Sağlık
Glutensiz Diyet Hangi Durumlarda Önerilir?haberi
Gluteni son yıllarda sıkça duymaya başladık.
Gluteni son yıllarda sıkça duymaya başladık. Glutensiz diyetler, tedavilere destek olmak için kullanılıyor ve kimi hastalıklarda, ömür boyu glutenden uzak durmak gerekebiliyor. Peki glutensiz diyet hangi durumlarda tercih ediliyor? Hangi hastalıklarda glutensiz diyet tercih edildiğini, Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt Cansu Kahraman anlatıyor.
Çölyak Hastalığı
Çölyak Hastalığı, ince bağırsakta gluten adı verilen bilimsel adıyla prolamin olarak bilinen depo proteinin tüketilmesiyle ortaya çıkan otoimmün bir hastalıktır. Hastalıkta, vücut, gluteni yabancı bir madde olarak algılar ve bağışıklık sistemi bu maddeye saldırır. Bu saldırı, ince bağırsaktaki villus adı verilen yapıların hasar görmesine yol açar. Villuslar, besin emilimini sağlayan küçük parmak benzeri yapılar olarak işlev görür. Çölyak hastaları gluten tükettiklerinde, bu yapılar hasar gördüğü için besinlerin emilimi engellenir ve bir dizi semptom ortaya çıkar. Bu semptomlar arasında karın ağrısı, ishal, kilo kaybı, yorgunluk ve cilt sorunları bulunur. Çölyak hastalığının tek etkili tedavisi, ömür boyu süren bir glutensiz diyet uygulamaktır. Bu diyet, gluten içeren buğday, arpa, çavdar ve yulaf gibi tahılların tamamen beslenmeden çıkarlımasını içerir. Çölyak hastalarının dikkatli bir şekilde beslenmeleri ve gluten içeren gıdalardan kaçınmaları, semptomların kontrol altına alınmasına ve bağırsakların iyileşmesine yardımcı olur.
Gluten İntoleransı
Gluten hassasiyeti veya duyarlılığı, çölyak hastalığına sahip olmayan ancak gluten içeren gıdaları tükettiklerinde sindirim sistemi sorunları yaşayan bireylerde görülebilir. Bu kişiler, gluten tükettiklerinde karın ağrısı, şişkinlik, ishal, mide bulantısı gibi sindirim semptomları görülür. Bu durum, çölyak hastalığına benzer semptomlara neden olabilir, ancak bağışıklık sistemi aynı şekilde tepki vermez. Gluten hassasiyeti olan bireylerde, laboratuvar testleri genellikle çölyak hastalığına işaret etmese de şikayetler gluten içeren gıdaları tükettikten sonra belirginleşir. Bu nedenle bu kişiler glutensiz bir diyet uygulayarak semptomları kontrol altına alabilirler. Ancak her bireyde gluten hassasiyeti farklıdır, bu yüzden kişisel deneme yanılma yöntemiyle hangi gıdaların semptomlara neden olduğunu belirlemek önemlidir.
Glutensiz Diyet ve Dermatit Herpetiforme
Dermatit Herpetiforme, çölyak hastalığı ile yakından ilişkilendirilen bir deri rahatsızlığıdır. Bu nadir görülen durumda, vücutta glutenin neden olduğu bir immün yanıt, ciltte kabarcıklar ve şiddetli kaşıntılara yol açar. Dermatit herpetiforme genellikle çölyak hastalarında görülür, ancak çölyak hastalığı belirtileriyle aynı anda gelişmeyebilir. Bu nedenle bir kişi cilt sorunları yaşadığında ve çölyak hastalığı şüphesi varsa, dermatologlar ve gastroenterologlar arasında iş birliği yapılması önemlidir. Tedavi genellikle glutensiz bir diyeti içerir, çünkü glutenin kesilmesi cilt semptomlarının hafiflemesine ve kabarcıkların iyileşmesine yardımcı olabilir. Ancak bu diyeti uygularken bir doktorun gözetiminde olmak ve başarılı sonuçlar elde etmek için sabırlı olmak önemlidir, çünkü cilt iyileşmesi zaman alabilir.
Glutensiz Diyet ve İrritabl Bağırsak Sendromu (İBS)
İrritabl bağırsak sendromu (İBS), sindirim sistemi ile ilişkili kronik bir rahatsızlıktır ve karın ağrısı, şişkinlik, ishal, kabızlık gibi semptomlarla kendini gösterir. İBS hastalarının bir kısmı, semptomlarını hafifletmek için glutensiz bir diyeti tercih edebilirler. Bununla birlikte, bu durum herkes için geçerli değildir ve glutenin İBS semptomlarına olan etkisi kişiden kişiye değişebilir. Bazı İBS hastaları, gluten içeren tahılların semptomlarını şiddetlendirdiğini düşünmektedir, bu nedenle glutensiz diyet denemek isteyebilirler. Ancak bilimsel olarak kanıtlanmış bir tedavi yöntemi olmadığı için, İBS’li bireylerin bir doktora danışarak ve profesyonel bir diyetisyenle çalışarak glutensiz diyeti denemeleri önerilir. Ayrıca İBS semptomlarını etkileyebilecek diğer besinler ve faktörler de göz önünde bulundurulmalıdır, çünkü her bireyin İBS tetikleyicileri farklı olabilir.
Gluten Hassasiyeti Dışında Diğer Durumlar
Gluten hassasiyeti dışında, bazı başka sağlıksorunları da glutenin semptomları üzerinde etkili olabileceği düşünülmektedir. Özellikle otizm spektrum bozukluğu (OSB) ve migren gibi durumlar, bazı bireylerde gluten tüketiminin semptomları tetikleyebileceği gözlemlenmiştir. Otizm spektrum bozukluğu olan bireylerde bazı araştırmalar, gluten içeren gıdaların davranışsal ve duygusal semptomları artırabileceğini öne sürmektedir. Benzer şekilde, migren atağı geçiren kişilerde glutenin migren semptomlarını şiddetlendirebileceği bildirilmiştir. Ancak bu durumlar her bireyde farklıdır, bu nedenle glutenin semptomlara olan etkisi kişiseldir. Bu nedenle otizm veya migren gibi rahatsızlıklarla mücadele eden bireyler, bir uzmanın gözetiminde glutenin semptomları üzerindeki etkilerini değerlendirmelidirler ve gerektiğinde diyetlerini kişiselleştirmelidirler.
Sağlıklı Bireyler İçin Glutensiz Diyet
Sağlıklı bireyler için glutensiz bir diyet, genellikle önerilmez. Tam tahıllar, lif ve vitamin açısından zengin olan buğday, arpa ve çavdar gibi gluten içeren tahıllar, dengeli bir beslenme için önemlidir. Glutensiz bir diyet, sağlıklı bireylerde diğer sağlık sorunlarına yol açabileceği için dikkatli bir şekilde uygulanmalıdır. Doktorunuz ve diyetisyeniniz önermediği sürece gluten beslenmeden çıkarılmamalıdır.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
