Ekonomi
Muğla Çam Balı Uluslararası Platforma Taşındıhaberi
Türkiye’de üretilen çam balının dünyaya tanıtıldığı 7.
Türkiye’de üretilen çam balının dünyaya tanıtıldığı 7. Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi, Marmaris Grand Yazıcı Turban Otel’de gerçekleşti. Muğla Valiliği himayesinde Muğla Tarım ve Orman İl Müdürlüğü katkılarıyla, Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği (MAYBİR) ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) tarafından gerçekleştirilen kongreye Muğla Valisi Orhan Tavlı, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, MSKÜ Rektörü Prof.Dr. Turhan Kaçar, Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürü Salih Çelik, Gıda ve Tarım Örgütü Bölge Koordinatörü ve Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu, Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Barış Saylak, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin, Muğla Arı Yetiştiricileri Başkanı Veli Türk, Muğla Borsa Başkanı Hurşit Öztürk ve ünlü spiker Mesut Yar katıldı. Kongrede konuşan Barış Saylak, ihraç ettiğimiz tek balın Çam balı olduğunu ve üretimin yüzde 85’ini Muğla’nın gerçekleştirdiğinin altını çizerek değişen iklim koşulları nedeniyle azalan çam balından maddi kaybı önlemek amacıyla bal yan ürünleri üretimine başladıklarının altını çizdi.
Sektörün uluslararası düzeyde tüm paydaşlarının buluşması, arıcıların teorik bilgi edinmelerinin yanı sıra uygulama ile ilgili konularda da deneyimlerini artırmaları hedefleyen 7. Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi, 15-19 Kasım 2022 tarihleri arasında gerçekleşti. 5 gün süren kongrede ulusal ve uluslararası birçok firma ürünlerini tanıtarak ticaret ağlarını genişletme fırsatı yakaladı.
Kongrede konuşan Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, “Bal bizim medeniyetimizde sadece bir besin değil, aynı zamanda bir kavram. Aynı zamanda güzelliğin, hoşluğun ve tadın anlamıdır. Bugün bu çalıştay neticesinde sizlerden alacağımız geri dönüşler bizim için oldukça kıymetlidir. Arı gibi çalışmaya devam edeceğiz. 24 adet tescilli balımız var. Bu ballar aynı zamanda dünyanın da ağzının tatlandırıyor. Tarımsal ve kırsal alanda kalkınmayı sağlayacak önemli hibe destekleri var. 2 milyon 800 bin kovan için 10 milyon 900 TL devlet desteği sağlandı. Taklit ve tağşiş konularını son derece önemsiyoruz. Sona doğru yaklaşıldığını düşünüyoruz. Önemli bir mesafe kat edildi. Türk şeker konusunda 2023 yılında da destek olmaya devam edeceğiz. Ülkemiz çam balı üretiminin yüzde 90’ına sahip. Yani tüm dünyada tüketilen bütün çam balının yüzde 90’ı buradan çıkıyor. Yüzde 90’ın ise yüzde 80’i Muğla’dan çıkıyor. Bu gurur sizlerin, bu gurur bizlerin. Biz bunların aynı zamanda niteliğini de artırmak istiyoruz. Marmaris’te 262 hektar bal ormanlarını tespit edildi. 8 bin adet keçiboynuzu, sofra fidanlarını dikilecek ve ayrıca 5 kilogram da arı otu tohumu ekilecek. Şunu söylemeye çalışıyoruz. Allah dermansız dert vermesin. Bu millet ve devlet ayakta olduğu müddetçe bunların hepsini aşmaya devam edeceğiz” açıklanmasında bulundu.
Muğla arıcılığının daha yukarıya taşınması için kamunun tüm kuruluşlarının elbirliği yaptığını söyleyen Muğla Valisi Orhan Tavlı, “2020 yılında kurulan Apiterapik Ürünler Ar-Ge ve İnovasyon merkezi çalışmalarını hep beraber hayata geçiriyoruz. Burada Sayın Cumhurbaşkanımız himayelerinde bulunan tüm birimlerin arıcıların emrinde olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum. Muğla çam balının ve arıcılığının başkenti. İlk çağlardan 2020 yılına geldiğimizde kültür turizmiyle başladık işe. Bir baktık ki 569 yerleşim yeri var. Bir o kadar da ilk çağlardan bu yana antik kent var. İlk çağlardan beri tüm medeniyetler burada ve biz bütün medeniyetleri Anadolu coğrafyasında şuanda temsil ediyoruz. Her gezdiğimiz antikkentte sağlığımız ve şifanın izlerini gördük. Dedik ki kültür turizmin altyapısını oluştururken bir taraftan da kırsal kalkınma modeline dönüştü. Her gittiğimiz yerde sağlığın güçlü izlerini gördük. Datça Knidos’ta Hipokrat’tan 100 yıl önce tıp okulunun olduğunu ve Hipokrat’ın da eğitim gördüğünü gördük. Sahada arkadaşlarımız çalışma yapıyor. Burada sağlık turizmi ile ilgili çalışmaların temelini bütün paydaşlarımıza gönderiyoruz. Turizmin her çeşidi tarıma ve arıcılığa hizmet etmekte. Arıcılık sadece tarımın değil, insanlığın sigortası. Tüm arıcılarımıza saygı ve hürmetlerimizi sunuyoruz” dedi.
3 Milyon Arının Durağı Muğla
Çam balının, kestane ve meşe balından sonra içeriğindeki fenolik bileşenler açısından 3.sırada olduğunu Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Barış Saylak, “Üretimin yüzde 90-95’i Türkiye’de, bunun yüzde 85’i de Muğla’da yapılmaktadır. Üretim sezonunda Muğla’da 2 milyona yakın arı kolonisinin üretim faaliyeti gösteriyor. Sezonda yaşanan bu yoğunluğu İl Müdürlüğümüzün projesi olan “Arı Konaklama Noktalarının Sayısallaştırılması Projesi’’ ile yaklaşık 13.000 arı konaklama noktası belirleyerek bu alanlarda 3 milyona yakın arı kolonisinin konaklamasını sağlayarak sorunsuz denebilecek şekilde yönetiyoruz. 2019 yılını çam balı sezonunda misafir arıcıların üretimiyle birlikte ilimizde 30 bin tona yakın çam balı üretimi gerçekleştiriliyorken, 2020 yılında 6 bin 103 ton, 2021 sezonunda ise yangınlarında etkisi ile 3 bin 800 ton civarında bir çam balı üretimi gerçekleşmiştir” dedi.
“Muğla, Sağlık Turizminin Önemli Bir Rotası Haline Gelecek”
“Apiterapik Arıcılık Ürünleri İşleme ve Ar-Ge İnovasyon Merkezi Projesi’’ kapsamında Muğla genelinde arıcılara propolis, perga, arı zehri ve polen olmak üzere genel arıcılık eğitimleri Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından verilmeye devam ettiğini söyleyen Barış Saylak, “Bu eğitimlerle birlikte ihtisas eğitimi gerektiren Ana Arı ve Arı Sütü üretim eğitimlerimizin ilk etabı Tarım ve Orman Bakanlığı uzman personeli eşliğinde il genelinden seçilen 32 genç arıcımızın katılımıyla Fethiye’de bulunan Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği’ne ait arı ıslah merkezinde tamamlanmıştır. Proje sonunda yapımı tamamlanacak olan arı ürünleri işleme tesisine kaliteli polen, propolis, arı sütü vb. arı ürünlerinin bu konuda eğitilmiş Muğlalı arıcılardan temin edilmesi amaçlanmaktadır. 10 milyon TL civarında bir bütçeye sahip olan Apiturizm Projesi ile Apiterapi ürünlerinin yaygınlaştırılması ve dünyada sağlık turizminin en önemli ayaklarından biri olan Apiturizmde ilimiz ve ülkemizin önemli bir rota haline getirilmesi amaçlanmaktadır. Projeye tahsisi edilecek alanda apiturizm köyü inşaatı, tedavi merkezlerinin oluşturulması ve konaklama imkânlarının sağlanması gibi bütünsel bir bakış açısıyla hazırlanan proje ile kum, deniz, tarih ve doğasıyla turizm merkezi olan ilimizin yıl boyu hizmet veren bir turizm üssü haline getirmek ana amaçlarımızdan birisidir” açıklamasında bulundu.
Orman yangınlarından sonra arıcılara her yıl rutin olarak yapılan arılı kovan desteğine ek olarak 2 milyon TL’nin üzerinde ödeme gerçekleştirdiklerini belirten Barış Saylak, “Orman yangınlarından dolayı ani flora ve bal kaybı yaşayan arı kolonilerinin kışı sağ atlatabilmesi için elzem olan kış beslemesinde kullanılması maksadıyla İl Müdürlüğümüzce il genelinde toplam 489.528,00 kg Arı yemi, 183.750 Kg. arı keki, 155.775 Kg. toz şeker ve 4.644 Kg. fondan şeker dağıtılmıştır. Ayrıca yangın döneminden bu yana Türk Şeker A.Ş. ile birlikte 5.428 ton toz şeker indirimli olarak arıcılarımıza ulaştırılmıştır. Arılı kovan desteğine ek olarak 53 arıcımıza yangın hasar desteği 61.710.00 TL ve çam balı telafi desteği olarak 86 arıcımıza toplam 192.300.00 TL ödeme yapılmıştır. Hibe desteği; alet ekipman alan arıcılara yüzde 50 sübvansiyon sağlandı” dedi.
12 ülkeden yüzlerce arıcı ve bilim insanı ile sektör temsilcilerinin buluştuğu 7.Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi’nin son gününde çalıştaylar ve paneller düzenlendi. Ünlü gazeteci ve sunucu Mesut Yar’ın moderatörlüğünü yaptığı “Muğlalı Arıcıların Geleceği” panelinde bal üretimi, arıcılık ürünleri, iklim değişikliğinin arıcılık faaliyetlerine etkisi, sektörün sorunları ve çözüm önerileri konuşuldu. İstiklal marşı ve saygı duruşu ile başlayan panelin ilk bölümünde kürsüye çıkan ve kendisinin de arıcı olduğunu anlatan Moldova Ankara Büyükelçisi Dmitri Croitor Türkiye ve Moldava’nın iş birliğinin artarak devam edeceğini, arıcılık sektörünün ülkelerinde de saygın bir yerde olduğunu ortak çalışmaları geliştirmekten mutluluk duyacağını belirtti.
Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı
Ekonomi
Suwen’in İstihdamModeliEkonomideKadınGücünüBüyütüyor
Çalışanlarının yaklaşık %90’ı kadın olan Suwen’de kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor. Kadın istihdamını odağına alan marka, fırsat eşitliğine dayalı yönetim yapısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir tablo ortaya koyuyor.
Kadınların iş gücüne katılımının artırılması, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik bir rol oynuyor. Üretimden perakendeye, hizmetten yönetim kademelerine kadar kadın emeğinin güçlü şekilde temsil edilmesi yalnızca kurumların performansını değil, toplumsal kalkınmayı da doğrudan etkiliyor.
Kadın istihdamını odağına alan iş modeliyle faaliyet gösteren Suwen, güçlü kadın çalışan yapısı ve fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışıyla dikkat çekiyor.
Kadınlarla birlikte büyüyen kurum kültürü
Bir kadın markası olarak konumlanan Suwen, organizasyon yapısında da bu kimliği net biçimde yansıtıyor. 2025 yılsonu itibarıyla toplam 1.162 çalışana sahip olan şirketin 1.048 çalışanı kadınlardan oluşuyor. Bu tablo, çalışanların yaklaşık %90’ının kadın olduğu güçlü bir istihdam yapısına işaret ediyor.
Kadınlara yönelik ürün geliştiren bir marka olmanın ötesine geçen Suwen, kadınlarla birlikte büyüyen bir kurum kültürü inşa ederek kadın emeğini kurumsal yapısının merkezine yerleştiriyor.
Kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor
Kadın istihdamını yalnızca operasyonel kadrolarla sınırlamayan Suwen, yönetim kademelerinde de dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.
2025 yıl sonu itibarıyla 322 yöneticinin görev yaptığı şirkette 270 kadın yönetici bulunuyor. %83,85’lik kadın yönetici oranı Türkiye ortalamalarının oldukça üzerinde bir seviyeye karşılık geliyor ve markanın fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışını güçlü verilerle ortaya koyuyor.
Yönetim Kurulu seviyesinde de benzer bir yaklaşım sürdürülüyor. Toplam 7 Yönetim Kurulu üyesinin 2’si kadınlardan oluşuyor ve bu da %28,57’lik bir kadın temsiline işaret ediyor.
Yeni işe alımlarda kadın oranı %95,73
Kadın istihdamının sürdürülebilirliği, yalnızca mevcut oranlarla değil kariyer gelişimi ve yeni işe alımlarla da destekleniyor.
2025 yıl sonu itibarıyla STEM rollerindeki kadın çalışan oranı %44,12 seviyesine ulaşırken, aynı dönemde terfi eden kadın çalışan oranı %7,35 olarak gerçekleşti. Son üç aylık verilere göre yeni işe alınan çalışanların %95,73’ünü kadınlar oluşturuyor. Bu güçlü oran, Suwen’in kadın istihdamını stratejik bir öncelik olarak ele aldığını ortaya koyuyor.

Suwen Genel Müdür Yardımcısı Ferda Sümer Arslan konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Suwen olarak kadın istihdamını yalnızca bir sosyal sorumluluk başlığı olarak değil, kurumsal kimliğimizin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. 1.162 kişilik organizasyonumuzun 1.048’inin kadınlardan oluşması ve yöneticilerimizin %83’ünden fazlasının kadın olması bizim için son derece kıymetli. Kadınların yalnızca iş gücüne katılımını değil, karar alma mekanizmalarında güçlü şekilde yer almalarını da destekliyoruz. Kadın emeğinin güçlenmesinin ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine doğrudan katkı sağladığına inanıyoruz.”
Kadınların üretimde, hizmette ve yönetimde daha güçlü temsil edilmesi; ekonomik verimlilikten inovasyona kadar birçok alanda kurumlara önemli avantajlar sağlıyor. Suwen, kadın gücünü destekleyen istihdam modeliyle yalnızca sektörel başarıyı değil, toplumsal kalkınmayı da birlikte hedefleyen bir büyüme yaklaşımı benimsiyor.
Ekonomi
0xScope yapay zekaanalizleri Fed faiz kararının Bitcoin üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor
Fed’in son faiz indiriminin ardından, kripto piyasaları yeniden canlandı ve dijital varlık alanında iyimserliği ateşledi. 0xScope ekibi, Scopechat tarafından sağlanan kapsamlı yapay zeka odaklı analizleri kullanarak Bitcoin’in en son ekonomik gelişmelere nasıl tepki verdiğini araştırdı. Yapılan analizler, her bir kripto paranın mevcut durumunun yanı sıra yatırımcıların hızla gelişen bu piyasada dikkat etmesi gereken yeni trendler hakkında da değerli perspektifler sundu.
Araştırma, Fed’in faiz oranlarında yaptığı son beş düzenlemeye odaklanarak pandemi öncesi, pandemi sonrası ve daha yakın dönemler de dahil olmak üzere birçok zaman dilimini kapsadı. Önceki oran değişikliklerinin Bitcoin’in performansını nasıl etkilediğini inceleyen analiz, bazı ilgi çekici modeller ortaya koydu. Veriler özellikle, uzun bir faiz artırımı döneminden sonra, ilk faiz indirimine genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir yukarı yönlü hareketin eşlik ettiğini gösteriyor.
Bu konuda öne çıkan örneklerden biri, Bitcoin fiyatının %5 oranında arttığı 31 Temmuz 2019 tarihli 50 baz puanlık faiz indirimi. Bu örnek, kripto para piyasasının para politikasındaki değişimlere olan duyarlılığını yansıtıyor ve mevcut makroekonomik ortamda bu ilişkileri anlamanın öneminin altını çiziyor.
0xScope CEO’su PhillipTorres son faiz indirimi hakkında, “Piyasanın bu faiz indirimine ihtiyacı olduğu açıktı ve çoğumuz bu noktada hemfikirdik. Ancak görüşlerin ayrıştığı nokta, indirimin 25 mi yoksa 50 baz puan mı olması gerektiğiydi ve esas enflasyon yavaşlamaya devam ettiği için zamanlamanın daha erken mi yoksa daha geç mi olması gerektiğiydi.” yorumlarını yaptı.
Piyasanın kısa vadede olumlu tepki vererek faiz indirimini bir iyimserlik işareti olarak benimsediğini, ancak altta yatan uzun vadeli zorlukların çözülmemiş olduğunu açıkladı. Torres açıklamasında, “Piyasa bu iyi haberi olumlu karşıladı ve anlık kazanımlar elde etti, ancak yüzeyin altında hala devam eden yapısal sorunları da göz önünde bulundurmalıyız. Yine de ileriye bakarsanız gelecek umut vaat ediyor, daha parlak fırsatlar için her zaman potansiyel var.” ifadelerini kullandı.
0xScope ekibinin Scopechat’in yapay zeka destekli analizleriyle desteklenen çalışması, Bitcoin ve diğer önde gelen kripto para birimlerinin son faiz indirimine nasıl tepki verdiğini izlemeye devam ediyor ve piyasadaki bu dalgalanmaları yönlendirmek isteyen yatırımcılara değerli bilgiler sunuyor.
İşte Scopechat’in son Fed faiz oranı değişikliğinin Bitcoin’in piyasa temelleri üzerindeki etkisine ilişkin en son verileri:
- Fed Fon Oranının 18 Eylül’de 50 baz puan (bps) düşürülmesi sırasında Bitcoin %2,40 artışla 60.314 $’dan 61.760 $’a yükseldi.
- Oldukça kayda değer bir veri olarak, uzun bir faiz artırımı döneminin ardından ilk faiz indiriminin genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir artışla ilişkili olduğu görülmektedir. Son faiz indirimi sırasında ve 30-31 Temmuz 2019’da 25 baz puanlık bir indirimin ardından Bitcoin’in %5,81 oranında yükseldiği benzer bir örnekte de durum tam olarak buydu.
- Faiz indiriminin BTC vadeli işlem piyasalarının açık faizi üzerinde önemli bir etkisi olmadı. Hatta açık faiz 30 milyar dolardan 35 milyar dolara hafif bir artış gösterdi.
- Birçok büyük kurum, faiz indiriminden önce Bitcoin işlemlerinden fayda sağladı. MicroStrategy yakın zamanda indirimden önce 18 bin dolar BTC satın aldı ve bu işlem şirket için yaklaşık 55 milyon dolar karla sonuçlandı.
- Bitcoin bakiyesi olan adreslerin sayısı 12.691 milyondan 12.677 milyona düştü. Bu durum, adres sahiplerinin birden fazla adresteki küçük bakiyeleri birleştirmesinin bir sonucu olabilir.
- Kâr eden Bitcoin adreslerinin yüzdesi 8 Eylül 2024 itibariyle %78’den bugün itibariyle %90,7’ye yükselmiştir. Bağlam açısından, 0xScope, Bitcoin varlıklarının mevcut fiyatı Bitcoin alımlarının hesaplanan ortalama maliyetinin üzerindeyse bir adresi kârlı olarak etiketliyor.
0xScope Hakkında
200’den fazla global partneri ve 1 milyondan fazla kullanıcısı ile 0xScope‘un güçlü bir veri katmanı oluşturma taahhüdü, yapay zekanın Web3’e entegrasyonuna öncülük etmeye yardımcı olmaktadır. 9,5 milyondan fazla token, 29.764 proje ve 298 milyon etiketten oluşan en kapsamlı Web3 veri tabanı ile 0xScope, yapay zeka odaklı yeniliklerde sektöre öncülük etmeye devam etmektedir.
Daha fazla bilgi için lütfen 0xScope’u ziyaret edebilirsiniz:
0xScope topluluğumuza katılarak en son tekliflerden haberdar olabilirsiniz:
Twitter:
Telegram:
Ekonomi
E-Müstahsil Nedir?
Geçmişte yaygın olarak kullanılan birçok işlem, günümüzde yaşanan gelişmelere uygun hale getirilmiş ve elektronik olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bunlardan biri de e-müstahsildir. Müstahsil makbuzu, gerçek usulde vergiye tabi olmayan ve çiftçilerden mal alınması durumunda fatura olarak kabul edilen ticari bir vesika olarak kullanılan makbuzdur. Bunun aynı özelliklerde olan ve hukuki bir belgeye sahip olan aynı nitelikteki elektronik ortamda yer alan makbuzu ise e-müstahsil makbuzu denir. Ertesi gün bitene kadar da e-müstahsil makbuzu Gelir İdaresi Başkanlığına raporlanır.
EDM Bilişim E-müstahsil makbuzu, depolama, arşivleme kolaylığı gibi avantajlarının yanı sıra, zaman ve hız açısından kullanıcılarına büyük kolaylık sağlar. Bu yüzden Entegratör firmalar ile gönderilmesi ve yasal olarak geçerliliğe sahip olması da tercih edilmesindeki en önemli sebeplerden biridir. Teknolojinin hayatımızda kolaylık sağlaması aynı zamanda da evrakların eski halleriyle aynı geçerliliğe ve yasal hükümlere sahip olması her geçen yıl daha fazla tercih edilmesini sağlamaktadır.
E-müstahsil Özellikleri Nedir?
- Dijital ortamda işlemlerin gerçekleşmesi kağıt israfını önleyerek tasarruf elde edilmesini sağlar.
- Kağıt olarak çıktı kullanılmaması arşivleme açısından kolaylık sağlar.
- Daha önceki müstahsil makbuzlarına da kolayca ulaşma imkanı sağlar. Bu sayede evraklar dijital ortamda güvenli bir şekilde arşivlenmiş olur.
- İstenilen süre boyunca veriler dijital korunur.
E-müstahsil Makbuzunda Hangi Bilgiler Yer Alır?
E-müstahsil makbuzunda yer alması zorunlu olan bilgiler vardır. Bu bilgilerin yer alması taraflar için önemlidir. EDM Bilişim bu konuda mükelleflere öncülük ederek hataları neredeyse sıfıra indirgemektedir. Öncelikle malı satın alan tüccar ya da çiftçi olan kişinin adı, soyadı, unvanı, vergi numarası, vergi dairesi ve adresi yer almalıdır. E-müstahsil makbuzlarında ikinci olarak belge numarasının olması gerekir. Tarih, saat ve dakika olarak düzenlenme zamanının da yer almaşı gerekir.
Malı satan alan tarafın olduğu gibi malı satan tarafın da bilgileri olmalıdır. Ad, soyadı, TC ve ikametgah adreslerinin yer alması gerekir. Son olarak neyin satın alındığına dair bilgilerin olması gerekir. Malın cinsi, miktarı, vergi tutarı, toplam tutarı ve varsa diğer kesintilerinin olması gerekir. E-müstahsil makbuzu, 2018 senesinden beri zorunluluk içeren bir uygulama olarak ülkemizde kullanılmaya başlanmıştır. Hem alıcı hem de satıcı için ciddi kolaylık sağlayan e-müstahsil belirli şartlara sahip olanlar için zorunlu hale gelmiştir.
Müstahsil makbuzu birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ve kazancı basit usulde olan çiftçiler, gerçek usul vergiye tabi olmayanlardan aldıkları mallar için iki nüsha makbuz düzenlemek zorundadır. Bunlardan birini imzalayıp karşı tarafa, diğerini de imzalatarak kendine alır. EDM Bilişimin elektronik yazılım sistemleri sayesinde E-Müstahsil makbuzları otomatik entegrasyonlar sayesinde karşı tarafa iletilmektedir. 2018 yılından itibaren dileyen satıcı ve alıcılar, belirli şartların dışındaysa kendi isteklerine bağlı olarak e-müstahsil kullanıcısı olabilirler.
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
