Connect with us

Yaşam

Londra’da Yaşayan Yurttaşlarımızdan Dayanışma Örneği

Published

on

Türkiye’nin Londra Başkonsolosu Bekir Utku Atahan’ın da konuklar arasında yer aldığı yardım balosundan yaklaşık 35.000 sterlin gelir elde edildi.

Türkiye’den yedi ilçe belediye başkanının da katıldığı balodan elde edilen gelir, özel eğitime ihtiyacı olan çocuklar ve kanser hastalarına yardım dernekleri ile gençleri spora özendirmeye yönelik projelere aktarılacak.

BALO BAŞKANLAR GEÇİDİNE SAHNE OLDU

Edmonton’da Kervan Banqueting Suite’te perşembe akşamı düzenlenen baloya Beylikdüzü (İstanbul) Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Şişli (İstanbul) Belediye Başkanı Muammer Keskin, Avcılar (İstanbul) Belediye Başkanı Turhan Hançerli, Dikili (İzmir) Belediye Başkanı Adil Kırgöz, Afşin (Kahramanmaraş) Belediye Başkanı Mehmet Fatih Güven, Elbistan (Kahramanmaraş) Belediye Başkanı Mehmet Gürbüz ve İslahiye (Gaziantep) Belediye Başkanı Kemal Vural’ın yanı sıra Kuzey Enfield milletvekili Feryal Demirci Clark ve Enfield-Souhtgate milletvekili Bambos Charalambous ile Londra Belediye Başkan Yardımcısı Joanne McCartney, Enfield Belediye lideri Nesil Çalışkan, diplomatlar, çok sayıda Londra ilçe belediye başkanları, Enfield Belediye Meclis üyeleri, Metropolitan Polis Teşkilatı Türk Polis Derneği (TPA) görevlileri, CHP İngiltere Birliği yöneticileri, MUSİAD UK yöneticileri, sanatçılar, dernek başkanları ve iş insanları katıldı.

YEREL POLİTİKACILAR TAM KADRO KATILDI

Gecede aralarında Belediye Meclis üyesi Ahmet Karahasan, Mustafa Çetinkaya, Suzan Erbil, Güney Doğan, Alev Cazimoğlu, Ahmet Öykener, Mahtab Uddin, Doug Taylor, Mahmut Aksanoğlu ve önümüzdeki seçimde aday olan Suna Hurman ve Hivran Dalkaya da vardı.

Gece “Sel Trio” adlı modern halk müziği grubunun mini konseriyle başladı. Opera sanatçısı Gülşen Akın ve Londra’nın ünlü sanatçılarından Olcay Bayır da baloda sahne aldı.

ÇÖPLER İÇİN DİGİTAL PROJE BAŞLATTI

Enfield Belediye Başkanı Özaydın, koronavirüs pandemisi nedeniyle bu geceye son dakikada karar verildiğini buna rağmen baloya Türkiye, Suudi Arabistan ve İngiltere’nin farklı bölgelerinden büyük bir katılım olduğunu belirterek davetlilere teşekkür etti. Konuşmasında belediyenin hizmetlerine değinen Özaydın, ayrıca kuralsız atılan çöplerin toplanması için başlattıkları girişimi tanıttı.

ÖĞRENCİLER YARDIM İÇİN YARIŞTI

Başkan Özaydın, 200 kadar ilkokul öğrencisinin katılımıyla bir tişört çizimi yarışmasının yapıldığını, seçilen çizimleri kişisel bütçesinden bastırıp satışa sunacaklarını ve bunların gelirini yardım örgütlerine vereceklerini söyledi. Özaydın, söz konusu ürünlerin www.madein enfield.com web adresinden temin edilebileceğini ifade etti.

Moonchild Education’dan Dr. D. Derya Durmaz ve Mustafa Durmaz ile Dr. İsmail Bulut da baloya iştirak ettiler.

İKİ DÖNEM GÖREV YAPAN İLK BAŞKAN

Sabri Özaydın, Enfield belediye başkanlığına Temmuz 2020’de seçilmişti. Normalde ilçe belediye başkanları, belediye meclisi üyelerinin arasından bir yıllığına seçiliyor. Ancak geçen yıl pandemi nedeniyle belediye meclisi toplanamadığı için Özaydın iki dönem görev yaptı.

SEÇİMLER 5 MAYIS’TA YAPILACAK

63 üyeli Enfield Belediyesi Meclisi Özaydın’ın da üyesi olduğu ana muhalefetteki İşçi Partisi’nin kontrolünde. Belediye Meclisi üyelerinin 21’i Kıbrıs ve Türkiye kökenli siyasetçilerden oluşuyor. İngiltere’de belediye seçimleri 5 Mayıs’ta yapılacak. Özaydın’ın görevi mayıs sonuna kadar devam edecek.

 

Kahramanmaraş Afşin doğumlu olan ve 1986’dan beri İngiltere’de yaşayan 54 yaşındaki Sabri Özaydın, 2018’de Enfield Belediye meclisi üyesi seçilmişti. Özaydın başkanlığa seçilmeden önce başkan yardımcısı olarak görev yapıyordu.

Continue Reading

Yaşam

Sömestr ve Kısa Tatillerde Uçak Bileti Planlaması Nasıl Yapılmalı?

Published

on

Tatil planı yaparken ilk karar genellikle gidilecek şehir oluyor; fakat seyahatin iyi geçmesini belirleyen asıl detaylar bundan sonra başlıyor. Uçuş saati, otelin konumu, pasaport ve bagaj kontrolü, varıştan sonra internete bağlanma şekli gibi küçük görünen başlıklar, sömestr dönemine denk gelen Münih gezisi gibi kısa planlarda bile bütün deneyimi değiştirebilir.

UN Tourism’in Ocak 2026’da yayımladığı Dünya Turizm Barometresi’ne göre 2025 yılında dünyada yaklaşık 1,52 milyar uluslararası turist varışı kaydedildi. Bu sayı 2024’e göre yaklaşık yüzde 4 artış anlamına geliyor. Yani seyahat talebi büyürken, aynı uçak ve otel kapasitesi üzerinde rekabet de daha erken başlıyor.

Okul tatili fiyatları hareketlendirir

Uçuş tarafında yapılan en yaygın hata, yalnızca ekranda görünen en düşük tutara odaklanmak. Oysa kalkış saati, dönüş saati, aktarma süresi ve bagaj hakkı birlikte değerlendirildiğinde gerçek avantaj daha net görülür. Münih için sabah erken varan bir uçuş, aynı gün gezmeye başlama şansı sağlayabilir; gece geç varan bir uçuş ise fazladan taksi ve yorgunluk anlamına gelebilir. Bu nedenle planın ilk adımında uçak bileti zaman ve bütçe açısından daha sağlıklı bir başlangıç sağlar.

IATA’nın 2025 yıl sonu yolcu pazarı verileri de aynı tabloyu destekliyor: hava yolu yolcu talebi 2025’te yıllık bazda yüzde 5,3 artarken uluslararası talep yüzde 7,1 büyüdü. Doluluk oranlarının yüzde 83’ün üzerine çıkması, özellikle yoğun dönemlerde son dakikaya kalan planların neden pahalılaşabildiğini gösteriyor. Bu veri, yolcu talebinin artık sadece yaz sezonunda değil yılın farklı dönemlerinde de güçlü kaldığını gösteriyor. Talep arttığında ucuz koltukların daha erken tükenmesi, merkezi otellerin dolması ve popüler saatlerdeki uçuşların pahalılaşması şaşırtıcı değil. Bu yüzden seyahat planını ‘yaklaştıkça bakarız’ anlayışıyla değil, tarih aralığı netleştiği anda kademeli şekilde kurmak daha doğru olur.

Aile programında uçuş saati önemli

Uçuş seçimi tamamlandıktan sonra aynı rotayı farklı saatlerle yeniden kontrol etmek bazen ciddi fark yaratır. Sömestr dönemine denk gelen münih gezisi için cuma akşamı çıkmak cazip görünse de cumartesi sabahı uçmak hem daha ucuz hem daha dinlenmiş bir başlangıç sağlayabilir. Bu noktada Tezfly uçak bileti, tarih ve saat alternatiflerini kontrol ederek daha dengeli bir karar vermek isteyenler için pratik bir kaynak olabilir.

Somut bir örnekle düşünelim: Münih seyahatinde ilk gün yalnızca havalimanı transferi, otele yerleşme ve kısa bir çevre yürüyüşü planlanırsa yorgunluk azalır. Ertesi gün müze, tarihi merkez veya sahil rotası daha verimli gezilebilir. Bu küçük sıralama bile otel konumunun, uçuş saatinin ve internet bağlantısının neden birlikte düşünülmesi gerektiğini gösterir. Çünkü seyahatte en pahalı kayıp çoğu zaman para değil, yanlış plan yüzünden boşa geçen zamandır.

Konaklamada esneklik aramak

Konaklama seçimini sona bırakmak, özellikle yoğun dönemlerde seçenekleri daraltır. Merkezi, temiz, ulaşımı kolay ve esnek iptal sunan yerler erken dolabilir. Bu yüzden otel seçeneklerini incelemek, seyahat tarihi netleştiğinde kontrol edilmesi gereken ilk başlıklardan biridir. Oteli seçerken yalnızca yıldız sayısına değil, son yorumlara, giriş saatine ve çevredeki ulaşım bağlantısına bakmak daha sağlıklı sonuç verir.

TÜİK’in 2025 Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması’nda 16-74 yaş grubunda internet kullanım oranı yüzde 90,9 olarak açıklandı. Bu oran seyahat alışkanlığını da değiştiriyor; kullanıcılar artık bilet, otel, harita, restoran ve ulaşım bilgisini yolculuk boyunca telefon üzerinden yönetiyor. Bu tablo, seyahat eden kişinin telefonunu neredeyse bir rehber, cüzdan ve belge klasörü gibi kullandığını gösteriyor. Ancak dijital plana güvenmek, yedek hazırlığı gereksiz kılmaz. Pasaportun fotoğrafı, otel adresi, sigorta bilgisi ve biniş kartı telefonun dışında da saklanmalı; pil bitmesi veya bağlantı kesilmesi gibi durumlara karşı kısa bir B planı hazırlanmalıdır.

Planı kontrol ederken ‘en ucuz’ ve ‘en uygun’ kavramlarını ayırmak gerekir. En ucuz bilet her zaman en uygun bilet olmayabilir; merkeze uzak otel her zaman tasarruf sağlamayabilir; interneti varışta çözmek her zaman pratik olmayabilir. Doğru seyahat planı, bu üç başlığı birlikte değerlendiren plandır. Böyle bakıldığında küçük fiyat farkları, zaman ve konfor avantajı nedeniyle daha mantıklı hale gelebilir.

Planı daha gerçekçi yapan ayrıntılar

Seyahat planında küçük bir tablo hazırlamak da işe yarar. Bir sütuna uçuş saatleri, diğer sütuna otel giriş saati, şehir merkezine ulaşım süresi ve ilk gün yapılacak işler yazıldığında plan gözle görülür hale gelir. Bu yöntem özellikle iki veya üç kişilik yolculuklarda karışıklığı azaltır. Herkesin pasaport, bilet ve otel bilgisine erişebilmesi için dosyaların ortak bir mesaj grubunda ya da çevrim dışı erişilebilen bir klasörde tutulması faydalıdır.

Bir başka önemli nokta da dönüş gününü hafife almamaktır. Tatilin son günü çoğu zaman alışveriş, bavul toplama, otelden çıkış ve havalimanına ulaşım gibi birden fazla işin aynı saate sıkıştığı gündür. Dönüş uçuşu çok erkense son gece merkezi bir otel daha mantıklı olabilir; uçuş geç saatteyse bagaj bırakma imkanı olan oteller öne çıkar. Bu ayrıntılar ilk bakışta küçük görünür ama seyahatin yorgunluk seviyesini doğrudan etkiler.

Ayrıca ödeme tarafında da hazırlıklı olmak gerekir. Bazı ülkelerde temassız ödeme yaygınken bazı küçük işletmeler hâlâ nakit isteyebilir. Kartın yurt dışı kullanım ayarlarını kontrol etmek, küçük miktarda yerel para bulundurmak ve beklenmeyen masraflar için ayrı bir limit ayırmak daha güvenli olur. Böylece bilet ve otel için yapılan tasarruf, seyahat sırasında plansız harcamalarla kaybedilmez.

Sonuç olarak sömestr dönemine denk gelen Münih gezisi, doğru sırayla planlandığında çok daha rahat geçer. Önce tarih ve uçuş seçenekleri netleştirilmeli, ardından otel konumu ve iptal koşulları değerlendirilmeli, son olarak da seyahat boyunca ihtiyaç duyulacak internet bağlantısı hazırlanmalıdır. Bütün bu adımlar ayrı ayrı küçük görünür; fakat birlikte düşünüldüğünde hem bütçeyi hem de yolculuk konforunu belirler. Seyahatin kalitesi çoğu zaman gidilecek şehirden çok, hazırlığın ne kadar gerçekçi yapıldığıyla ilgilidir.

Son olarak seyahat planını bir gece bekletip ertesi gün tekrar kontrol etmek de iyi bir alışkanlıktır. İlk bakışta mantıklı görünen saatler, ikinci kontrolde yorucu olabilir; uygun görünen otel, haritada merkeze beklenenden uzak çıkabilir. Acele etmeden yapılan son okuma, hem gereksiz masrafı hem de yolculuk günü yaşanacak stresi azaltır.

Continue Reading

Yaşam

DAHA 17’NİN “MANİFEST”İ ORTAYA ÇIKTI!

Published

on

Kanal D’nin Bodrum’da çekilen yeni dizisi Daha 17, güçlü oyuncu kadrosu, tanıtımları, afişi ve merak uyandıran hikâyesiyle şimdiden dikkatleri üzerine çekmeyi başaradı. Merakla beklenen projenin sanal medyada yayınlanan ön izlemesi heyecanı daha da artırdı. Paylaşılan tanıtımda, son dönemin en popüler gençlik gruplarından Manifest’in “Zamansızdık” şarkısının ilk bölümde kullanıldığı ortaya çıktı. Üstelik bu sürpriz yalnızca ilk bölümle sınırlı kalmayacak; ilerleyen haftalarda grubun farklı şarkıları hikâyeye eşlik edecek.

İŞ BİRLİĞİ HEYECAN YARATTI

Müzik grubu Manifest, hit parçalarıyla geniş bir hayran kitlesine ulaştı. Dizinin hedef kitlesiyle örtüşen bu iş birliği büyük heyecan yarattı. Manifest sevenler ve Daha 17’yi bekleyenler, ön izlemeyi beğeni ve yorum yağmuruna tuttu. Paylaşımlarda, Manifest-Daha 17 dayanışmasının genç izleyiciyle güçlü bir bağ kurulmasına katkı sağlayacağı vurgusu yapıldı.

MANİFEST, ROMANTİZMİ ARTIRACAK

Ekran yolculuğuna 31 Mayıs Pazar akşamı başlayacak olan Daha 17, tanıtımlarında iki farklı profil çizmişti. Bir yanda gerilim ve sırların öne çıktığı bir yapı sunulurken, diğer yanda Aras ile Leyla arasındaki duygusal yakınlaşmayla romantik bir ton yakalanmıştı. Paylaşılan ön izlemede Manifest’in “Zamansızdık” şarkısının hikâyeye eşlik etmesi dizinin enerjisini de ortaya koydu.

GENÇLER HİKÂYENİN MERKEZİNDE

Genç oyuncuların kendi yaş gruplarındaki karakterlere hayat verdiği Daha 17, yurtlarda büyüyen 17 yaşındaki Aras’ın geçmişine ulaşma çabasını merkezine alıyor. Dizi, güçlü bir aile hikâyesini gençlerin gözünden ekrana taşımaya hazırlanıyor.

SEVİLEN İSİMLER DE KADRODA

Yönetmen koltuğunda Emre Kabakuşak’ın oturduğu Daha 17, genç yeteneklerle sevilen isimleri bir araya getiriyor. Kadroda Nesrin Cavadzade, Çağan Efe Ak, Armağan Oğuz, Ceren Ayruk, Ata Yaşat, Dilara Aksüyek, Çağdaş Onur Öztürk, Melis Babadağ, Helin Elveren, Bülent Seyran, Cemal Toktaş, Hakan Meriçliler, Deniz Ali Cankorur, Ezgi Dalgıç, Berra Ahsen Uslu, Batuhan Mora, Efe Musa, Ahmet Can Özer ve Güneş Hayat yer alıyor.

31 MAYIS’TA BAŞLIYOR

Yapımcılığını Yaşar İrvül ve Efe İrvül’ün üstlendiği Daha 17, 31 Mayıs Pazar akşamı saat 20.00’de ilk bölümüyle Kanal D ekranlarında izleyiciyle buluşacak.

Daha 17 Detay

Continue Reading

Yaşam

Cappucino 50 ile Şehir Trafiği Artık Daha Kolay

Published

on

 

Şehir içi ulaşımda trafik sıkışıklığı, park sorunu ve yakıt maliyeti; her gün milyonlarca kişinin karşılaştığı gerçeklerdir. Bu sorunlara pratik, ekonomik ve stil sahibi bir yanıt arayan kullanıcılar için 50 cc scooter kategorisi giderek daha fazla tercih edilmektedir. Cappucino 50, bu kategoride öne çıkan ve günlük kullanımı keyifli kılan kompakt bir scooter modelidir.

Otomatik şanzıman yapısı, düşük yakıt tüketimi ve şehir trafiğine uygun kompakt ölçüleriyle bu model; hem deneyimli sürücülere hem de ilk kez scooter kullanacaklara hitap eder.

 

Cappucino 50 Teknik Özellikleri Nelerdir?

50 cc tek silindirli ve 4 zamanlı motoru; düşük yakıt tüketimi ile uzun ömürlü kullanım açısından bu segmentin en tercih edilen motor yapısı olma özelliğini taşır. 3.15 HP güç ve 3.9 Nm tork değerleriyle günlük şehir içi kullanımında akıcı ve yeterli bir performans sunar.

Otomatik CVT şanzımanı; vites değiştirme zorunluluğunu ortadan kaldırarak trafikte hem rahat hem de dikkat dağıtmayan bir sürüş deneyimi sağlar. Hava soğutmalı motor yapısı ise bakım kolaylığı ve uzun ömür açısından avantajlı bir tercih olarak öne çıkar.

 

50 cc Scooter Neden Avantajlıdır?

50 cc scooterların kullanıcılar için en belirgin avantajlarından biri; MTV ve zorunlu trafik sigortası yükümlülüğünden muaf olmasıdır. Bu özellik; yıllık sahiplik maliyetini belirgin biçimde düşüren pratik bir avantaj olarak öne çıkar.

Yakıt verimliliği açısından da bu segment; dört tekerlekli araçlarla kıyaslandığında ciddi bir maliyet avantajı sunar. Kompakt boyutları sayesinde dar sokak ve otoparkların yoğun olduğu şehir merkezlerinde manevra kolaylığı sağlar.

 

Fren Sistemi Güvenliği Nasıl Destekler?

Cappucino 50; ön disk fren ve arka kampana fren kombinasyonuyla donatılmıştır. Ön disk fren; ani duruşlarda daha güçlü ve kontrollü bir frenleme performansı sunarken arka kampana fren; maliyeti düşük ve bakımı kolay yapısıyla uzun vadeli kullanım için güvenilir bir tercih olma özelliğini korur.

Bu kombinasyon; şehir içi düşük ve orta hız kullanımı için dengelenmiş ve güvenli bir frenleme profili oluşturur.

 

Kimler Tercih Eder?

Araç kullanmak yerine daha pratik ve ekonomik bir ulaşım çözümü arayanlar, kısa mesafeli günlük yolculuklarda zaman kazanmak isteyenler, park sorunuyla boğuşmaktan yorulanlar ve ilk kez iki tekerlekli araç kullanmayı düşünenler Cappucino 50 için uygun bir aday profili oluşturmaktadır.

Otomatik şanzıman yapısı sayesinde sürüş deneyimi olmayanlar için de alışma süreci oldukça kısadır; bu özellik modeli geniş bir kullanıcı kitlesine açık kılmaktadır.

 

Tasarım ve Renk Seçenekleri

Cappucino 50; kompakt ölçüleri ve akıcı hatlarıyla şehirli bir estetik sunar. 1895 mm uzunluğu ve 670 mm genişliğiyle oldukça manüvrabildir. Farklı renk seçenekleri; kişisel tarzı yansıtma açısından alıcıya esneklik tanır. Net ağırlığı 107 kg olan model; hem manevra hem de park kolaylığı açısından avantajlı bir profile sahiptir.

 

 

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri