Connect with us

Sağlık

İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi Açılınca Diğer Hastaneler Kapanacak Mı ?

Published

on

Bayraklı Şehir Hastanesi Açıldığında hangi hastanelerin kapatılacağı henüz netleşmedi. İzmir Tabip Odası Başkanı Op.Dr. Süleyman Kaynak, Bilim ve Sağlık Haber Ajansı’na yaptığı konuşmada, “İzmir Sağlık Müdürlüğü yetkilileri ‘mevcut hastaneler kapatılmayacak’ yanıtı veriyor. Ancak sağlık çalışanlarına Şehir Hastanesinde çalışmak ister misiniz anketleri yapılmaya devam ediliyor” dedi.

İzmir’in bir ucunda yer alan Bayraklı Şehir Hastanesinin açılmasına kısa bir süre kala, “Hastaneye nasıl ulaşılacak?” , “Mevcut hastaneler kapatılacak mı?” sorularının yanıtları hala belirsizliğini koruyor. Bu durum da İzmirliler ve sağlık personelleri arasında soru işaretlerinin, kafa karışıklıklarının devam etmesine yol açıyor. İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Dr. Suat Süren Göğüs Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Yeşilyurt Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi gibi kentin sağlık yükünü çeken hastanelerin kapatılıp kapatılmayacağı veya ne şekilde hizmet vermeye devam edeceği hala soru işareti !

İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi
İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi

Bayraklı Şehir Hastanesi’nin 2023 Şubat- Mart Aylarında Açılması Planlanıyor

İzmir Bayraklı’da şubat-mart aylarında açılması planlanan Şehir Hastanesi Projesi ile ilgili kentte en çok merak edilen, kamu hastanelerinin kapatılıp kapatılmayacağı konusu. İzmir Tabip Odası Başkanı Op.Dr.Süleyman Kaynak, kamu yetkililerinin soruya ‘kapatılmayacak” şeklinde yanıt verdiklerini ancak bir yandan da kamudaki çalışan sağlık çalışanlarına ‘şehir hastanesinde çalışmak ister misiniz?” anketleri yapıldığını söyledi Ak Parti iktidarı tarafından 2013 yılında başlatılan, kamu-özel sektör işbirliği ile gerçekleştirilen Şehir Hastaneleri Projesi kapsamında yapımına başlanan, İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi’nin şubat-mart aylarında açılması planlanıyor.

Bayraklı Şehir Hastanesi Türkerler Holding ve GAMA Holding Ortaklığı ile Yapılıyor

Türkerler Holding ve GAMA Holding tarafından 25 yıl süresince işletilecek olan, 622 bin 530 metrekare arsa üzerinde 573 bin 546 metrekare toplam inşaat alanına sahip olan 2 bin 60 yataklı İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi konusunda kamuoyu tarafından merak edilenleri Bilim Sağlık Haber Ajansı; İzmir Tabip Odası Başkanı Op. Dr. Süleyman Kaynak’a sordu. Tabip Odası Başkanı Süleyman Kaynak, şehir hastanesi projesinin faaliyete geçmesiyle İzmir’deki diğer kamu hastanelerinin kapanıp kapanmayacağı, hastaneye ulaşım yollarının nasıl olacağı ve daha bir çok konuda sorularımızı yanıtladı.

“Bayraklı Şehir Hastanesi Kaynakların İsraf Edildiği Bir Sistem”

“Ülke genelinde gerçekleştirilen şehir hastaneleri projelerinin kamu-özel ortaklığı ile yapılması planlandığı halde bu sistemin ilk açılan hastanelerde de görüldüğü gibi son derece zarar eden ve kaynakların israfına yol açan bir sistem olduğu fark edildiği için sayı azaltıldı” şeklinde konuşan Başkan Kaynak, “Şu anda proje sayısı 18’e düşürüldü. Bu 18’den de 14 tanesi açıldı. 4 tanesi de hala devam eden inşaatlarının olduğunu biliyoruz ki bunlardan biri de İzmir’de açılacak olan Bayraklı İzmir Şehir Hastanesi. Ankara’da iki tane büyük şehir hastanesi açılınca, 11 tane hastane kapatıldı. Bu hastaneler neden kapatıldı. Yenileri niye açıldı. İzmir’de de şehir hastanesi açılırsa diğer hastaneler kapanacak mı tedirginliği var. Bir hastane yapılsın, açılsın. Buna kimse itiraz etmiyor. Elbetteki ihtiyaçtır. Sağlık hizmeti son derece önemlidir. Soru şu 11 hastaneyi kapatmak için mi yeni bir hastane yapılıyor?” vurgusunda bulundu.

İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi Açılınca Diğer Hastaneler Kapanacak Mı ?
İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi Açılınca Diğer Hastaneler Kapanacak Mı ?

“Bayraklı Şehir Hastanesi İçin Kamudaki Sağlık Çalışanlarına Anketler Yapılıyor”

İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi’nin faaliyete geçmesine az bir süre kaldı. Şubat-mart aylarında açılması planlanan 2 bin 60 yataklı hastane projesi sözleşmesinde yüzde 70’lik bir doluluk oranı hedefleniyor. Tabip Odası Başkanı Süleyman Kaynak, “İzmir faaliyete geçecek şehir hastanesinde bin 600 yatağın sürekli dolu olması gerekiyor. Bunu sağlamak için de acaba başka hastaneler kapatılacak mı endişesi içerisindeyiz. Kamu yöneticileri, kamu adına konuşan kişiler İzmir’deki başka hastaneler kapatılmayacak diyor. Ancak bir Ankara ve Isparta örneği var. Ayrıca İzmir’deki diğer kamu hastanelerinde çalışan bütün sağlık çalışanlarına bir anket yapıldı. Bu ankette sağlık çalışanlarına, “Bayraklı Şehir Hastanesi’ne gitmek ister misiniz, istemez misiniz?” şeklinde soru soruluyor. 2 bin 60 yataklı bir hastaneyi verimli çalıştırmanız için 3 bin 500 hemşireye, en az 2 bin 500 hekime ihtiyaç var. Ve bunun yanı sıra da 52 farklı meslek grubunda en az 3 bine yakın çalışana ihtiyaç duyulacak. Böyle bir hastaneyi çalıştırmak için yaklaşık 9 bin civarında kalifiye insana ihtiyacınız var. Bugün İzmir’de Bozyaka, Tepecik, Alsancak, Behcet Uz, Suat Seren hastaneleri gibi gibi çok oturmuş ve çok ciddi hizmet vermekte olan hastanelerin kapatılmamasını umuyoruz. Bu hastanelerin kapatılması İzmir halkı için son derece ciddi bir sağlık hizmeti açığı yaratacaktır” dedi.

“Bayraklı Şehir Hastanesi Yapım Süreci Ticari Sır Denilerek Açıklanmıyor”

İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi yapım süreci ile ilgili şeffaf bir bilgilendirme yapılmamasının soru işaretlerine neden olduğuna işaret eden Tabip Odası Başkanı Kaynak sözlerini şöyle sürdürdü: “İdeal hastane işletmesi 250 ile 600 yatak arasındadır. 2 bin yataklı böyle büyük projeler aslında işletilemiyor. Dünyada 600 yatağın üzerine çıkıldığı zaman hizmet verimliliği düşüyor, finansmanı yükseliyor ve pahalılığı artıyor. Yani israf kısmına girmeye başlıyor. Dolayısıyla bu kadar büyük hastaneler açıp da daha etkili çalışmakta olan başka hastanelerin kapatılması burada ihtiyaç konusunda ciddi bir soru işareti akla getiriyor. Acaba bu projeler sağlık hizmeti için mi yapılıyor? soruları akıllara geliyor. Çünkü bu projeler devletin sağlık bütçesinin içerisinde görülüyor. Bu projeler sağlık bütçesinden bir takım ciddi meblaların inşaat sektörüne aktarılması için bir yöntem midir? Bu sorunun cevabını toplum olarak araştırmak durumundayız. Bu konuda elimizdeki bilgiler sayıştay raporları ile ilintilidir. Yoksa sözleşmeler ticari sır diyerek saklanıyor. Halbuki bir tarafı kamu olan sözleşmeyi siz ticari sır diye saklayamazsınız. Çünkü kamu tarafı vatandaşın parası. Benim paramı ticari sırda kullanıyorum diye benden saklayamazsınız.” Sözleşmedeki bir diğer unsura dikkat çeken Başkan Kaynak, “Bir diğer husus da burada çıkan anlaşmazlıklarla ilintili olarak Türkiye’deki adli makamlar yetkisiz kılınmıştır. Yurtdışındaki bazı Londra mahkemeleri yetkili kılınmıştır. Bu ne anlama geliyor. Türkiye yargı egemenliğini devr etmiştir. Türk yargısı devreden çıkmıştır. Bunlar büyük soru işaretleri olarak ortada duruyor” diye konuştu.

Bayraklı Şehir Hastanesi Ulaşım Muamması !

İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi’ne kentin her yerinden ulaşımın nasıl olacağı konusunda hala bir netlik olmadığına işaret eden Tabip Odası Başkanı Kaynak, Bayraklı’ya şehrin hangi bölümünden ne kadar hızla ulaşacağınız konusunun da projeyle ilgili bir başka problem olduğuna dikkat çekti. Resmi ağızlardan paylaşılan biglilere göre; 70 bin civarında günlük insan trafiği olacağının altını çizen Başkan Kaynak şunları söyledi: “Bu çok ciddi bir rakamdır. Ve bu insanların bir kısmı hızlı ulaşmak zorundadır. Acil hasta, öncelikli hasta, yaşlılar, engelliler gibi… Sıradan bir futbol maçının 70 bin kişilik nüfusundan farklı bir nüfus profilidir. Dolayısıyla bir sağlık kompleksine ulaşım herhangi bir başka ulaşımla kıyas edilmeyecek özellikler taşımaktadır. Kamu yetkilileri hastanenin arka bölgesinden bir başka yolun geçirileceğinden söz ediyorlar. Bursa’da şehir hastanesi yapıldı. Şehrin yaklaşık 30 kilometre dışında şu anda en az hastanenin masrafı kadar ulaşım masrafıyla bir metro ihalesi yapıldığını duyuyoruz. Bayraklı’da yapılan şehir hastanesi süreciyle ilgili kararlara İzmir bölgesinden hiçbir taraf katılmamıştır. Biz de dahil kimseden bir fikir alınmamış, bilgi verilmemiştir.”

“Bir Aydır Cevap Bekliyoruz”

Şehir hastanesi konusunu yakından takip ettiklerini ifade eden Başkan Kaynak, daha güncel bilgilere ulaşmak için ve hayırlı olsun temennisinde bulunmak için yeni göreve atanan İl Sağlık Müdüründen randevu talebinde bulunduklarını ancak bir aydır bir dönüş yapılmadığını söyledi. Kasım ayında İzmir Tabip Odası, Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi, TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, İzmir Barosu, İzmir Kent Konseyi katılım göstererek gerçekleştirilen Bayraklı Şehir Hastanesi Çalıştayı’nda 15 maddelik sonuç bildirgesini kamuoyuyla paylaşıldı. Bildirgede şehir hastaneleri ile ilgili sorunlara dikkat çekildi. Çalıştay da İzmir’de bu kadar büyük bir sağlık kompleksine ihtiyaç olmadığının açıklanmasının nedenlerini sorduğumuz Başkan Süleyman Kaynak, “İzmir’e şehir hastanesi yapılacağına oturmuş kadrosu olan hastanesi yavaş yavaş modernize ederek bu ölçekte şehrin farklı bölgelerinde ulaşımı kolay, daha hızlı hizmet verebilecek başka ve çok sayıda ünite açılabilirdi. Bunun zararını 2040’lı yıllara kadar çekeceğiz çünkü Sağlık Bakanlığı bu hastanelerde kiracı konumudadır. Hem hizmet ödemesini hem de sağlık sisteminin giderlerini yapıyor. Sağlık Bakanlığı, o şirketin kiracısıdır. Bu projeler doğrudan doğruya kamu-özel projelerin, özel tarafını beslemek için yapılmış projelerdir. Bu kadar pahalı bir kamu yararı olmaz. Sağlık Bakanlığı bütçesinin yaklaşık 5’te 1’inden fazlası sadece 10-11 tane şu anda açılmış olan bu hastanelere gidiyor. Geriye kalan bin civarındaki tesise bakanlık bütçesinin 4’te 3’ü kalıyor. Umarız ki proje hayata geçerse, çalışan diğer hastanelerimizin kadrosu, yapılanması ve hizmeti aksamıcak bir düzenlemeyle ilerlenir. Diğer hastanelerin kapatılmaması ve hizmetlerinin aksamaması yönünde bir planlamanın yapılmasından yanayız” vurgusunda bulundu. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri