Sağlık
Mevsimsel Depresyon Nedir?haberi
Kış mevsimi yaklaştıkça, güneşi daha az görecek olmanın stresi hepimizi kaplamaya başladı.
Kış mevsimi yaklaştıkça, güneşi daha az görecek olmanın stresi hepimizi kaplamaya başladı. Mevsim koşullarının ruh halimizi etkileme durumu hepimizin malumu ki, bir çoğumuz mevsimsel depresyon veya buna yakın süreçleri yaşıyoruz. Peki mevsimsel depresyon tam olarak nedir? Neden olur ve önlenebilmesi mümkün müdür? Uzman Klinik Psikolog Ege Ece Birsel, konu hakkında merak edilenleri yanıtlıyor.
Vücudumuz, çok sayıda hormonun etkisi ile yaşamsal döngüsünü sürdürür. Bu hormonların salgılanması ise yaşam koşullarına bağlı olarak farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Güneş ışığı ise bu koşulların en başında yer alır. Kış ve yaz mevsimlerine geçişte, melatonin üretimine bağlı olarak ortaya çıkan serotonin dengesizliği, mevsimsel depresyona nedenolabilir. Tabii mevsimsel depresyon daha çok kış aylarında görülüğünden, kış depresyonu ismi ile daha yaygın anılır.
Mevsimsel Depresyon Neden Olur?
Yazın sona erip sonbaharın başlamasıyla, güneş ışığı hem daha az görünür hem de geliş açısı itibariyle zayıf hale gelir. Budurumda, vücudun hormon değesine etki eden süreçler de etkilenir. D Vitamini eksiği durumda ise bu süreç hızlanabilir.
Yazın görülen mevsimsel depresyon ise tam tersi şekilde ortaya çıkar. Her iki durum da yaşamı olumsuz etkileyebilen ve kimi durumlarda uzman görüşü gerektiren hallerdir.
Mevsimsel depresyon, hemen herkesin yaşayabileceği bir durumdur. Ancak doğal olaylar nedeniyle, insan vücudunun verdiği bu olağan reaksiyon ciddiye alınmalıdır. Tekrarlayan ve ağır koşullarda seyreden mevsimsel depresyon kronik hale gelebilir. Bu durumda tedavisi zorlaşacak ve insan yaşantısını ciddi anlamda etkileyebilecektir.
Özellikle geçmiş depresyon öyküsü olanların, semptomları görmeleri halinde uzman görüşüne başvurmaları son derece önemlidir. Bununla birlikte, daha önce sorun yaşamayan kişilerin de semptomlara bağlı olarak uzmanlara başvurmalarında fayda vardır.
Mevsimsel Depresyon Kimlerde Görülür?
Mevsimsel depresyonun belirli yaş grubu olmamakla birlikte, şehir insanlarında daha yaygın olduğu söylenebilir. Depresyon öyküsü olan kişilerde ise bu olasılık daha fazladır. İstatistiksel olarak kadınların mevsimsel depresyon yaşama olasılığının ise erkeklerden çok daha fazla olduğu bilinir.
Mevsimsel Depresyon Belirtileri Nelerdir?
Mevsimsel depresyonun belirtileri başlıca; isteksizlik, yorgunluk (halsizlik), mutsuzluk, iştah kaybı, uykusuzluk (veya aşırı uyku), kaygı düzeyinde artış, odaklanamama şeklinde sıralanır. Bu semptomların ağırlaşması halinde kişinin yaşamı ciddi şekilde etkilenebileceğinden, dikkatle takip edilmeli ve uzmana başvuru yapılmalıdır.
Mevsimsel Depresyon Nasıl Geçer?
Mevsimsel depresyonun etkilerinin azaltılmasında bireysel çaba son derece önemlidir. Farkında olmak ve buna yönelik girişimlerde bulunmak, sorunun çözümüne ciddi ölçüde katkıda bulunabilir. Bunun dışında, kimi vakaların seyri itibariyle uzmanlar tarafından sevk ve idaresi gereklidir. Antidepresan ve terapi desteği, depresyonun tedavisinde kullanılan yöntemlerdir.
Mevsimsel depresyona karşı bireysel olarak yapabileceklerimiz ise şu şekilde sıralanabilir.
Doğru beslenin
Gerek hormon dengesine etki etmesi gerekse genel sağlığı etkilemesi bakımından; karbonhidrat, şeker ve yağlı besinleri daha az tüketin. Alkol ve sigara gibi alışkanlıkların, depresyonu tetikleyebileceğini unutmayıp, zararlı alışkanlıklardan uzak durup sağlıklı beslenmeyi düşünün.
Olabildiğince fazla gün ışığına ve açık havaya çıkın
Düzenli olarak açık havaya çıkın. Mümkünse, güneş alan doğal ortamları tercih edin. Gün ışığının en yoğun olduğu öğle saatleri bunun için en uygun periyotlardır.
Sosyalleşin
Fiziksel olarak sosyalleşmek, depresyonun etkilerini azaltmakta çok etkilidir. Hem ortam değişikliği hem de sosyal iletişim, sorunların üstesinden gelmeniz için size yardımcı olabilir.
Hareket edin
Düzenli yürüyüşün, serotonin seviyelerinde artışa neden olduğu kanıtlanmıştır. Haftada en az 3 gün orta tempoda, mümkünse doğal bir ortamda yürüyün. Spor egzersizleri ve kapalı salonlar yerine, açık alanda yürüyüş daha etkili olabilir.
Yeni şeyler deneyin
Yeni yerler keşfetmek ve yeni hobiler edinmek, bunlarla tanışırken zihninizin onlara odaklanmasını sağlar. Bu sayede endişe ve diğer negatif düşüncelerden uzaklaşmanız mümkün olabilir. Hatta edineceğiniz hobilerle kendinize keyif veren süreçleri de inşa edebilirsiniz. Örneğin; neden gitar çalıp şarkı söylemeyesiniz ki?
Uyku düzenini bozacak etkinliklerden kaçının
Yatarken televizyon izlemek, çok sıcak veya soğuk ortamlarda yatmak, rahatsız ortamları kullanmak (kanepe vb.) uyku düzeninize etki eder ve bunlardan kaçınmak gerekir. Ayrıca uykuya yakın saatlerde yemek yememek de önemlidir.
Meditasyonu deneyin
Nefes terapisi başta gelmek üzere, bilimsel olarak kanıtlanmış meditasyon yöntemlerini tercih edebilirsiniz.
İnatçı olun
Umutsuzluk, isteksizlik ve yılgınlık; sizi sorumluluklardan kaçmaya yöneltecektir. Bu noktada inatçı olmalı ve onlarla yüzleşmelisiniz. Ayrıca depresyona karşı atabileceğiniz adımlar noktasında da inatçı olmanız gerekir. Zira bu bir kısır döngüye dönüşebilir. Yapmanız gerekenleri yapmak istemediğiniz yapmamanız halinde, fayda elde etmeniz mümkün olmayacaktır.
Destek alın
Kimi durumlarla kendiniz baş edemeyebilirsiniz. Semptomların ağırlaşması ve yaşamınızı etkiler hale gelmesi durumunda, mutlaka uzmanlarla görüşün. Bu noktada sadece psikolog ve psikiyatrların uzman olduğunu, başka kişi ve kaynaklardan edinilen bilgilerin sağlıklı olmayabileceğini unutmayın.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
