Connect with us

Sağlık

Kolon Polipleri Hakkında Doğru Sanılan 5 Yanlışhaberi

Kalın bağırsak (kolon) kanserini önlemek mümkün, ama!   Bu hastalık erkeklerde daha fazla görülüyor!   Fazla kilo, sigara, alkol, sağlıksız beslenme ve ailesel etkenler derken son yıllarda giderek yaygınlaşan kalın bağırsak (kolon) kanseri, ülkemizde kadınlarda ve erkeklerde en sık görülen kanserler arasında ikinci sırada yer alıyor.

Published

on

Kalın bağırsak (kolon) kanserini önlemek mümkün, ama!

 

Bu hastalık erkeklerde daha fazla görülüyor!

 

Fazla kilo, sigara, alkol, sağlıksız beslenme ve ailesel etkenler derken son yıllarda giderek yaygınlaşan kalın bağırsak (kolon) kanseri, ülkemizde kadınlarda ve erkeklerde en sık görülen kanserler arasında ikinci sırada yer alıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Dişibeyaz, kalın bağırsak kanserinin önlenebilir bir kanser olduğunu belirterek “Kalın bağırsağın yüzeyel yapısında gelişen kolon polipleri kalın bağırsak kanserinin öncü belirtilerindendir. Ancak kolon polipleri hiçbir belirti olmaksızın bağırsağımızda bulunabilirler. Bulundukları yer, sayı, büyüklük ve tiplerine göre kolon kanseri riski taşırlar. Günümüzde 50 yaş üzerinde yaklaşık her 4 kişiden 1’inde bulunan ve erkeklerde daha fazla görülen kolon polipleri kolonoskopide tespit edilip çıkartıldığında kanser de önlenmiş olur. Bu nedenle 50 yaşından itibaren hekimin önereceği aralıklarla kolonoskopi yaptırmak yaşam kurtarıcı olmaktadır.” diyor. Kolon polipleri ve kolonoskopi hakkında yanlış bilgilerin de erken teşhis ve tedaviyi olumsuz etkilediğini vurgulayan Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Dişibeyaz, kolon polipleri hakkında toplumda doğru sanılan 5 yanlışı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. 

 

Hiçbir şikayetim yokken kolonoskopi yaptırmam gereksiz: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Hiçbir şikayetiniz olmadan da kolonoskopi yaptırmanız gerekebileceğini belirten Prof. Dr. Selçuk Dişibeyaz “Çünkü kalın bağırsak kanserinin öncü göstergesi olabilen kolon polipleri hiçbir belirti olmaksızın bağırsağımızda bulunabilirler. Doktorunuzun yaptığı karın muayenesinde de hiçbir bulgu göstermezler. Bu sebeple kalın bağırsaklar yüksek riskli kişilerde daha genç yaşlarda ve 50 yaş üzerindekilerde bir şikayet olmasa bile ışıklı kamera bulunduran endoskopik yöntemler ile tetkik edilmelidir. Kolonoskopi olarak adlandırılan bu yöntem, hekiminizin önereceği aralıklarla mutlaka düzenli olarak yaptırılmalıdır.” diyor.      

 

Sağlıklı besleniyor, spor yapıyorum. Bende kolon polibi olmaz: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Prof. Dr. Selçuk Dişibeyaz kolon polibi riskini azaltmada sağlıklı yaşam tarzının olumlu katkısı olduğunu ancak kolon poliplerinin oluşumunda çok sayıda risk faktörü bulunduğunu belirterek şöyle konuşuyor: “Özellikle 50 yaş ve üzeri olmak, erkek cinsiyet, fazla kilolu olmak, sigara ve alkol kullanmak, ailede kolon polibi veya kolon kanseri hikayesi olması kolon polibi riskini artırır. Yani başka bir ifade ile, 50 yaşındaki bir kişi, 40 yaşındaki bir kişiden daha fazla kolon polibi bulundurma riskine sahip olduğu gibi; fazla kilolu bireyler de zayıf yapılı bireylere göre daha fazla kolon polibi ile karşılaşırlar. Bu oran erkeklerde biraz daha fazladır. Lifli gıdalar, yeşillik, baklagil ve meyve tüketmek, Akdeniz diyeti, kırmızı et tüketimini azaltmak kolon polibi oluşma riskini azaltabilir ama kesinlikle ortadan kaldırmaz.” 

 

Kolonoskopi bağırsaklarıma zarar verebilir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Kolonoskopi, pek çok açıdan insanlarda korku, utanma, beklenmedik bir hastalık ile karşılaşma stresi ve ağrı olabileceği gibi kaygılara yol açabilse de, kolonoskopinin güvenli bir tetkik olduğunu vurgulayan Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Dişibeyaz “Kolonoskopi tarihte 1806’dan başlayarak, günümüze dek tekniği, kalitesi, kapasitesi geliştirilerek tıpta kullanılagelmektedir. Elbette her girişimsel işlemin hastanın yaşına ve mevcut ek hastalıklarına göre değişen riskleri bulunabilir. Ancak bu günümüzde oldukça düşük oranlarda kalmaktadır. Sıkça sorulan ‘bağırsak delinmesi’ gibi riskler aslında onbinde bir olarak bildirilmektedir. Üstelik nadir de olsa karşılaşacağımız kanama, delinme gibi durumların gelişen tıp teknolojisi sayesinde yine kolonoskopi esnasında başarıyla tedavisi de mümkün olabilmektedir.” diyor. 

 

Kolonoskopi yerine başka tetkik yaptırsam da olur: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Kolonoskopinin, bağırsağı değerlendirmede en önemli tetkik metodu olduğunu, sadece tanı değil tedavide de çok önemli rol oynadığını belirten Prof. Dr. Selçuk Dişibeyaz şöyle konuşuyor: “Bağırsağın iç yapısını değerlendirmede bugün için kolonoskopiye eşdeğer bir alternatif bulunmamaktadır. Kapsül endoskopi gibi gelişmiş yöntemler veya ileri radyolojik incelemeler (Bigisayarlı Tomografi gibi) kalın bağırsağın değerlendirmesinde elbette kullanılabilir; ancak bunlar dolaylı, sadece tanı sağlayan ve daha az zahmetli olduğu da tartışmalı olan yöntemlerdir. Üstelik bu yöntemler yaptırılsa da kesin tanı, biyopsi veya tedavi amacıyla yine kolonoskopi gerekebilir.” 

 

Bir kez kolonoskopi oldum, bir daha yaptırmama gerek yok: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Bağırsak poliplerinin tekrarlayabildiğini, her bir polibin kendine has bir alt yapıya sahip olduğunu ve bulunduğu yer, sayı, tipe göre karakterinin, davranışının değiştiğini söyleyen Prof. Dr. Selçuk Dişibeyaz “Bu nedenle kolonoskopinin sonucuna göre hekimin belirteceği belirli zaman aralıklarında düzenli olarak kolonoskopi yaptırarak, bu polipler görüldüğünde alınmalıdır. Yine bağırsağın iltihabi hastalıkları ve damarsal hastalıkları da belli aralıklarla endoskopik takip gerektirirler. Birden çok kolonoskopi olmak sağlık için bir tehdit değil, aksine bağırsak kanserine karşı koruyucu, önleyici ve tedavi edicidir.” diyor. 

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri