Sağlık
Pandemi Hemşirelerin Değerini Bir Kez Daha Gösterdi
Anadolu Sağlık Merkezi, 12-18 Mayıs Hemşirelik Haftası kapsamında gerçekleştirdiği bilimsel toplantı ile Türkiye’nin her yerinden hemşireleri buluşturdu.
11 Mayıs tarihinde gerçekleştirilen ve online olarak da katılımın gerçekleştiği “Küresel Sağlık İçin Hemşirelik” başlıklı bilimsel toplantıda; Anadolu Sağlık Merkezi Hasta Bakım ve Hemşirelik Hizmetleri Direktörü Birsen Civil Subaş, Johns Hopkins Hastanesi Hemşirelik Kıdemli Başkan Yardımcısı, Hemşirelik ve Hasta Bakım Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. Deborah J. Baker, Türk Hemşireler Derneği Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Azize Atlı Özbaş ve Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sergül Duygulu toplantıya katılarak deneyimlerini paylaştı. Tüm dünyada 12-18 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Hemşirelik Haftası bu yıl da Uluslararası Hemşireler Birliği’nin (ICN) belirlediği “Hemşireler öncü bir ses: Küresel sağlığı güvence altına almak için hemşireliğe yatırım yapın ve haklarına saygı gösterin” teması ile güçlü bir şekilde kutlanıyor. Bilimsel toplantı ile ilgili bilgiler veren Anadolu Sağlık Merkezi Hasta Bakım ve Hemşirelik Hizmetleri Direktörü Birsen Civil Subaş, “Hemşirelerin yaşadığı sorunlar, çözüm önerileri, mesleği görünür kılma, güçlendirme ve hemşirelik mesleğine yatırım yapmanın önemi gibi konulara değinilen özel bir program oluşturduk. Hemşirelerin yaşadığı zorluklar pandemi döneminde daha da arttı ve görünür oldu. Tüm bu konulara hem Türk Hemşireler Derneği Başkanı Dr. Azize Atlı Özbaş’ın hem de Johns Hopkins Hastanesi Hemşirelik ve Hasta Bakım Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. Deborah J. Baker’ın katılımı ile değinmiş olmamız, ayrıca önemli” dedi.
Hemşireler olmadan sağlık olmaz
Global anlamda yetersiz iş gücü sorununun hemşirelik mesleğini zorlaştırdığına değinen Birsen Civil Subaş, “Buna bağlı olarak ortaya çıkan aşırı iş yükü, düşük ücret, şiddet, mesleğin değersizleştirilmesi gibi konular en büyük sorunlarımız. Hemşireliğin gücünün farkında olunmasına, hangi alanda, hangi kurumda çalışırsa çalışsın tüm meslektaşlarımızı kapsayacak şekilde güçlenmeye, pozitif çalışma ortamlarına, seslerinin duyulmasına, hemşirelik mesleğine yatırım yapılmasına ihtiyaç var. Esnek, yüksek nitelikli hemşirelik iş gücü oluşturma ve hemşire haklarını koruma en büyük mesleki ihtiyaçlarımızdan. Hemşireler olmadan sağlığın olmayacağını unutmamalıyız” diye konuştu.
Hemşireleri destekleyen bir hastaneyiz
Anadolu Sağlık Merkezi’nin açıldığı günden bu yana hem hastalarını hem çalışanını merkeze koyan, en büyük sermayesi insan olan ve çalışanına yatırım yapan bir kurum olduğunun altını çizen Birsen Civil Subaş, “Birçok alanda hemşirelerimize, ekip arkadaşlarımıza yatırım yapan, onları destekleyen bir kurumun parçası olmanın ayrıcalıklarını yaşıyoruz. Eğitim, gelişim, kariyer, güçlendirme, görünür kılma gibi birçok konuda sürdürülen birçok çalışma var ancak tek başına bizim kurumsal yatırımımız ve desteğimiz yeterli değil maalesef. Yaşanan sorunlar ulusal ve tüm meslektaşlarımızın sorunları. Unutmayalım ki, herhangi bir yerdeki adaletsizlik, her yerdeki adalete tehdittir” açıklamasında bulundu.
Mücadelesine devam eden tüm hemşirelerin günü kutlu olsun
Birsen Civil Subaş, “Yaşadığı tüm zorluklara ve mesleki kısıtlara rağmen, mesleki ve etik değerlerinden, kalite anlayışından, profesyonelliğinden, şefkatinden ödün vermeden, üretmekten, geliştirmekten vazgeçmeden mücadelesine devam eden tüm hemşirelerin Hemşirelik Haftası’nı içtenlikle kutluyorum. Bu dönemde gücümüzün ve değerimizin farkında olmanın, kullanmanın, en önemlisi tam da bu dönemde birlik olmanın önemini bir kez daha vurgulamak istiyorum” dedi.
Hemşireler pandemi sürecinde çok acı çekti
Johns Hopkins Medicine’in tek bir hastanesinde 4000 hemşirenin çalıştığına vurgu yapan Johns Hopkins Hastanesi Hemşirelik Kıdemli Başkan Yardımcısı, Hemşirelik ve Hasta Bakım Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. Deborah J. Baker, “Johns Hopkins’te hemşirelik mesleğine yatırım yapmayı çok önemsiyoruz. Pandemi sürecinde hemşireler olarak çok acı çektik, çok yıprandık. Ancak pandemi bize pek çok şey de öğretti. Kendimizi geliştirdik, inovatif bakış açımız ve esnekliğimizi kullandık. Johns Hopkins hemşireliği için kalite, güvenlik, bilimsel araştırmalar yapmak, kanıta dayalı konuşmak önemli. Ekip ruhuna, takım olmaya da büyük değer veriyoruz” şeklinde konuştu. Hemşirelere değer verilmesi ve takdir edilmeleri gerektiğini söyleyen Dr. Deborah J. Baker, “Hemşireler için sağlıklı çalışma ortamları yaratılması, maddi, manevi destek görmeleri kuruma ve mesleğe bağlanmaları açısından da çok önemli. İyi olmaları, iyi hissetmeleri, motivasyonlarının yüksek olması için her şey yapılmalı. Pandemi tüm dünyaya hemşireliğin ne kadar önemli ve değerli bir meslek olduğunu, desteklenmelerinin, eğitimin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. İş sonuçlarının lokomotifinin hemşireler olduğu unutulmamalı. Pandemide biz tamamen personele odaklandık, maddi manevi destek olduk. Mutlu olmaları ve motivasyonlarının yüksek olması için elimizden geleni yaptık” dedi.
Hemşirelerin sürekli eğitim ve gelişimine çok önem veriyoruz
Johns Hopkins hemşireleri olarak misyonlarının sürekli eğitim almak ve kendilerini geliştirmek olduğunu dile getiren Dr. Deborah J. Baker, “Biz kendi hastanelerimizde personelimize çok yatırım yapıyor ve sağlıklı bir ortamda çalışmalarını önemsiyoruz. Eğitimlerine ve takdir almalarına önem veriyor, hemşireleri destekliyoruz. Kurumlar, hemşirelerin kendilerini geliştirmeleri için ortamlar yaratmalılar. Sadece iyi hemşireleri işe almak önemli değil, onları elde tutmak ve gelişmeleri için fırsatlar yaratmak da çok önemli. Hemşirelerin uzmanlıklarına saygı duyulmalı, sözlerine güvenilmeli, değer verilmeli. Hemşireler karar verici olarak rol alabilmeliler. Sağlıklı bir çalışma ortamında konuşabilmek de çok önemli. Sesimizi hep duyurmalıyız. Buna fırsat da verilmeli” şeklinde konuştu.
BSHA (Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Yaşam Tarzı4 yıl agoBilgi güçtür
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
