Yaşam
Hangi Besinler Cilt Sağlığımıza İyi Gelir?
Medikal Estetik Hekimi Dr. Sevgi Ekiyor konu hakkında bilgiler verdi.
Günlük hayatımızda tüketim yaparken herkesin yukarıda bahsettiğim sebeplerden ideal beslenme sistemi farklıdır. Dolayısıyla sindirim açısından da ele alarak hastaya metabolik bir balans-denge kurmak gerekir. Bu sayede hasta hem besinlerden hep olumlu faydalanıp ideal kilosuna da kavuşacak şekilde kalori hesabından öncelikli olan faktör kişiye faydalı sindirebileceği ve ihtiyacı olan gıdaları doğru programlamakla olmalıdır. Geniş çaplı yapılan kan testleri sonuçlarına göre gıda alerji ve intoleransları tespit edilip kişiye verilen doğru beslenme programında florasını bozan gıdaları da yasaklayıp ve düzenlediğimiz gündelik takviye ilaç ya da supplementerleri ile kas oranını ve sıvı oranını artırıp istenmeyen yağlardan kurtulma sağlayabiliyoruz. Vücudun biyolojik yaşını da gençleştirmiş ve edinilmiş alışkanlıkları düzenleyerek kendimize daha sağlıklı yaşam alışkanlıkları katmış oluyoruz bu da devamında kilo kontrolü ve geç yaşlanmayı sağlamış oluyor.
İçten dışa güzellik: Cilde iyi gelen besinlerCilt güzelliğimize etki eden birçok faktör bulunur. Bu faktörler çevreden maruz kaldıklarımız ve içten gelenler olarak gruplandırılabilir. Tükettiğimiz besinler, hormon dengemiz, ruh sağlığımız ve su tüketimi gibi faktörler cildimizi içten dışa doğru etkileyen faktörlerdir.Beslenme sağlığımız için oldukça önemlidir. Sağlıksız bir beslenme düzeni metabolizmanıza zarar verebilir, kilo almanıza neden olabilir ve hatta kalbiniz ve karaciğeriniz gibi hayati organlara zarar verebilir. Sağlıklı bir cilde ulaşmak için tükettiğimiz besinler aynı zamanda genel sağlığımızı da olumlu yönde etkiler. Sağlıklı bir cilt için belirli gıdalara odaklanmak yerine, genel olarak sağlıklı beslenmeye, dengeli bir diyet listesine odaklanın. Bol meyve ve sebze tüketin. Süt ürünlerini tüketecekseniz az yağlı ya da yağsız süt ürünlerini tercih edin.
Somon ve uskumru gibi yağlı balıklar cilt sağlığını korumak için önemli olan zengin omega-3 yağ asitleri içerir. Omega-3 yağ asitleri cildin esnek ve nemli yapısını güçlendirmeye yardımcı olur. Bunun yanı sıra, kızarıklığa ve akneye yol açan iltihabı azaltır. Düzenli tüketimde, cildinizi güneşin zararlı UV ışınlarına karşı daha güçlü hale getirir. Cildinizi serbest radikallerin ve iltihaplanmanın neden olduğu hasara karşı korumaya yardımcı olan E vitamini ve çinko da bu balıklarda bolca bulunur.
Avokado, cildinizi oksidatif hasardan korumaya yardımcı olan bir başka E vitamini kaynağıdır. E vitamini, C vitamini ile beraber tüketildiğinde daha çok fayda sağlar. C vitamini, cildinizin güçlü, genç ve sağlıklı kalmasını sağlayan ana yapısal protein olan kolajen oluşturmak için gereklidir. Yapılan çalışmalara göre, 1/2 avokado; günlük E vitamini ihtiyacının %14’ünü ve günlük C vitamini ihtiyacının %11’ini karşılar.
Beta karoten bitkilerde bulunan bir besin maddesidir. Beta karoten gibi karotenoidler, doğal bir güneş kremi görevi görerek cildinizi zararlı güneş ışınlarından korur ve sağlıklı kalmasına yardımcı olur. Beta karoten, portakal ve havuç, ıspanak ve tatlı patates gibi sebzelerde bulunur.Brokoli, çinko, A vitamini ve C vitamini gibi cilt sağlığına iyi gelen birçok vitamin, mineral ve karotenoid kaynağıdır. Ayrıca cilt kanserini önlemeye ve cildinizi zararlı güneş ışınlarından korumaya yardımcı olan sülforafan bakımından zengindir.
Cildin esnek kalabilmesi için neme ihtiyacı vardır. Hafif dehidrasyon bile cildinizin kuru, yorgun ve soluk görünmesine sebep olur. Bu nedenle cilt sağlığınız için günde en az altı ila sekiz bardak su içmeye özen gösterin.
Yaşam
DAHA 17’NİN “MANİFEST”İ ORTAYA ÇIKTI!
Kanal D’nin Bodrum’da çekilen yeni dizisi Daha 17, güçlü oyuncu kadrosu, tanıtımları, afişi ve merak uyandıran hikâyesiyle şimdiden dikkatleri üzerine çekmeyi başaradı. Merakla beklenen projenin sanal medyada yayınlanan ön izlemesi heyecanı daha da artırdı. Paylaşılan tanıtımda, son dönemin en popüler gençlik gruplarından Manifest’in “Zamansızdık” şarkısının ilk bölümde kullanıldığı ortaya çıktı. Üstelik bu sürpriz yalnızca ilk bölümle sınırlı kalmayacak; ilerleyen haftalarda grubun farklı şarkıları hikâyeye eşlik edecek.

İŞ BİRLİĞİ HEYECAN YARATTI
Müzik grubu Manifest, hit parçalarıyla geniş bir hayran kitlesine ulaştı. Dizinin hedef kitlesiyle örtüşen bu iş birliği büyük heyecan yarattı. Manifest sevenler ve Daha 17’yi bekleyenler, ön izlemeyi beğeni ve yorum yağmuruna tuttu. Paylaşımlarda, Manifest-Daha 17 dayanışmasının genç izleyiciyle güçlü bir bağ kurulmasına katkı sağlayacağı vurgusu yapıldı.

MANİFEST, ROMANTİZMİ ARTIRACAK
Ekran yolculuğuna 31 Mayıs Pazar akşamı başlayacak olan Daha 17, tanıtımlarında iki farklı profil çizmişti. Bir yanda gerilim ve sırların öne çıktığı bir yapı sunulurken, diğer yanda Aras ile Leyla arasındaki duygusal yakınlaşmayla romantik bir ton yakalanmıştı. Paylaşılan ön izlemede Manifest’in “Zamansızdık” şarkısının hikâyeye eşlik etmesi dizinin enerjisini de ortaya koydu.

GENÇLER HİKÂYENİN MERKEZİNDE
Genç oyuncuların kendi yaş gruplarındaki karakterlere hayat verdiği Daha 17, yurtlarda büyüyen 17 yaşındaki Aras’ın geçmişine ulaşma çabasını merkezine alıyor. Dizi, güçlü bir aile hikâyesini gençlerin gözünden ekrana taşımaya hazırlanıyor.

SEVİLEN İSİMLER DE KADRODA
Yönetmen koltuğunda Emre Kabakuşak’ın oturduğu Daha 17, genç yeteneklerle sevilen isimleri bir araya getiriyor. Kadroda Nesrin Cavadzade, Çağan Efe Ak, Armağan Oğuz, Ceren Ayruk, Ata Yaşat, Dilara Aksüyek, Çağdaş Onur Öztürk, Melis Babadağ, Helin Elveren, Bülent Seyran, Cemal Toktaş, Hakan Meriçliler, Deniz Ali Cankorur, Ezgi Dalgıç, Berra Ahsen Uslu, Batuhan Mora, Efe Musa, Ahmet Can Özer ve Güneş Hayat yer alıyor.

31 MAYIS’TA BAŞLIYOR
Yapımcılığını Yaşar İrvül ve Efe İrvül’ün üstlendiği Daha 17, 31 Mayıs Pazar akşamı saat 20.00’de ilk bölümüyle Kanal D ekranlarında izleyiciyle buluşacak.
Yaşam
Cappucino 50 ile Şehir Trafiği Artık Daha Kolay
Şehir içi ulaşımda trafik sıkışıklığı, park sorunu ve yakıt maliyeti; her gün milyonlarca kişinin karşılaştığı gerçeklerdir. Bu sorunlara pratik, ekonomik ve stil sahibi bir yanıt arayan kullanıcılar için 50 cc scooter kategorisi giderek daha fazla tercih edilmektedir. Cappucino 50, bu kategoride öne çıkan ve günlük kullanımı keyifli kılan kompakt bir scooter modelidir.
Otomatik şanzıman yapısı, düşük yakıt tüketimi ve şehir trafiğine uygun kompakt ölçüleriyle bu model; hem deneyimli sürücülere hem de ilk kez scooter kullanacaklara hitap eder.
Cappucino 50 Teknik Özellikleri Nelerdir?
50 cc tek silindirli ve 4 zamanlı motoru; düşük yakıt tüketimi ile uzun ömürlü kullanım açısından bu segmentin en tercih edilen motor yapısı olma özelliğini taşır. 3.15 HP güç ve 3.9 Nm tork değerleriyle günlük şehir içi kullanımında akıcı ve yeterli bir performans sunar.
Otomatik CVT şanzımanı; vites değiştirme zorunluluğunu ortadan kaldırarak trafikte hem rahat hem de dikkat dağıtmayan bir sürüş deneyimi sağlar. Hava soğutmalı motor yapısı ise bakım kolaylığı ve uzun ömür açısından avantajlı bir tercih olarak öne çıkar.
50 cc Scooter Neden Avantajlıdır?
50 cc scooterların kullanıcılar için en belirgin avantajlarından biri; MTV ve zorunlu trafik sigortası yükümlülüğünden muaf olmasıdır. Bu özellik; yıllık sahiplik maliyetini belirgin biçimde düşüren pratik bir avantaj olarak öne çıkar.
Yakıt verimliliği açısından da bu segment; dört tekerlekli araçlarla kıyaslandığında ciddi bir maliyet avantajı sunar. Kompakt boyutları sayesinde dar sokak ve otoparkların yoğun olduğu şehir merkezlerinde manevra kolaylığı sağlar.
Fren Sistemi Güvenliği Nasıl Destekler?
Cappucino 50; ön disk fren ve arka kampana fren kombinasyonuyla donatılmıştır. Ön disk fren; ani duruşlarda daha güçlü ve kontrollü bir frenleme performansı sunarken arka kampana fren; maliyeti düşük ve bakımı kolay yapısıyla uzun vadeli kullanım için güvenilir bir tercih olma özelliğini korur.
Bu kombinasyon; şehir içi düşük ve orta hız kullanımı için dengelenmiş ve güvenli bir frenleme profili oluşturur.
Kimler Tercih Eder?
Araç kullanmak yerine daha pratik ve ekonomik bir ulaşım çözümü arayanlar, kısa mesafeli günlük yolculuklarda zaman kazanmak isteyenler, park sorunuyla boğuşmaktan yorulanlar ve ilk kez iki tekerlekli araç kullanmayı düşünenler Cappucino 50 için uygun bir aday profili oluşturmaktadır.
Otomatik şanzıman yapısı sayesinde sürüş deneyimi olmayanlar için de alışma süreci oldukça kısadır; bu özellik modeli geniş bir kullanıcı kitlesine açık kılmaktadır.
Tasarım ve Renk Seçenekleri
Cappucino 50; kompakt ölçüleri ve akıcı hatlarıyla şehirli bir estetik sunar. 1895 mm uzunluğu ve 670 mm genişliğiyle oldukça manüvrabildir. Farklı renk seçenekleri; kişisel tarzı yansıtma açısından alıcıya esneklik tanır. Net ağırlığı 107 kg olan model; hem manevra hem de park kolaylığı açısından avantajlı bir profile sahiptir.
Yaşam
Hakkında En Çok Şey Söylenen Takviye: Omega 3 Gerçekte Ne Vaat Eder?
Beslenme ve takviye dünyasında adından en çok söz ettiren bileşenler arasında omega 3 tartışmasız ilk sıralarda yer alır. Kalp sağlığından beyin işlevine, eklem konforundan cilt yapısına kadar pek çok alanda araştırma konusu olan bu yağ asitleri, vücudun kendi üretemediği ve dışarıdan alınması gereken temel besin öğeleri arasında yer alır.
Ancak bu denli geniş bir ilgi alanı beraberinde pek çok soru işaretini de getiriyor. Hangi kaynaktan, hangi formda ve ne miktarda alınmalı? Bu soruların yanıtı, doğru takviye seçiminin temelini oluşturur.
Omega 3 Nedir ve Neden Dışarıdan Alınması Gerekir?
Omega 3, çoklu doymamış yağ asitleri grubuna ait bir bileşen ailesidir. EPA (eikosapentaenoik asit) ve DHA (dokosaheksaenoik asit), bu ailenin vücut üzerinde en kapsamlı biçimde incelenen iki üyesidir. ALA (alfa-linolenik asit) ise bitkisel kaynaklarda bulunan bir diğer omega 3 türüdür; ancak vücudun ALA’yı EPA ve DHA’ya dönüştürme kapasitesi sınırlıdır.
Vücut EPA ve DHA’yı kendi sentezleyemez. Bu nedenle yağlı balık, balık yağı takviyesi ya da alg bazlı kaynaklardan düzenli olarak alınması önerilen bir bileşen grubu olarak öne çıkar.
EPA ve DHA Arasındaki Fark Nedir?
EPA ve DHA aynı omega 3 ailesine ait olmakla birlikte vücuttaki işlevleri açısından farklı odak noktalarına sahiptir. EPA; kalp-damar sistemi ve inflamasyon yanıtıyla ilişkilendirilen araştırmalarda daha sık öne çıkan bileşendir. DHA ise beyin ve sinir dokusu yapısında yoğun olarak bulunan, görme ve bilişsel işlevlerle ilgili incelemelerde ağırlıklı olarak yer alan bir yağ asitidir.
Her iki bileşeni birlikte içeren formüller, geniş kapsamlı bir destek profili arayan bireyler için değerlendirilebilir bir seçenek sunar.
Balık Yağı ile Alg Bazlı Omega 3 Arasındaki Fark Nedir?
Omega 3 takviyeleri çoğunlukla balık yağından üretilir. Yağlı deniz balıkları bu kaynağın temel hammaddesini oluşturur. Alg bazlı omega 3 ise bitkisel kaynaklı bir alternatif olarak öne çıkar; balıkların EPA ve DHA’yı zaten alg tüketerek sentezlediği düşünüldüğünde bu kaynağın temele daha yakın bir seçenek sunduğu değerlendirilebilir.
Deniz ürünlerine karşı alerjisi olan ya da bitkisel kaynaklı takviye tercih eden bireyler için alg bazlı formüller ayrıca değerlendirilebilir.
Kimler İçin Değerlendirilebilir?
Günlük beslenmesinde yağlı balığa yeterince yer veremeyen, kalp-damar sağlığını desteklemeye yönelik takviye arayışında olan, eklem konforunu ve cilt yapısını desteklemek isteyen ya da gebelik sürecinde besin alımını desteklemek isteyen bireyler omega 3 takviyesini değerlendirmek isteyebilir.
Kan sulandırıcı ilaç kullananlar ve kronik bir sağlık sorunu olanların kullanım öncesinde bir sağlık uzmanına danışması önerilir. Takviye, tedavinin yerini tutmaz.
Kaliteli Omega 3 Ürününde Nelere Bakılmalı?
EPA ve DHA miktarlarının etiket üzerinde açıkça belirtilmesi güvenilir bir ürünün temel göstergelerinden biridir. Toplam balık yağı miktarı değil, bu iki bileşenin ayrı ayrı içerikleri asıl belirleyici bilgidir. Saflık testleri ve ağır metal arındırma süreçlerine ilişkin bilgiler de ürün kalitesini değerlendirmede göz önünde bulundurulabilecek kriterler arasında yer alır.
Balıkça kokusu ve tat sorunu bazı bireylerde kullanım sürekliliğini olumsuz etkileyebilir; enterik kaplı formüller bu konuda fark yaratan bir tercih olabilir.
Ne Zaman ve Nasıl Kullanılmalı?
Omega 3 takviyeleri yemeklerle birlikte alındığında sindirim konforu açısından daha iyi tolere edilebilir. Günlük dozun ve kullanım sıklığının ürün talimatlarına göre düzenlenmesi önerilir. Düzenli ve sürekli kullanım, takviyenin olası katkısının hissedilebilmesi açısından belirleyici bir faktördür.
Bireysel yanıtlar yaşa, beslenme düzenine ve genel sağlık durumuna bağlı olarak farklılık gösterebilir.
İçeriği Anlayanlar İçin Doğru Seçim Kolaylaşır
Omega 3 takviyesinde etiket okumasını bilmek, doğru ürüne ulaşmanın en kısa yoludur. Supra Protein’in Omega 3 formülünün içerik detayları ve kullanım önerileri hakkında kapsamlı bilgiye ulaşmak için web sayfasını inceleyebilirsiniz.
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
