Sağlık
ICF Türkiye, Koçluk-Terapi İlişkisini Ele Aldı haberi
ICF Türkiye,uzun bir aradan sonra ilk defa, Workinton Levent'te fiziksel olarak gerceklesen"Koçlar Buluşması"etkinliğinde, ülkemizin farklı şehirlerinden200'eyakın profesyonel koç bir araya geldi.
ICF Türkiye,uzun bir aradan sonra ilk defa, Workinton Levent'te fiziksel olarak gerceklesen"Koçlar Buluşması"etkinliğinde, ülkemizin farklı şehirlerinden200'eyakın profesyonel koç bir araya geldi.
Koçluk mesleğinin global çatı kuruluşu ICF'in (Uluslararası Koçluk Federasyonu) ülkemizdeki tek yetkili temsilcisi ICF Türkiye, pandemi nedeniyle 3yıl aradan sonra fiziki olarak düzenlediği "Koçlar Buluşması"etkinliğinde, ülkemizin farklı şehirlerinden 200'e yakın profesyonel koçu bir araya getirdi.
60 profesyonel koçun gönüllü olarak hizmet verdiği çalışma kurullarının faaliyetlerinin sunulduğu etkinlikte; farklı iletişim deneyimlerine sahne olan bir "Networking" atölye çalışması ve "Psikolog Koçlar Koçluğu Konuşuyor" isimli bir de panel gerçekleştirildi. Hem profesyonel koç olan hem de psikoloji eğitimi almış 3uzmanın katıldığı panelde, "profesyonel koçluk-terapi" ilişkisi ele alındı ve farklı vesilelerle kamuoyunun da gündemine gelen, her iki meslek alanının birleşim ve ayrım noktaları ortaya kondu.
ICF Türkiye'nin çalışma kurullarından gönüllü hizmet veren profesyonel koç sayısı 60'a ulaştı… Diğer derneklerle ortak Bilim Kurulu geliyor…
Etkinliğin açılış konuşmasında, öncelikle bugüne kadar hizmet veren tüm ICF Türkiye Başkan ve Yönetim Kurulu Üyelerine ve şu anda ICF Türkiye'nin farklı çalışma gruplarında gönüllü hizmet veren 60profesyonel koça teşekkür eden ICF Türkiye Başkanı Yunus EmreŞentürk; "Gönüllü olarak çalışan meslektaşlarımız, gerçekten işlerinden, ailelerinden feragat ederek, canla başla çalışıyorlar. Kendilerine şükranlarımı bir kez daha sunuyorum. Bugün aramızda temsilcileri bulunan diğer koçluk derneklerine de işbirlikleri için teşekkür ediyorum. Yakında ortak bir Bilim Kurulu oluşturacağız ve güzel işlere imza atacağız." dedi.
Türkiye'de Global Zirve
2023 yılında hayata geçirecekleri çalışmalardan da bahseden ICF Türkiye Başkanı Yunus Emre Şentürk, sözlerini şöyle tamamladı: "Öncelikle 2 önemli müjdem var: İlki, ICF Global kapsamında 13 ülkenin lokal ICF'lerinin katılacağı OnlineZirveye ev sahipliği yapacak olmamız. Bu global koçluk sinerjisi anlamında çok önemli bir fırsat. İkinci ise, 2 yılda bir düzenlediğimiz ve seçtiğimiz tema ile gündem belirlediğimiz Koçluk Konferansı'mız. Her iki etkinliğimizi de, 2023 yılında koçluk mesleği adına bir ivme yakalama fırsatı olarak görüyoruz. Ayrıca her sene düzenlediğimiz Koçluk Haftası kutlamaları da bu ivmeyi güçlendirecektir."
"Psikolog Koçlar Koçluğu Konuşuyor"
Hem psikoloji eğitimi almış hem de uzun yıllardır profesyonel koç olarak kariyerlerini sürdüren, Sema Kayahan Süvarioğlu, Ayşen Özcanoğlu ve Seden Limoncuoğlu'nun katıldığı ve ICF BaşkanıYunus Emre Şentürk ve ICF Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Beyza Erdem Balcı'nın moderatörlük yaptığı panelde, "profesyonel koçluk-terapi" arasındaki ilişkiler ayrıntılarıyla ele alındı.
Süvarioğlu: "Profesyonel açıdan hem koçluk hem mentorluk hem de psikologluk şapkalarını bir arada taşıyorum ve her üç alanın kural ve çerçevelerine özen göstererek, bir anlamda bütünsel yaklaşıyorum."
Panelistlerden Sema Kayahan Süvarioğlu öncelikle, terapi uzmanlık alanıyla, psikologluk uzmanlık alanlarının ayrımını netleştirerek, şöyle konuştu: "İnsanların algısında genellikle psikolog dendiğinde, terapistlik şekilleniyor. Oysa APA'nın (American Psychological Association) belirlediği, spor psikolojisi, sağlık psikolojisi vb. 146 adet alt psikoloji alanı var. Ben aslında profesyonel açıdan hem koçluk hem mentorluk hem de psikologluk şapkalarını bir arada taşıyorum ve her üç alanın kural ve çerçevelerine özen göstererek, bir anlamda bütünsel yaklaşıyorum."
Özcanoğlu: "Her iki alanında uğraştığı materyal insan ama sınırları iyi çizmek çok önemli."
Koçluk mesleğini yaparken de insan ve onun psikolojisiyle çalışıldığını vurgulayan Ayşen Özcanoğlu ise; tam da bu nedenle her iki alanın benzeşen noktalarını çok önemsediğini ifade ederek; "Özünde her iki alanın da uğraştığı şey, insanın kendi keşif yolculuğuna destek olunmasıdır. Ben bir psikolog ve koçum amaterapi yapmıyorum. Bir noktadan sonra sınırları iyi çizmek çok önemli. Eğer koçluk verdiğim kişinin bir terapiste ihtiyacı olduğunu düşündüğümde bunu kendisine söylüyorum ve yönlendiriyorum. Ama koçluk ve psikologluk alanlarında sınırlar, terapistlik ile karşılaştırıldığında bu kadar kesin değil. 'Buraya kadar koçluk bilgimi, bundan sonra psikologluk bilgimi kullanacağım…' gibi bir ayrım mümkün değil. " dedi.
Limoncuoğlu: "İnsan biyo-sosyal-psiko bir varlık. Biyo kısmını doktorlara bırakıyorum. Psikoloji kısmı terapistlerin ve sosyal kısmı koçların alanı…"
Her iki meslekte de insanlarla çalışıldığı fikrine katıldığını vurgulayan Seden Limoncuoğlu ise, "İster koçluk, ister terapi ve isterse yöneticilik olsun, insanlarla çalışılıyor ve insanlarla sonuç alınıyor. Koç da olsanız, terapist de, sonuçta bir güven ilişkisi içinde hayatını açıyor insanlar size. Her iki dalın da birbirlerini beslediklerini düşünüyorum. Koçluğun gücü, iş dünyasındaki bireylerin hedefe odaklanmalarının desteklenmesi, güçlü yönlerinin onlara hatırlatılması ve heybelerden akla gelemeyen araçların çıkarılması gibi unsurlardadır. Ayrıca, sürdürebilirliğin bu derece önemli olduğu bir dönemde kurumlar çalışanlarına kesinlikle terapi servisi de verdirmeliler. Ve paralel bir şekilde, koçvari liderlik çalışmaları, koçların yetiştirilmesi, koçluk servisi verilmesi de bir diğer hayati nokta. Her üç alnında ayrım noktalarını ise şöyle belirtmek isterim: İnsan biyo-sosyal-psiko bir varlık. Biyo kısmını doktorlara bırakıyorum. Psiko kısmı zaten net, terapistlerin alanı. Ve bir yanda da sosyal bir varlığız biz. Ailede varız, çalışma hayatında varız, farklı kimliklerimiz arasında gidip geliyoruz. İşte burada da koçluk devreye giriyor. " dedi.
Koçlar Buluşması etkinliğinde ayrıca, ICF Türkiye Başkan Yardımcısı ve Projeler ve Araştırma Kurulu Başkanı Çakır Dilek Yunar; Sayman Oya Fadıloğlu; Genel Sekreter Serdar Samsun; Yönetim Kurulu üyesi ve Üye İlişkileri ve Eğitim Kurulu Başkanı Esra Miller; Yönetim Kurulu Üyesi ve Mesleki İç Düzenleme ve Etik Kurulu Başkanı Filiz Gündoğdu ve Yönetim Kurulu Üyesi ve Pazarlama, Dijital ve Sosyal Medya Kurulu Başkanı Beyza Erdem Balcı, kurullarının çalışmalarıyla ilgili bilgiler verdiler.
Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
