Kategori: Ekonomi

  • Akbank'tan Girişim Bankacılığında Ana Banka Olma Hedefi ile Uçtan Uca Hizmet Modelihaberi

    Akbank'tan Girişim Bankacılığında Ana Banka Olma Hedefi ile Uçtan Uca Hizmet Modelihaberi

    Akbank, Türkiye’nin girişim ekosisteminin ana bankası olma hedefi ile güçlü atılımlarına devam ediyor. 2023 yılında Akbank Girişim Bankacılığı’nı hayata geçiren Banka, bu yıl da Ak Portföy ve ARYA Yatırım Platformu iş birliğinde girişimcilere özel uçtan uca hizmet modelini geliştirdi. Böylece start-up’lar ve teknogirişimler ihtiyaç duydukları finansal ürünler ile mentorluk, network ve danışmanlık gibi hizmetlere tek adresten ulaşabiliyor. 

    Akbank, girişimlere yönelik yeni nesil hizmet modelini Akbank Girişim Bankacılığı çatısı altında teknogirişimler ve start-up’larla buluşturacak. Girişimlerin güçlenmesi ve uluslararası arenaya açılmasında ihtiyaç duydukları tüm hizmetleri uçtan uca sunmaya hazırlanan Akbank, bu doğrultuda Ak Portföy ve ARYA Yatırım Platformu ile de stratejik ortaklık başlattı.  

    Türkiye’nin girişim ekosisteminin ana bankası olma hedefi ile güçlü atılımlarda bulunduklarını belirten Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz; “Uluslararası arenadaki tüm zorluklara rağmen, canlılığını ve cazibesini koruyan ekosistemimizi ileri taşımak için finansal ürünler ile danışmanlık ve mentorluk gibi hizmetlerin girişimlerle buluşturulması gerektiğine inanıyoruz. Bu doğrultuda Akbank’ın gücü, deneyimi ve uzmanlığını Akbank Girişim Bankacılığı çatısı altında ekosistemimizin hizmetine sunuyoruz. Girişimlerin dinamik yapısına uygun olarak geliştirdiğimiz avantajlı hizmetler ve finansman ürünlerimizin yanında, Ak Portföy ve ARYA Yatırım Platformu ile oluşturduğumuz servis modeliyle girişimcilerin yanlarında olmaya hazırız. Girişimciliği, Türkiye’nin ekonomik büyümesi ve sürdürülebilir kalkınması için hayati bir unsur olarak görüyoruz. Bu doğrultuda en iyiyi ve en yeniyi sunmayı ve girişimcilerin ilk adresi olmayı hedefliyoruz” dedi.

    Hayata geçirilen iş birliği hakkında bilgi veren Ak Portföy Genel Müdürü Mehmet Ali Ersarı, “500 milyar eşiğini aşan varlık büyüklüğü ile özel sektörde Türkiye’nin lider portföy yönetim şirketi ve dünyanın en büyük 500 portföy yönetim şirketinden biri olarak, ülkemizde yatırım alanındaki güçlü dönüşümün öncülüğünü üstleniyoruz. Türkiye girişimcilik ekosistemine yönelik çalışmalarımız da bu stratejik hedefin önemli bir parçası olacak. Bugün de Akbank Girişim Bankacılığı ile Türkiye girişimcilik ekosistemine büyük katkılar sunacağına inandığımız yeni iş birliğimize adım atmanın heyecanı içerisindeyiz. Bu iş birliği, teknoloji, ihracat, kurumsal strateji, insan kaynakları, organizasyon ve dijital dönüşüm gibi konularda aynı zamanda üst düzey danışmanlar, mentorlar, yatırımcılar ve start-uplar’dan oluşan güçlü bir ekosistem de yaratacak. Oluşturacağımız bu yeni sisteminin ve Girişim Bankacılığı sinerjisinin, girişimcilerin beklentilerini fazlasıyla karşılayacağına yürekten inanıyorum” diye ekledi.

    ARYA Yatırım Platformu Kurucusu Ahu Büyükkuşoğlu Serter ise “Toplumsal ve ekonomik değer yaratarak, toplumu değiştirmek amacıyla cinsiyet dengesini gözeterek platformumuzu kapsayıcılık üzerine tekrar inşa ediyoruz. Yeni misyonumuz ile birlikte Türkiye’nin ilk cinsiyet dengeli fonunu kurduk. Cinsiyet dengesi aslında bizim kalkınma gücümüzü yansıtıyor. Bu değeri ortaya çıkarmak ve kadınların eşit fırsatlarla girişimcilik ekosisteminde yer almasını desteklemek üzere, Arya Yatırım Platformu olarak, ekonomik ve sosyal fayda odaklı çalışmalara imza atıyoruz. Yeni dönemde de Akbank’ın stratejik ortaklığında, girişimcilere yönelik daha kapsamlı destek ve fırsatlar sunarak, girişimcilik ekosistemine yeni bir soluk getirmeye hazırlanıyoruz. Bu iş birliği, girişimci atölyeleri, mentorluk programları, yatırıma hazırlık programları ve Yatırımcı Günleri gibi çeşitli çalışmalar aracılığıyla kadın girişimcilerin potansiyelini ortaya çıkarmaya ve finansmana erişimlerini kolaylaştırmaya hizmet edecek” dedi.

    Alternatif Finansman ve Mentorluk Desteği

    Akbank Girişim Bankacılığı çatısı altında sunulan yenilikçi çözümleri uçtan uca hizmet olarak sunmak üzere özel bir servis modeli tasarlandı. Böylece banka, yatırım, mentorluk ve network odaklı güç birliği ile girişimciler, her aşamada destekleniyor.

    Bu kapsamda Akbank Girişim Bankacılığı müşterilerinin de yer alacağı 20 milyon dolar tutarındaki girişim sermayesi fonu kapsamında Ak Portföy ile anlaşma sağlandı. Ak Portföy Birinci Teknoloji Girişim Sermayesi ile minimum 300 bin dolar yatırım arayan Akbank Girişim Bankacılığı girişimlerine destek sağlanacak.  

    ARYA Yatırım Platformu iş birliğinde ise Akbank Girişim Bankacılığı müşterileri, mentor ve melek yatırımcı ağına dâhil oluyor. Erken aşama teknoloji girişimlerinin yatırım alma süreçleri için kapsamlı bir program da sunuluyor. 

    Akbank, Girişimlere Yönelik Yeni Nesil Hizmetlerini Tanıttı

    Akbank Girişim Bankacılığı teknoloji girişimlerinin ve start-up’ların, kuruluş aşamasından globale açılımına kadarki tüm aşamalarında yanlarında olacak ürün ve hizmetler sunuyor. Girişimlere özel müşteri temsilcilerinin yer aldığı yeni yapılanma kapsamında Akbank, İstanbul ve Ankara’nın ardından İzmir’de de şube dönüşümünü hayata geçirecek. Böylece teknogirişimlere özel hizmet veren Müşteri İlişkisi Yöneticilerinin yer aldığı şube sayısını 6’ya çıkaracak.

    Akbank’ın start-up ve teknogirişimlere özel tasarladığı Teknogirişim Paketi’nde yeni girişimlere masrafsızlık ve chip-para desteği, özelleştirilmiş kredi süreçleri ile iş planına dayalı kredi değerlendirmesi, sıfır faizli Ticari Artı Para, TÜBİTAK ve KOSGEB desteklerine özel Teminat Mektubu oranları, teknopark ve teknokentlerde faaliyet gösteren girişimlerin kira ödemeleri için chip-para desteği, özel maaş anlaşması ve birçok ürün ve avantajlar yer alıyor. 

    Bankacılık dışı çözümlerle girişimcilerin yanında

    Akbank Girişim Bankacılığı, bankacılık dışı hizmetleriyle de farklılaşıyor. Girişimler, Mükellef ve Workhy’den yurt içi ve yurt dışı şirket kurulumu ve büyüme desteği, Kolektif House’dan ortak ve esnek ofis kullanımı, Usemagnetiq’ten dijital pazarlama desteği, Paraşüt’ten ön muhasebe çözümü ve e-fatura hizmeti, AKÖde üzerinden e-ticaret ödeme altyapısı, Microsoft üzerinden Azure kredi desteği, Malogra’dan proje ve hibe danışmanlığı, MG Legal’den hukuk danışmanlığı gibi birçok ürün ve hizmetten avantajlı şekilde yararlanıyor.

    Akbank, yeni yapılanmasıyla Türkiye’nin girişimcilik ekosistemine güçlü bir destek sağlamayı hedefliyor. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Doğal taş sektörü Çin Xiamen'e 88 firmayla katılıyorhaberi

    Doğal taş sektörü Çin Xiamen'e 88 firmayla katılıyorhaberi

    Dünya doğal taş sektörünün en büyük buluşma noktası Çin’in Xiamen şehrinde düzenlenen 24. Xiamen Doğal Taş ve Teknolojileri Fuarı 16-19 Mart 2024 tarihlerinde düzenlenecek.

    Türkiye Milli Katılım Organizasyonu’nu yapan Ege Maden İhracatçıları Birliği, Xiamen Doğal Taş ve Teknolojileri Fuarında 56 firma ile yer alacak. 32 Türk Firması da fuara Bireysel Katılımcı olarak katılım sağlayacak.

    Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, “Maden sektörü olarak 2023 yılında 5,7 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. İhracatımızın üçte birine denk gelen 1,9 milyar dolarlık bölümü doğal taş ihracatı olarak gerçekleşti. Doğal taş sektörümüzün 2023 yılında yüzde 3 artışla 432 milyon dolarlık ihracatla en çok ihracat yaptığı ülke Çin oldu. Çin, ABD’yi geçerek tekrar en büyük ihraç pazarımız konumuna geldi. Bu sene Xiamen Uluslararası Taş Fuarına milli katılım organizasyonumuzu 56 firmamızın katılımıyla gerçekleştireceğiz. Türkiye doğaltaş ihracatı 2024 yılının ilk iki ayında yüzde 5 yükselişle 274 milyon dolar oldu. Bunun 50 milyon dolarlık kısmı Çin’e gerçekleşti.” dedi.

    Çin’in doğal taş ticaretinin 9 milyar dolara ulaştığı bilgisini veren Alimoğlu şöyle devam etti; “Türk doğal taş sektörü olarak Çin’e 1 milyar dolar ihracat yaptığımız yıllar olmuştu. Önümüzdeki süreçte benzer bir ivmeyi yakalamak için çalışıyoruz. Xiamen Çin doğal taş ticaretinin yüzde 60’ını gerçekleştiriyor. Bu yıl Xiamen Fuarı’nda uluslararası katılımda birinci ülke olmayı hedefliyoruz. Birliğimizin tamamlamış olduğu AB Projesinin dijital çıktısı olan VR Gözlüklü İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitim Simülasyonunun tanıtımı da Çince olarak yapılacak. Pekin Büyükelçimiz İsmail Hakkı Musa ve Guanco Ticaret Ateşemiz Şerife Yıldırım Demirel de firmalarımızın stantlarını ziyaret edecek. Ticaret Bakanlığımızın yüzde 70 destek verdiği prestijli fuarlar arasında yer alan Xiamen Fuarı’nda Türk doğal taş ihracatçılarımızı güçlü bir şekilde göreceğiz.” diye konuştu.

    Batı Akdeniz İhracatçı Birlikleri de info stand ile fuara katılım sağlayacak.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • 2030 iklim hedeflerine planlanandan önce ulaşıldı: CECONOMY AG, sürdürülebilirlik hedeflerine doğru ilerliyorhaberi

    2030 iklim hedeflerine planlanandan önce ulaşıldı: CECONOMY AG, sürdürülebilirlik hedeflerine doğru ilerliyorhaberi

    MediaMarkt’ın bağlı olduğu CECONOMY AG, 2022/23 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı. Kapsamlı bir sürdürülebilirlik stratejisi izleyen CECONOMY, yenilenebilir enerji kullanımını artırma, emisyonları azaltma, döngüsel ekonomiyi teşvik etme ve sosyal sorumluluğu destekleme konularında önemli adımlar atıyor. 

    Avrupa’nın açık ara bir numaralı elektronik perakendecisi MediaMarkt’ın bağlı olduğu CECONOMY AG, 2022/23 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı. Raporda, şirketin sürdürülebilir ürün ve hizmet yelpazesini genişletme, enerji tasarrufu önlemleri ve yenilikçi lojistik çözümleri gibi başlıklar dikkat çekiyor. 2030 iklim hedeflerine beklenenden erken bir zamanda ulaşarak sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir başarı elde eden CECONOMY, iş süreçlerini kademeli olarak daha çevre dostu hale getirmeyi ve ürün ve hizmetleriyle müşterilerinin daha sürdürülebilir bir yaşam sürmesini sağlamayı hedefliyor.

    Sürdürülebilir ürün yelpazesi genişliyor

    MediaMarktSaturn, müşterilerin sürdürülebilir ürün ve hizmetleri bir bakışta tanımasına yardımcı olmak için bunları kendi logosu olan Daha İyiye ile etiketliyor. CECONOMY AG, sürdürülebilir ürün portföyünü 1.730 yeni ürünle genişleterek, 2025 yılı hedefi olan 6.000 sürdürülebilir ürün sayısına doğru emin adımlarla ilerliyor. Mevcut durumda portföyünde bulunan 4.933 sürdürülebilir ürünle CECONOMY, enerji tasarruflu, çevre dostu üretim ve paketleme yöntemleri sayesinde, müşterilerine daha uzun ömürlü ve yeniden kullanımı mümkün ürünler sunarak kaynak korumaya katkı sağlıyor.

    Yenilenmiş ürünler ve onarım hizmetlerinde büyük bir talep artışı yaşandı

    CECONOMY, 2022/23 mali yılı itibarı ile başlattığı Foxway iş birliği ile tüm mağazalarında ve online platformlarında geri satın alma hizmetini başarıyla sunuyor. Satın alınan ürün yelpazesi de önemli ölçüde artan bu hizmette; tabletler, akıllı saatler, masaüstü ve dizüstü bilgisayarlar, kameralar, lensler ve oyun konsolları gibi ürün çeşitleri yer alıyor.

    Geçtiğimiz yıl 218.476 kullanılmış ürün kuponla takas edildi. Bu da talebin üç kattan fazla arttığı anlamına geliyor. CECONOMY, 2025 yılına kadar yılda 600.000 kullanılmış cihazı geri almayı hedefliyor; bu da sürdürülebilir tüketimi teşvik eden önemli bir adım olarak görülüyor.

    Aynı zamanda, ürünlerin ömrünü uzatma amacıyla yapılan onarımlar da dikkate değer bir başarıya ulaştı. Geçtiğimiz mali yılda, şirketin atölyelerinde ve mağazalardaki akıllı servis noktalarında toplam 3,2 milyon cihazın onarımı gerçekleştirildi. Bu onarımlarla, 9.300 tonluk potansiyel elektronik atığın önlenmesine katkıda bulunuldu. Bu girişimler hem tüketiciler için değer yaratıyor hem de çevresel sürdürülebilirliğe önemli bir katkı sağlıyor.

    CECONOMY, 2030 iklim hedeflerine önceden ulaştığını duyurdu

    CECONOMY, iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir başarıya da imza attı. Şirket, 2032/33 mali yılı sonuna kadar Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını (şirketin doğrudan ve dolaylı sera gazı emisyonları) toplamda %58,8 oranında azaltma hedefi koymuştu. Şirket, 2022/23 mali yılında, bir önceki yıla kıyasla %39 oranında emisyon azaltımı sağlayarak, bu hedefin büyük kısmının şimdiden gerçekleştirildiğini bildirdi. Bu durum, CECONOMY’nin 2032/33 yılı için belirlenen hedeflerine ve küresel 2030 iklim hedeflerine, planlanandan çok daha erken bir şekilde ulaşılacağını gösteriyor.

    Şirket, aynı zamanda, kullanılan elektriğin %92’sini doğrudan alternatif enerji kaynaklarından sağlama başarısını göstererek, yenilenebilir enerji kullanımında da önemli bir ilerleme kaydetti.

    Sıfıra yakın emisyonlu teslimat yatırımı

    CECONOMY, sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir adım daha attı ve çok kanallı ağının bir parçası olarak, büyükşehirler ve şehirlerde sürekli genişleyen teslimat merkezleri ağını kurdu. Bu merkezler, müşteri teslimatlarını, mağaza teslimatlarını ve iadeleri tek bir araçta birleştirerek, rota optimizasyonu sayesinde hem yol kat etme verimliliğini artırıyor hem de CO₂ emisyonlarını azaltıyor.

    Bu çabaların bir parçası olarak, CECONOMY, özellikle Almanya’da, CO₂ (karbondioksit) emisyonlarını belirgin şekilde azaltan ve elektrikli araç filolarının kullanımını artıran lojistik hizmet sağlayıcılarıyla iş birliği yapıyor. İspanya ve İsviçre’deki pazarlarda doğrudan müşterilere yapılan teslimatlarda giderek artan bir şekilde elektrikli araçlar kullanılıyor; bu sayede şimdiden 34 şehirde sıfıra yakın emisyonlu teslimatlar gerçekleştirilebiliyor. CECONOMY, 2025/26 yılına kadar 80 şehirde sıfıra yakın emisyonlu dağıtım kapasitesine ulaşmayı planlıyor.

    Şirket, “mağazadan sevkiyat” lojistik modelini de yeniden düzenleyerek, teslimatların en yakın mağazadan yapılmasını sağlıyor. Bu sistem, CO₂ tasarrufu açısından büyük bir potansiyel sunuyor ve CECONOMY’nin çevresel ayak izini daha da azaltma hedefine katkıda bulunuyor. Bu girişimler, CECONOMY’nin sıfıra yakın emisyonlu bir geleceğe yönelik kararlılığını ve çevresel sürdürülebilirliğe olan bağlılığını gösteriyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • EY CEO Görünümü 2024 Araştırması yayımlandıhaberi

    EY CEO Görünümü 2024 Araştırması yayımlandıhaberi

    EY’ın CEO Görünümü 2024 Araştırması yayımlandı. Dünya çapında 21 ülkeden 1.200 CEO’nun katılımıyla gerçekleşen ankete göre; stratejik dönüşüm planlarını hayata geçiren CEO’ların, küresel ekonomik olumsuzluklara rağmen 2024 yılında gelir artışı ve kârlılık konusunda iyimser olduğu görülüyor. Rapor, CEO’ların %58’inin dönüşüm planlarını hızlandırdığını gösteriyor. Araştırmanın öne çıkan sonuçlarından biri de maliyet yönetimi yapmak ve verimliliği artırmak isteyen CEO’ların yapay zekayı kullanmaya sıcak bakmaları. 

    Uluslararası denetim ve danışmanlık şirketi EY (Ernst & Young), CEO Görünümü 2024 Araştırma sonuçlarını açıkladı. Dünya çapında 21 ülkeden 1.200 CEO’nun önümüzdeki döneme dair beklentileri, zorluklar ve fırsatlar üzerine gerçekleştirilen araştırma, CEO’ların önemli çoğunluğunun iyimser olduğunu gösteriyor. Rapora göre stratejik dönüşüm planlarını hayata geçirme konusunda aktif davranan CEO’lar gelir artışında %64 ve kârlılıkta %63 artış bekliyor. Rapor; bu dönüşümü gerçekleştiren CEO’ların oranının %58 olduğunu ve Temmuz 2023’te yüzde 21 olan bu oranın üç katına çıkarak ciddi bir sıçrama kaydettiğini gösteriyor.

    Araştırmaya katılan CEO’ların dörtte üçü (%76), küresel ekonominin düşük büyümeyle devam edeceğini veya hiç büyümeyeceğini düşünüyor.  Katılımcıların %78’i, devam eden enflasyonist baskılar nedeniyle faiz oranlarının “daha uzun süre yüksek” kalması için hazırlanırken, yarıdan fazlası (%57) işletme maliyetinde artış öngörüyor.

    Araştırma aynı zamanda 20’den fazla ülkede 300 özel sermaye (PE) liderinin yatırım ve portföy yönetimi görünümlerine ilişkin bakış açılarını da açıklıyor. Ankete katılan PE liderlerinin çoğunluğu (%71) CEO’nun düşüncelerini yansıtarak, mega işlemlerde de artış öngörüyor. Ankete katılan PE liderlerinin %70’i, 2024’te kurumsal yatırımlarda veya faaliyetlerde artış olacağını tahmin ediyor; bu da bir önceki yıla kıyasla daha canlı bir işlem pazarına işaret ediyor.

    Birleşme ve satın alma işlemlerinde artış bekleniyor

    CEO’lar, birleşme ve satın alma işlemlerinde bir toparlanma bekliyor. Araştırmaya katılan 10 CEO’dan 8’i (%79) birleşme ve satın alma işlemlerinde 10 milyar ABD dolarının üzerinde bir artış olacağını öngörüyor. Ankete katılan CEO’ların %36’sı önümüzdeki 12 ay boyunca birleşme ve satın alma yapmayı planlıyor.

    CEO Görünümü 2024 Araştırması’na göre ABD, birleşme ve satın alma faaliyetleri açısından en cazip hedef bölge konumunu korurken ABD’yi Japonya, İngiltere, Çin ve Hindistan takip ediyor. Birleşme ve satın alma işlemlerinde ‘gelişmiş üretim’ sektörü en üst sırada yer alan sektör olarak belirleniyor ve bunu ‘bankacılık ve sermaye piyasaları’, ‘sigorta’, ‘tüketici ürünleri’ ve ‘mobilite’ takip ederek ilk 5’te yer alıyor.

    Verimlilik odaklı dönüşüm planları hızlanıyor  

    Araştırma, CEO’ların stratejik dönüşümde hem olumlu hem de proaktif davrandığını ortaya koyuyor. Ankete katılan CEO’ların %58’i stratejik dönüşüm planlarını 12 ay içinde hızlandırmayı planladıklarını belirtirken, Temmuz 2023’te %21 olan bu oran neredeyse üç katına çıkarak önemli bir sıçrama kaydediyor. Temmuz 2023’te CEO’ların %37’si herhangi bir dönüşüm planı olmadığını söylerken CEO Görünümü 2024 Araştırması’nda ise bu oran sadece %5 olarak belirtiliyor.

    Asya-Pasifik’teki katılımcıların %58’i ve Avrupa’daki katılımcıların %55’i; ABD’nin hâkim olduğu Amerika kıtasındaki CEO’ların %60’ı iş dönüşümlerini hızlandırmayı planlıyor.

    CEO’ların öncelikli odak alanları arasında verimlilik artırımları ve maliyet yönetimi stratejileri yer alıyor. Ankete katılan CEO’ların %42’si ve özel sermaye liderlerinin %45’i işletme sermayelerini etkin bir şekilde yönetmeye öncelik veriyor. Teknolojiyi verimli bir itici güç olarak benimseyen CEO’ların %41’i verimliliği artırmak ve iş performansını desteklemek için “yapay zekayı” çıkış noktası olarak görüyor. Dörtte üçü (%76) ise teknolojinin gelir artışı üzerinde çok az etkisi olacağını düşünüyor.

    İtalyan CEO’lar GenAI’ya büyük yatırım yapıyor

    İtalyan CEO’lar, GenAI’nin kendi işleri üzerindeki önemini kabul ediyor ve CEO’ların yaklaşık %80’i, rakiplerine göre stratejik bir avantaj elde etmek için GenAI üzerinde hemen harekete geçmeleri gerektiğini kabul ediyor. İtalyan CEO’ların beşte dördünden fazlası (%88) GenAI’nin onları kendi iş modellerini bozmaya zorlayacağı gerçeğini de kabul ediyor.

    İngiltere, İtalya’yı yakından takip ediyor; CEO’ların yaklaşık dörtte üçü (%74) şirketlerini GenAI konusunda hızlı hareket etmeye zorlamaları gerektiğinin sinyalini veriyor. Birleşik Krallık CEO’larının dörtte üçünden fazlası (%77), yapay zekâ uzmanlığına sahip olduğunu iddia eden şirketlerde keskin bir artış olduğunu ve bunun da güvenilir tedarikçileri, ortakları veya birleşme ve satın alma (M&A) hedeflerini belirlemeyi zorlaştırdığını kabul ediyor.

    Alman CEO’ların %97’si yapay zekaya önemli yatırımlar yapıyor veya planlıyor olsa da yalnızca %64’ü  GenAI konusunda hemen harekete geçmeleri gerektiğini düşünüyor. Harekete geçme aciliyeti, faydalar ve riskler arasındaki mevcut belirsizlikten etkilenirken, bu da bir yapay zekâ stratejisi uygulanmasını zorlaştırıyor.

    Jeopolitik riskler kurumsal stratejinin ayrılmaz bir parçası oldu

    Önümüzdeki 12 ay içinde dünya nüfusunun yarıdan fazlasının oy verme kabinine gideceği göz önüne alındığında, CEO’lar jeopolitik risklerin ve potansiyel iş etkilerinin son derece farkında. Ankete katılanların dörtte üçünden fazlası (%78), popülist hareketlerin jeopolitik belirsizliği artırması ve ticari zorluklar oluşturmasından endişe duyuyor. Ankete katılanların %76’sı, 2024’teki büyük seçimlerde yapay zekanın siyasi olarak kötüye kullanılması konusunda da endişeli.

    Çoğu CEO, kuruluşlarının jeopolitik belirsizliği karar alma süreçlerine entegre etme becerisinden emin olsa da katılımcıların neredeyse yarısı (%48) jeopolitik riskleri yönetmek için aktif süreçlerinde iyileştirme yapılması gerektiğine inanıyor. Aslında, ankete katılan CEO’ların ve PE liderlerinin %98’i, belirli iş kollarından çıkmak (CEO yanıt verenlerin %32’si ve PE yanıt verenlerin %38’i) veya planlanan bir yatırımı ertelemek (CEO yanıt verenlerin %42’si ve PE katılımcılarının %32’si) dahil olmak üzere yatırım planlarında değişiklikler yapmak zorunda kalıyor.

    EY Türkiye Strateji ve Kurumsal Finansman Bölüm Başkanı Özge Gürsoy Büyükavşar, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi:

    “Her ne kadar CEO’lar küresel ekonomide durgunluğun devam edeceğini beklese de bu onların kârlılık beklentilerini azaltmadı. CEO’ların %64’ü gelir artışında ve %63’ü ise kârlılıkta artış bekliyor, verimliliği artırma ve işlerini büyütme konusunda dönüşüm fırsatlarını değerlendiriyor. Birleşme ve satın alma piyasasında iyileşme belirtilerinin gelmesiyle şirketler, planlarını yeniden gözden geçiriyor, akıllı yatırımlar arayarak potansiyel iş birlikleri için zemin hazırlıyor. Aynı zamanda CEO’lar jeopolitik risklerin kurumsal stratejinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kabul ediyor ve jeopolitik riskleri yönetmek için süreçlerinde iyileştirme yapıyorlar.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Japonlar Türk lezzetlerine hayran kaldı Japonya'ya gıda ihracatımız 2024 yılının iki aylık döneminde yüzde 42 arttıhaberi

    Japonlar Türk lezzetlerine hayran kaldı Japonya'ya gıda ihracatımız 2024 yılının iki aylık döneminde yüzde 42 arttıhaberi

    Japonya’ya 1 milyar dolarlık ihracat hedefi koyan Türk gıda ihracatçıları 5-8 Mart 2024 tarihlerinde Tokyo’da düzenlenen Foodex Japan Fuarı’ndan 1 milyar dolar ihracat hedefine ulaşacak ticari bağlantılarla yurda döndüler.

    Gıda sektörünün Japonya’ya ihracatı 2024 yılının iki aylık döneminde yüzde 42’lik artışla 69 milyon dolardan 98 milyon dolara çıktı. 

    Türkiye Milli Katılım Organizasyonunu Ege İhracatçı Birlikleri’nin yaptığı Foodex Japan Fuarı’nda Türk gıda sektörü 51 firmayla yerini alırken, Türkiye pavyonu Japonların en çok beğenisini kazanan ülke pavyonlarının başında geldi.

    Işık: “Çok başarılı bir fuar geçirdik”

    Türkiye ile Japonya arasındaki siyasi ilişkilerin 100. Yılı olması nedeniyle Türkiye Tokyo Büyükelçiliğiyle birlikte 1 yıllık bir hazırlık sonrasında Foodex Japan Fuarı’na katıldıklarını aktaran Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, emeklerinin karşılığını aldıklarını, çok başarılı bir fuarı geride bırakarak Türkiye’ye dönmenin mutluluğunu ve gururunu yaşadıklarını ifade etti.

    Foodex Fuarı’nda Türkiye’nin güçlü olduğu ürünlerden özel bir stant yaptıklarını anlatan Işık, “Bu yıl Foodex Fuarı’nda katılımcı sayımızı 39’dan 51’e çıkararak Türkiye standını yüzde 40 büyüttük. Güçlü olduğumuz ürünleri sergilediğimiz stantta satın almacıların bu ürünleri hangi stantlarda bulabileceklerini gösterir yönlendirmeler yaptık. Ziyaretçilerden çok beğeni aldık. Stantlarımıza da ziyaretçi sayısını artırdık. Stantlarımızı daha ürün odaklı, ferah, daha aydınlık bir şekilde dizayn ettik. Tadım alanını genişlettik ve çekim merkezine dönüştürdük. Japonya pazarında bugünkü seviyeye 30 yılda geldik ama bundan sonraki süreçte daha hızlı büyüyeceğiz. Türk ürünlerini kabul etmiş bir paza haline geldiler. Makarnadan, çekirdeksiz kuru üzüme, balıktan zeytinyağına, meyve sebze mamullerinden susama geniş bir ürün grubunda ihracat yapıyoruz Orta vadede 1 milyar dolar gıda ürünleri ihraç edebilecek konuma geleceğiz. Foodex Japan Fuarı kapsamında Türkiye-Japonya siyasi ilişkilerinin 100. yılı nedeniyle Türkiye’nin Tokyo Büyükelçiliğinde bir resepsiyon verdik. Bu resepsiyona Japonya’nın en büyük marketler zincirlerinden Aeon’un satın almacıları başta olmak üzere çok sayıda Japon satın almacı katıldı. Çok verimli bir toplantı oldu. Türkiye’nin Tokyo Büyükelçisi Korkut Güngen, Tokyo Ticaret Başmüşavirimiz Mukaddes Nur Yılmaz ve Ticaret Müşavirimiz Güzide Zeynep Karahisarlı’ya eşsiz evsahiplikleri için çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

    Girit: “Sağlıklı Japon nesilleri için Tokyo’dayız”

    Japon halkının balık ve hayvansal ürün tüketimini çok sevdiğine vurgu yapan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, dünyada protein tüketimi konusunda bi dengesizlik olduğunu Türk su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü olarak protein açığı olan ülkelerdeki olumsuzluğun giderilmesine pozitif katkı sağlamayı hedeflediklerini söyledi.

    Türkiye’den Japonya’ya yapılan gıda ürünleri ihracatında su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün 2024 yılının ocak-şubat döneminde 49 milyon dolarlık tutarla lider sektör olduğu bilgisini paylaşan Girit, “Hayvansal proteinlerin beyin ve kalp fonksiyonları üzerinde olumlu etkisi bilim insanları tarafından yapılan pek çok araştırmayla ortaya konulmuş durumda. Biz 11 bin kilometre öteden Türkiye’den Japonya’ya daha zeki ve daha sağlıklı nesiller yetişsin diye geldik. Japonya’yla uzun soluklu iş birlikleri yapmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

    Öztürk: “Kaliteli ve farklı ürünlerle Japon ithalatçıları kazanabiliriz”

    Japon ithalatçıların tedarikçilerine çok sadık olduklarının altını çizen Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Japonların çalıştıkları tedarikçilerini memnun oldukları sürece değiştirmediklerini, önceliklerinin kalite ve güçlü bağlar olduğunu, Türk ihracatçılarının Japonya pazarında kaliteli ürün, farklı ürün ve farklı bir hikayeyle konumlarını güçlendirebileceklerine temas etti.

    2023 yılında 12,4 milyar dolar ihracat yapan Türk hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörünün Japonya’ya yaptığı 100 milyon dolarlık ihracatın çok düşük olduğunu dillendiren Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü; “Foodex Fuarı’nda ziyaretçilerin çoğunluğu nitelikli alıcılardı, fuara alım yapmaya gelmişler. Japonya 120 milyonluk büyük bir Pazar. Uzak ama üzerine düşülürse iş yapılabilir. Sektörümüzün en büyük ihraç kalemi makarna iken, şekerleme ürünlerini öne çıkarabiliriz. Defne, kekik, susam, haşhaş tohumu ihracatımızı artırabileceğimiz ürünler olarak öne çıktı.”

    Er; “Japonya, zeytinyağı ihracatımız için çok güçlü bir pazar”

    Japonya’da Türk zeytinyağına çok ilgi olduğunu anlatan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Davut Er, İspanya ve İtalya’nın son yıllarda Japonya’nın taleplerine cevap vermekte zorlanır hale geldiklerini, Türk zeytinyağı sektörünün tüm ürün gamlarına Japonların yoğun talebi olduğunu ifade etti.

    Japonya ile Türkiye arasında tarihi ve kültürel bağların güçlü yapısının iki ülke arasındaki ticaretin artmasını destekler boyutta olduğunu vurgulayan Er, “Japonya’da pazara girmek, güven vermek uzun bir süreç, sabır gerekiyor. Damak tadını yakaladığınızda aynı müşteriyle devam etmek konusunda çok muhafazakar bir toplum. Bu özelliklerini güzel değerlendirmemiz lazım. 30 yıl sonra gelen devalüasyon Japonları kalite yanında fiyata da duyarlı hale getirmiş. Bunu Türkiye olarak fırsata çevirebiliriz. Türkiye’den Foodex Fuarı’na katılan 51 gıda firmamızın 12 tanesi zeytinyağı sektöründe faaliyet gösteren ihracatçı firmalar. Türkiye’nin gıda ihracatının yüzde 10’unu zeytinyağı sektörümüz yapıyor. Japonya’ya zeytinyağı ihracatımız 2023 yılında yüzde 57’lik artışla 27 milyon dolara yükseldi. Önümüzdeki süreçte bu rakamı çok daha yukarı taşıyabilecek bağlantılar kurduk. Amacımız bu rakamı orta vadede 100 milyon dolara çıkarmak olacak.” diyerek sözlerini özetledi.

    Celep; “Japonlar yüzde 3’e yükselen enflasyonla mücadele etmeye çalışıyor”

    Türk gıda sektörünün Japonya pazarındaki tanıtım çalışmalarının uzun yıllar öncesine gittiğini hatırlatan Türkiye İhracatçılar Meclisi Yönetim Kurulu Üyesi Birol Celep, geçmiş yıllarda Japonya pazarında bir TURQUALITY Projesine imza attıklarını, önümüzdeki dönemde Japonya’ya yönelik yeni bir TURQUALITY Projesi başlatma kararı aldıklarını kaydetti.

    Japonya’nın yaklaşık 30 yıl eksi enflasyondan sonra FED’in faiz politikası sonrasında yıllak yüzde 3 enflasyonla tanıştığını aktaran Celep, yüzde 3’lük enflasyonun Japonların yaşam standartlarını olumsuz yönde etkilediğini gözlemlediklerini dile getirdi. Celep sözlerini şöyle tamamladı; “Japon yeninin Amerikan doları karşısındaki değer kaybı Japonların alım güçlerini düşürdü. Japonlar, bu süreçte Amerika Birleşik Devletleri ve Çin’den yaptıkları gıda ithalatını Türkiye’ye yönlendirmek istiyorlar. Türk gıda ihracatçıları için de Japonya’ya ihracat yapmak bir prestij. Genç ihracatçılarımız buna göre hareket etmeliler. Biz kaliteli, katma değerli ve sürdürülebilirlik ekseninde üretilmiş ürün satacak pazar arıyoruz. Japonya bunun için çok uygun bir pazar. Tokyo, dünya genelinde Michelin listesindeki restoranların çok olduğu, kaliteli gıda ürünlerinin tüketildiği bir lokasyon. Ödedikleri paranın karşılığını kaliteli ürünlerle almak istiyorlar. Bize düşen görev bu taleplere cevap vermek.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Lastik devinden 2023 yılında rekor cirohaberi

    Lastik devinden 2023 yılında rekor cirohaberi

    Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer alan ve bugüne kadar lastiklerini 130’dan fazla ülkeye ihraç eden Petlas, hem iç pazarda hem de dış pazarda büyümesini sürdürüyor. Kendi geliştirdiği yüksek teknoloji ürünlerle 2023 yılında 14 milyar 662 milyon TL ciro elde eden Petlas, 2024 yılında Kırşehir’de temelini atacağı yeni fabrika yatırımı ile birlikte üretim kapasitesini artırmayı ve ihracatta yeni pazarlara ulaşmayı hedefliyor.

    AKO Grup bünyesinde faaliyet gösteren Petlas, yenilikçi lastikleri, fabrika yatırımları, Ar-Ge ve sürdürülebilirlik çalışmaları ile büyümeye devam ediyor. Başta Avrupa ve ABD pazarı olmak üzere 130’dan fazla ülkeye gerçekleştiren ve 2023 yılını 14 milyar 662 milyon TL ciro ile kapatan Petlas, 2024 yılında başlayacak olan yeni fabrika yatırımı ile üretim kapasitesini ve istihdamı kademeli olarak artırmayı planlıyor. 

    “Rekor ciroya ulaşmanın gururunu yaşıyoruz”

    2023 yıl sonu verilerini değerlendiren AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Can Özcan“Petlas olarak 300 farklı desen ve 3500 farklı ebatta ürettiğimiz üstün nitelikli lastiklerimizle, sadece ülkemizde değil, dünya çapında 130’dan fazla ülkeye uzanan ihracat pazarlarımızda da güçlü konumumuzu her gün daha da geliştiriyoruz. Küresel rekabet gücüne sahip bir Türk markası olmanın yanı sıra, savunma sanayiine yönelik Ar-Ge ve üretim çalışmalarıyla bu alanda da üzerimize düşen görevi yerine getiriyoruz. 2023 yılında 14 milyar 662 milyon TL’lik bir ciroya imza atmanın gururunu yaşıyoruz. Müşteri memnuniyeti odaklı yaklaşımımızı sürdürerek ve pazardaki değişimlere öncülük ederek ülkemize katma değer sağlamaya devam edeceğiz” dedi.

    2023’de hayata geçirdikleri 20 milyon dolarlık yeni akıllı depo yatırımı ile toplamda 106 bin metrekarelik alana ve ek 1 milyon adet binek lastik depolama kapasitesine ulaştıklarını belirten Özcan, “2023 yılında 16 yeni ürün, 248 yeni ebat geliştirdik ve 16 yeni savunma sanayi projesinde yer aldık. Sürdürülebilirlik alanında gerçekleştirdiğimiz çalışmalar sayesinde 2023’ün ilk altı ayında 38 bin 640 ton atık suyu kazandık. Bunun yanı sıra fabrikamızın çatısının uygun olan alanlarını ve üretim tesisimizin bulunduğu arazinin atıl ve marjinal kısmına güneş enerji santrali (GES) yaparak temiz elektrik enerjisi üretimine geçtik. Ekim ayı içerisinde Petlas fabrikamızın çatısında tamamlanan GES projemizle, yaklaşık 56 futbol sahası büyüklüğünde bir alanı GES panelleri ile kaplamış olduk. Bu en yakın rakibimizden 7 kat daha büyük bir alanı temsil ediyor. GES panellerimizin kurulumunun tamamlanmasıyla yıllık toplam 40 bin MW saat elektrik üretimi gerçekleştirir hale geldik” diye konuştu. 

    Yeni fabrika ile üretim kapasitesi 100 ton aratacak

    2024 yılında sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda yeni yatırımlara ve projelere devam edeceklerini belirten Özcan“Kırşehir’de kurmayı planladığımız 553 milyon dolarlık fabrika yatırımımızın ilk adımlarını 2023 yılında attık. Ülke ekonomisine sürdürülebilir katkı sağlamayı temel öncelik haline getiren bir marka olarak yatırımlarımıza devam edeceğiz. Binek ve hafif ticari araçlar için yeni nesil lastik üretim teknolojilerine sahip olacak fabrikamız 3 fazdan meydana gelecek. 1. fazın devreye giriş tarihini Haziran 2016 olarak bekliyoruz. Fabrikanın bu fazda yıllık 3 milyon adet üretim kapasitesi olacak. Ocak 2028’de devreye girmesini planladığımız 2. fazda toplam üretim kapasitesi yıllık 5 milyona çıkacak. Haziran 2029 olarak öngördüğümüz son fazın tamamlanmasıyla yeni fabrikamızın 10 milyon adet yıllık üretim kapasitesine sahip olacağını tahmin ediyoruz. Endüstri 5.0 makine parkur ve envanterlerine sahip olacak yeni fabrikamız mevcuttaki fabrikamıza ek 100 bin ton ilave üretim artışı sağlayacak. Böylece toplamda üretim tonajımızı yıllık 340 bin tona çıkaracağız. Ayrıca, yeni fabrika yatırımıyla birlikte yaklaşık 2 bin kişiye de yeni istihdam fırsatı sunacağız. Bu sayede içerisinde bulunduğumuz büyüme trendine uygun olarak sağladığımız istihdamı, yeni yılda daha da yukarılara çekmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

    Başarılarını katlamaya devam ediyor

    Yeni yatırımlarının ve projelerinin yanı sıra 2023 yılında önemli listelerde yer alarak sektördeki konumunu güçlendiren Petlas, 2022 yıl sonu rakamlarını baz alınarak hazırlanan Türkiye’nin en büyük 500 şirketinin açıklandığı Capital 500 listesinde, 149’uncu sıradan 16 basamak yükselerek 133’üncü sıraya yerleşti. Fortune dergisinin hazırladığı ‘Fortune 500 Türkiye 2022’ sıralamasında 108’inci sıradan giriş yaptı. Brand Finance listesinde ise 66’ncı sıradan 62’nci sıraya çıkarak sektörde en çok değer kazanan marka oldu. Dijital İtibar Raporu’nda (DİR100), lastik sektöründe dijital dünyanın en itibarlı markası olarak öne çıktı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından hazırlanan ‘Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı’ listesinde ise 67’nci sıraya yükselerek lastik sektöründe ihracat lideri olma unvanını korudu.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Akbank'tan Doktorlara Özel Kampanyahaberi

    Akbank'tan Doktorlara Özel Kampanyahaberi

    Akbank’ın başlattığı kampanya kapsamında mobilden Akbanklı olan doktorlar, nisan ayı itibarıyla yapacakları kredi kartı harcamalarının yüzde 50’sini iade olarak kazanacak. Kampanya kapsamında ayda en fazla 1.000 TL, toplamda 5.000 TL’ye varan iade kazanılabilecek.

    Farklı meslek gruplarına yönelik sunduğu ürün ve hizmetlerle sektöründe fark yaratan Akbank, doktorlara özel ayrıcalıklar sunan kampanyasıyla da öne çıkıyor. 28 Mart 2024 Perşembe gününe kadar 1019DKTR kodu ile Akbank Mobil’den Akbanklı olan ilk 500 doktorun nisan ayı itibarıyla 5 ay boyunca yapacakları kredi kartı harcamalarının yüzde 50’si hediye olarak kartlarına geri yüklenecek. Kampanya kapsamında her ay en fazla 1.000 TL, toplamda ise 5.000 TL’ye varan iade kazanılabilecek. 

    Bunun yanı sıra Akbank, doktorlara sunduğu birçok ayrıcalıkla bankacılık ürün ve işlemlerinde de kolaylık sağlıyor. Akbanklı doktorlara avantajlı doktor POS, Axess veya Wings kredi kartında ömür boyu kart aidat muafiyeti, ücretsiz para transferi, kiralık kasada %50 indirim, yurt dışı nakit çekim ücreti muafiyeti, kasko veya konut sigortası alımında %10’u iade olmak üzere doktorlara birçok indirim ve ayrıcalık sunuluyor. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • ING Türkiye ve Habitat Derneği'nin “İş Hayatına Turuncu Destek Projesi" başvuruları başladıhaberi

    ING Türkiye ve Habitat Derneği'nin “İş Hayatına Turuncu Destek Projesi" başvuruları başladıhaberi

    ING Türkiye ve Habitat Derneği iş birliği ile depremin ardından Kahramanmaraş’ın yeniden kalkınmasına destek olmak amacıyla “İş Hayatına Turuncu Destek Projesi” hayata geçiriliyor.

    Proje kapsamında “Kahramanmaraş Turuncu Ofis” adında bir ortak bir çalışma alanı açılacak ve depremden etkilenen, çalışma ofisi olmayan girişimciler, girişimci adayları ve öğrenciler bu alandan yararlanabilecek.  Bu ofiste aynı zamanda Habitat Derneği, iş dünyasına ve girişimciliğe yönelik eğitim ve kapasite geliştirme programları düzenleyecek. Projeden yararlanmak isteyenler 31 Mart 2024 tarihine kadar Habitat Derneği web sitesinden başvuru yapabiliyor.

    Geçtiğimiz sene yaşanan deprem felaketinin ardından toplumsal yatırımlarında deprem bölgesini önceliklendiren ING Türkiye, Kahramanmaraş’ın yeniden kalkınmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. 11 yıl önce  kurduğu Operasyon ve Çağrı Merkezi ile Kahramanmaraş’ta güçlü bir varlığı bulunan ING Türkiye, bölgenin gelişimini destekliyor. Bu doğrultuda, ING Türkiye ve Habitat Derneği iş birliği ile hayata geçirilen “İş Hayatına Turuncu Destek Projesi” kapsamında Kahramanmaraş’ta deprem sonrası bölgesel kalkınmaya destek sağlanması hedefleniyor. 

    “Kahramanmaraş Turuncu Ofis” ortak çalışma alanı açılacak

    Proje kapsamında ING’nin Kahramanmaraş Operasyon ve Çağrı Merkezi binasında “Kahramanmaraş Turuncu Ofis” adında bir ortak çalışma alanı açılacak ve depremden etkilenen, çalışma ofisi olmayan girişimciler, girişimci adayları ve öğrenciler bu alandan yararlanabilecek. Böylelikle depremden etkilenen hedef kitleye ortak çalışma alanı sunularak bölgesel kalkınmaya destek olmak ve dolaylı olarak yeni istihdam olanakları oluşmasını desteklemek amaçlanıyor.

    Habitat Derneği eğitim ve kapasite geliştirme programları düzenleyecek

    Kahramanmaraş Turuncu Ofis’te aynı zamanda Habitat Derneği, iş dünyasına ve girişimciliğe yönelik eğitim ve kapasite geliştirme programları düzenleyecek. Böylece hedef kitleye yeni nesil bilgilerin aktarılması, iş dünyasında rekabet edebilmelerini sağlayacak yetkinliklerin kazandırılması, afetler sonrası girişimciliğin teşvik edilmesi ve bölgenin kalkınmasını desteklemek hedefleniyor.

    Projeye başvuruda bulunan ve projede yer almaya hak kazananlar Kahramanmaraş Turuncu Ofis ortak çalışma alanından yararlanabilecek ve Habitat Derneği’nin eğitim ve kapasite geliştirme programlarından faydalanabilecek. Projeden yararlanmak isteyenler 31 Mart 2024 tarihine kadar Habitat Derneği web sitesinden başvuru yapabiliyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Üsküdar'da Dev Kazanlar Ramazanda İftar İçin Kaynıyor 10 Ayrı Noktada 30 Bin Kişiye Sıcak Yemek Dağıtılıyorhaberi

    Üsküdar'da Dev Kazanlar Ramazanda İftar İçin Kaynıyor 10 Ayrı Noktada 30 Bin Kişiye Sıcak Yemek Dağıtılıyorhaberi

    Üsküdar Belediyesi Ramazan ayının gelmesi ile birlikte aşevlerinde çalışmalarına ara vermeden devam ediyor. Üsküdar’da bulunan yaşlı, kimsesiz, evinde yemek pişiremeyen ihtiyaç sahibi on binlerce vatandaşımız için haftanın her günü aşevlerimizdeki usta aşçılarımız tarafından özen ve titizlikle yemekler pişiriliyor. Ekipler tarafından kapı kapı dolaşılarak dağıtımı sağlanan sıcak yemek hizmeti ile binlerce yaşlı, kimsesiz ve ihtiyaç sahibi vatandaşın yüzü gülüyor.

    Ramazan ayının gelmesi ile birlikte sabahın erken saatlerinde mesaiye başlayan aşevi çalışanları, yaşlı, kimsesiz ve evinde yemek pişiremeyen ihtiyaç sahibi binlerce vatandaş için dev kazanlarda tonlarca bakliyat, yağ, et ve sebzeden oluşan özel menüler için yemek pişiriyor. Ekipler, pişirilen 30 bin kişilik yemeği ihtiyaç sahiplerine 10 ayrı noktadan ulaştırıyor. İş dönüşü iftarını açmaya vakit bulamayanlar meydanlarda kurulan özel noktalarda iftarını açma imkanı buluyor.

    Hilmi Türkmen: ‘’30 bin kişiye sıcak yemek dağıtıyoruz’’

    Aşevinde yürütülen çalışmaları denetleyen ve hazırlıklar hakkında konuşan Üsküdar Belediye Başkanımız Hilmi Türkmen, “Üsküdar’da ramazan ayında toplamda 30 bin kişiye yemek hazırlıyoruz. Bizim yemeklerimiz zaten çok leziz, çok lezzetli ve tatlı. Sebebine gelince bir defa pilavımızda biliyorsunuz her zaman olduğu gibi meşhur Trabzon’un yaylalarından gelen tereyağı var. Aşağı yukarı 600 kilo yağ kullanıyoruz. 3 ton pirinç, 3 ton kırmızı et, 1 ton mercimek kullanıyoruz. 500 kilo nohut kullanıyoruz. Ramazan boyunca 2 ton hurma ikram ediyoruz hemşehrilerimize. Muazzam bir iftar menüsüyle sevgili hemşehrilerimizin huzuruna çıkıyoruz. Üsküdar bir maneviyat şehri.. Tüm hemşehrilerimizin Ramazanlarını en iyi şekilde geçirmelerini istiyoruz. Bunun için de Üsküdar Belediyesi olarak üzerimize düşen ne ise yapmaya çalışıyoruz“ şeklinde konuştu.

    Hilmi Türkmen: ‘’Öğrencilerimizi sahurda da unutmuyoruz’’

    ‘’İftar yemeğinin yanı sıra öğrencilerimize sahurda da yine yemek desteği veriyoruz. Biliyorsunuz Üsküdar’da 5 tane nevmekanımız var. Birçok kütüphanemiz var. Burada özellikle üniversite gençliğimiz gece yarılarına kadar ders çalışıyorlar. Onları da unutmuyoruz. Gece sahurlarını rahatça yapabilmeleri için sıcak yemeklerini eksik etmiyoruz. Çorbasıyla etli yemeği ile tatlısıyla ve ayranı suyu ile sahurlarını yapmalarını sağlıyoruz. ’’ 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Fabbro Yachts, Başarı Dolu Bir Yılın Ardından Yeni Hedeflere Yelken Açıyor!haberi

    Fabbro Yachts, Başarı Dolu Bir Yılın Ardından Yeni Hedeflere Yelken Açıyor!haberi

    Dünyaca ünlü uluslararası firmalarda süper yat üretim mühendisliği yaparak sektörde önemli bir yer edinen Alper ve Doğaner Kundak tarafından hayata geçen, lüks yat markası Fabbro Yachts, denizcilik dünyasında yepyeni bir döneme imza atmaya hazırlanıyor! 2024 yılının ilk çeyreğinde yer aldıkları fuarlarda adından sıkça söz ettirerek büyük başarılara imza atan Fabbro Yachts, lüks yat severlere kaliteli denizcilik deneyimini sunmaya devam ediyor…

    Fabbro Yachts, denizcilik dünyasında adını her geçen gün daha da güçlendirmeye devam ediyor.Denizcilik dünyasının önemli etkinliklerinden biri olan Pendik Bosphorus Boat Show’da tekne severlerle bir araya gelen Fabbro Yachts hemen ardından , yalnızca 2024 yılının ilk çeyreğinde Boot Dusseldorf, Bosphorus Boat Show Kara Fuarı ve Dubai Boat Show gibi prestijli fuarlarda boy gösterdi. Katıldıkları fuar ve etkinliklerle her geçen gün daha geniş kitleler tarafından tanınma fırsatı bulan Fabbro Yachts kurucularından Alper Kundak, “Pendik Bosphorus Boat Show, Boot Dusseldorf, Bosphorus Boat Show Kara Fuarı ve Dubai Boat Show gibi prestijli etkinliklere katılarak, enizcilik dünyasında adımızı duyurduk. Bu fuarlar sayesinde 12 adet sipariş alarak 2025 yılına kadar  üretim bandımızı  doldurduk. Müşterilerimizin markamıza olan güveni ve ilgisi bizi daha da motive ediyor.” Diyerek gelecek döneme ait sinyalleri verdi.

    Fabbro Yachts, 2024 Yılında Büyük Başarı Yakaladı ve 2025’e Dolu Dolu Giriyor!

     Son dönemde katıldığı uluslararası fuarlar ve elde ettiği başarılarla dikkatleri üzerine çeken Fabbro Yachts, yelkenlerini açtığı başarı dolu bir yılı geride bırakırken, 2024 ve 2025 yıllarına dair heyecan verici planlarına ait açıklamalarda bulunan Doğaner Kundak, “Önümüzdeki dönemde hedefimiz, 1-5 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek olan Mast İzmir Boat Show fuarı ile 2025 yılını kapatmak olacak. Bu fuarda da sektördeki gücümüzü ve yenilikçi yaklaşımımızı sergileyerek, daha fazla ilgiyi üzerimize çekmeyi hedefliyoruz. Ayrıca, Eylül ayında Cannes ve Genoa Fuarları’nda da yer almayı planlıyoruz. Bu etkinliklerde markamızın global ölçekte tanıtımını yaparak, uluslararası alanda varlığımızı güçlendirmeyi amaçlıyoruz.” Dedi.

    Geleceğe Yönelik Heyecan Verici Planlar

     Fabbro Yachts’ın  34 metrelik   çelik konstrüksiyon ,  tasarımıyla öne çıkan en son modelinin üretimi tersanede hızla devam ediyor ve 2025 Haziran ayında tamamlanması planlanıyor. Şirketin üretim gücünü ve teknik uzmanlığını bir kez daha kanıtlayacak olan “F111” modeli tekne, Fabbro Yachts’un denizcilik dünyasındaki lider konumunu pekiştirmesine ve geleceğe dair heyecanını arttırmasına olanak tanıyor.Fabbro Yachts, üstün kalite ve hizmet anlayışını sürdürerek, geleceğe doğru daha da büyük bir hevesle yelkenlerini açıyor.

    GRP gövdesi infüzyon metoduyla üretilen lüks tender modeli F 45 ‘in Cabrio (açık) ve Coupe (kapalı) olmak üzere 2 farklı model olarak seri üretimi gerçekleşirken, uzunluğu 10 metre olan F30 Modeli ve 17 metre uzunluğundaki F55 modellerinin tasarımı devam ediyor. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı