Connect with us

Genel

Konak, Sınır Tanımayan Kadınlar sergisinde Mirabal’ı konuk ettihaberi

Konak Belediyesi Kadın Müzesi’nde Minou Mirabal’ın katılımıyla gerçekleşen Sınır Tanımayan Kadınlar 25 Sergisinde konuşan Başkan Batur, İstanbul Sözleşmesi vurgusu yaptı.

Published

on

Konak Belediyesi Kadın Müzesi’nde Minou Mirabal’ın katılımıyla gerçekleşen Sınır Tanımayan Kadınlar 25 Sergisinde konuşan Başkan Batur, İstanbul Sözleşmesi vurgusu yaptı. Başkan Batur, “Kadına şiddet sadece kadınların davası değil tüm insanlığın davasıdır. İster özel ister kamusal alanda olsun, kadınlara yönelik şiddeti kabul etmemiz mümkün değil ve asla kabul etmiyoruz” dedi. Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkesinde olmaktan çok mutluyum” diyen Mirabal ise “Mustafa Kemal Atatürk, dünyada insan hakları, demokrasi ve özgürlük için savaşan herkese ilham kaynağı olmuştur” diye konuştu.

 

Konak Belediyesi’nin 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında düzenlediği Gülderen Depas'ın, “Sınır Tanımayan Kadınlar 25” sergisi, Kadın Müzesi’nde açıldı. 62 yıl önce diktatörlükçe katledilen Dominikli Mirabal kardeşlerden Maria Argentina Minerva Mirabal’ın kızı Minerva Josefina Tavzrez Mirabal (Minou Mirabal) sergi açılışının onur konuğu oldu. Açılışa Minou Mirabal ile birlikte ev sahibi Konak Belediye Başkanı Abdül Batur, Geçmiş Dönem Urla Belediye Başkanı Sibel uyar, Ege Kadın Buluşması Platformu Başkanı Şengül Baysak,  Dominik Cumhuriyeti Konsolosluğu temsilcileri,  kadın dernekleri temsilcileri, Konak Belediye Meclis Üyeleri ve muhtarlar katıldı. Müzenin iki katında iki ayrı temada hazırlanan sergide Gülderen Depas’ın resmettiği 25 öncü kadının tablosunun sergisi ilk katta açılırken, ikinci katta ise katledilen kadınların üçüncü sayfa haberleriyle birlikte etkileyici bir şekilde yansıtıldığı sergi yer aldı.

 

Batur: Kadına yönelik şiddeti asla kabul etmiyoruz

Konak Belediye Başkanı Abdül Batur, sergi katılımcılarını “Onur dolu etkinliğimize hoş geldiniz” sözleriyle selamladı ve sanatçı Gülderen Depas ile kadına yönelik şiddete karşı hareketin dünyadaki önde gelen isimlerinden Minerva Mirabal’i konuk etmekten büyük mutluluk duyduğunu belirtti. 1960 yılında Dominik’te diktatörün emriyle vahşice öldürülen 3 kız kardeşten Maria Minerva Mirabal’in kızı Minou Mirabal için “Kadına yönelik şiddetin dünyadaki sembol ismi, bilim insanı, siyasetçi, direnişçi, cesur yürek ve bu konuda yaptığı çalışmalarla örnek bir isim” diyen Başkan Batur, Mirabal’in İzmir’den dünyaya insan hakları ve demokrasi konusunda önemli mesajlar vereceğini ifade etti. Başkan Batur, sözlerine şöyle devam etti:

 

“Kadına yönelik şiddetin her türlüsüne karşı bir belediyecilik anlayışımız ve yaşam biçimimiz var. Kadın dostu bir belediye olmaya çalışıyoruz. Sizlerle beraber, özellikle kadınlara yönelik çalışmalar yapıyoruz. Kadına şiddet sadece kadınların davası değil tüm insanlığın davasıdır. İster özel ister kamusal alanda olsun, kadınlara yönelik fiziksel, cinsel, psikolojik şiddeti kabul etmemiz mümkün değil ve asla kabul etmiyoruz. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için yasal mevzuatın yanında toplumsal zihniyetin de değiştirilmesi çok önemli. Konak Belediyesi olarak biz de toplumsal zihniyetin de değişmesi için farkındalık çalışmaları yapmaktayız. Kadın ve Aile Müdürlüğümüz bünyesinde kadınlara verdiğimiz sosyal ve psikolojik desteğin yanı sıra her yıl 25 Kasım’da düzenlediğimiz etkinliklerle bu soruna dikkat çekmeye çalışıyoruz.”

 

“İstanbul Sözleşmesi yaşatır”

Kadına yönelik şiddet sorununun sadece yerel yönetimlerin çabasıyla değil merkezi iktidarın çözeceği bir sorun olduğunu dile getiren Başkan Batur, yasal düzenleme ve ciddi yaptırımlar gerektiğini söyledi. İstanbul Sözleşmesi’ni işaret eden Başkan Batur, “Bu sorun ancak ve ancak siyasi iktidarın çözeceği bir sorundur. Kadına yönelik şiddet, ciddi yasal düzenlemeler ve ciddi yaptırımların uygulamaya sokulmasıyla çözüme ulaşabilir. İstanbul Sözleşmesi’nin rafa kaldırılması, sorumluluktan kaçmak, kadına yönelik her türlü şiddete göz yummak demektir. Ancak merak etmeyin. Kadınlara inanan, kadınların toplumdaki yerinin hak ettiği noktaya gelmesini sağlayacak, iktidara geldikten sonraki bir hafta içerisinde İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden hayata sokacak bir iktidar geliyor. Hep birlikte çalışmamız; kadınlar, çocuklar ve geleceğimiz için dayanışmayı sürdürmemiz lazım. Çünkü İstanbul Sözleşmesi yaşatır.  Kadına şiddet bir insan hakkı ihlalidir. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nün, toplumda bir farkındalık oluşturulmasını bütün kalbimle temenni ediyorum” diye konuştu.

 

Mirabal: Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkesinde olmaktan çok mutluyum

Minerva Josefina Tavzrez Mirabal, Kadın Müzesi’ndeki sergi açılışında oldukça içten bir konuşma gerçekleştirdi. Türkiye’de olmaktan mutluluk duyduğunu, kendisini Türkiye’ye ilk davet edenin İzmirli kadın kuruluşları olduğunu ifade eden Mirabal, Atatürk vurgusu yaptı ve şunları söyledi:

 

“Türkiye’yi ziyaret etmek için pek çok kez davet edildim ama ilk davet İzmirli kadın kuruluşlarından gelmişti. Burada hikayemizin anlatılmasının ne kadar çok istendiğini bana söylediler. Bu nedenle çok teşekkür ediyorum. Dominik Cumhuriyeti’nden bir kadın olarak, Latin Amerikalı bir kadın olarak, bu dünyada bir kadın olarak, çok önemli bir anma döneminde burada olmaktan mutluluk duyuyorum. Burada olmamın çok önemli nedenleri var ama en önemli iki nedeni sizinle paylaşmak istiyorum. Birincisi, Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkesinde olmaktan çok mutluyum. Mustafa Kemal Atatürk, dünyada insan hakları, demokrasi ve özgürlük için savaşan herkese ilham kaynağı olmuştur. 

 

“Kadınlar insan haklarından tam olarak yararlanamıyor”

Coğrafi olarak uzak iki ülkenin kadınlarının benzer sorunlar yaşadığını anlatan Mirabal, Türkiye ziyaretinin en önemli ikinci sebebinin iki ülke arasında köprü oluşturmak olduğuna dikkat çekti. Mirabal sözlerine şöyle devam etti:

 

“İkinci sebep ise, dünya haritasına baktığımızda coğrafi olarak ne kadar uzak olduğumuzu görüyoruz. Ülkelerimiz arasında, iki ülke arasındaki kadınlar arasında bir köprü oluşturuyoruz. Çünkü dünyanın her yerinde kadınlar benzer sorunlar yaşıyor. Kadınlar sözde sevgi adına cinayetlere kurban gidiyor. İki ülkede de sayılar birbirine çok yakın. Benim ülkemde 36 saatte bir, burada da 24 saate bir, bir kadın öldürülüyor. Demokraside yaşıyoruz ama kadınlar insan haklarından tam olarak yararlanamıyor. Zira ilk insan hakkı, yaşama hakkıdır”.

 

“Dünyanın her yerinde insan hakları, toplumsal cinsiyet hakları saldırı altında”

Konak Belediye Başkanı Abdül Batur’un İstanbul Sözleşmesi’nden bahsettiğini hatırlatan Mirabal, kadın hakları mücadelesinin 62 yıl önce katledilen annesi ve teyzelerinin anılarını canlı tuttuğunu söyledi ve konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

 

“Bütüncül bir bakış açısına ihtiyacımız var. Artık bunun zamanı geldi. Özellikle şimdi bunu yapmalıyız. Çünkü dünya da ileriye doğru değil geriye doğru gitme tehlikesinde. Sayın Belediye Başkanı İstanbul Sözleşmesi’nden bahsetti. Bu, örneklerden sadece biri. Dünyanın her yerinde insan hakları, toplumsal cinsiyet hakları saldırı altında. Bu haklara saldıran liderler seçiliyor. Bu konuda geriye gitme, haklarımızı kaybetme tehlikesi altındayız. Bundan 62 yıl önce, annem Minerva Mirabal ve teyzelerim Patria ile Maria Teresa, dövülerek öldürüldüler. Daha sonra da bir tepeden atıldılar ve buna kaza süsü verilmeye çalışıldı. Diktatörlüğe karşı mücadele eden, insan hakları için mücadele eden aktivistler oldukları için öldürüldüler. Buradaki mücadeleniz için size teşekkür ediyorum. Burada yaptığınız tüm etkinlik ve eylemler onların anısını canlı tutuyor.”

 

Depas’ın resmettiği üç kız kardeşin tabloları müzede yer alacak

Sınır Tanımayan Kadınlar 25 sergisinin sanatçısı Gülderen Depas, 25 öncü kadının resmini yer aldığı sergide Minerva Mirabel’in de bir tablosunu yaptığını, ilk kez sergilenen tabloyu Kadın Müzesi’ne bağışlamak istediğini duyurdu. Müzenin alt katında yer alan serginin yanı sıra ikinci katta da şiddete maruz kalarak vahşice katledilen kadınları anlatan bir sergisi daha 25 Kasım kapsamında açılan Depas, “100 Kadın yüzü projesi kapsamındaki sergimizde Sınır Tanımayan Kadınlar var. Bunlardan biri de Minou Mirabal. Mirabal’i, burada görmekten çok büyük kıvanç ve onur duyuyorum. Ben Minerva Mirabal’in bir yağlı boya resmini yaptım. Resim sergimizde yer alıyor ve bu resmi Kadın Müzesi’ne bağışlamak istiyorum. Patria, ve Maria’nın da resmini yapmayı istiyorum. Üçü, burada yan yana olsun, her zaman analım” dedi.

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Genel

ilan açıp eş aramıştı! Eski eşi Deniz Çelebi’den Midyeci Ahmet hakkında suç duyurusu

Published

on

Açtığı ilanla aradığı eşi bulup geçtiğimiz hafta evlendiğini duyuran ‘Midyeci Ahmet’ olarak bilinen Ahmet Çiçek’in Eski eşi Deniz Çelebi, Çiçek hakkında suç duyurusunda bulundu. Midyeci Ahmet ise bu kez babasına eş aradığını duyurdu.

İlan açıp eş aramıştı! Midyeci Ahmet hakkında suç duyurusu

‘Midyeci Ahmet’ olarak bilinen Ahmet Çiçek ile eski eşi Deniz Çelebi, yeniden mahkemelik oldu. Eski eşi Deniz Çelebi, Ahmet Çiçek’in paylaşımları nedeniyle çocuklarının akran zorbalığına uğradığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Deniz Çelebi, Ahmet Çiçek’in sosyal medyada yaptığı paylaşımlarının da çocuklarını kötü etkilediğini belirterek, suç duyurusuna ‘eş ilanı’ kriterlerini de ekledi.

İLANLA EŞİNİ ARAMIŞTI

Ahmet Çiçek, sosyal medya aracılığıyla eş aradığını duyurmuş ve bir süre sonra aradığı adayla evlendiğini açıklamıştı. Önce babasıyla birlikte kız istemeye giden Çiçek, ardından sevgilisine evlilik teklif etti ve bu anları sosyal medya hesabından paylaştı.

BABASI İÇİN DE EŞ ARAMAYA BAŞLADI

Sosyal medya hesabından yeni bir video yayımlayan Ahmet Çiçek, bekar olan babasını evlendirmek istediğini belirterek takipçilerine seslendi. Babasının niteliklerinden övgüyle bahseden Çiçek, ilgilenen kişilerin iletişime geçebilmesi için babasının sosyal medya hesabını da paylaşımına ekledi.

Screenshot

Continue Reading

Genel

Güneydoğu Basını Adıyaman’da Buluşuyor: Gazeteciler İki Günlük Programda Bir Araya Gelecek

Published

on

İşte o detaylar, GGF’nin Eylül ayı Başkanlar Toplantısı Adıyaman’da gazetecileri aynı programda buluşturacak.

Güneydoğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu (GGF), Eylül ayı Başkanlar Toplantısı için bölgedeki gazetecileri Adıyaman’da buluşturuyor. İki gün sürecek programda hem çeşitli kurum ziyaretleri yapılacak hem de yerel basının gündemindeki sorunlar konuşulacak.

Adıyaman Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Zeki Dişkaya’nın ev sahipliğinde düzenlenecek toplantıya GGF Genel Başkanı Mehmet Çelik’in yanı sıra bölge illerinden gazeteciler ve cemiyet başkanlarının katılması bekleniyor.

Gazeteciler Adıyaman’da kurumları ziyaret edecek

11 Eylül Cuma günü misafirlerin karşılanmasıyla başlayacak programda Adıyaman’daki kamu ve meslek kuruluşlarına ziyaretler gerçekleştirilecek.

Program kapsamında Adıyaman Valiliği, Adıyaman Belediyesi, Adıyaman Üniversitesi, Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası ile Adıyaman İl Jandarma Komutanlığı ziyaret edilecek.

Yerel basının sorunları masaya yatırılacak

Programın ikinci gününde GGF Başkanlar Toplantısı yapılacak. Toplantının ana gündeminde yerel basının ekonomik ve mesleki sorunları yer alacak.

Gazetecilerin çalışma koşulları, bölgesel medya kuruluşlarının yaşadığı sıkıntılar ve mesleki dayanışmanın geliştirilmesi de toplantıda ele alınacak. Gazeteciler karşılıklı görüş alışverişinde bulunarak bölge basınının geleceği hakkında değerlendirmeler yapacak.

Adıyaman ve Kahta’da tarihi ve yerel ziyaretler

Başkanlar Toplantısı’nın ardından gazeteciler Adıyaman’ın önemli tarihi değerlerinden Perre Antik Kenti’ni ziyaret edecek.

Programın devamında Kahta Kaymakamlığı ve Kahta Belediyesi’ne de ziyaret gerçekleştirilecek. Böylece gazeteciler kentteki tarihi ve yerel değerleri yakından görme fırsatı bulacak.

Güneydoğu basını için önemli buluşma

Adıyaman’da gerçekleşecek toplantının, farklı illerde görev yapan gazetecileri bir araya getirmesi bekleniyor. Yerel basının ortak sorunlarının konuşulacağı buluşmada mesleki dayanışmanın geliştirilmesine yönelik görüşler de paylaşılacak.

İki günlük program, düzenlenecek akşam yemeğiyle sona erecek.

 

Continue Reading

Genel

SUWEN, 2025 YILI KÂRININ %90’INI YATIRIMCISIYLA PAYLAŞTI: 100 MİLYON TL TEMETTÜ ÖDEMESİ TAMAMLANDI

Published

on

2025 yılı faaliyet dönemine ait brüt 100 milyon TL nakit temettü dağıtımını 2 Eylül 2026 tarihi itibarıyla tamamlayan SUWEN, elde ettiği net kârın yaklaşık %90’ını ortaklarıyla paylaştı. SUWEN bu oranla, BIST perakende tekstil sektöründe kârını yatırımcısıyla en çok paylaşan şirketlerden biri oldu. 

 

Türkiye kadın iç giyim, ev giyim ve plaj giyim (KİEP) sektörünün önde gelen şirketlerinden SUWEN sektörel zorluklara karşın operasyonel başarısını güçlü finansal disipliniyle sürdürerek 2025 faaliyet yılını verimli bir performansla geride bırakmıştı. 31 Aralık 2025 tarihli enflasyon muhasebesi uygulanmış finansal tablolarında, 31 Aralık 2025 satın alma gücüyle 111,1 milyon TL net dönem kârı açıklayan SUWEN, Genel Kurul tarafından onaylanan toplam 100 milyon TL brüt nakit kâr payını ortaklarına dağıttı. Böylece şirket, 2025 yılı net dönem kârının yaklaşık %90’ına karşılık gelen tutarı yatırımcılarıyla paylaşmış oldu.Süreç kapsamında hisse başına brüt 0,1785714 TL (net 0,1517856 TL) kâr payı ödemesi gerçekleştirildi.

Ali Bolluk: “Sürdürülebilir Kârlılığımızı Yatırımcılarımızla Paylaşıyor, 2026 Hedeflerimize Kararlılıkla İlerliyoruz”

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan SUWEN Genel Müdürü Ali Bolluk, şunları söyledi:

“2025 yılı, perakende tekstil sektörü açısından operasyonel verimliliğin ve nakit yönetiminin kritik önem taşıdığı bir yıl oldu. SUWEN olarak, zorlu piyasa koşullarına rağmen sağlıklı finansal yapımızı koruyarak yılı 111 milyon TL net dönem kârı ile kapattık. Genel Kurulumuzca onaylanan 100 milyon TL’lik brüt nakit temettü dağıtımını 2 Eylül 2026 tarihi itibarıyla tamamladık.

Elde ettiğimiz net kârın yaklaşık %90’ını yatırımcılarımıza aktararak, BIST perakende tekstil sektöründe kârını yatırımcısıyla en yüksek oranda paylaşan önde gelen şirketlerden biri olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Geçmiş yıl kârlarına ihtiyaç duymadan, 2025 yılı kârımızdan gerçekleştirdiğimiz bu dağıtım, şirketimizin güçlü finansal yapısının ve yatırımcılarıyla yarattığı değeri paylaşma yaklaşımının bir göstergesidir.”

2026 yılının faaliyetlerini etkin bir şekilde yönetmek ve portföy verimliliğini artırma odaklı geçmekte olduğunu belirten Ali Bolluk, sözlerine şöyle devam etti:

“2026 yılına ilişkin hedeflerimiz doğrultusunda da adımlarımızı kararlılıkla atmaya devam ediyoruz. Hem yurt içi mağaza ağımızı stratejik lokasyonlarla büyütmeyi hem de yurt dışındaki görünürlük ve erişimini artırarak küresel ölçekteki marka bilinirliğimizi derinleştirmek için çalışıyoruz. Yılın ikinci çeyrekteki karlılığımız tüm bu çalışmaların doğru sonuçlar verdiğinin kanıtı oldu. Mağazacılık ve e-ticaret kanallarını birlikte büyütürken güçlü ürün portföyümüzle 2026 yılında da sürdürülebilir kârlılığımızı koruyarak tüm paydaşlarımıza değer üretmeyi sürdüreceğiz. Bizlere güvenen tüm ortaklarımıza ve yatırımcılarımıza teşekkür ederim.”

 

SUWEN Hakkında:

Faaliyetine 2003 yılında başlayan SUWEN Tekstil San. ve Tic. A.Ş. Türkiye kadın iç giyim, ev giyim ve plaj giyim (KİEP) sektöründe faaliyet gösteriyor. SUWEN ürünleri, yurtiçi ve yurtdışında perakende mağazacılık, e-ticaret ve toptan satış kanalları üzerinden satışa sunuluyor. Bağımsız danışmanlık şirketi Deloitte’nin 2021 Sektör Raporu’na göre iç giyim mağaza zincirleri arasında en büyük 5 marka içinde mağaza sayısı artışına göre, Türkiye’nin en hızlı büyüyen Kadın İç Giyim perakende markası olan SUWEN 2022 yılında yurtdışı pazarına hızlı bir giriş yaptı. 30 Haziran 2026 tarihi itibarıyla Türkiye’de 195 mağaza yanında Kıbrıs’ta 2, Romanya’da 7 mağaza ve diğer ülkelerdeki bayi mağazalarıyla birlikte yurtdışında toplam 19 mağazaya, toplamda ise 214 satış noktasına ulaşmış oldu. Nisan 2022’de halka açılan SUWEN halen Borsa İstanbul’da Yıldız Pazar’da işlem görüyor. 

 

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri