Connect with us

Genel

KADEM, bu yıl 25 Kasım haftasında kadına yönelik şiddete karşı toplumsal farkındalık oluşturmak için Israrlı Takip konusunu işliyor.haberi

Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM), ‘25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü’ kapsamında hazırladığı kampanyada bu kez “Israrlı takip şiddet türüdür ve suçtur” mesajı verdi.

Published

on

Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM), ‘25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü’ kapsamında hazırladığı kampanyada bu kez “Israrlı takip şiddet türüdür ve suçtur” mesajı verdi.

 

“Yasaya Tutun” sloganlı kampanya ile 

“Israrlı Takip”in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’yla bu yıl suç kapsamına alındığı ve yasaların, ısrarlı takip konusunda da mağdurun yanında olduğu hatırlatılıyor.

 

 

Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM), tüm dünyada varlığını sürdüren kadına yönelik şiddete karşı duyarlılığı artırmak amacıyla düzenlediği kampanyalara bir yenisini ekledi. 

 

“25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü”nü de içeren haftada başlatılan kampanyanın teması, “ısrarlı takip”.

 

Dernek, kampanyayı önceki yıllarda olduğu gibi zorunlu yayın kapsamındaki bir kamu spotu ile başlattı. ‘'Israrlı takip bir şiddet türüdür ve suçtur’’ mesajının verildiği kamu spotunda, ısrarlı takibin bu yıl, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak kabul edildiği hatırlatılıyor ve bu konuda toplumda bir farkındalık yaratmak hedefleniyor. 

 

Faillere, ısrarlı takip sırasında suç işledikleri

Mağdurlara ise “Yasaya Tutun” sloganı ile ısrarlı takibe uğradıkları zaman yasaların yanlarında olduğu hatırlatılıyor. 

 

Kamu Spotunun yanı sıra saha ve sosyal medya çalışmalarını da içeren kampanyanın basın lansmanı, KADEM’in İstanbul Edirnekapı’daki Kadın Destek Merkezi’nde düzenlendi. KADEM Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Saliha Okur Gümrükçüoğlu ve yönetim kurulu üyelerinin katıldığı kampanya tanıtımında, Aile Bakanlığı iş birliği ile hazırlanan ve zorunlu yayın kapsamına alınan kamu spotunun ilk gösterimi yapıldı. 

 

45 saniyelik film; fiziki ve dijital takibe uğrayan genç bir kadının hissettiği sıkışmışlık ve dehşet duygusunu, telefon ekranı ve bu ekranı sembolize eden cam engelle anlatıyor. Telefonuna gelen mesaj ve aramaların (ısrarlı takibin), genç kadının duygu dünyasında açtığı yaralar, camdaki çatlaklarla sembolize ediliyor. 

 

“Yasaya Tutun” mesajı ise ısrarlı takibin suç kapsamına girdiği 5237 sayılı TCK’nın camı kırmasıyla veriliyor.

 

Kampanya tanıtım toplantısında konuşan KADEM Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, kadına yönelik şiddetin bütün dünyanın ortak  sorunu olduğunu hatırlattı, KADEM’in en önemli çalışma alanlarından birinin Hak Savunuculuğu olduğunu söyledi. 

 

Kampanyanın ayrıntılarına da değinen Sümeyye Erdoğan Bayraktar, “Hazırladığımız kamu spotuyla ve sosyal medya içeriklerimizle ısrarlı takibin hak ihlali ve bir şiddet türü olduğuna dikkat çekmek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa göre ısrarlı takibin suç kapsamına girdiğini kampanyamız vasıtasıyla herkese duyurmak istiyoruz. Çünkü özellikle son yıllarda kadınların gerek fiziksel gerekse telefon ve sosyal medya üzerinden ısrarlı takibe maruz kaldığını biliyoruz. Hangi yolla olursa olsun ısrarlı takip, kadını korkutan, tedirgin eden, baskı altına alan, huzur ve sükûnunu bozan ve güvenlik endişesi taşımasına yol açan bir eylemdir. Aynı zamanda her ısrarlı takibin, fiziksel şiddete dönüşme potansiyeli taşıdığını da göz ardı etmemek gerekir” dedi. 

 

Sümeyye Erdoğan Bayraktar şiddetin çözümü konusuna da değindi. “Bu sorunu sadece kanunlar, yasal düzenlemeler ve cezalarla çözemeyiz. Kadına yönelik şiddet, öncelikle herkesin insani, ahlaki ve vicdani çerçevede yaklaşması gereken bir mesele… Toplum olarak şiddetle mücadele etme, bilinçlenme ve şiddete dayanak çıkan zihniyetin dönüşmesini sağlayacak adımlar atma noktasında sorumluluklarımız var. Kadının insanlık onurunun korunduğu, sevgi ve merhametin hâkim olduğu ilişkiler, güvenli aileler ve sağlıklı nesiller adına, toplumun her bir ferdini şiddete karşı mücadelede sorumlu görüyor ve bu sorumluluğu üstlenmeye davet ediyoruz.  Toplumsal bilinçle, yasal düzenlemelerle, caydırıcı cezalarla, devlet/sivil toplum işbirliğiyle ve en önemlisi de kadın-erkek hep birlikte bu insanlık ayıbının üstesinden geleceğiz” sözleriyle herkesi bu toplumsal sorumluluğu paylaşmaya davet etti.

 

KADEM’in bu yılki kampanyası, zorunlu yayın kapsamındaki spot filmin yanı sıra saha ve sosyal medya çalışmaları ile gerçekleşecek. Sahada yurt genelinde billboardlar ve dijital ekranlarda gösterimler yapılacak, bunun yanı sıra başta İstanbul olmak üzere toplu taşıma araçlarındaki tutamaçlarda “yasaya tutun” mesajı verilecek. Genç Kadem gönüllüleri de yasanın önemini hatırlatan uçan balonlarla sokakta olacak.

Türkiye’de Israrlı Takip Suçu

Kadına yönelik şiddetin bir türü olan “ısrarlı takip” Türkiye’de 27.05.2022 tarihinden itibaren yeni bir suç tipi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na eklendi. Yasaya göre ısrarlı takibin suç teşkil etmesi için; 

  • Israrlı bir biçimde bir kimseyi fiziken takip etmek,
  • Bilişim sistemlerini, haberleşme yahut iletişim araçlarını veya üçüncü kimseleri kullanarak ısrarlı bir şekilde temas kurmaya çalışmak,

fiillerinden herhangi birinin gerçekleşmesi gerekiyor. Israrlı takibin, mağduru ciddi şekilde huzursuz etmesi, konunun yargıya taşınabilmesi için yeterli bir sebep.

 

Israrlı takip suçunu işleyen kişiye, suçun niteliğine bağlı olarak 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası veriliyor.  Bu suçun; çocuğa, ayrılık kararı/boşanılan eşe karşı işlenmesi veya mağdurun okulunu, işyerini, konutunu terk etmesine neden olması yahut hakkında uzaklaştırma kararı verilen fail tarafından işlenmesi halinde ceza, 1 yıldan 3 yıla kadar artırılabiliyor.

 

KADEM’in Önceki 25 Kasım Kampanyaları 

KADEM, her yıl “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü”nde tüm dünyada varlığını sürdüren şiddete karşı duyarlılığı artırmak amacıyla kampanyalar düzenliyor. ‘’Bir insan hakları ihlali olan kadına yönelik şiddet; dil, din, ırk, sınıf, cinsiyet ayırt etmeksizin tüm toplumların ortak sorunu’ diyen KADEM, kadınların onurları ile yaşayabileceği adil bir dünya inşa etme hedefine; hak savunuculuğu ve literatüre katkılarının yanı sıra toplumsal bilinç oluşumuna yardımcı kampanyalarla ilerliyor.

 

KADEM, önceki yıllarda “Sen Varsan Şiddete Yer Yok”, “Şiddete Göz Yumma”, “Şiddete Hakkın Yok”,  “Sevgi ile Şiddet Yan Yana Gelmez” gibi kampanyalar düzenleyerek bu uluslararası soruna dikkat çekmişti. 

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Genel

MİG Başkanı Vahap Şehitoğlu’ndan 24 Temmuz Mesajı: “111 Yıl Sonra Hâlâ Basın Özgürlüğünü Konuşuyoruz”

Published

on

MİG Başkanı A. Vahap Şehitoğlu, 24 Temmuz Basında Sansürün Kaldırılışı’nın 111. yılı dolayısıyla yayımladığı mesajda basın özgürlüğüne dikkat çekti. İşte o detaylar.

HABER MERKEZİ – Mersin İnternet Gazetecileri Derneği (MİG) Başkanı A. Vahap Şehitoğlu, 24 Temmuz Basında Sansürün Kaldırılışı’nın 111. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, basın özgürlüğünün demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirterek, gazetecilerin hiçbir baskı altında kalmadan görev yapabilmesi gerektiğini ifade etti.

“24 Temmuz’u Sadece Kutlamak Yetmez”

24 Temmuz 1908’in Türk basın tarihi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Şehitoğlu, aradan geçen 111 yıla rağmen basın özgürlüğüne ilişkin tartışmaların hâlâ devam etmesinin düşündürücü olduğunu söyledi.

Şehitoğlu açıklamasında, “24 Temmuz 1908’de sansürün kaldırılması, Türk basın tarihi açısından önemli bir kazanımdır. Ancak bugün bu tarihi sadece kutlamakla yetinemeyiz. Gazetecilerin yaptıkları haberler nedeniyle yargılandığı, gözaltına alındığı, tutuklandığı, ekonomik baskılarla karşı karşıya bırakıldığı ve mesleklerini zor şartlar altında sürdürmek zorunda kaldığı yönündeki tartışmaların yaşandığı bir dönemde, basın özgürlüğünü daha güçlü şekilde savunmak hepimizin ortak sorumluluğudur.” ifadelerini kullandı.

“Gazetecilik Suç Değildir”

Gazeteciliğin kamu adına gerçekleri araştırmak ve toplumun haber alma hakkını korumak gibi önemli bir sorumluluğu bulunduğunu vurgulayan Şehitoğlu, basın üzerindeki her türlü baskının yalnızca gazetecileri değil, toplumun doğru bilgiye ulaşma hakkını da olumsuz etkilediğini dile getirdi.

“Gazetecilik suç değildir. Gazetecinin görevi; kamu adına gerçekleri araştırmak, sorgulamak ve toplumun haber alma hakkını korumaktır. Basın üzerinde oluşan her türlü baskı, halkın doğru ve tarafsız bilgiye ulaşma hakkını da doğrudan etkiler.” dedi.

“Basın Özgürlüğü Demokrasinin Güvencesidir”

Şehitoğlu, basın özgürlüğünün herhangi bir kesime ait bir ayrıcalık değil, demokratik hukuk devletinin temel güvencelerinden biri olduğuna dikkat çekti.

Farklı görüşlerin özgürce ifade edilebildiği, gazetecilerin kalemleri nedeniyle endişe duymadığı ve eleştirinin suç olarak görülmediği bir Türkiye’nin herkesin ortak hedefi olması gerektiğini belirten Şehitoğlu, basın özgürlüğünün güçlendirilmesi yönünde somut adımlar atılması çağrısında bulundu.

“Temennimiz Özgürce Görev Yapabilen Gazeteciler”

Açıklamasının sonunda 24 Temmuz’un gerçek anlamının yalnızca geçmişte kaldırılan sansürü anmak olmadığını ifade eden Şehitoğlu, günümüzde basın özgürlüğünü güçlendirecek uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

“Temennimiz; hiçbir gazetecinin haberinden dolayı yargılanmadığı, baskıya uğramadığı ve özgürce görev yapabildiği bir Türkiye’dir.” ifadeleriyle mesajını tamamladı.

Continue Reading

Genel

CHP’li Meclis Üyesi A. Vahap Şehitoğlu İstifa Etti

Published

on

 

CHP Toroslar Belediye Meclis Üyesi ve gazeteci A. Vahap Şehitoğlu, partisinden istifa ettiğini açıkladı. Şehitoğlu, kararını kendi özgür iradesiyle aldığını belirterek gerekçelerini kamuoyuyla paylaştı.

CHP Toroslar Belediye Meclis Üyesi ve gazeteci A. Vahap Şehitoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.

Yazılı bir açıklama yapan Şehitoğlu, istifa kararını herhangi bir baskı altında kalmadan, tamamen kendi özgür iradesiyle aldığını ifade etti.

Kararının gerekçesini açıklayan Şehitoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Kimseyi suçlamıyorum. Ancak partiye çökenler ve onların işbirlikçileriyle aynı yolu yürümeyi karakterime uygun görmedim. Onlarla aynı yolu yürüyemeyeceğime göre doğrusu partiden ayrılmak olacaktı. Ben de onu yaptım. Üzüldüğüm tek şey Atatürk’ün emaneti CHP’den uzun bir süre ayrı kalmak olacaktır.”

Şehitoğlu, açıklamasında siyasi mücadelesini sürdüreceğini de belirterek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve yol arkadaşlarının kuracağını ifade ettiği yeni siyasi oluşumda yer alacağını açıkladı.

Continue Reading

Genel

Şehitoğlu: ” Saldırıyı haince ve vahşice buluyorum”

Published

on

 

Toroslar Belediye Meclisi’nde uğradığı saldırının yeni görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından gazeteci Vahap Şehitoğlu yaşananları anlattı.

Gazeteciye saldırının yeni görüntüleri yeniden gündeme taşıdı
Toroslar Belediye Meclisi’nin 1 Temmuz’da yapılan toplantısında gazeteci ve belediye meclis üyesi Vahap Şehitoğlu’na yönelik yaşanan saldırıya ait yeni görüntülerin ortaya çıkmasının ardından Şehitoğlu sessizliğini bozdu.
Görüntülerin kamuoyuna yansımasının ardından açıklama yapan Şehitoğlu, meclis salonunda yaşanan tartışmanın tarafı olmadığını, yalnızca gazetecilik görevini yerine getirerek gelişmeleri kayıt altına almaya çalıştığını söyledi.
“Telefonumu zorla aldılar, görüntü çekmem engellendi”


Şehitoğlu, Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’ın AK Parti Grup Sözcüsü’nün üzerine yürümesiyle başlayan gerginliği görüntülemek isterken DEM Parti Meclis Üyesi Sibel Talmaç’ın telefonunu elinden zorla aldığını ve haber görüntüsü çekmesini engellediğini iddia etti.
Şehitoğlu, olay sırasında DEM Parti Meclis Üyeleri Hıdır Berk ve Yakup Bozon ile DEM Parti Belediye Başkan Yardımcısı ve Meclis Üyesi Erdoğan Ay’ın bulunduğunu belirterek, Erdoğan Ay’ın “Hepiniz saldırın” diye bağırmasının ardından tanımadığı üç kişinin de saldırıya katıldığını öne sürdü.
“Meclis salonundan zorla çıkarıldım”
Şehitoğlu, meclis üyelerinin bulunduğu alandan tanımadığı kişiler tarafından zorla çıkarıldığını, bina dışında da fiziki saldırıya uğradığını ifade etti.
Olay sırasında belediyenin bazı müdürleri ile personelinin yaşananlara tanıklık ettiğini belirten Şehitoğlu, belediye bahçesini gören güvenlik kamerası kayıtlarının ise savcılığa verilmediğini iddia etti.
“Görüntüleri izleyince saldırının boyutunu daha iyi gördüm”
Gazetecilik mesleği boyunca birçok saldırıya maruz kaldığını, bu nedenle çoğu zaman olayları büyütmediğini söyleyen Şehitoğlu, yeni ortaya çıkan görüntüleri izledikten sonra saldırının vahametini daha net gördüğünü dile getirdi.
Şehitoğlu, “Sürü anlayışıyla yapılan bu saldırıyı haince ve vahşice buluyorum. Meclis salonundaki kavgayla hiçbir ilgim yoktu. Yaşanan kargaşadan faydalanılarak hedef seçildim. Bu kabul edilemez.” ifadelerini kullandı.
“Amaç gazetecilere gözdağı vermekti”
Kendisine yönelik saldırının yalnızca şahsını değil, gazetecilik mesleğini hedef aldığını savunan Şehitoğlu, “Bir gazeteciye saldırarak herkesi susturabileceklerini düşünenler yanılıyor. Amaç beni sindirmek ve korku oluşturmaktı.” dedi.
Şehitoğlu, aynı kişilerin daha önce de Başkan Abdurrahman Yıldız ile danışmanlarına yönelik yaşanan bir olayda saldırgan tavır sergilediklerini öne sürerek, o gün CHP Toroslar eski İlçe Başkanı ve bir belediye meclis üyesiyle birlikte araya girerek olası bir darp olayını engellediklerini söyledi.
Yasal süreci başlatıyor
Ortaya çıkan yeni görüntülerin ardından hukuki süreci başlatacağını açıklayan Şehitoğlu, kendisine yönelik saldırıya karıştığını iddia ettiği kişiler hakkında yasal haklarını sonuna kadar kullanacağını belirtti.

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri