Sağlık
Koç Üniversitesine Avrupa Araştırma Konseyi’nden 7,1 Milyon Avro Destek
Koç Üniversitesi farklı disiplinlerden dört araştırması için Avrupa Araştırma Konseyi’nden (ERC) toplam 7,1 milyon avroluk destek almaya hak kazandı. Bu yıl Türkiye’den ERC desteğiyle bilime katkı sağlayacak projeler moleküler biyoloji ve hastalıkların tanımlanması, demokratik gerilemenin dinamikleri, çevre dostu lojistik çözümler, enerji ve fotovoltaik teknolojiler gibi farklı araştırma alanlarına dikkat topluyor.
En özgün ve yenilikçi bilimsel araştırmalara sağladığı fonlarla bilinen Avrupa Araştırma Konseyi (ERC), Avrupa’nın bilimsel alanda en prestijli kurumları arasında yer alıyor. Bu yıl tüm Avrupa’dan aldığı üç bine yakın başvurunun %14’üne hibe sağlayan ERC’nin Türkiye’den desteklediği dört projenin tamamı da Koç Üniversitesi imzası taşıyor. Dört yeni projesiyle bu yıl toplam 7,1 milyon avro hibe almaya hak kazanan Koç Üniversitesi’nin ERC tarafından desteklenen proje sayısı 9 yıl gibi bir sürede 27’ye erişti. Koç Üniversitesi, Türkiye’den ERC desteğini alan 45 araştırmanın yarısından fazlasına ev sahipliği ediyor.
Türkiye’nin bu yıl ERC desteğiyle bilime katkı sağlayacak projeleri, Koç Üniversitesi bünyesinde yürütülen farklı araştırma alanlarına odaklanıyor: Doç. Dr. Elif Nur Fırat Karalar’ın 1,6 milyon avro destekli “Sentriyolar Satelitlerin Biyolojisinin Araştırılması-SatelliteHomeost

Elif Nur Fırat Karalar’a İkinci Kez Fon Desteği
Koç Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nden Doç. Dr. Elif Nur Fırat Karalar Avrupa genelinde yaşam bilimleri alanında üst üste iki kez ERC başlangıç düzeyinde fon desteği almaya hak kazanan ilk araştırmacı oldu. İlk ERC başlangıç desteğini 2015’te alan Doç. Dr. Elif Nur Fırat Karalar, Hücre İskeleti Araştırma Laboratuvarı’nda yürüttüğü temel bilim odaklı araştırma projeleriyle obezite, körlük, böbrek kisti, infertilite gibi gelişimsel bozuklukları ve kanser, şizofreni gibi hastalıklara sebep olan hücresel bozuklukları tanımlamayı hedefliyor. Doç. Dr. Karalar’ın ikinci ERC desteğine layık görülen “SatelliteHomeostasis” adlı yeni projesi, hücreden hücreye yapısal olarak farklılık gösterdiğini keşfettiği yeni bir organel (hücre içinde bulunan özelleşmiş yapılar) olan sentriyolar satelitlerin nasıl oluştuğunu ve görev yaptığını ortaya koymayı amaçlıyor. Doç. Dr. Karalar, bu çalışmanın memeli hücrelerinin nasıl çalıştığını ve hastalık durumunda neden bozulduğunun anlaşılmasına yardımcı olacağını, bu sayede de gelişimsel bozuklukların ve kanser gibi hastalıkların tanı ve tedavisinde önemli bir katkı sağlanabileceğini düşünülüyor.

Doç. Dr. Aytaç, Bireylerin Demokratik Tutumuna Etkisini İnceliyor
Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Doç. Dr. Selim Erdem Aytaç, “Duygusal Kutuplaşma ve Demokratik Tutumlar” projesiyle bireylerin kendi görüşlerine karşıt olarak gördükleri siyasi parti destekçilerine karşı geliştirdikleri antipati, güvensizlik ve olumsuz duyguların etkilerini inceliyor. Bu süreçte ortaya çıkan duygusal kutuplaşmanın kişilerin demokratik tutumlarına nasıl etkide bulunduğuna odaklanan Doç. Dr. Aytaç bu proje aracılığıyla birçok ülkeden karşılaştırmalı veriler ortaya koymayı ve bu sayede literatüre ayrıştırıcı bir katkı sunmayı hedefleniyor. Bireylerin demokrasiye yaklaşımlarının ve bu bağlamda duygusal kutuplaşmanın sebep olabileceği zedeleyici etkilerinin de ortaya konacağı projeyle duygusal kutuplaşmayı azaltacak güvenilir müdahaleler sunulması da amaçlanacak. Doç. Dr. Aytaç, bu fon ile bir araştırma ekibi kurup, birçok ülkede yuvarlak masa toplantıları, anketler ve deneyler organize edilecek.

Dr. Barış Yıldız Çevre Dostu Çözümleri Araştırıyor
Koç Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Barış Yıldız’ın geleceğin şehir içi lojistik sistemlerini tasarlayıp bunun için gerekli teori, kavram ve modelleri geliştirmeyi amaçladığı araştırması ise ERC’den lojistik alanında hibe alan ilk proje oldu. Şehir içi lojistiği bir iş problemi olmaktan ziyade toplumsal bir ihtiyaç olarak tanımlayan GoodMobility, toplumsal faydayı en üst seviyeye çıkaracak yeni ulaşım teknolojilerini ve iş modellerini hayata geçirmek üzere çalışacak. Şehirlerin yenilikçilik kapasitelerini kamu-özel iş birliklerinden de faydalanarak en etkili şekilde değerlendirmeyi öngören bu projeyle, şehir sakinlerine hayat kalitelerini artıracak ürün ve hizmetlerin çok daha hızlı, ekonomik ve çevreci bir şekilde ulaştırılması hedefleniyor. Dr. Yıldız, bu ERC desteğiyle yetenekli genç araştırmacılardan oluşan çok disiplinli bir araştırma takımı kurmayı, mega şehir ölçeğinde veri analizinden de faydalanarak kapsamlı saha araştırmaları yürütmeyi ve bu sayede yeni modeller geliştirmeyi planlıyor.
Türkiye’den fotovoltaik teknolojileri alanında ERC desteği alan ilk projenin, uzay çalışmalarına katkı sağlaması hedefleniyor
Koç Üniversitesi ev sahipliğinde başvurusu kabul edilen Suudi Arabistan’daki Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (KAUST) araştırmacılarından Dr. Erkan Aydın ve ekibi, INPERSPACE projesiyle “yeni uzay çağında” ihtiyaç haline gelen yüksek verimli ve düşük maliyetli tandem güneş pilleri geliştirmeyi amaçlıyor. Uzayın zorlu koşullarında çalışabilecek malzemelerle üretilecek bu güneş pilleri gerçek uzay koşullarında test edilecek. Proje çıktılarının son dönemde dünya çapında hız kazanan uzay faaliyetlerinin insanlık yararına daha etkili kullanımına önemli katkılar yapması bekleniyor. Türkiye’nin fotovoltaik (güneş enerjisinden elektrik eldesi) teknolojileri alanında ERC desteği almaya hak kazanan bu ilk projesiyle perovskit yarı iletken malzemelerin başka elektronik aygıtlarda kullanıldığı yeni uygulamaların da önü açılacak. Ayrıca, bu proje ile Dr. Erkan Aydın yurt dışından başvurarak Türkiye’den bir üniversitenin ev sahipliğinde ERC desteği almaya hak kazanan ilk araştırmacı oldu.(BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
