığı görülmektedir. Yeni Yönetmeliğin 5. maddesinin 10. fıkrasında yer alan düzenlemeye göre; “Bireysel hedef
katsayısı hesaplanmayan tabipler ile tabip dışı personel için bireysel hedef katsayısı 1 olarak
uygulanır. Bireysel hedef katsayısı ve kurum hedef katsayısı Bakanlıkça belirleninceye kadar 1
olarak uygulanır. Yasal bir düzenlemede “Bakanlıkça belirleninceye kadar” şeklinde muğlak bir ifadeye yer verilmesi usulen uygun değildir. Söz konusu ibarenin, Bakanlıkça nasıl bir belirleme yapılacağına ilişkin
olması gerekirdi.

ek ödeme
ek ödeme

Disiplin Cezası Verilmiş Sağlık Çalışanı

Yeni Yönetmeliğin 6/3-a-2 maddesinde yer alan düzenlemeye göre; “Bu ödeme disiplin cezası
alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara
iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz.”
Kendisine disiplin cezası verilmiş olan bir sağlık çalışanının, yeni Yönetmelik ile “ek ödeme
almama” şeklinde mükerrer bir cezayla cezalandırılması mümkün değildir. Nitekim usul yönünden,
yeni Yönetmelik, bir disiplin yönetmeliği olmadığı gibi, kendisine disiplin cezası verilen bir sağlık çalışanının, ek ödeme yapılmamak suretiyle ikinci kez cezalandırılması hem mükerrer cezalandırma yasağına aykırı hem de “mülkiyet hakkının” açık ihlalini oluşturmaktadır. Yeni Yönetmeliğin 7. maddesinin 2. fıkrasında yer alan düzenlemeye göre; “Mesai içi çalışan personelin ham puanları aşağıdaki şekilde hesaplanır. Hizmet etkinlik katsayısı hesaplanamayan durumlar ile unvan ve branşlarda personelin hizmet etkinlik katsayısı 1 (bir) kabul edilir. Bakanlıkça hizmet etkinlik usul ve esasları belirleninceye kadar ilgili katsayı 1 (bir) kabul edilir.” Yasal bir düzenlemede “Bakanlıkça hizmet etkinlik usul ve esasları belirleninceye kadar” şeklinde muğlak bir ifadeye yer verilmesi usulen uygun değildir. Söz konusu ibarenin, Bakanlıkça nasıl bir belirleme yapılacağına ilişkin olması gerekirdi.

Ek Ödeme Yönetmeliği Ek Ödeme Zamanı

04.03.2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin “Ek Ödeme Zamanı” başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasında yer alan düzenlemeye göre; “Ek ödeme, aylık dönemler halinde yapılır. Dağıtılmasına karar verilen ek ödeme tutarı, o dönemin bitiminden sonraki yirmi gün içinde hak sahiplerine ödenir.” düzenlemesi ile “yirmi gün” içerisinde ödemeye dair bir düzenleme bulunmaktaydı. Fakat yeni Yönetmeliğin “Ek Ödeme Zamanı” başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrasında yer alan düzenlemede, yalnızca “Ek ödeme, aylık dönemler halinde yapılır.” şeklinde bir düzenlemeye yer verilerek, “yirmi” gün ibaresi, Yönetmelikten çıkarılmış, ek ödemelerin “ödeme zamanı” ile ilgili olarak belirsizlik durumunun ortaya çıkmasına sebebiyet verilmiştir. Yeni Yönetmeliğin “Ek Ödeme” başlıklı 14. maddesinin 5. fıkrasında, “Bu ödeme disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz.” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir. Kendisine disiplin cezası verilmiş olan bir sağlık çalışanının, yeni Yönetmelik ile “ek ödeme almama” şeklinde mükerrer bir cezayla cezalandırılması mümkün değildir. Nitekim usul yönünden, yeni Yönetmelik, bir disiplin yönetmeliği olmadığı gibi, kendisine disiplin cezası verilen bir sağlık çalışanının, ek ödeme yapılmamak suretiyle ikinci kez cezalandırılması hem mükerrer cezalandırma yasağına aykırı hem de “mülkiyet hakkının” açık ihlalini oluşturmaktadır.

Ek Ödeme

Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar

04.03.2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin “EK-1 Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar” tablosu içeriğinde, “uzman eczacılar için 1,50 katsayı düzenlenmişken, yeni Yönetmeliğin “EK-1 Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar” tablosu içeriğinde ise, “uzman eczacılar” için 1,30 katsayı düzenlenmiştir. Ek 3A listesinde Hastane ve İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde çalışan eczacılar için katsayı oranı 0,50 İlaç ve Tıbbı cihaz kurumunda çalışan Eczacı katsayısı 3,60'tır. Bu değişikliğin nedeni, yeni Yönetmelik içeriğinde açıklığa kavuşturulamamıştır. Yeni Yönetmeliğin “EK-3A Taban Ödeme Katsayıları Tablosu” içeriğinde, “Hizmet Sınıfı (Tabip)” başlığı altında 1. Sırada “Eğitim Görevlisi, Profesör, Doçent, Doktor Öğretim Üyesi, Başasistan (Ana dal – Yan dal)”, 3. Sırada “Asistan, Araştırma Görevlisi (Yan dal)”, 4. Sırada ise, “Uzman Tabip (Ana dal – Yan dal), Tıpta Uzmanlık Mevzuatına Göre Uzman olanlar, Uzman Diş Tabibi” için 4,50 katsayı düzenlenmişken; aynı tablonun 2. Sırasında “Profesör, Doçent, Doktor Öğretim Üyesi, Uzman Tabip (Ana dal – Yan dal) (Gelire Katkısı Olmayan Temel Tıp) için 1,50 oranında katsayı düzenlenmiş, 6. Sıradaki Tabip, Diş Tabibi için ise, 2,26 oranında katsayı düzenlenmiştir. Söz konusu katsayı oran farkları, belirtilen sağlık çalışanları arasında maddi getiri bakımından 2 – 3 katlık farklara neden olmuştur. Söz konusu katsayı oranlarının “eşitlik ilkesine” ve “mülkiyet hakkına” aykırı olduğu açıktır.

Gelire Katkısı Olmayan Sağlık Personeli

Yeni Yönetmeliğin “EK-3A Taban Ödeme Katsayıları Tablosu” içeriğinde, “Hizmet Sınıfı (Tabip)” başlığı altında 3. Sırada “Asistan, Araştırma Görevlisi (Yan dal)” için 4,50 katsayı oranı, 5. Sırada “Asistan, Araştırma Görevlisi (TUS’a ve DUS’a Göre)” için 3,40 katsayı oranı, 7. Sırada “Asistan / Araştırma Görevlisi (Gelire Katkısı Olmayan – Temel Tıp, Diğer) için ise, 0,80 katsayı oranı belirlenmiştir. Söz konusu 0,80’lik katsayı oranı “eşitlik ilkesine” ve “mülkiyet hakkına aykırıdır. Yeni Yönetmeliğin “EK-3A Taban Ödeme Katsayıları Tablosu” içeriğinde, “Hizmet Sınıfı (Tabip Dışı)” başlığı altında 5. Sırada “Sağlık Hizmetleri” için 0,32 katsayı oranı, 6. Sırada “Diğer Lisansiyerler (Sivil savunma uzmanı, diyetisyen, fizyoterapist, psikolog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, biyolog, mühendis, veteriner hekim, kimyager, sosyolog ve benzerleri) için 0,32 katsayı oranı, 7. Sırada “Genel İdare Hizmetleri” için 0,16 katsayı oranı, 8. Sırada “Teknik Hizmetler” için 0,16 katsayı oranı, 10. Sırada “Yardımcı Hizmetler” için 0,12 katsayı oranı düzenlenmiştir. Söz konusu katsayı oranları, listede kadro ve unvanları sayılmış olan sağlık çalışanları bakımından “hak edilen ve emeğin karşılığı olan” ödemelerin yapılmasının önüne geçecek kadar cüzidir. Günümüzün ekonomik koşullarında, belirtilen katsayılar üzerinden, hak edilen maddi getirinin elde edilmesi mümkün olmadığından, söz konusu katsayı oranları açıkça hukuka aykırıdır. Genel Sağlık-İş, yine popülist eylemlerden kaçınarak, Yönetmeliğin tamamını incelemeden hareket etmemiş, sahadan gelen sesleri dinlemiş, yapılan detaylı hukuki çalışmaları bekleyerek, tüm sağlık çalışanlarının mağduriyetlerini giderebilecek nitelikte “EN KAPSAMLI” davayı açmıştır. Yoğun ve özverili çalışmaları nedeniyle hukuk müşavirlerimize teşekkür ediyor, gelecek olan olumlu bir kararı, tüm sağlık çalışanları ile en kısa zamanda paylaşmayı temenni ediyoruz. (BSHA)

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri