Kategori: Ekonomi

  • Corendon Airlınes Uçakları Kış Sezonunda Hindistan’da Uçacakhaberi

    Corendon Airlınes Uçakları Kış Sezonunda Hindistan’da Uçacakhaberi

    Corendon Airlines 2022-2023 kış sezonunda yedi uçağını altı ay süresince Hindistan'ın düşük maliyetli havayolu şirketi SpiceJet’e wetlease olarak kiraladı. İki havayolu, altı senedir wetlease operasyonlarında birlikte çalışıyor.

     

    Corendon Airlines yaz sezonunun bitmesi ile birlikte filosundan beş tanesi Boeing 737-8 (MAX), iki tanesi de Boeing 737-800 olmak üzere toplamda yedi TC kuyruk kodlu uçağını Hindistan’daki düşük maliyetli havayolu şirketi SpiceJet’e wetlease operasyonu için gönderdi. 

     

    Corendon Airlines Ticaret Direktörü Mine Aslan, altı senedir birlikte wetlease operasyonları gerçekleştiren Corendon Airlines ile SpiceJet arasındaki anlaşmalara göre operasyonun Ekim ayı ortasında başladığını ve Nisan ayına kadar süreceğini kaydetti. 

     

    Wetlease operasyonu, bir havayolunun düşük sezonunda uçağını başka bir havayoluna ekipleri ile birlikte kısa süreli kiralaması anlamına geliyor. Corendon Airlines da Türkiye’de ve Avrupa’da düşük sezona girilmesi ile Hindistan’da yüksek sezona giriliyor olduğu için uzun yıllardır Spice Jet ile işbirliğine gidiyor. Mine Aslan, wetlease operasyonlarının havayollarının kaynaklarının kullanımını ve sürekliliği açısından çok önemli olduğunu, bir havayolunun düşük sezonunda yüksek sezon yaşayan başka bir havayoluna uçak kiralamasıyla uçakların senelik utilizasyonunun da dengede tutulmasına yardımcı olduğunu ifade etti.

     

    Corendon Airlines, altı ay boyunca sürdürülecek wetlease operasyonu için yedi uçak ile birlikte her ay 35 kaptan pilot, 35 yardımcı pilot ve 140 kabin ekibini Hindistan’da görevlendirecek.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 10,1 seviyesinde gerçekleştihaberi

    Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 10,1 seviyesinde gerçekleştihaberi

    Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2022 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre 120 bin kişi artarak 3 milyon 482 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,3 puanlık artış ile 10,1 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde 8,8 iken kadınlarda 12,8 olarak tahmin edildi.

    Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı 47,6 oldu

    İstihdam edilenlerin sayısı 2022 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre 54 bin kişi azalarak 30 milyon 867 bin kişi, istihdam oranı ise 0,1 puanlık azalış ile 47,6 oldu. Bu oran erkeklerde 65,0 iken kadınlarda 30,6 olarak gerçekleşti.
     

    Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı 52,9 olarak gerçekleşti

    İşgücü 2022 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre 67 bin kişi artarak 34 milyon 349 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise değişim göstermeyerek 52,9 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde 71,3 kadınlarda ise 35,0 oldu.

    Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı 19,6 oldu

    15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 1,2 puanlık artış ile 19,6 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde 16,5, kadınlarda ise 25,4 olarak tahmin edildi.

    Mevsim etkisinden arındırılmış temel işgücü göstergeleri, 15+ yaş, Eylül 2022

    Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 44,0 saat oldu

    İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2022 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre değişim göstermeyerek 44,0 saat olarak gerçekleşti.

    Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi, Eylül 2020-Eylül 2022

    Mevsim etkisinden arındırılmış atıl işgücü oranı 20,3 oldu

    Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2022 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre 0,4 puan artarak 20,3 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı 14,0 iken potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı 16,7 olarak tahmin edildi.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • İnşaat maliyet endeksi yıllık yüzde 119,83, aylık yüzde 1,57 arttıhaberi

    İnşaat maliyet endeksi yıllık yüzde 119,83, aylık yüzde 1,57 arttıhaberi

    İnşaat maliyet endeksi, 2022 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre 1,57, bir önceki yılın aynı ayına göre 119,83 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi 2,07 arttı, işçilik endeksi 0,07 azaldı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi 133,40, işçilik endeksi 84,04 arttı.

    İnşaat maliyet endeksi yıllık değişim oranı (), Eylül 2022

    Bina inşaatı maliyet endeksi yıllık 117,11, aylık 2,10 arttı

    Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre 2,10, bir önceki yılın aynı ayına göre 117,11 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi 2,82 arttı, işçilik endeksi 0,17 azaldı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi 129,87, işçilik endeksi 84,15 arttı.

    Bina inşaatı maliyet endeksi yıllık değişim oranı (),Eylül 2022

    Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi yıllık 129,18 arttı, aylık 0,13 azaldı

    Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre 0,13 azaldı; bir önceki yılın aynı ayına göre 129,18 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi 0,24 azaldı; işçilik endeksi 0,30 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi 145,25, işçilik endeksi 83,62 arttı.

    Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi yıllık değişim oranı (), Eylül 2022

    İnşaat maliyet endeksi yıllık değişim oranları (), Eylül 2022
     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Tarfin’den 50 milyon TL’lik ikinci sukuk ihracıhaberi

    Tarfin’den 50 milyon TL’lik ikinci sukuk ihracıhaberi

    Tarfin, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası ve Ziraat Yatırım Menkul Değerler ile yapmış olduğu iş birliği ile 210 gün vadeli ve 50 milyon TL nominal tutarlı ikinci tarım kira sertifikası ihracını tamamladı. Tarfin, gerçekleştirdiği bu sukuk ihracı ile tarım alanında yeni bir yatırım aracı sunmuş oldu.

      

    Türkiye’nin lider dijital tarım platformu Tarfin, tarım tedarik zincirini finansal teknolojinin gücüyle buluştururken, sektördeki yatırım araçlarının çeşitlendirilmesine yönelik katkısını da sürdürüyor. Geçtiğimiz temmuz ayında İslami Finans ilkelerine uygun olarak hayata geçen ilk Tarım Kira Sertifikası (Sukuk) ihracını gerçekleştiren Tarfin, 9 Kasım tarihinde ikinci sukuk ihracını tamamladı. Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası ve Ziraat Yatırım Menkul Değerler ile yapmış olduğu iş birliği ile 210 gün vadeli ve 50 milyon TL tutarlı sukuk ihracına imza atan Tarfin, böylece sürdürülebilir tarıma verdiği desteği bir kez daha göstermiş oldu. 

      

    Yatırımcıyı Türkiye’ye çekecek: 

     

    Tarfin CFO'su Kerimcan Aycibin, "Türkiye Avrupa'nın en büyük ikinci, dünyanın on birinci büyük tarımsal üretimine sahip. Bu potansiyelin ortaya konulması ve sürdürülebilir üretimin sağlanması için öncelikle çiftçinin yüksek kalite tarım girdilerine uygun fiyat imkanıyla erişimini kolaylaştırmak, rekabet gücünü artırmak gerekiyor. Türkiye tarımını desteklemek üzere yola çıkan Tarfin olarak, yatırımcı ve çiftçi arasında katma değeri yüksek hizmetlere aracılık etmeye devam ediyoruz. Sunduğumuz hizmetler ile 47 bini aşkın çiftçiye tarım girdisi tedariki gerçekleştirirken, üretime de desteğimizi sürdürüyoruz. Yatırım modellerini çeşitlendirmek amacıyla başlattığımız çalışmalarımız kapsamında sürdürdüğümüz sukuk ihraçları ile daha fazla İslami Fintek yatırımcısını Türkiye’ye çekmeyi hedefliyoruz. İhraçlarımız, aldığımız yatırımlar ve uluslararası finansman kaynakları ile yaptığımız anlaşmalar ile üreticiden tüketiciye giden yolda katma değer yaratmaya devam edeceğiz” diye konuştu. 

     

    Yatırımcıya faizsiz getiri imkanı sunan menkul kıymetler olan sukuk, devlet ve şirketlere finansman sağlama aracı olarak ihraç ediliyor. Yatırımcılarının, elde edilen gelirlerden, payları oranında hak sahibi olmalarını sağlayan, faizsiz finansman ilkelerine uygun menkul kıymetler olan sukuk (kira sertifikası), hem şirketlere hem de yatırımcıya en nihayetinde de sektöre büyük fayda sağlıyor. 

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Tempo BPO, yeni hizmete sunduğu CX Studio ile markaların fark yaratmasına destek oluyorhaberi

    Tempo BPO, yeni hizmete sunduğu CX Studio ile markaların fark yaratmasına destek oluyorhaberi

    Müşteri deneyimi yönetimi ve bilgi teknolojileri alanlarında hizmet veren iş süreçleri dış kaynak firması Tempo BPO, 20 yıllık tecrübesiyle büyümeye ve servisler geliştirmeye devam ediyor. Yeni hayata geçirdiği CX Studio ile markaların iyi bir hizmet sunması, ürün tasarlaması veya yeni bir gelir modeli elde etmesi için gereken planı oluşturuyor, geliştiriyor ve markaların bunları uygulama sürecine destek oluyor.

     

    20 yıllık tecrübesiyle müşteri deneyimi yönetimi ve bilgi teknolojileri alanlarında hizmet veren iş süreçleri dış kaynak firması Tempo BPO, yeni hayata geçirdiği CX Studio ile markaların sektörde fark yaratmasına destek olacak. CX Studio, markanın mevcut süreçlerinin incelenmesinin ardından yaptığı analizler neticesinde, yeni süreçlerin ve bu süreçlere uygun müşteri yolculuğu haritasının oluşturulmasına katkı sağlayacak. 

     

    Müşteri yolculuğu haritasının oluşturulmasına destek veriyor

     

    Müşteri deneyimini odağına alan CX Studio, CRM, teknoloji ve veri bilimini kullanarak markaların müşteri deneyimini tasarlamalarına ve uygulamalarına yardımcı oluyor. Verileri analiz ederek elde ettiği çıktılara göre marka için yeni gelir modellerinin yaratılmasına, markanın ihtiyaç duyduğu hizmetlere ve çözümlere ulaşmasına destek oluyor. Müşteri deneyimlerini iyileştirerek, markanın hedeflerini gerçekleştirmesi ve bu hedeflerin iş çıktılarına yansıtılması için tüm paydaşlarla süreç orkestrasyonu yapıyor.

     

    “İleriye dönük yeni bir yol tasarlamanın ilk adımı, mevcut durumu anlamaktır”

     

    Tempo BPO CEO’su Taylan Akalın, müşterilerinin mutluluğunu ön planda tuttuklarını belirterek CX Studio ile ilgili şunları söylüyor:

    “Tempo BPO olarak amacımız müşterilerimizin mutlu olmalarını sağlamak, bizden aldıkları hizmetlerle hedeflerine katkı sunmak. CX Studio’da da markalara ihtiyaç duydukları hizmetleri ve çözümleri sunuyoruz. İleriye dönük yeni bir yol tasarlamanın ilk adımı, mevcut durumu anlamaktır. CX Studio ile markanın vizyonunu ve stratejisini ön planda tutarak, markaya müşterileri için özel bir deneyim tasarlarken, deneyimi yaşayacak kitlenin beklentilerine uygun çalışmalar yürütüyoruz. Bu çalışmalar ile elde edilen verileri temel alarak rakip analizi, ürün ve müşteri segmentasyonları oluşturuyoruz. Markayla birlikte büyüme pazarlaması stratejisini belirleyerek, kısa ve uzun dönemli planların yaratılmasına yardım ediyoruz. Müşteri yolculuğu için dijital servisler, yazılım geliştirme ve entegrasyon ihtiyaçlarını belirleyerek ‘agile metodolojisi’ ile projenin yönetilmesine destek veriyor, ilgili testleri marka adına tamamlıyor ve projeyi teslim ediyoruz. Proje planı dahilinde markanın müşteri kazanımı, müşteri elde tutma, müşteri geri kazanım stratejileriyle birlikte ürün ve iş geliştirme çözümlerinin oluşturulmasına katkıda bulunuyoruz.”

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Galata Wind ve Yuvam Dünya’dan iklim krizi için COP27’de örnek iş birliğihaberi

    Galata Wind ve Yuvam Dünya’dan iklim krizi için COP27’de örnek iş birliğihaberi

    Mısır’ın Şarm El-Şeyh kentinde 18 Kasım’a kadar devam edecek COP27 İklim Zirvesi’ne  ortak katılan Galata Wind Enerji ve Yuvam Dünya Derneği, 8 Kasım’da bir panel gerçekleştirdi. Hikâye Değişirse Her Şey Değişir / The Story Changes Everything adlı panel, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğine de teşvik edici bir örnek oluşturdu. Yuvam Dünya Kurucusu ve Başkanı Kıvılcım Kocabıyık, Galata Wind Enerji CEO’su Burak Kuyan, Yuvam Dünya Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Levent Kurnaz ve Yuvam Dünya İklim Elçisi oyuncu Kerem Bursin’in katıldığı panelde, daha iyi bir dünya ve gelecek için nelerin değişmesi gerektiği konuşuldu.

     

    İklim kriziyle mücadele misyonuyla faaliyet gösteren sivil toplum örgütü Yuvam Dünya ve iklim krizine yönelik en önemli çözümlerden biri olan temiz enerji üreticilerinden Galata Wind, COP27’ye birlikte katılırken dün de ortak bir panel gerçekleştirdi. Paris İklim Anlaşması’nı onaylayan 195 ülkenin temsilcilerinin katıldığı zirvede, insanlığın karşılaştığı en büyük sorun olan iklim krizine çözüm aramak adına pek çok oturum düzenleniyor.

     

    COP27’ye damgasını vuran gündemlerden birisi de özellikle gelişmekte olan ülkelerin gündeme getirdiği iklim adaleti konusuydu. Action Aid'den İklim Politikası Koordinatörü Theresa Anderson’ın iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden en çok etkilenen gelişmekte olan ülkelerin sel, kuraklık ve kasırga gibi felaketlerin yol açtığı kayıp ve zararların karşılanması için yeni bir BM finansman mekanizması kurulması gerektiği yönündeki görüşü, konuyu net biçimde özetledi. Bu görüşün savunucularının kurduğu Uluslararası İklim Adaleti İttifakı (CJA) gibi kuruluşlar, iklim krizinden en çok gelişmekte olan ülkelerin zarar gördüğünü, asıl kirliliği yaratan zengin ülkelerin bu zararların bedelini ödemesi gerektiğini savunuyor.

     

    Neslin değişen hikayesi 

    İklim kriziyle mücadele konusunda toplumun her kesiminde dönüşüm başlatmayı amaçlayan Yuvam Dünya Derneği ile rüzgâr ve güneşten yüzde yüz yenilenebilir elektrik enerjisi üreten Galata Wind’in düzenlediği Hikâye Değişirse Her Şey Değişir/The Story Changes Everything adlı panel, zirvede büyük ilgi gördü. Destekçisi Galata Wind olan panelde, geleceğe nasıl bir iz bırakmak istediklerini ve bunun için üzerlerine düşen rolleri masaya yatıran panelistler, iklim kriziyle mücadeleye yönelik yol haritasını anlatarak yeni çözüm yollarını konuştu. Effect BCW CEO’su Gonca Karakaş’ın moderatörü olduğu, Yuvam Dünya Kurucusu ve Başkanı Kıvılcım Kocabıyık, Galata Wind CEO’su Burak Kuyan, Yuvam Dünya Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Levent Kurnaz’ın yer aldığı panele, Yuvam Dünya İklim Elçisi ünlü oyuncu Kerem Bursin’in de canlı bağlantıyla katıldı. Panelde, neslin değişen hikâyesine ve bireyin, toplumun, kurumların dönüşümüne vurgu yapıldı. İklim krizi ve sürdürülebilirliği ele alan dijital iletişim platformu Esmiyor da paneli sosyal medya hesaplarından canlı yayımladı ve katılımcılarla röportajlar gerçekleştirdi. 

     

    “Şimdi verdiğimiz kararlar geleceği güvence altına alabilir”

    Galata Wind CEO’su Burak Kuyan panel konuşmasında sağlıklı bir gelecek için hızlı davranılması gerektiğini ifade ederek, “Küresel ısınma, aşırı hava koşullarını şaşırtıcı bir hızla güçlendiriyor. Dünyanın dört bir yanında insanlar iklim krizinin tetiklediği daha ölümcül ve daha sık görülen sıcak hava dalgaları, seller, orman yangınları ve kuraklıklar nedeniyle hayatlarını ve geçim kaynaklarını kaybediyor. Sıfır emisyon hedefine ulaştığımız, sağlıklı bir geleceğe yönelik yarışta giderek daha fazla şirketi, yatırımcıyı, şehri, bölgeyi ve hükümetleri harekete geçirerek potansiyellerinden yararlanmak istiyorsak, şimdi radikal ve acil eylemler ile hareket etmemiz gerekiyor. Önemli bir yol ayrımındayız. Şimdi aldığımız kararlar yaşanabilir bir geleceği güvence altına alabilir. İklim değişimini sınırlamak için gereken araçlara ve bilgi birikimine sahibiz. Bizim neslimiz için değişim rüzgârı, küresel ekonomiyi sürdürülebilir bir ekonomiye dönüştürme yönünde çok kuvvetli biçimde esiyor. Ve bu rüzgâra direnmek değil, yelkenlerinizi bu rüzgârla doldurup değişimin ve iyi bir geleceğin inşasına doğru yol almanız gerekiyor.” dedi. 

     

    Galata Wind’in sürdürülebilir bir gelecek için rol üstlendiğini söyleyen Kuyan, sözlerine şöyle devam etti, “Bugün tüm şirketleri çok yönlü ve iddialı bir yolculuk bekliyor. Üstesinden gelinmesi gereken birçok engel ve çözülmesi gereken birçok zorluk var. COP26'da küresel şirketler için net bir mesaj verilmişti: ‘İş stratejinizi sürdürülebilirlik hedefleriyle uyumlu hale getirin ve bunun karşılığında fayda sağladığınızı görün. Direnirseniz kaybedersiniz.’ Sürdürülebilir bir gezegen, bir toplum yaratma hedefi ortak anlayış, ortak hareket ve ortak dinamikler gerektiriyor. Onlarca yıldır yapılan araştırmalar, yayınlanan raporlar bize durumun vahametini gösterdi, hatta kanıtladı. Bundan sonra çözümün bir parçası olmak zorundayız. Yenilenebilir enerjiye geçişi hızlandırmak zorundayız. Radikal ve acil eylem dışında pek bir çözüm görünmüyor önümüzde… Değişimi durdurmak için eylem planları geçerli olabilir, ancak krizi durdurmak için artık harekete geçme zamanıdır. Sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasının ortak noktada buluşmasını da önemsiyoruz. Aynı dilden aynı amaç için söylemler yaratmak ve dikkat çekebilmek önem taşıyor. Bu nedenle sürdürülebilir bir dünya için mücadele eden Yuvam Dünya’ya bizimle birlikte oldukları için teşekkür ederiz.”

     

    “Bu sadece iklim krizi olarak kalmayacak, sosyal ve ekonomik sorunları tetikleyecek”

    Yuvam Dünya Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Kıvılcım Kocabıyık iklim krizinin sadece çevresel sorunlarına neden olmayacağını ifade ederek, şunları söyledi: “İklim krizi artık burada. Bunu Pakistan'da 30 milyondan fazla insanı etkileyen sel felaketinde, bu yaz Avrupa'da yaşanan sıcak hava dalgasında, 2021'de ülkemizdeki ormanlarımıza büyük bir bölümünü yok eden yangınlarda ve daha birçok olayda görüyoruz. Bunun sadece bir çevre sorunu ve kriz olarak kalmayacağını da biliyoruz. Tüm bunlar, toplumsal eşitsizlik, açlık, yoksulluk, bölgesel çatışmalar, zorunlu göç gibi çeşitli sosyal ve ekonomik sorunları tetikliyor. Panel başlığımızın dediği gibi, hikâye değiştiğinde her şey değişiyor. Herkesi dahil ederek, disiplinler arası çalışarak hep birlikte bu hikâyeyi değiştirmeliyiz.”

    Kocabıyık, “COP27, iklim felaketlerinden en fazla etkilenen kıta olan Afrika’da yer alan Mısır’da gerçekleşiyor. Bu zirve iklim krizinin en kötü etkilerinden kaçınmayı sağlayacak kararların alınması ve kayıp zararın resmi olarak gündeme eklenmesi adına oldukça önem taşıyor. Zirvede ele alınacak konuların bu krize en az katkıda bulunan savunmasız toplulukları göz önünde bulundurarak belirlenmesini umuyoruz.” şeklinde konuştu. 

     

    Konuşmasına Hikâyemiz değişeli çok oluyor ve hikâyemizin değiştiğini anladığımız bile çok oldu” diyerek başlayan Yuvam Dünya Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Levent Kurnaz ise Ne yazık ki bu değişen hikâyenin yuvamız dünyayı çok daha kötü bir düzleme taşımasına yarayacak önlemleri almaktan çok uzağız. Burada 27.’si yapılan Taraflar Konferansları iklim düzeninin korunması yolunda bize bir katkıda bulunmadı, artık çözüm insanların bu sorunu kendi ellerine almalarında bulunmalıdır” dedi.

     

    “Dünyaya sahip çıkmalıyız”

    Yuvam Dünya İklim Elçisi oyuncu Kerem Bursin online olarak katıldığı panelde şunları söyledi: “Kim olduğunuz ne yaptığınız ne işle uğraştığınız, neye sahip olduğunuz veya olmadığınız önemli değil. Çünkü hepimiz aynı gezegende yaşıyoruz, bu tek bir vücudu paylaşmak gibi bir şey aslında ve bu vücut şu anda iklim krizi nedeniyle hasta durumda. Dünyaya sahip çıkmalı ve iklim kriziyle mücadele için gereken adımları birlikte atmalıyız. Etkisi yüksek kişilerin bu etkiyi eğitim ve bilgilendirme adına kullanması çok kritik. Sosyal medyadaki iletişim potansiyeli, filmler, diziler, senaryolar ve farklı hikâye anlatıcılığı yöntemleri mesajları aktarmak adına büyük önem taşıyor.”

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • 13. Boğaziçi Zirvesi başladıhaberi

    13. Boğaziçi Zirvesi başladıhaberi

    Uluslararası İş Birliği Platformu (UİP) tarafından bu yıl "Büyük Dönüşüm: Küresel Değişimin İtici Güçleri" temasıyla İstanbul'da düzenlenen 13. Boğaziçi Zirvesi başladı.

     

    Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından düzenlenen Boğaziçi Zirvesi'nin 13'üncüsü bu yıl 10 Kasım'da başladı. 11 Kasım'a kadar sürecek olan zirvede düzenlenecek olan 23 panel ile ekonomiden kültür-sanata, teknolojiden dijitalleşmeye, enerjiden tarım ve gıda güvenliğine, dijital paradan Covid-19 sonrasına kadar değişen dünyanın yeni vizyonu konuşulacak.

     

    Bugüne kadar tüm dünyadan cumhurbaşkanı, başbakan, bakan, prens ve prensesleri ağırlayan Boğaziçi Zirvesi'nin 13'üncüsü 10-11 Kasım tarihlerinde düzenlenecek. Bu yılki zirvenin ana teması 'Büyük Dönüşüm: Küresel Değişimin İtici Güçleri' olarak belirlenirken zirvedeki panellerle dünyanın içinden geçtiği bu zor günlerde çözüm önerileri ortaya konulacak ve İstanbul yine 2 gün boyunca tüm dünyadan çok değerli konuşmacıları ağırlayan şehir olacak.

     

    Zirvenin ekonomiye yön veren bir kuruluş olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini belirten UIP Başkanı Cengiz Özgencil, bu yılki temanın ‘Büyük Dönüşüm, Küresel Değişim’in İtici Güçleri’ olduğunu belirtti. Özgencil, "Kurulduğumuz günden bu yana, tüm amacımız bağımsız bir fikir kuruluşu olarak ülkemizin, coğrafyamızın ve dünyanın refah ve barışı adına diyalog ortamları yaratmak oldu. 13 yıldır 90 ülkeden sayısız fikir insanının farklı konulara dair görüşlerini Boğaziçi Zirvesi çatısı altında paylaşmalarına ve iş birliği kurmalarına vesile olmanın yanında, fikirler üzerine kurulan dostlukların ne kadar değerli olduğunu bu yıl belki de tüm zamanlardan daha iyi anladık." Dedi.

     

    Özgencil; "Ülkemiz, coğrafyamız hatta tüm dünya için büyük bir dönüşüme öncülük etmiş, dünyanın ender yetiştirdiği eşsiz bir fikir önderi, komutan ve dahi bir yönetici olan büyük Atatürk'ün dünya milletlerine bıraktığı bağımsızlık ve eşitlik düşüncesi üzerine kurduğumuz değerlerimizi koruyarak, İstanbul’dan Dünya’ya uzanacak diyaloglara ev sahipliği yapmaktan heyecan duyuyor, çözüm odaklı düşünerek, birlik ve beraberlik içinde ortak geleceğimize hizmet etmekten gurur ve mutluluk duyuyorum." ifadelerini kullandı.

     

    "KÜRESELLEŞMEYLE SINIRLAR KALKIYOR"

    Son zamanlarda yaşanan gelişmeler, birkaç yıl süren dönüşüm aşamalarının çok daha kısa sürede gerçekleştiğini kaydeden UİP Onur Kurulu Başkanı Rona Yırcalı ise, "Günümüzde küreselleşmeyle birlikte sınırlar kalkıyor, iletişim ağları genişliyor. Bu son derece temel nitelikli değişimler teknolojik gelişmelerle birlikte meydana geldi. Hayatımızın her noktasına değiniyor ve günümüzün küresel toplamına etki ediyor. Bulunduğumuz zamanı etkileyen gelişmeler bunlar. Her ülkenin sınırlarını aşan bir durum söz konusu. Bizim burada iş yapış uygulamalarımız değişiyor, iletişim yöntemleri değişiyor. Bunun sonucunda dünya görüşleri daima değişim içerisinde nihayet bu büyük dönüşüm manasına geliyor." ifadelerini kullandı.

     

    Şu anda dünyada daha önce benzeri görülmemiş bir enerji krizi ve enflasyon yaşandığını belirten Yırcalı, "Belli bölgelerde de gıda yetersizliği söz konusu. Gelecekte de bizimle beraber olacak sorunlar. Bu muazzam dönüşüm meseleleri çözmemizde acaba yeterli olacak mı? Ben şuna inanıyorum. İnsan ırkı ayak uydurmaya yönelecek, bu büyük dönüşümü kavrama kabiliyetine sahibiz. Küresel değişim güçlerine hakim olma gücümüz de mevcut, insan tarihinde hep böyle olmuştur. Karşılaştığımız sorunların çözümü entellektüel katkılarımıza bağlı." dedi.

     

    İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ EN BÜYÜK TEHDİT

    UİP Onursal Başkanı Dr. Talal Abu-Ghazaleh ise, "Kim bu dünyaya hakim olacak, kimi kontrol edecek. Bu bir mücadele, iki süper güç arasında bir mücadele. Bunun yansımaları çok önemli, ancak en önemli faktör ABD egemenliğini, dünya üzerinde hakimiyetini korumak istiyor. Öte yanda Çin var. Çin bu yeni dünya merkezinde yer almak istiyor. Bütün bu sorunları tek bir açıyla görüyorum, iki süper güç arasındaki mücadele bunlar. Dünya ticaret örgütü istişare kurulunda olduğunu ve imzalanan tüm sözleşmelerin ihlale uğradığını söyleyen Abu-Ghazaleh, "Bir dünya düzenine ihtiyacımız var. Hem ABD hem Çin ile birlikte yeni dünya düzenine ihtiyaç var. Merkezi bir iktidar olacaksa şu anda yok. Çin'in ABD'nin söylediklerinin uysal olduğunu düşünmüyorum. Ama şu an çok fazla kaos var, nizam yok, disiplin yok. 

     

    İklim değişikliği ile 1980'lerden beri uğraşıldığının altını çizen Abu-Ghazaleh, "İnsanlığa en büyük tehdittir. İklim değişikliği sorununu 2050'ye kadar çözemezsek insanlığın sonu gelecek. Bu bir rapor hayal ürünü değil." dedi.

     

    ADADA AYRIMCILIK DEVAM EDİYOR

    Boğaziçi Zirvesi’nin açılışında konuşma gerçekleştiren KKTC Dış İşleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, zirvede resmen "var olmadığı" iddia edilen ya da "var olmamalı" denilen bir ülkeden geldiğini vurguladı. Ertuğruloğlu mensubu olduğu halkın kimliğinin yok sayıldığını, kısıtlamalara, ambargolara ve izolasyona maruz bırakıldığını söyledi.

     

    Adada iki halk arasında yürütülen müzakerelerin neredeyse 60 yıl sürdüğünü ancak hala sonuç elde edilemediğini söyleyen Ertuğruloğlu, "Gerçek şu ki iki farklı ulus aynı ada üzerinde yaşamını sürdürüyor. Kendilerine ait bölgeleri ve devleti var. Bir ada, iki ayrı egemen devlet… Bu, Kıbrıs adasının yadsınamaz gerçeğidir." dedi.

     

    Kıbrıslı Türklere ve KKTC'ye yönelik ayrımcılığın 1963'ten bugüne kadar devam ettiğini, Türkiye Cumhuriyeti dışındaki bütün ülkelerin bu ayrımcılığa taraf olduğunu vurgulayan Ertuğruloğlu, sözlerini şu şekilde noktaladı: “Bu çağda hala böyle vahşi bir ayrımcılık sürdürülüyor Kıbrıslı Türklere karşı. Sanki biz etnik bir azınlıkmışız gibi görülüyor. Bu çağda her türlü insanlık dışı ambargo ve kısıtlama nasıl kabul edilebilir? 1963'ten bu yana devam eden bu adaletsizliği sizlere sunmak istedim. Bu durum KKTC halkının ayrımcılığa uğraması ve Doğu Akdeniz'de kaosa ve belirsizliklere yol açmaktan başka hiçbir amaca hizmet etmiyor."

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • “Okula Dönüş” alışverişleri Garanti BBVA Bonus kartlarıyla kazanca dönüşüyorhaberi

    “Okula Dönüş” alışverişleri Garanti BBVA Bonus kartlarıyla kazanca dönüşüyorhaberi

    Garanti BBVA her yıl olduğu gibi bu yıl da okula dönüş heyecanını yaşayan aileler ve öğrenciler için çok özel kampanyalar hazırladı. “Okula Dönüş” kampanyası kapsamında, Eylül ayı boyunca okul harcamalarında Garanti BBVA Bonus kartlarını tercih edenler bol bol bonus kazanırken, ek taksit ve peşin harcamalarına taksitlendirme fırsatıyla alışverişlerini kazanca dönüştürüyor. 

     

    Bonus sahipleri Okula Dönüş kampanyası kapsamında, 30 Eylül’e kadar Bonus üye işyerlerinde market, giyim ve kırtasiye alışverişlerinde yapacakları her 250 TL ve üzeri ikinci harcamalarından 40 TL, toplamda 200 TL bonus kazanıyor. Ödemelerini GarantiPay ile yapan kart sahipleri de her ikinci işlemlerinde ekstra 10 TL bonus ve toplamda 250 TL bonus kazanma fırsatı yakalıyor. Kampanyadan Garanti BBVA Bonus kredi kartları, Bonus Flexi, Money Bonus, Flexi, Bonus Genç, Paracard Bonus, Bonus Business kredi kart sahipleri faydalanabiliyor. Kampanyaya katılmak için BonusFlaş'tan "Hemen Katıl" butonuna tıklanması ya da "OKUL" yazıp 3340'a SMS gönderilmesi yeterli oluyor.

     

    Garanti BBVA “Okula Dönüş” kampanyasıyla bir yandan alışverişlerde bonus kazandırırken, diğer taraftan eğitim harcamalarında ek taksit ve peşin harcamalara taksitlendirme imkânıyla müşterilerinin ödeme yükünü hafifletiyor. Bu kapsamda Bonus Kart sahipleri, 1–30 Eylül tarihleri arasında yapacakları taksitli eğitim harcamalarında ücretsiz +4 taksit fırsatından faydalanırken, aynı tarihlerde eğitim kurumlarında yapacakları 1.000 TL-200.000 TL arasındaki peşin harcamalarını da ücretsiz 5 taksitle ödeyebiliyor. 

     

    Garanti BBVA diğer taraftan eğitim harcaması yapacak ailelere de “Eğitim Bonus” kampanyasıyla kazandırıyor. Buna göre Bonus Kart sahipleri 1-30 Eylül tarihleri arasında eğitim kurumlarında tek seferde yapacakları ilk 20.000 TL ve üzeri eğitim ödemesine 200 TL bonus kazanıyor. Kullanıcılar bu kampanyaya da ilk harcamadan önce BonusFlaş'tan "Hemen Katıl" butonuna tıklayarak ya da "EGITIMBONUS" yazıp 3340'a SMS göndererek katılabiliyor.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Goodyear, Adapazarı Fabrikasına güneş duvarı kuruyorhaberi

    Goodyear, Adapazarı Fabrikasına güneş duvarı kuruyorhaberi

    Dünyanın lider lastik üreticilerinden Goodyear, fabrikalarında yenilenebilir enerji odaklı dönüşümler konusunda önemli gelişmeler kaydediyor. Goodyear, Adapazarı’ndaki tesisinde yeni bir güneş duvarı kurarak sürdürülebilir bir dünyaya yönelik önemli bir adım atıyor. Proje, enerji yönetimine esneklik ve güç kazandırmanın yanı sıra fabrikanın çevresel ayak izini küçültmeye de yardımcı olacak.  

     

    Goodyear, Adapazarı Fabrikası’nda gerçekleştirdiği projenin ilk etabı olarak 50 m2’lik bir güneş duvarı kurdu ve temiz havanın ön ısıtmasını yapmak için bu duvarı mevcut HVAC Isıtma, Havalandırma ve İklimlendirme ünitelerinden birine bağladı. Bu sistemde güneş kolektörün yüzeyini ısıttığında, ısınan hava yüzeydeki binlerce küçük delikten içeri çekiliyor ve mevcut hava girişine yönlendiriliyor. Bu da ısıtma ünitesindeki buhar gereksinimini yaklaşık 45 oranında azaltmaya ve daha az enerji tüketilmesine yardımcı oluyor. Güneş duvarı projesi, fabrikanın CO2 emisyonlarını da büyük ölçüde azaltmış olacak.

     

    Projenin bir sonraki etabında, Adapazarı Fabrikasının çatısına güneş panelleri yerleştirilecek. Atmosferdeki koşullara bağlı olarak, bu paneller fabrikanın enerji gereksiniminin önemli bir bölümünü karşılamış olacak.

     

    Projeyle ilgili açıklama yapan Goodyear Türkiye Genel Müdürü Mahmut Sarıoğlu; “The Goodyear Tire & Rubber Company, Türkiye'de bulunan Goodyear tesislerinde 100 yenilenebilir elektriğe geçeceğini duyurmuştu. Bu gelişmenin önemli bir parçası olan projemiz kapsamında Goodyear’ın sürdürülebilirlik vizyonuna verdiği önemi ve değeri bir kez daha vurgulamış oluyoruz. Bu önemli projede emeği geçen değerli çalışma arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

     

    EMEA (Avrupa, Ortadoğu, Afrika) bölgesi, Goodyear'ın enerji alanındaki sürdürülebilirlik çalışmalarına öncülük ediyor; bu bağlamda Avrupa’daki tesislerinde şimdiden 100 yenilenebilir elektrik kullanılmaya başlandı. 

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Sendeo, 2022 yılında 360 milyon lira yatırım yapacak haberi

    Sendeo, 2022 yılında 360 milyon lira yatırım yapacak haberi

    Koç Topluluğu’nun dağıtım ve teslimat sektöründeki markası Sendeo, 2021 yılında 143 milyon lira yatırımı hayata geçirdi. Geçtiğimiz günlerde birinci yılını kutlayan marka, 2022 yılında 360 milyon lira yatırım yapacağını ve bu yatırımların insan kaynağı, operasyonel faaliyetler ve teknoloji alanında gerçekleşeceğini açıkladı. 

     

    Bir yıl önce 400 kişilik bir ekiple faaliyetlerine başlayan Sendeo, bugün gelinen noktada 1.344 kişiyi istihdam ediyor. 

     

    Eylül 2021’de “İstediğin gibi sende o” sloganıyla yola çıkan Sendeo, kısa sürede önemli başarılara imza attı. İlk etapta 16 ilde faaliyet göstermeye başlayan marka, altı ay gibi kısa bir sürede operasyonunu 81 ile taşıdı.

     

    Geçtiğimiz yıl düzenlenen basın toplantısında yeni bir marka olarak 2025 yılına kadar 60 milyon dolar yatırım hedefleri olduğunu hatırlatan Sendeo Genel Müdürü Özgün Şahin, “2021 yılında insan kaynağımıza, teknolojimize ve operasyonel faaliyetlerimize 143 milyon lira yatırım yaptık. 2022 yılında 360 milyon liralık yatırımı hayata geçireceğiz. 400 kişiyle çıktığımız yolculukta bugün 1.344 kişiye istihdam sağlıyoruz. Yıl sonuna kadar ise 2.500’den fazla kişiye ulaşmayı hedefliyoruz. Araç filomuzu ocak ayından bu yana 2 katına çıkardık, yıl sonunda 2 kat daha artıracağız. Sendeo Asistan hizmetimizle müşterilerimize diledikleri an, diledikleri kanaldan hizmet veriyoruz. Müşterilerimiz 444 75 48 numaralı çağrı merkezimizden, WhatsApp hattımızdan ya da web sitemizdeki Canlı Destek sekmesinden diledikleri an bize ulaşabiliyor” dedi.

     

    Hedeflerinin müşteri memnuniyetinde liderlik olduğunu söyleyen Şahin, “İlk günden bu yana hedefimizi müşteri memnuniyetinde liderlik olarak belirledik. Bunu en az ticari kârlılığımız kadar önemsiyoruz. Bu amaca ulaşmak için yatırımlarımızı yapmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı