Connect with us

Sağlık

Prostat Kanserinin Başlıca 7 Belirtisihaberi

Prostat kanseri erkeklerde 40 yaşından önce nadir görülürken, 50 yaş sonrasını daha çok etkiliyor.

Published

on

Prostat kanseri erkeklerde 40 yaşından önce nadir görülürken, 50 yaş sonrasını daha çok etkiliyor. Yapılan çalışmalara göre 80 yaş üzerinde her iki erkekten birinde prostat kanseri görülüyor ve hastalık erken dönemde teşhis edildiğinde tedavi şansı yüksek oluyor. Aile hikayesi varsa 40 yaşından sonra PSA değerlerinin kontrol edilmesi büyük önem taşıyor. Memorial Antalya Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Murat Savaş, prostat kanseri ve tedavisi hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı. 

Türkiye’de 100 bin erkekten 35’inde görülüyor

Prostat kanseri dünyada çok yaygın bir kanser türüdür ve her yıl 1.5 -2 milyon kişiye teşhis konulmaktadır. Yaşam boyu bir erkekte ortaya çıkma oranı %16’dir ve gelişmiş ülkelerdeki erkekleri daha sık etkileyen bir hastalıktır. Genetik faktörler ve beslenme tarzı olası nedenlerdendir. Amerika ve Kuzey Avrupa ülkeleri gibi gelişmiş ülkelerdeki erkeklerde, Asya ve Uzak Doğu ülkelerindeki erkeklere göre 40 kat daha fazla görülür. Türkiye’de yaklaşık risk 100 bin erkekte 35 prostat kanseri vakası olarak bildirilmektedir.

Prostat kanserinde risk faktörleri şöyle sıralanabilir:

İleri yaşta olmak: Prostat kanseri görülme sıklığı 50 yaşından sonra artar. Ortalama tanı yaşı 65 civarıdır. 

Irk: Afrika kökenli, Batı’da yaşayan siyahi erkeklerde daha sık görülür.

Aile hikayesi: Babada ve erkek kardeşte varsa risk 2 kat artar. Eğer ailede bir kişide daha varsa risk bu kez 11 kata kadar artmaktadır.  

Uzun boylu olmak: Prostat kanseri uzun boylu erkeklerde daha fazla görülür. Büyüme hormonu kanser oluşum mekanizmalarıyla oynayan bir hormondur. İnsülin growth hormonuna uzun boylu erkeklerin daha fazla maruz kalması nedeniyle daha sık görüldüğü düşünülmektedir. 

Obezite: Doymamış yağlardan zengin gıda alımı prostat kanserine zemin hazırlayabilmektedir.

Sigara kullanımı: Sigara içenlerde PSA seviyesi daha düşüktür. Bu nedenle sigara içenlerde PSA seviyesi düşük çıktığı için prostat kanseri atlanabilmektedir ve olası tanı gecikebilir. 

Yüksek kalsiyum kullanımı: Günlük 1000-2000 mg üzerinde kalsiyum alımı olanlarda prostat kanseri çok daha fazla görülmüştür. Dolayısıyla çok süt ve süt ürünlerinin tüketilmesi prostat kanseri riskini artırmaktadır.

Prostat kanserinin başlıca belirtilerine dikkat!

Prostat kanseri ileri dönemlerine kadar hiçbir belirti vermeyebilir ancak sık görülen işaretler şunlardır: 

  1. Sık idrara çıkma
  2. İdrar tazyikinde azalma
  3. İdrar sonrası rahatlayamama
  4. İdrarda kan görülmesi
  5. İdrar yaparken yanma
  6. İleri dönemde böbrek yetmezliği
  7. Kemik ağrıları ve kırıkları  

40 yaşından sonra muayene şart!

Eğer bir kişide aile öyküsü varsa 40 yaşından sonra PSA takibi ve rektal muayene olması gerekir.  Muayenede amaç, prostatın büyüklüğünden ziyade prostatta kıvam değişikliğinin olup olmadığının kontrol edilmesidir. Muayenede şüphe varsa önce Multiparametrik Diffüzyon MR, ve sonrasında ultrason eşliğinde biyopsi alınarak prostat kanseri tanısı doğrulanır. 

Erken evrede fark edilmesi büyük önem taşıyor

Prostat kanserinin evrelemesi yapıldıktan tedavi planlaması yapılır. Eğer erken evrede ve tümör prostatın dışına çıkmamışsa cerrahi veya radyoterapi uygulanabilir. Prostatın içindeki lokalize tümörlerde ısı enerjisiyle tümör dokusu yok edilebilir. Benzer şekilde kriyoablasyon ile tümör dokusu dondurularak yok edilir. Ancak bu iki tedavi yöntemi henüz deneysel aşamadadır ve rutin pratikte çok az merkez ve hekim tarafından uygulanmaktadır.  Kitlenin lenf gibi prostatın dışına taştığı farklı durumlarda radyoterapi, hormon ve ışın tedavisi gibi seçenekler hastaların durumuna göre tercih edilir. 

Birçok tedavi disiplini devreye giriyor

Prostat kanseri eğer kemiklere ve diğer organlara yayıldıysa hormon tedavisi veya kemoterapi yapılır. Testosteron yani erkeklik hormonu prostat kanser hücrelerinin çoğalmasında etkindir. Vücutta testosteron seviyesi hormon tedavileriyle düşürülür ve hastalığın ilerlemesi durdurulur. Bazen kemoterapi ile hastalık yavaşlatılabilir. Ayrıca prostat kanserinden dolayı böbrek yetmezliği, lokalize kemik lezyonları, spontan kemik kırıkları gelişebilir. Bu durumda radyoterapi ile lokalize bölgelere ışın tedavisi uygulanır. 

Robotik cerrahi ile 15 kata kadar görüntü büyütülüyor

Robotik cerrahi ABD’de prostat kanserinin cerrahi tedavisinde kullanılan en yaygın yöntemdir. Tam donanımlı merkezlerde ve bu konuda deneyimli üroloji uzmanları tarafından uygulanmalıdır. Prostat kanserinde robotik cerrahinin avantajları oldukça önemlidir.  Sağlanan 3 boyutlu görüntüleme ve 15-10 kat görüntü büyütme sayesinde çok dar bir alanda prostatın anatomisi net görülür. İdrar tutma mekanizmasında önemli olan anatomik yapıların ve ereksiyonu sağlayan sinirlerin korunması robotik cerrahi ile çok daha başarılı şekilde yapılabilmektedir.  Açık cerrahi sonrasında hastalarda sonda daha uzun süre kalırken robotik cerrahide 3-5 günde sonda çekilmektedir. Bunun yanında ameliyat sonrası daha az ağrı kesici ihtiyacı olmaktadır. İyileşme sürecinin kısalması günlük hayata daha hızlı dönüşü sağlamaktadır.

Prostat kanserinden korunmak için önemli öneriler 

  • Haftada 3 gün 2 saatten fazla spor yapın
  • Günde 3 fincanı aşmayacak şekilde kahve tüketin
  • Pişmiş domates, greyfurt, karpuz gibi likopenden zengin besinler tüketin
  • Beslenmenizde balığa sıkça yer verin
  • D vitamini seviyelerinizi kontrol ettirin

 

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri