Kategori: Ekonomi

  • Nurus Yönetim Kurulu’nda kadın gücühaberi

    Nurus Yönetim Kurulu’nda kadın gücühaberi

    Türkiye’nin öncü profesyonel mobilya üreticilerinden Nurus’un Yönetim Kurulu’na iki yeni isim katıldı. Sektörün deneyimli üst düzey yöneticilerinden İdil Türkmenoğlu ve İlknur İlkyaz Gül’ün Bağımsız Yönetim Kurulu üyesi olarak atanmalarıyla birlikte, Nurus Yönetim Kurulu’ndaki kadın yönetici oranı yüzde 50’ye yükseldi.

     

    95 yıllık köklü geçmişiyle tanınan ofis mobilyası markası Nurus’ta önemli atamalar gerçekleşti. İdil Türkmenoğlu İnsan, Kültür ve Sürdürülebilirlikten Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi, İlknur İlkyaz Gül ise Teknoloji ve Girişimcilikten Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev alacak. Yönetim Kurulu’na atanan iki yeni isimle birlikte, Ankara Sanayi Odası’nın ilk kadın üyesi Birten Gökyay’ın da kurucu ortağı olduğu Nurus’un yönetim kurulunda kadın üye oranı yüzde 50’ye yükseldi. Nurus’ta tasarım ve mühendislik pozisyonlarının yüzde 70’i kadınlar tarafından yürütülüyor, AR-GE merkezinde çalışanların ise yüzde 43’ünü kadınlar oluşturuyor. 

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • KOBİ’lerin Üçte İkisi 2023 Yılında Uzaktan BT Desteğine Yatırım Yapmayı Planlanıyorhaberi

    KOBİ’lerin Üçte İkisi 2023 Yılında Uzaktan BT Desteğine Yatırım Yapmayı Planlanıyorhaberi

    • Dynabook tarafından yapılan araştırmaya göre Avrupa'daki KOBİ'lerin neredeyse yarısı BT altyapılarında yaşanan kesintiler nedeniyle yılda çalışan başına en az 12 iş günü kaybediyor.
       
    • Siber güvenlik, bulut tabanlı çözümler ve uzaktan BT desteği, Avrupa genelinde en önemli BT yatırım öncelikleri arasında yer alıyor.
       
    • KOBİ'lerin yüzde 44'ünün BT altyapılarına yönelik bütçelerini artırmaları nedeniyle BT harcamalarında artış yaşanıyor.

     

    Dynabook’un "Hibrit Çalışma Modelini Kalıcı Hale Getirme KOBİ Rehberi"ne göre Avrupa genelindeki KOBİ’lerin yüzde 67’si hibrit çalışmanın zorluklarının üstesinden gelemiyor. BT çözümlerini hibrit çalışma için optimize edemediğini ortaya koyan "Hibrit Çalışma Modelini Kalıcı Hale Getirme KOBİ Rehberi" (An SMB Guide to Making Hybrid Working Permanent) başlıklı yeni araştırmanın sonuçları BT bütçelerinin Avrupa genelinde arttığını gösteriyor. Araştırma, KOBİ'lerin önümüzdeki bir yıl içinde BT yatırımlarında siber güvenlik (yüzde 46), bulut tabanlı çözümler (yüzde 46) ve uzaktan BT desteği (yüzde 40) olmak üzere üç alana öncelik vereceğini gösteriyor. Çalışanları cihazlarla donatmak (yüzde 40) bir diğer popüler öncelik alanı olarak öne çıkıyor.

     

    Araştırma sonuçları, BT bütçelerinin Avrupa genelinde arttığını gösteriyor. Özellikle İngiltere'de KOBİ'lerin yüzde 54'ü geçen yıla kıyasla bu yıl daha yüksek bir BT bütçesine sahip olduklarını belirtiyor. Fransa'da bu rakam yüzde 48 iken İspanya'da ise yüzde 46 düzeyinde. Çalışmaya katılanların yalnızca yüzde 22'si BT bütçesinde geçen yıla kıyasla düşüş olduğunu belirtiyor. 

     

    Dynabook Europe GmbH Başkanı Damian Jaume, "Hibrit çalışma güvenlik, üretkenlik ve güvenilirlikle ilgili çeşitli sorunları da beraberinde getirmesi nedeniyle Avrupa'da faaliyet gösteren KOBİ'lerin her zamankinden daha karmaşık bir BT ortamda çalıştıklarını ortaya koyuyor. Herkese uyan tek bir yaklaşım olmasa da ekonomik zorlukların yaşandığı günümüzde bütçelerin çok daha geniş bir alana yayılması gerektiği su götürmez bir gerçek.   Hibrit çalışma modelini kalıcı hale getirmeyi amaçladıklarından, KOBİ'lerin güvenilir, uygun maliyetli ve güvenli teknolojilere yatırım yapmaya ve bunları uygulamaya öncelik vermeleri büyük önem taşıyor" dedi.

     

    BT kesintileri en önemli endişeler arasında yer alıyor

    Ofislerde çalışmayı gerektiren geleneksel çalışma modelinden hibrit çalışma modeline geçiş, birçok operasyonel zorluğu da beraberinde getirdi. BT altyapısında yaşanan kesintilerin en aza indirilmesi katılımcıların yüzde 51’i için en önemli zorluklardan biri olarak ortaya çıkıyor.  Avrupa'da faaliyet gösteren KOBİ'lerin neredeyse yarısı, BT altyapısında yaşanan kesintiler nedeniyle çalışan başına ayda en az 7 saat (yılda 12 gün) vakit kaybediyor ve bu KOBİ'lerin yalnızca yüzde 16'sı çalışanlarını tamamen destekleyecek yeterli BT kaynağına sahip olduğuna inanıyor. Yüzde 36'sı yeterli BT güvenlik çalışanına sahip olmadığını, yüzde 34'ü ise  yeterli BT çalışanına sahip olmadığını belirtiyor.

     

    Kaynakların bu derece az olması nedeniyle KOBİ'lerin BT yönetimini basitleştiren, işgücü genelinde güvenlik ve üretkenliği sürdürebilen daha uygun maliyetli ve güvenilir teknoloji çözümlerine yönelmelerini görmek şaşırtıcı değil. KOBİ'lerin yüzde 64'ü dizüstü bilgisayarlarla ilgili satın alma kararlarının pandemi öncesine göre daha çok önemli olduğunu düşünüyor. Benzer şekilde Sanal Masaüstü Altyapıları (VDI) (yüzde 55), sınır bilişim çözümleri (yüzde 52) gibi gelişmekte olan teknolojiler, çalışanlar için son derece güvenli ancak üretken bir uzak ortam sağlama yetenekleri nedeniyle bu kategoride üst sırada yer alıyor.

     

    Güvenlik önemini korumaya devam ediyor

    İşletmeler, sürekli gelişen siber tehdit ortamıyla mücadele ederken siber güvenlik en önemli önceliklerden biri olmaya devam ediyor. Çalışma, KOBİ'lerin yüzde 45'inin güvenliği (ağ güvenliği yüzde 24, cihaz güvenliği yüzde 21) pandemi döneminde BT süreçlerinin yönetilmesi en zor unsuru olarak gördüğünü ortaya koydu. Siber güvenliğin, veri merkezlerinden çalışanların kullandıkları cihazlara kadar BT altyapısının tüm unsurlarını desteklemesi büyük önem taşıyor.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Kurumsal yatırımcılar dijital varlıklara hakim olmaya hazırlanıyorhaberi

    Kurumsal yatırımcılar dijital varlıklara hakim olmaya hazırlanıyorhaberi

    Huobi Global CFO’su Lily Zhang, kurumsal yatırımcıların dijital varlıklar alanında artan hakimiyetini değerlendirdi.

     

    Son aylardaki kripto piyasalarındaki çalkantı, istikrarsız piyasalar konusunda başarılı olduğu bilinen bir yatırımcı kategorisini çekti: Hedge fonları. Kantitatif teknoloji şirketi SigTech tarafından ikinci çeyrekte yapılan bir anket, hedge fon yöneticilerinin yaklaşık üçte birinin, dijital varlıkların önümüzdeki üç yıl içinde hisse senetlerini ve sabit geliri aşarak en büyük alfa üretme fırsatı sunacağına inandığını gösteriyor.

     

    Ancak, gözlerini kripto para birimlerine çeviren sadece hedge fonları değil; emeklilik fonları ve sigorta şirketleri gibi diğer kurumsal yatırımcılar da harekete geçmeye hazır görünüyor.

     

    Kurumsal yatırımcıların artan hakimiyeti

    Kanada merkezli dijital para varlık yöneticisi Grayscale Investments tarafından yakın zamanda yapılan bir araştırma, kurumsal yatırımcıların kripto para birimlerinde baskın oyuncular olarak perakende yatırımcıları yerinden etme ihtimalinin yüksek olduğunu ve profesyonel yatırımcıların 71'inin kurumların yedi yıl içinde dijital varlıkların 60'ını elinde tutmasını beklediğini ortaya koydu.

     

    Bu bulgular, kurumsal müşteri tabanımızda kademeli ancak net bir değişimin olduğu Huobi Global'de gördüklerimizi yansıtıyor. Eskiden kurumsal staking’e sadece kripto yerlileri hakimken, şimdi daha geniş kurumsal pazardan artan ilgi görüyoruz. Bunlara, varlıklarını önümüzdeki 6 ila 12 ay içinde stake etmeyi planlayan varlık yöneticileri ve büyük ölçekli serbest yatırım fonları gibi geleneksel finansal kurumları dahildir.

     

    Yakın zamanda, Huobi Global'in araştırma kolu, gelişmelerine ve öngördükleri fırsatlara daha fazla ışık tutmak için dünya çapında 20'den fazla kurumsal yatırımcıyla görüştü. Mevcut odak alanları, sıfır bilgi kanıtı, yeni Katman 1 zincirleri ve ara katman yazılımına vurgu yapan altyapı projelerini içeriyor. Uygulamalar açısından, DeFi açık ara favori olmakla birlikte; DeFi, GameFi ve sosyal ilk üç sırada yer alıyor.

     

    Kurumsal ve perakende yatırımcılar nasıl farklılaşıyor?

    Kurumsal yatırımcıları çekme ve elde tutma yeteneği, perakende yatırımcılardan farklı olarak ihtiyaçlarının sağlam bir şekilde anlaşılmasını gerektirir. Bunlar, aşağıdakiler gibi önemli alanları içerir:

     

    • Velayet: Varlık güvenliği, meydana gelen sayısız kripto soygunu göz önüne alındığında en önemli endişe olarak ortaya çıktığından, anahtarları kimin elinde tutacağını anlamak önemlidir.
    • Uyumluluk: Pek çok profesyonel ve kurumsal yatırımcı, düzenleyici kısıtlamalar nedeniyle paralarını düzenlemeye tabi olmayan bir borsaya yatıramadığından, lisanslı borsalar kilit öneme sahiptir.

     

    • Ölçek ve likidite: Bu, kaymayı önlerken büyük pozisyonlara hızlı bir şekilde girip çıkabilmesi gereken daha büyük kurumsal yatırımcılar için özellikle önemlidir.

     

    Huobi kurumsal yatırımcıları nasıl destekliyor?

    Huobi Group, varlıkların güvenli bir şekilde saklanması veya risk izolasyonu ihtiyacı olan müşteriler için uyumlu sanal varlık saklama hizmetleri sağlayan Huobi Trust adlı bir dijital varlık güven hizmet sağlayıcısı işletmektedir. Huobi Trust, Hong Kong Güven Yönetmeliği kapsamında kayıtlı bir Tröst Şirketidir ve ayrıca Hong Kong Güven veya Şirket Hizmet Sağlayıcısı (TCSP) lisansına sahiptir.

     

    Kurumsal müşteriler tarafından temsil edilen muazzam fırsatın farkında olarak, Huobi Trust'ı daha fazla kurum için uyumlu bir ağ geçidi haline getirmek için daha fazla lisans ve uluslararası sertifika için başvurmasını istiyoruz.

     

    Müşterilerin varlık güvenliği konusundaki katı gereksinimlerini karşılamak için Huobi Trust, küresel olarak dağıtılan çoklu imzalı soğuk cüzdanlar, donanım güvenlik modülünde askeri düzeyde güvenli özel anahtar depolama, uluslararası düzeyde kabul görmüş kara para aklama önleme sistemi ve çoklu güvenlik koruma mekanizmaları gibi sektör lideri teknolojiler kullanır.

     

    Huobi Trust'ın ürün işlevlerini çeşitlendirmek ve güçlendirmek için temel saklama işlevlerini birleştirmeye, cüzdan yeteneklerini geliştirmeye, özelleştirilmiş hesapları desteklemeye, özelleştirilmiş risk kontrol önlemleri sağlamaya ve sürekli daha fazlasını yapmaya devam edeceğiz. Huobi Trust, varlık saklama ve DeFi bağlantılı ürünler gibi daha katma değerli işlevler sunacak.

     

    Kripto endüstrisi daha da büyüyüp olgunlaştıkça, bu hamleler, artan kurumsal ilgi dalgasında sektördeki en son proje ve gelişmeleri ilerleten Huobi Trust'ı, uyumlu sanal varlıklarla çeşitlendirilmiş güven hizmetlerinin endüstri lideri sağlayıcısı olarak güçlü bir şekilde konumlandıracak.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Kadın girişimciler “İYİ İŞLER”le güçleniyorhaberi

    Kadın girişimciler “İYİ İŞLER”le güçleniyorhaberi

    Boyner Grup ve KAGİDER ortaklığıyla gerçekleştirilen “İyi İşler: Gıda ve Elektronik Dışı Perakendede Kadın Girişimcileri Güçlendirme Programı”nın altıncı dönemi başlıyor. Boyner Grup’un 2015’te başlattığı ve 2018 yılından bu yana Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) iş birliğiyle gerçekleştirilen “İyi İşler” projesinin yeni dönemi Boyner Grup Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner ve KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Emine Erdem’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantı ile duyuruldu. “İyi İşler” programında daha önce eğitim alan kadın girişimciler de toplantıda deneyim ve hikayelerini paylaştı.

     

    İş dünyasında kadının güçlendirilmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması amacıyla gerçekleştirilen “İyi İşler” projesi ile tekstil, hazır giyim, ayakkabı, çanta ve aksesuar sektörlerinde faaliyet gösteren kadın girişimcilerin ve tedarikçilerin sürdürülebilir iş modelleri ile işletme kapasitelerini artırmaları amaçlanıyor. 

     

    Kadın girişimcilerin uzun vadede çevresel, sosyal ve ekonomik değer yaratmaya devam etmeleri, işin sürekliliğini sağlamaları, etkin kaynak-işletme maliyetlerinin yönetimi ile rekabet edebilirliklerinin artırılmasına destek olunmasının amaçlandığı, şimdiye kadar yüze yakın girişimcinin mezun olduğu “İyi İşler” programının altıncı dönemine girişimciler başvurularını, 6 Eylül -13 Ekim 2022 tarihleri arasında online yapabilecek. Kadın girişimciler, başvuru formuna KAGİDER web sitesi ve sosyal medya hesaplarından ulaşabilecekler.

     

    Ümit Boyner: Hedefimiz toplumsal cinsiyet eşitliği

    Toplumsal cinsiyet eşitliği konusunu grup olarak çok önemsediklerini ve kadının sadece iş yaşamında değil hayatın her alanında hak ettiği eşit, özgür ve adil yaşam şartlarına sahip olması için projeler geliştirdiklerini söyleyen Boyner Grup Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner, “Toplumsal cinsiyet eşitliği hem dünyada hem Türkiye’de önemle ele alınması gereken bir konu. Ekonomide ve her alanda nüfusunun yarısına, diğer yarısından farklı fırsatlar ve haklar veren bir şirket, bir ülke ya da bir toplumun sürdürülebilir olması mümkün değil. Ekonominin ancak kadınlar da güçlendiğinde iyileşeceğine; kadın eğitimi arttıkça ve kadın istihdamı yaygınlaştıkça ekonomik ve sosyal olarak gelişmenin mümkün olduğuna inanıyoruz. Tüm çalışmalarımızı bu yönde şekillendiriyoruz” dedi.

     

    Sürdürülebilir ekonomik kalkınma için kadın istihdamının desteklenmesi ve artırılmasının önemli olduğunun altını çizen Ümit Boyner, ”McKinsey’nin pandemi döneminde cinsiyet eşitsizliğinin küresel ekonomiye etkilerini incelediği araştırmaya göre eğer iş hayatında cinsiyet eşitliği sağlanmazsa 2030 yılında küresel ekonominin kaybı 1 trilyon dolar olacak. Ancak eşitlik sağlanırsa kazanç 13 trilyon doları buluyor. Sadece pandeminin etkilerini görüp, cinsiyet eşitliğinin sağlanması için harekete geçilmesi bile küresel ekonomiyi önümüzdeki 10 yılda çok daha fazla büyütecek. Biz de bu hedefle yalnızca grup şirketlerimizde değil, tedarikçiler ve iş ortağı ağımızda da topluma değer katma sorumluluğuyla hareket ediyoruz. “İyi İşler” projesi ile hem kendi tedarik zincirimizdeki hem de Boyner Grup kuruluşu dışındaki bağımsız kadın girişimcilerin sürdürülebilir iş modelleri ile işletme kapasitelerini artırmalarına destek oluyoruz. KAGİDER ile birlikte verdiğimiz eğitimlerin yanı sıra Boyner Grup olarak da kadın girişimcilerle deneyimlerimizi paylaşıyor, Morhipo’da kurduğumuz “İyi İşler Dükkân” ile kaynaklarımızı açarak kadın girişimcilere destek oluyoruz. Kurum, akademi ve sivil toplum kuruluşları ile iş birliklerinin çok önemli olduğu bu süreçte KAGİDER ile birlikte yol almaktan büyük mutluluk duyuyoruz” diye konuştu.

     

    Emine Erdem: ‘İyi İşler’ ailesine katılacak yeni kadın girişimcileri heyecanla bekliyoruz

    KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Emine Erdem; “İyi İşler” programına katılan kadın girişimcilere finanstan dijitalleşmeye, iletişimden liderliğe, hukuktan yeni pazarlar bularak işlerini büyütmeye varıncaya kadar pek çok konuda alanının uzmanı kadın girişimciler ile birlikte bilgi ve mentorluk desteği veriyoruz. Programın katılımcısı kadın girişimcilerin ürünlerini Morhipo’daki “İyi İşler Dükkân” üzerinden tüketici ile buluşturarak, girişimcilerin en çok ihtiyaç duyduğu yeni pazarlara erişim konusunda onlara önemli bir destek sunuyoruz.” dedi. Erdem, “Bu çok özel program, bu yıl 6 yaşında. Bu programdan beş senede toplam 92 kadın girişimci mezun oldu. Biz de bu beş yılda işleri ile yarattıkları etkiyi büyütmek isteyen çok başarılı, ilham verici kadın girişimcilerle tanıştık. Sürdürülebilirliği ve başarısı ile örnek olan “İyi İşler” projesinin başka projelere ilham olmasını diliyor, altıncı yılda ‘İyi İşler’ ailesine katılacak yeni kadın girişimcileri heyecanla bekliyoruz” diye sözlerine devam etti.

     

    “İyi İşler” programında daha önce eğitim alarak işlerini geliştirme fırsatı bulan kadın girişimciler de toplantıda deneyim ve hikayelerini paylaşarak başka kadınlara ilham oldular.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Türkiye’nin En Köklü İlaç Firmalarından Atabay İlaç 83 Yaşındahaberi

    Türkiye’nin En Köklü İlaç Firmalarından Atabay İlaç 83 Yaşındahaberi

    Atabay İlaç ve Kimya 83 yıldır ihtiyaç duyan her haneye girebilecek ilaçlar geliştirerek, Türkiye’yi ilaç açısından bağımsız kılmak hedefiyle çalışıyor. İlaç etkin madde sentezi ve biyobenzer geliştirmek için Türkiye’de Ar-Ge yatırımı yapan ve insan kaynağı yetiştiren öncü firmalar arasında yer alan Atabay, ülkemizde yetiştirilmiş bitkilerden 100 yerli ilaç geliştirmeyi planlıyor.

     

    ‘Türkiye’yi ilaçta kendine yeter hale getirebilme’ hedefiyle yola çıkan ve ilaç etkin maddesi üretimi ile müstahzar ilaç geliştirmede sektörün öncü şirketlerinden biri haline gelen Atabay İlaç, 83. yılını kutluyor. Temelleri 1939’da Eczacı Ö. Kemalettin Atabay tarafından ‘Şark Merkez’ Ecza Deposu’nun kurulmasıyla atılan Atabay İlaç ve Kimya, tüm tesislerinde Sağlık Bakanlığı tarafından GMP (İyi Üretim Uygulamaları) onayına sahip. Biyoteknolojik ilaç ve biyobenzer geliştirmede Türkiye’de Ar-Ge yatırımı yapan ve insan kaynağı yetiştiren öncü firmalar arasında yer alan Atabay; Parasetamol, Oseltamivir, Favipiravir hammaddelerinin geriye dönük entegrasyonunda ve zamanla geliştirilen iyi sentez yöntemi sayesinde bu hammaddelerin Avrupa ve yakın coğrafyadaki tek üreticisi konumuna geldi. Bu hammaddeleri dünyanın 35 ülkesine ulaştıran Atabay’ın, 2013 senesinde Türkiye’nin ilk biyoteknolojik üretimlerinden biri olan Enoksaparin’i geliştirerek başlayan biyoteknoloji yatırımı, mikrobiyal biyobenzer Ar-Ge ve üretim tesisi kurulumuyla devam etti.  2019 senesinde Acıbadem Ar-Ge Tesisi için ve 2022 senesinde Gebze Ar-Ge Tesisi için T.C. Teknoloji ve Sanayi Bakanlığı’ndan akreditasyonunu alarak Biyoteknoloji ve Aşı Ar-Ge’sini, Küçük Molekül Sentezini, Standardize Bitki Ekstraksiyonu Ar-Ge’sini yüksek teknolojik analitik laboratuvarlarla aynı çatı altında toplayan tek Ar-Ge Merkezi oldu.

     

    Ülkemizdeki Üniversite Teknoloji Transfer Ofisi ve Teknoparkı ile işbirliklerini güçlendiriyor

    Atabay, pandemi döneminde, Covid-19’a karşı mücadelede geliştirdiği ilaç ve aşı Ar-Ge yatırımlarıyla 2020 senesinde ‘Turkish Time Ar-Ge 250’ sıralamasında 75. sırada yer alıp zor dönemlerde de halkın ihtiyacı olan ilaçları karşılamak üzere çıktığı yolda kararlılığını bir kere daha gösterdi. Atabay Biyoteknoloji, ülkemizde aşı üretim iznine sahip T.C. Sağlık Bakanlığı’ndan GMP onayı almış 5 tesisten ve mikrobiyal biyobenzer üretim iznine sahip 3 tesisten biri.  TÜBİTAK destekli İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi (IBG) tarafından Covid-19 pandemisi için geliştirilen ve bir platform aşı teknolojisi olma açısından çok kritik olan ‘Rekombinant Protein RBD Subunit Aşısı’ GMP onaylı Atabay Biyoteknoloji Tesisi’nde klinik çalışmalar için üretiliyor. Türkiye’nin 10 üniversitesi ile kamu – üniversite – sanayi işbirliği projeleri geliştiren Atabay, ayrıca TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi ile stratejik Ar-Ge projeleri yürütüyor. Üniversite Sanayi İşbirliği Merkezi Platformu – ÜSİMP’e üyeliği sayesinde ülkemizdeki birçok Üniversite Teknoloji Transfer Ofisi ve Teknoparkı ile işbirliklerini güçlendiriyor.

     

     

     

    150’nin üzerinde ilaç etkin maddesi sentezledi, 100’ün üzerinde ilacı ruhsatlandı 

    Temel yetkinliği ve felsefesi ilaç etkin hammaddesi üretimi olan tek şirket konumundaki Atabay, yerli ve milli ilaç üretimini ileriye taşıma, ilaçta dışa bağımlılığı azaltma hedefiyle çalışıyor. Bugüne kadar 150’nin üzerinde ilaç etkin maddesi sentezleyen Atabay’ın, 100’den fazla ilacı ruhsatlandı. Yerli ilaç etkin maddesi üretim kapasitesini arttırmak üzere Teknoloji Odaklı Sanayi Hamle Programı’na başvuran Atabay her yıl kârını üretim tesisi, ürün geliştirme ve Ar-Ge için ayırıyor. 

    Ağustos 2021’de TÜBİTAK KAMAG destekli milli biyobenzer Ar-Ge’sini klinik çalışmalar aşamasına kadar getirip bitiren ilk şirket olan Atabay, 2021 senesinde Biyoteknoloji Tesisi’ne Mikrobiyal Aşı GMP Pilot Üretim Tesisi izni alarak, klinik çalışmalar için aşı numunesi hazırladı. Atabay, TÜBİTAK MAM, Üniversiteler ve startup’lar ile işbirliğini güçlendirip, geliştirdiği GBTÜ ürün portföyünde yeni bir platform kurarak, ülkemiz tarlalarından ‘tohumdan-rafa’ yerli ve milli bitkisel ilaç projesini daha da genişletti.

     

    İhracata ağırlık verecek

    Atabay Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Atabay, 100 yerli ilaç geliştirmeyi hedeflediklerini vurguladı. Atabay şöyle konuştu: “İnsan sağlığını ve tabiatın korunmasını temel alan, halkın ihtiyacı olanı ekonomik bir şekilde üreten ve bu ilaçları geliştiren; bu işi bir vatani görev olarak üstlenmiş üçüncü nesil aile şirketiyiz. ‘Geçmişten geleceğe sağlık’ görev bilinciyle bilim, tecrübe ve işbirliklerine inanarak yakın coğrafyasında etki yaratan sentez, biyoteknoloji ve müstahzar ürün geliştirmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde ihracata daha fazla ağırlık vereceğiz. Şu an ülkemizde kullanılan ilaç hammaddelerinin 90’ının üstü yurtdışından karşılanıyor. Yerli üretimde önde giden birkaç şirketten biriyiz. Yurtdışına bağımlılığı azaltmayı hedefliyoruz.”

      

    “Birçok ilaç için gerekli hammaddeyi ülkemizde geliştireceğiz”

    İlaç sektörünün bir ülke için eğitim, savunma, enerji ve tarım sektörlerinin yanında en önde gelen stratejik alanlardan biri olduğunu dile getiren Zeynep Atabay, “İklim değişikliği, pandemi, ekonomik belirsizlikler ile birlikte gördük ki stratejik konularda ülke içinde kendine yeterli olabilmelisin. Atabay olarak senelerdir içimizde kurduğumuz ‘paydaş kültürü’ ve ‘sosyal amaç ‘ odaklı yaklaşımımız, pandemi döneminde birçok şirketten çok daha hızlı bir şekilde gerekli ilaçları üretmemizi sağladı. Önümüzdeki dönem Covid-19 ve arkasından gelebilecek bulaşıcı hastalıklar ile ilgili yeni ilaçlar ve aşıları geliştirmeye devam edeceğiz. Bunun yanında, uzmanlık alanımız olan ilaç etkin maddesi (API) üretim tesisimizde kapasite artırılması sayesinde birçok ilaç için gerekli hammaddeyi ülkemizde geliştirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.  

     

    Şirketler startup’lar ile işbirliğine daha fazla önem verecek 

    Sektörde biyoteknolojik ilaçların ön plana çıktığına değinen Zeynep Atabay, “Aşı geliştirmede de biyoteknolojik yöntemler kullanılıyor. Aşı ve biyoteknoloji alanındaki yatırımların artmasını ve devletin de bunu desteklemesini bekliyoruz. ‘Yeni ürünler, teknolojiler’ dediğimiz zaman bunlar, dünyada spin-off adı verilen, üniversite bünyesinde buluşçu akademisyenler tarafından Ar-Ge’si yapılmış, sonrasında teknoparklarda şirketleşmiş yapılar üzerinden oluyor. Ülkemizde de bu yaklaşımı yakın zamanda göreceğiz. Şirketler bu spin-off startup’lar ile işbirliğine girip, yenilikçi ürünler geliştirebilecekler” dedi.  

     

    “Amacımız ihtiyaç duyan her haneye girebilecek ilaçlar geliştirmek”

    “Atabay olarak her zaman hedefimiz, ihtiyaç duyan her haneye girebilecek ilaçlar geliştirerek Türkiye’yi ilaç açısından bağımsız kılmak oldu” diyen Zeynep Atabay, bu vizyon doğrultusunda ilaç etkin madde tesislerini, dışa bağımlılığı kesecek şekilde büyütmeyi planladıklarını söyledi. Atabay, “Geleneksel Bitkisel Tıbbı Ürün (GBTÜ), yani bitkisel ilaçları çok önemli görüyoruz. Ülkemizde yetişen bitkilerden, iyi tarım uygulamaları (GAP) kullanılarak endüstriyel tarım ile yetiştirilmiş bitkilerden 100 yerli ilacımızı geliştirmeyi planlıyoruz. Ayrıca, tesislerimiz için sıfır atık hedefi de koyduk. Bu sebeple evimize, yani tabiata yükümüzü azaltmak üzere endüstriyel simbiyoz projelerine daha da önem vereceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Kaltun Maden ve Borusan Cat Kadın İş Makinesi Operatörü İstihdamı İçin Güçlerini Birleştirdihaberi

    Kaltun Maden ve Borusan Cat Kadın İş Makinesi Operatörü İstihdamı İçin Güçlerini Birleştirdihaberi

     Kaltun Grup şirketlerinden Kaltun Maden ve Borusan Grup şirketlerinden Borusan Cat, toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmeye ve kadın çalışan istihdamını artırmaya yönelik bir projeyi hayata geçirdi. Proje, sunduğu kapsamlı eğitimlerle kadınların donanımlı birer iş makinesi operatörü olmalarını hedefliyor. 

     

    Feldspat ile kuvars üretiminde Türkiye’nin öncü kuruluşu Kaltun Maden ve “Daha İyi Bir Dünya İçin Çözüm Üretiriz” şirket amacı ile Türkiye, Azerbaycan, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Uzak Doğu Rusya olmak üzere 6 ülkede operasyonlarını yürüten Borusan Cat, kadın iş makinesi operatörü istihdamını artırmayı amaçlayan projeyi hayata geçirdi.

    Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında düzenlenen eğitimlerle kadın iş makinesi operatör adayları, sınıfta ve sahada olmak üzere, müfredatında iş sağlığı ve güvenliğinden lastikli yükleyici iş makinesi kullanımına kadar farklı konuları içeren kapsamlı bir eğitim sürecinden geçti. Başarılı adaylar sertifikalarını, Kaltun Maden tesislerinde gerçekleşen törende, Kaltun Maden Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Tuncer ve Borusan Cat İcra Kurulu Başkanı Özgür Günaydın’dan teslim aldı.  Törene Caterpillar Kıdemli Başkan Yardımcısı Frederic Istas ve Lastik Tekerlekli Yükleyici Pazarlama Müdürü Marcio Vieira da katıldı

     

    “Ön yargıları yıkıyor, sahada kadın istihdamını artırıyoruz”

     

    Kaltun Maden Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Tuncer Kadın Operatör projesi hakkında şunları söyledi:

     

    “Kaltun Grup ve Kaltun Madencilik olarak kadın çalışan sayımızın artırılması konusunda tüm iş kollarımızda aynı sorumluluk anlayışıyla hareket ediyoruz. Yıllardır ofis çalışanlarımızla başlamış olduğumuz bu anlayışımızı, üretim sahalarımıza taşıyoruz. İlk defa 2007 yılında kadınlarımızın Triyaj ünitelerimizde çalışmaya başlamasıyla başlatmış olduğumuz istihdam hareketimiz bugün gelinen noktada her alanımıza yayılarak devam etmektedir.

     

    Madencilik alanındaki bu zorlu yolculukta öncelikle maden sahalarımızda kadın kamyon şoförlerimizi istihdam ettik. Ardından sırasıyla kadın forklift operatörlerimiz, kadın bakım ve imalat çalışanlarımızla sürecimizi devam ettirmiş bulunuyoruz. Son olarak ise Borusan Cat iş birliği çerçevesinde kendilerinden almış olduğumuz eğitim desteğiyle birlikte ‘kadın lastikli iş makinesi operatörü’ yetiştirme kurslarına başladık ve bugün başarıyla devam eden bu kurslarımızın önemli bir aşamasını geçerek çalışanlarımız sertifikalarını aldı. Başarmanın vermiş olduğu büyük bir motivasyonla kısa süre içerisinde sahada lastikli iş makinelerini alarak da üretime katılmalarının coşkusunu hep birlikte yaşayacağız. Diğer bir taraftan Kaltun Grup olarak gelecekte bu ve benzeri birçok kıymetli projeyi hayata geçirmek için kadınlarımızın her alanda neler yapabileceğini gösterir örnek yeni projelerimizin hazırlıklarını bünyemizde başlattık. 

     

    Unutulmamalıdır ki, içerisinde yaşadığımız toplumumuzun daha refah, daha yaşanılır ve gelecek kuşaklara gönül rahatlığıyla aktarabileceğimiz tüm olumsuzluklardan uzak olması ancak kadın erkek demeden hep birlikte çalışan ve üreten bir toplum yapısıyla mümkün olacaktır. 

    Kaltun Ailesi olarak ‘bizimki gibi’ ve benzeri toplumsal duyarlılığı son derece yüksek olan projelerin, ülkemizde kadın istihdamı konusuna yönelik ön yargıları ortadan kaldıracağını ümit ediyoruz.  Cinsiyet ayrımcılığından uzak, her türlü işte kadınların, erkeklerle birlikte kol kola omuz omuza bir şekilde çalışma hayatı geçirmelerini hedeflemekteyiz. 

     

    Şu ana kadar gerçekleştirdiğimiz projeler sonucu istihdam sağladığımız kadın çalışanlarımız, toplumsal rollerin kadınların kendi ayakları üzerinde durmalarını engelleyeceğini düşünenlere, ‘kadının üretim sahalarında, şantiyede işi ne?’ diyenlere inat; başkalarının yanına yanaşmaya korktuğu devasa iş makinelerinin usta şoförleri, eşleri ve çocuklarının gurur kaynağı, çevrelerinde yaşayan birçok kadının rol modeli oldular.

     

    Şimdi hedefimiz, hizmet verdiğimiz her sektörde, bölgemizde kadın istihdamını artırarak içerisinde bulunduğumuz toplumumuzun çehresini değiştirmeye yardımcı olmak, yereldeki ve globaldeki çalışmalarımızla diğer kurumlara örnek teşkil etmek olacaktır.”

     

    Borusan Holding’in ‘Borusan Eşittir’ çatısı altında, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadınların toplumda ve iş hayatındaki rolünün güçlendirilmesi gibi konularda yürüttüğü kapsamlı çalışmaların bir parçası olmaktan duyduğu mutluluğu ifade eden Borusan Cat İcra Kurulu Başkanı Özgür Günaydın, Kaltun Maden ile gerçekleştirilen ve kadınlara yeni bir kariyer kazandırmayı amaçlayan proje hakkında şunları söyledi: “Borusan Cat olarak ‘Daha İyi Bir Dünya İçin Çözüm Üretiriz’ şirket amacımız ile insana ve çevreye saygılı, sürdürülebilirliği odağına alan iş modeli doğrultusunda hizmet ve çözümler üretiyoruz. Bizimle aynı amaca sahip Kaltun Maden ile sürdürdüğümüz uzun soluklu iş ortaklığımızın böylesine önemli bir projeye vesile olmasından büyük mutluluk duyuyoruz. Kadın çalışanlar nezdinde bir süredir önemli projelere imza atan Kaltun Maden ile yürüttüğümüz projemiz kapsamında adaylar teknik eğitimler, saha eğitimleri ve simülatör içerikleriyle destekleniyor. 

     

    Şirketimizin donanımlı eğitmen kadrosunun oluşturduğu programla yoğun geçen eğitim süreci sonunda başarılı adaylar sertifikalarını alarak, donanımlı birer operatör olma yolunda büyük bir yol kat ettiler. Kadın işi erkek işi ayrımına meydan okuyan bu projemiz ile ön yargıları kırmaya hedefliyor, kadın istihdamına katkı sağlamaya devam etmek istiyoruz. Kadınların sektörümüzdeki varlığının işimize olan somut katkılarını görerek, tüm Borusan Cat müşterilerini bu projeye dahil olmaya davet ediyoruz.”

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Redington Türkiye ve Binalyze’dan stratejik iş birliğihaberi

    Redington Türkiye ve Binalyze’dan stratejik iş birliğihaberi

    Redington Türkiye, hızlı ve kapsamlı otomatize olay müdahale çözümünü üreten siber güvenlik teknolojileri şirketi Binalyze’ın Türkiye’de ve CIS bölgesindeki tek yetkili dağıtıcısı oldu. 

     

    Türkiye’ye bilişim sektöründeki global deneyimini aktaran kurumsal teknoloji distribütörü ve danışmanı Redington Türkiye, dünyanın en hızlı ve en kapsamlı otomatize olay müdahale çözümlerini sunan siber güvenlik şirketi Binalyze ile şirketin ürün ve çözümlerinin tamamının Türkiye’de dağıtımı kapsamında stratejik bir iş birliği yaptı.  

    Redington Türkiye, bu iş birliği kapsamında Eylül 2022’den itibaren siber güvenlik teknolojileri üreten Binalyze’ın tüm ürün ve çözümlerinin Türkiye’de ve CIS bölgesindeki yetkili tek distribütörü oldu.  

     

    Dünyanın en hızlı ve kapsamlı olay müdahale çözümü 

     

    2018 yılında siber güvenliğe odaklı bir girişim olarak Estonya'da kurulan Binalyze, dünyanın en hızlı ve en kapsamlı otomatize olay müdahale çözümü Binalyze Automated Incident Response (AIR) ile başarısını kanıtlamış bir şirket. Binalyze AIR, işletmelere siber güvenlikte ihtiyaç duydukları araçları sağlıyor, görünmeyen ya da atlanan noktaları görünür hale getirip analistlerin çalışmalarına ışık tutuyor. Herhangi bir ihlal meydana geldiğinde işletmelerin olaylara hızlı ve etkili bir şekilde müdahale edebilmeleri siber saldırılarla mücadelenin en önemli ayağını oluşturuyor. Bunun için şirketlerin taktik araçlara sahip olmaları ve geleneksel siber güvenlik stratejilerinin siber dayanıklılıkla harmanlanması gerekiyor. Binalyze da bu noktada şirketlere ihtiyaç duydukları çözümleri uçtan uca sunuyor. 

     
    Olay müdahalesini 10 dakikaya indiriyor 

     

    Binalyze AIR, geleneksel güvenlik izleme araçlarıyla bulunamayan zararlı yazılımların geride bıraktıkları izleri tespit edip kanıt toplayarak çalışıyor. Böylece siber olaylar esnasında vakit kaybettirmeden anında müdahale imkanı tanıyor. Ayrıca SIEM/SOAR/EDR ürünleriyle entegre olarak, kanıtları ve bulguları otomatik olarak topluyor. Çok işlevli ve modüler mimarisiyle günün her saatinde vakaların kolayca incelenmesini sağlayan Binalyze AIR, görünmeyen ya da atlanan noktaları görünür hale getiriyor, analistlerin “Ne oldu ve nasıl oldu” sorularına yanıt bularak çalışmalarına ışık tutuyor. Geleneksel yöntemlerle yapılan analizler haftalar sürerken Binalyze AIR’i kullanan kurumlar 10 dakikadan kısa bir sürede ayrıntılı bir olay müdahale raporu oluşturabiliyor. Bu şekilde, saldırı tanımlamasından kontrol altına almaya kadar birçok süreç hızlanmış oluyor.  

     

    “Türkiye’de sunduğumuz güvenlik çözümlerinin kapsamı Binalyze ile genişleyecek” 

     

    Redington Türkiye Genel Müdürü Cem Borhan “Siber saldırıların küresel maliyeti, 6 trilyon dolar seviyesini geçti. Bireyler ve kurumlar ağırlıklı olarak bilgisayar virüsleri, truva atları, solucanlar, casus yazılımlar, fidye yazılımları, reklam yazılımları ve kötü amaçlı yazılımlardan zarar görürken, fidye yazılımlar şirket başına 4,62 milyon dolar ile kurumlara en fazla zarar veren güvenlik ihlallerinin başında geliyor. Bununla birlikte güvenlik çözümleriyle ne kadar izleme yapılırsa yapılsın bazı noktalar atlanabiliyor. İşte bu noktada sunduğu teknolojilerle fark yaratan Binalyze ile hayata geçirdiğimiz iş birliği sayesinde Türkiye’de sunduğumuz ürün ve çözümlerimizin niteliğini güçlendirmekten dolayı büyük mutluluk duyuyoruz. Binalyze’ın uzmanlığını ispatlamış çözümleri Redington’un uluslararası tecrübesi ve geniş partner ağıyla bir araya gelince sektörde çok daha güçlü ve rekabetçi bir konuma ulaşacağız. Global bilgi birikimimizi, yerel deneyimimizle harmanlayarak geçtiğimiz yıl önemi daha da artan siber güvenlik alanında yeni nesil teknolojilere odaklanmaya devam edeceğiz” dedi. 

     

    Kurumsal adli bilişim alanında lider olma misyonumuzla hareket ediyoruz.” 

     

    Binalyze’ın Orta Doğu ve Türkiye’den Sorumlu Satış Müdürü Ahmet Öztoprak, bu stratejik iş birliğine dair şöyle konuştu: “Dünyanın en hızlı ve en kapsamlı otomatize olay müdahale çözümümüz Binalyze AIR’ın bundan sonra sektörün en tecrübeli distribütörlerinden biri olan Redington Türkiye tarafından dağıtılacak olmasından son derece memnunuz. Binalyze olarak olası bir siber saldırı anında daha geniş görünürlük sağlayarak siber olayın kök sebebini mümkün olduğunca hızlı buluyoruz. Böylece olay müdahale ekiplerine ihtiyaç duydukları hızı sağlıyoruz. Bu stratejik iş birliği ile yaratacağımız sinerji sayesinde Türkiye’deki büyüme yolculuğumuzda hem iş ortaklarımızın gelişimini hem müşteri memnuniyetini çok daha üst seviyelere çekmeyi hedefliyoruz. Kurumsal adli bilişim alanında lider olma misyonumuzla hareket ediyoruz.”  

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Domates konservesi ve salçası ihracatı devam ediyorhaberi

    Domates konservesi ve salçası ihracatı devam ediyorhaberi

    Domates konservesi ve salça ihracatına kısıtlama iddialarına yalanlama

     

    Sayın Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak’ın Domates Konservesi ve Salça İhracatı Kayda Bağlanmasına İlişkin Basın Açıklaması;

     

    Değerli Basın Mensupları,

     

    Devletimizin destekleriyle, bütün paydaşlarımızla birlikte ortak akıl şiarıyla Türkiye’nin yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatını 2021 yılında 5,3 milyar dolara taşıdık.

     

    Sektörümüzün 2021 yılı ihracat rekoruna geniş ürün gamıyla 729 milyon dolarla en büyük katkıyı domates ve mamulleri ihracatımız sağlamıştır.

     

    Küresel meyve sebze piyasasında ciddi bir aktör olan ülkemiz, yıllık 14 milyon ton üretimle domates üretiminde dünyada dördüncü sırada bulunmaktadır.

     

    Domateste ürün çeşitliliğinde de güçlü bir konumda olan Türkiye’nin ihracat menzili Avrupa’dan Körfez ülkelerine kadar geniş bir coğrafyayı kapsamaktadır.   

     

    Ülkemize en çok döviz girdisi sağlayan sektörlerden biri olarak çizdiğimiz bu başarılı grafik hem ne kadar yüksek katma değerli ürünler ihraç ettiğimizi net bir şekilde ortaya koymakta, hem de orta vadede 10 milyar dolar ihracat hedefimize adım adım yaklaştığımıza işaret etmektedir.

     

    Bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğ ile “Domatesler (sirke veya asetik asitten başka usullerle hazırlanmış veya konserve edilmiş)- Diğerleri: (GTP:2002.90) (Salça)” ihracatında kayıt uygulaması getirilmiş olup söz konusu düzenleme bu ürünlerin ihracatının yasaklanması veya kısıtlanması söz konusu değildir.

     

    Ayrıca, bu ürünlerin ihracatı Bakanlığımız iznine de tâbi kılınmamıştır.

     

    Domates konservesi ve salça ihracatına kısıtlama getirildiğine dair haberler gerçeği yansıtmamaktadır.

     

    200’e yakın ülke ve bölgeye ihracat gerçekleştiren yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörümüz Türk bayrağını dünyada ebediyen dalgalandırmaya devam edecektir.

     

    Türkiye geneli meyve sebze mamul ihracatının yüzde 40'ını gerçekleştiren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak hedefimize inancımız tam, morallerimiz en üst seviyede.

     

    Başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Ticaret Bakanımız Sayın Mehmet Muş’a, Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Vahit Kirişçi’ye ve bizlere destek veren herkese teşekkür ederiz.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Bybit 10 milyon kullanıcıya ulaştıhaberi

    Bybit 10 milyon kullanıcıya ulaştıhaberi

    Bybit'in kurucu ortağı ve CEO'su Ben Zhou, yıl ortası değerlendirmesinde birçok yeni ürüne ve önemli dönüm noktasına değindi. 10 milyon kullanıcıya ulaşan Bybit’in yeni kullanıma sunduğu ürünler arasında Bybit kart ve Bybit cüzdan dikkat çekiyor. 

     

    Yeni nesil kripto para borsası Bybit, geliştirdiği yeni ürünler ile hızla büyümeye devam ediyor. Şirketin kurucu ortağı ve CEO’su Ben Zhou, yıl ortası değerlendirmesi kapsamında yaptığı açıklamada Bybit’in 160 ülkeden 10 milyon kullanıcıya eriştiğini belirtti. 2022 yılının tüm aylarında en çok ziyaret edilen üçüncü kripto para borsası olan Bybit, kullanıcılarına 6 dilde işlem platformu desteği ve 13 dilde 7/24 müşteri desteği sunuyor. 

     

    Yerel pazarlarda ortalama 5 kat büyüme gerçekleşti

    ‘Dünyanın kriptoya açılan kapısı olma’ vizyonuyla faaliyetlerini gerçekleştiren Bybit, yerel pazarlara da oldukça önem veriyor. Bybit’in sahip olduğu 12 yerel ekip, üç aylık dönemde yerel pazarlarda ortalama 5 kat büyüme kaydetti.

     

    Ortaklıklar üst düzeye taşındı

    2022 yılında F1 takımı Oracle Red Bull Racing'in ana kripto ortağı olan Bybit, bu iş birliği kapsamında birçok NFT projesi gerçekleştirdi. Bunlardan biri de Monaco Grand Prix'sinde, kazananın bir fiziksel playseat ile bir playseat NFT’si kazandığı playseat açık artırması oldu.

     

    Alman futbol kulübü Borussia Dortmund (BVB) ve Japon J Ligi futbol kulübü Avispa Fukuoka ile olan sponsorluğunu hâlâ sürdüren Bybit, NAVI ve Astralis'in de yer aldığı e-spor takımları listesine ayrıca Brezilya'nın en büyük e-spor takımı olan MIBR'yi de ekledi. 

     

    UNICEF’e sosyal yardım

    Bu yılki World Series of Trading (WSOT) yarışmasına rekor düzeyde katılımın ardından Bybit, WSOT ödül havuzundan UNICEF'e 900.000 USD değerinde BTC bağışladı. Fonlar, Doğu Asya ve Pasifik'teki çocukların dijital eğitime ulaşması ve Vietnam'daki kız çocuklarının STEAM (Fen, Teknoloji, Mühendislik, Sanat ve Matematik) eğitimi alması için kullanılacak.

     

    İnovatif ürünlerle işlem deneyimi üst düzeye taşındı

    Kullanıcılarına kolay ve güvenilir bir işlem deneyimi sunan Bybit, inovatif ürünleriyle bu deneyimi üst düzeye taşıyor. Bu ürünlerin önde gelenlerinden biri olan ve çok yakında kullanıma sunulacak olan Bybit Kart, kullanıcıların USDC gibi sabit coinlerle ürün ve hizmetler için ödeme yapmasına olanak tanıyacak. Bybit, dünyanın her yanında kripto ödemelerini mümkün kılmak için büyük bir banka kartı sağlayıcısı ile ortaklık kuracak. 

     

    Bununla birlikte Bybit ekibi kullanıcılara DeFi'daki en yeni projeleri gösterecek ve yeni kullanıcıların katılımına yardımcı olacak eğitimler içerecek olan bir web3 Aggregator (Platform Toplayıcı) üzerinde çalışıyor. Web3 Aggregator, yakında çıkması beklenen bir başka ürün olan Bybit Cüzdanı ile birlikte çalışacak.

     

    Bybit kart ve Bybit cüzdanın yanı sıra Bybit, 2022 yılında piyasadaki ilk USDC opsiyonlarını kullanıcılarına sundu. Sabit coin marjinli opsiyon sözleşmeleri ile kullanıcılar, USDC kullanarak kolayca BTC, ETH ve SOL opsiyonları ile alım-satım yapabiliyor.

     

    İşlem hacimleri ve kullanım oranlarında artış

    Bybit'in süreli Coin-M ve vadeli sözleşmelerini kapsayan amiral gemisi ürünü, 2022'de büyük başarı elde etti. Bybit'in Vadeli İşlemler platformunda günlük 200.000 aktif yatırımcı, günlük ortalama 10 milyar ’ın üzerinde bir işlem hacmine ulaştı.

     

    30 farklı itibari para birimiyle kripto alımlarını destekleyerek dünyanın dört bir yanındaki kullanıcılar için kriptoya erişimi kolaylaştıran Bybit’in bu özelliği için kullanım oranları, lansmandan bu yana 6 kat artış gösterirken, aylık gerçekleştirilen işlem sayısı 24.000’e ulaştı.

     

    Gelecek vadeden Web3 ürünleri için bir iş geliştirme merkezi görevi gören Bybit Launchpad ve Launchpool projeleriyle de adından söz ettiriyor. 2022 yılında yaklaşık 850.000 Bybit müşterisi Launchpad token lansmanlarına katıldı.

     

    2022 yılında spot işlem çifti listelemelerini genişleten ve şu anda 260 işlem çiftine ev sahipliği yapan Bybit, sunduğu kayda değer piyasa derinliği ve sınıfında en iyi likidite sayesinde kullanıcıların güvenle işlemlerine devam etmelerine ve maksimum kârlılıktan yararlanmalarına olanak tanıyor. Bybit'in ürün yelpazesine yeni eklenen hâlihazırda Spot piyasasında kullanılan Grid Bot’lar çok yakında vadeli işlemlerde de kullanıma sunulacak.

     

    Açıklamasında kullanıcıların kripto dünyasına girmelerini kolaylaştıran ürünler geliştirdiklerine değinen Zhou şunları söyledi: “Bireylerin, Web3 dünyasının sunabileceği fırsatlardan yararlanmalarını sağlamak istiyoruz. İster finansal açıdan özgürlük ister teknolojik yenilik peşinde olun, isterseniz de yerel para biriminiz ya da pandemi nedeniyle riskten korunmak için kripto kullanıyor olun. Herkesin kripto dünyasına girmelerine yardımcı olan ve kolay benimsenebilen ürünler oluşturmaya gayret ediyoruz. Ne de olsa misyonumuz; kriptoya gönülden inananların hayallerini gerçekleştirmelerine yardımcı olmak.”

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Blockchain Economy Istanbul Summit, Rekor Katılımla Tamamlandı

    Blockchain Economy Istanbul Summit, Rekor Katılımla Tamamlandı

    27-28 Temmuz tarihlerinde, Türkiye’nin lider kripto medya platformu Uzmancoin‘in stratejik ortaklığında gerçekleşen etkinlik, Hilton Bomonti Istanbul’da 55 farklı ülkeden gelen Blockchain ve kripto para tutkunu 3000’den fazla ziyaretçiyi ağırladı.

    Etkinliğe şirketler de büyük ilgi gösterdi. Gari, Bitget, Gate.io, KuCoin ve KRPT gibi dünyanın dört bir yanından 50 önemli şirket, sponsor olarak yer aldı.

    Seçkin konuşmacı listesi ile de dikkat çeken Blockchain Economy Summit, 27 Temmuz Çarşamba günü klasik müzik gösterisiyle açıldı. Chingari Türkiye Danışmanı Türker Balkar, açılış konuşmasını yaparken ilerleyen saatlerde ise ünlü müzisyen Emre Aydın ve 130 bine yakın BTC’ye sahip MicroStrategy şirketinin CEO’su Michael Saylor söz aldı.

    Saylor’ın zirvede söyledikleri dünya basınında manşetlere taşındı. MicroStrategy CEO’su, ses getiren konuşmasında, dünyanın gittikçe artan seviyede Bitcoin’i benimseyeceğini, Bitcoin’in ahlaki açıdan üstün bir para olduğunu ifade etti.

    İkinci günün açılış konuşmalarını Coinstore Bölge Müdürü Louis Tan ile KuCoin Labs Başkanı Lou Yu yaptı. İkinci günde zirve, Ukrayna Dijital Dönüşüm Bakan Yardımcısı Alex Bornyakov’u da ağırladı. İlerleyen saatlerde ünlü oyuncu Engin Altan Düzyatan ile milyonların takip ettiği kripto influencer’ı Carl Runefelt aynı panelde buluştu. Etkinliğin kapanış konuşmasını ise Bitcoin’i henüz fiyat 1 dolarken satın almayı tavsiye ettiği videosuyla bilinen Davinci Jeremie gerçekleştirdi.

    Ziyaretçiler, dolu dolu bir program ve eşsiz networking fırsatlarıyla tamamlanan Blockchain Economy Istanbul Summit’teki iki günün tüm yorgunluğunu ünlü DJ Mahmut Orhan’ın performansıyla attı.

    Blockchain Economy Summit, yeniden İstanbul’a dönmeden önce, şimdi Dubai’ye gidiyor. Blockchain Economy Dubai, 4-5 Ekim 2022 tarihlerinde düzenlenecek. Dubai’deki etkinliğin ziyaretçi ve sponsorluk kayıtları haftalar öncesinde başladı.