Connect with us

Genel

Rektör Prof. Dr. Budak, Çocuklarımız, Türk Dünyasının ortak geçmişini geleceğe taşıyacaklarhaberi

EÜ TDAE’den “Uluslararası Türk Dünyası Çocuk Edebiyatı Sempozyumu”   Ege Üniversitesi (EÜ) ev sahipliğinde; Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü (TDAE), Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) ve Çocuk Vakfı iş birliği ile "I.

Published

on

EÜ TDAE’den “Uluslararası Türk Dünyası Çocuk Edebiyatı Sempozyumu”

 

Ege Üniversitesi (EÜ) ev sahipliğinde; Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü (TDAE), Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) ve Çocuk Vakfı iş birliği ile "I. Uluslararası Türk Dünyası Çocuk Edebiyatı Sempozyumu (TUDCES)" düzenlendi. Çevrimiçi olarak gerçekleştirilen sempozyumun moderatörlüğünü TDAE Türk Dünyası Edebiyatları Anabilim Dalı Arş. Gör. Şima Doğan Balcı üstlendi. Etkinliğe konuşmacı olarak EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, TDAE Kurucu Müdürü Prof. Dr. Fikret Türkmen, TDAE Müdürü Prof. Dr. Nadim Macit ve Çocuk Vakfı Kurucusu Mustafa Ruhi Şirin katıldı.

 

Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü’nün Ege Üniversitesinin uluslararasılaşmasına önemli katkılar sunduğunu vurgulayan Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Bu yıl, Türkiye’nin en köklü Türkoloji merkezlerinden biri olan Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitümüzün kuruluşunun 30. yılını kutluyoruz. Enstitümüz, kuruluşundan bugüne Türk Dünyasının dört bir tarafından yetiştirdiği çok sayıda nitelikli bilim insanı, düzenlediği bilimsel etkinlikler ve öncülük ettiği bilimsel araştırmalar ile üniversitemizin uluslararasılaşmasına önemli katkılar sunmuştur. Türk dünyasının ortak geçmişini ortak geleceğe taşıyacak olan çocuklarımızı ve çocuk edebiyatını konu edinen, böylesine önemli bir sempozyuma ev sahipliğini yapmanın mutluluğu içindeyiz” diye konuştu.

 

  “Ülkemiz, Türk Dünyası ile bütünleşme yolunda çok önemli adımlar attı”

Üniversite olarak Türk Dünyası ile çok sayıda iş birliği ve çift diploma uygulamaları yürüttüklerini ifade eden Rektör Prof. Dr. Budak, “Biz, yönetim olarak Türk Dünyası’na gerek jeopolitik önemi, gerekse tarihî ve kültürel bağlarımız nedeniyle özel bir önem veriyoruz.  Bilindiği üzere ülkemiz yakın dönemde Türk Dünyası ile bütünleşme yolunda çok önemli adımlar attı. Bunlardan biri de giderek büyüyen ve kurumsal bir kimliğe kavuşan Türk Devletler Teşkilatı’dır. Türkiye’nin en önemli üniversitelerinden biri olan Ege Üniversitesinin Türk Dünyasına olan özel ilgisi bu alanda gerçekleştirdiği faaliyetlere her geçen gün yenilerinin eklenmesiyle kendisini gösteriyor. Üniversitemiz ile Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkelerin yükseköğretim kurumlarıyla gerçekleştirdiğimiz çok sayıda işbirliği ve çift diploma uygulamaları bulunuyor. Ayrıca, Türk Dünyası Orhun Öğrenci ve Öğretim Üyesi Değişim Programı kapsamında da ikili işbirliği anlaşmaları yapıldığını belirtmek isterim. Elbette bunlarla yetinmiyor, akademik birikimlerimizin bize verdiği özgüven ve kararlılıkla yeni anlaşmalar ve işbirlikleri için çalışmalarımıza devam ediyoruz.   Bu yıl birincisi gerçekleştirilen, bu sempozyuma katkı sağlayan akademisyenlerimizi ve sempozyumu ilgiyle takip eden siz değerli katılımcıları kutlar ve başta ülkemiz olmak üzere Türk dünyası için de verimli bir sempozyum olmasını dilerim” dedi.

 

“Edebiyatımızda çocukla ilgili yazılmış çeşit çeşit eserler var”

Çocukların toplum için büyük bir önem taşıdığına dikkat çeken TDAE Kurucu Müdürü Prof. Dr. Fikret Türkmen, “EÜ TDAE’nin kuruluşunun 30. yılında böyle bir etkinliği planladıkları için tüm düzenleme kuruluna teşekkür ediyorum. Bu sempozyumda insanın çocukluk döneminin ayrıştırılması oldukça hoşuma gitti. Konumuz sadece edebiyat değil. Çünkü çocukla ilgili düşünce ve inançlar tarih boyunca gelişmeleriyle birlikte ele alınmalı. Çocuk eski Türk toplumunda çok büyük öneme sahiptir. İnsan gücü ihtiyacı, çevre kabileleri, hatta aşiretleri itaat altına alabilmek ve aile müessesesinin devamını sağlayabilmek için toplumda oldukça önemli bir varlıktır.  Dolayısıyla çocuk eğitimi başlı başına bir inceleme konusudur. Bu noktada kastettiğim pedagojik anlamda bir eğitim değil; zira geleneksel anlamdaki eğitim de son derece önemlidir. Akrabalık terimleri içerisinde de çocukla ilgili son derece önemli ifadeler vardır. Bunlar günümüzde bazen açık bazense sembolik olarak devam eder. Bu sembolleri dikkatle incelediğimiz zaman, toplumu bir arada tutan en önemli unsurlar olduğunu görürüz. Örneklerini gerek klasik edebiyatımızda halk şairlerinde, gerekse modern edebiyatımızda da görürüz. Edebiyatımızda çocukla ilgili yazılmış çeşit çeşit eserler vardır. Bu kıymetli sempozyumda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum” diye konuştu.

 

“Çocuklarımız geleceğimizin ufuklarıdır”

Çocuk edebiyatının dil, dünya ve insan ilişkileri açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan TDAE Müdürü Prof. Dr. Nadim Macit , “TDAE olarak, kuruluşumuzun 30. yılını kutluyoruz. Bu vesileyle Enstitümüzün kurucusu olan Prof. Dr. Fikret Türkmen hocamıza teşekkürlerimizi sunuyoruz. Biz, Türk Dünyası ile ilgili bilimsel toplantılar düzenliyoruz. Özellikle günümüzde hem devletimiz hem de Türk Dünyası açısından önemli olan meseleleri bilimsel toplantılar çerçevesinde değerlendirmeye çalışıyoruz. Bugün ilkini gerçekleştirdiğimiz ‘I. Uluslararası Türk Dünyası Çocuk Edebiyatı Sempozyumu’muz da bu toplantılardan birisi. Çocuklarımız geleceğimizin ufuklarıdır. Dolayısıyla dil, dünya ve insan ilişkileri açısından çok önemli bir meseledir. Burada yurt dışından ve ülkemizden gelen bilim insanları bu meseleyi ayrıntılı olarak tartışacaklar. Bu süreçte TDAE'nin Türk Dünyası ile ilgili sorunları çözmede, kendini gerek maddi gerekse manevi ve akademik anlamda geliştirmesinde Rektörümüz Prof. Dr. Sayın Necdet Budak’ın destekleri çok büyük. Bu nedenle kendilerine de teşekkürlerimizi sunuyoruz. Herkes için verimli bir sempozyum olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Genel

MİG Başkanı Vahap Şehitoğlu’ndan 24 Temmuz Mesajı: “111 Yıl Sonra Hâlâ Basın Özgürlüğünü Konuşuyoruz”

Published

on

MİG Başkanı A. Vahap Şehitoğlu, 24 Temmuz Basında Sansürün Kaldırılışı’nın 111. yılı dolayısıyla yayımladığı mesajda basın özgürlüğüne dikkat çekti. İşte o detaylar.

HABER MERKEZİ – Mersin İnternet Gazetecileri Derneği (MİG) Başkanı A. Vahap Şehitoğlu, 24 Temmuz Basında Sansürün Kaldırılışı’nın 111. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, basın özgürlüğünün demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirterek, gazetecilerin hiçbir baskı altında kalmadan görev yapabilmesi gerektiğini ifade etti.

“24 Temmuz’u Sadece Kutlamak Yetmez”

24 Temmuz 1908’in Türk basın tarihi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Şehitoğlu, aradan geçen 111 yıla rağmen basın özgürlüğüne ilişkin tartışmaların hâlâ devam etmesinin düşündürücü olduğunu söyledi.

Şehitoğlu açıklamasında, “24 Temmuz 1908’de sansürün kaldırılması, Türk basın tarihi açısından önemli bir kazanımdır. Ancak bugün bu tarihi sadece kutlamakla yetinemeyiz. Gazetecilerin yaptıkları haberler nedeniyle yargılandığı, gözaltına alındığı, tutuklandığı, ekonomik baskılarla karşı karşıya bırakıldığı ve mesleklerini zor şartlar altında sürdürmek zorunda kaldığı yönündeki tartışmaların yaşandığı bir dönemde, basın özgürlüğünü daha güçlü şekilde savunmak hepimizin ortak sorumluluğudur.” ifadelerini kullandı.

“Gazetecilik Suç Değildir”

Gazeteciliğin kamu adına gerçekleri araştırmak ve toplumun haber alma hakkını korumak gibi önemli bir sorumluluğu bulunduğunu vurgulayan Şehitoğlu, basın üzerindeki her türlü baskının yalnızca gazetecileri değil, toplumun doğru bilgiye ulaşma hakkını da olumsuz etkilediğini dile getirdi.

“Gazetecilik suç değildir. Gazetecinin görevi; kamu adına gerçekleri araştırmak, sorgulamak ve toplumun haber alma hakkını korumaktır. Basın üzerinde oluşan her türlü baskı, halkın doğru ve tarafsız bilgiye ulaşma hakkını da doğrudan etkiler.” dedi.

“Basın Özgürlüğü Demokrasinin Güvencesidir”

Şehitoğlu, basın özgürlüğünün herhangi bir kesime ait bir ayrıcalık değil, demokratik hukuk devletinin temel güvencelerinden biri olduğuna dikkat çekti.

Farklı görüşlerin özgürce ifade edilebildiği, gazetecilerin kalemleri nedeniyle endişe duymadığı ve eleştirinin suç olarak görülmediği bir Türkiye’nin herkesin ortak hedefi olması gerektiğini belirten Şehitoğlu, basın özgürlüğünün güçlendirilmesi yönünde somut adımlar atılması çağrısında bulundu.

“Temennimiz Özgürce Görev Yapabilen Gazeteciler”

Açıklamasının sonunda 24 Temmuz’un gerçek anlamının yalnızca geçmişte kaldırılan sansürü anmak olmadığını ifade eden Şehitoğlu, günümüzde basın özgürlüğünü güçlendirecek uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

“Temennimiz; hiçbir gazetecinin haberinden dolayı yargılanmadığı, baskıya uğramadığı ve özgürce görev yapabildiği bir Türkiye’dir.” ifadeleriyle mesajını tamamladı.

Continue Reading

Genel

CHP’li Meclis Üyesi A. Vahap Şehitoğlu İstifa Etti

Published

on

 

CHP Toroslar Belediye Meclis Üyesi ve gazeteci A. Vahap Şehitoğlu, partisinden istifa ettiğini açıkladı. Şehitoğlu, kararını kendi özgür iradesiyle aldığını belirterek gerekçelerini kamuoyuyla paylaştı.

CHP Toroslar Belediye Meclis Üyesi ve gazeteci A. Vahap Şehitoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.

Yazılı bir açıklama yapan Şehitoğlu, istifa kararını herhangi bir baskı altında kalmadan, tamamen kendi özgür iradesiyle aldığını ifade etti.

Kararının gerekçesini açıklayan Şehitoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Kimseyi suçlamıyorum. Ancak partiye çökenler ve onların işbirlikçileriyle aynı yolu yürümeyi karakterime uygun görmedim. Onlarla aynı yolu yürüyemeyeceğime göre doğrusu partiden ayrılmak olacaktı. Ben de onu yaptım. Üzüldüğüm tek şey Atatürk’ün emaneti CHP’den uzun bir süre ayrı kalmak olacaktır.”

Şehitoğlu, açıklamasında siyasi mücadelesini sürdüreceğini de belirterek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve yol arkadaşlarının kuracağını ifade ettiği yeni siyasi oluşumda yer alacağını açıkladı.

Continue Reading

Genel

Şehitoğlu: ” Saldırıyı haince ve vahşice buluyorum”

Published

on

 

Toroslar Belediye Meclisi’nde uğradığı saldırının yeni görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından gazeteci Vahap Şehitoğlu yaşananları anlattı.

Gazeteciye saldırının yeni görüntüleri yeniden gündeme taşıdı
Toroslar Belediye Meclisi’nin 1 Temmuz’da yapılan toplantısında gazeteci ve belediye meclis üyesi Vahap Şehitoğlu’na yönelik yaşanan saldırıya ait yeni görüntülerin ortaya çıkmasının ardından Şehitoğlu sessizliğini bozdu.
Görüntülerin kamuoyuna yansımasının ardından açıklama yapan Şehitoğlu, meclis salonunda yaşanan tartışmanın tarafı olmadığını, yalnızca gazetecilik görevini yerine getirerek gelişmeleri kayıt altına almaya çalıştığını söyledi.
“Telefonumu zorla aldılar, görüntü çekmem engellendi”


Şehitoğlu, Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’ın AK Parti Grup Sözcüsü’nün üzerine yürümesiyle başlayan gerginliği görüntülemek isterken DEM Parti Meclis Üyesi Sibel Talmaç’ın telefonunu elinden zorla aldığını ve haber görüntüsü çekmesini engellediğini iddia etti.
Şehitoğlu, olay sırasında DEM Parti Meclis Üyeleri Hıdır Berk ve Yakup Bozon ile DEM Parti Belediye Başkan Yardımcısı ve Meclis Üyesi Erdoğan Ay’ın bulunduğunu belirterek, Erdoğan Ay’ın “Hepiniz saldırın” diye bağırmasının ardından tanımadığı üç kişinin de saldırıya katıldığını öne sürdü.
“Meclis salonundan zorla çıkarıldım”
Şehitoğlu, meclis üyelerinin bulunduğu alandan tanımadığı kişiler tarafından zorla çıkarıldığını, bina dışında da fiziki saldırıya uğradığını ifade etti.
Olay sırasında belediyenin bazı müdürleri ile personelinin yaşananlara tanıklık ettiğini belirten Şehitoğlu, belediye bahçesini gören güvenlik kamerası kayıtlarının ise savcılığa verilmediğini iddia etti.
“Görüntüleri izleyince saldırının boyutunu daha iyi gördüm”
Gazetecilik mesleği boyunca birçok saldırıya maruz kaldığını, bu nedenle çoğu zaman olayları büyütmediğini söyleyen Şehitoğlu, yeni ortaya çıkan görüntüleri izledikten sonra saldırının vahametini daha net gördüğünü dile getirdi.
Şehitoğlu, “Sürü anlayışıyla yapılan bu saldırıyı haince ve vahşice buluyorum. Meclis salonundaki kavgayla hiçbir ilgim yoktu. Yaşanan kargaşadan faydalanılarak hedef seçildim. Bu kabul edilemez.” ifadelerini kullandı.
“Amaç gazetecilere gözdağı vermekti”
Kendisine yönelik saldırının yalnızca şahsını değil, gazetecilik mesleğini hedef aldığını savunan Şehitoğlu, “Bir gazeteciye saldırarak herkesi susturabileceklerini düşünenler yanılıyor. Amaç beni sindirmek ve korku oluşturmaktı.” dedi.
Şehitoğlu, aynı kişilerin daha önce de Başkan Abdurrahman Yıldız ile danışmanlarına yönelik yaşanan bir olayda saldırgan tavır sergilediklerini öne sürerek, o gün CHP Toroslar eski İlçe Başkanı ve bir belediye meclis üyesiyle birlikte araya girerek olası bir darp olayını engellediklerini söyledi.
Yasal süreci başlatıyor
Ortaya çıkan yeni görüntülerin ardından hukuki süreci başlatacağını açıklayan Şehitoğlu, kendisine yönelik saldırıya karıştığını iddia ettiği kişiler hakkında yasal haklarını sonuna kadar kullanacağını belirtti.

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri