Ekonomi
Elder tarafından gerçekleştirilen “IV. Elektrik Dağıtım Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi” Antalya’da düzenlendihaberi
Elder’in iki yılda bir düzenlediği, Elektrik Dağıtım Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi’nin dördüncüsü, “Önleme Kültürünü Giden Yol” teması ile Antalya’da gerçekleştirildi.
Elder’in iki yılda bir düzenlediği, Elektrik Dağıtım Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi’nin dördüncüsü, “Önleme Kültürünü Giden Yol” teması ile Antalya’da gerçekleştirildi. Kongrenin açılış konuşmasını yapan Elder Genel Sekreteri Özge Özden, “Yöneticilerin ve tüm çalışanların katılımını gerektiren önleme kültürü, iş kazalarını ve meslek hastalıklarını azalttığı gibi; çalışan memnuniyetini ve yaşam kalitesini de yükseltiyor. Böylelikle güvenli bir çalışma hayatının da temelini oluşturuyor” dedi.
Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği’nin (Elder), iş sağlığı ve güvenliğinde sektörün standartlarını çok daha yukarıya taşımak hedefiyle iki yılda bir düzenlediği Elektrik Dağıtım Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi’nin 4’ncüsü Antalya’da gerçekleştirildi. Bu yıl “Önleme Kültürüne Giden Yol” temasının işlendiği kongrede alanında uzman yerli ve yabancı 22 konuşmacı yer aldı.
Elder Yönetim Kurulu Başkanı Kıvanç Zaimler, Birleşmiş Milletler İklim Konferansı nedeniyle Mısır’da bulunduğundan kongreye bir video mesajı gönderdi. Zaimler, “İklim değişikliğinin sonuçlarını; olağanüstü iklim olayları, sel ve orman yangını gibi afetleri hep birlikte yaşayarak gördük. Bu kapsamda Birleşmiş Milletler İklim Konferansı ve buradan çıkacak sonuçlar, iklim koşullarından yoğun olarak etkilenen sektörümüz ve hizmet verdiğimiz 48 milyon kullanıcı için de çok önemli. Türkiye’nin her noktasına kesintisiz, kaliteli ve çevreyle uyumlu elektrik dağıtım hizmeti sunma hedefiyle çalışırken sorumluluğumuz çalışanlarımızın sağlığını korumak ve onlara güvenli çalışma ortamları sağlamak. Sektörümüzün tamamında yönetici seviyesinden, saha çalışanlarına kadar tüm bileşenlerin belirli bir iş sağlığı ve güvenliği (İSG) olgunluğuna erişmesi ve her dağıtım şirketinde İSG kültürünün yerleşmesi için bu iş birliğine ve sinerjiye ihtiyacımız var. Bu kültüre ve yolculuğa katkı sağlayan değerli konuşmacılarımıza, sektör çalışanlarımıza ve organizasyonumuza destek veren tüm firmalara değerli katılımlarından ötürü teşekkür ediyorum” dedi.
“Önce insan, önce sağlık anlayışıyla hareket edilmeli”
Kongrenin açılış konuşmacılarından olan ve konuşmasında iş sağlığı ve güvenliğinin her sektör için öncelikli bir konu olarak görülmesi gerektiğine dikkat çeken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdür Yardımcısı Levent Kenan Kibar “İnsanı merkeze alan politikalar çerçevesinde insana yakışır çalışma koşulları sağlamanın en temel görev olduğu bilinciyle aşılması gereken küresel sorunlardan biri de iş sağlığıdır. Yöneticilerin ve tüm çalışanların katılımını gerektiren önleme kültürü, iş kazalarını ve meslek hastalıklarını azalttığı gibi; çalışan memnuniyetini ve yaşam kalitesini de yükseltiyor. Bu ülkemizin en önemli hedeflerindendir” diyerek konuya verdikleri önemi vurguladı.
TEDAŞ Genel Müdür Yardımcısı Bora Ülker de, “Sektörde nitelikli personelin istihdamına önem verilmesi, yetenek ve becerilerinin artırılmasıyla iş yüküne uygun yeterli personelin bulundurulması gerekiyor. İş yerlerinde önce insan, önce sağlık anlayışıyla hareket edilmesi ve bu duyarlılığın geliştirilmesi bir zorunluluktur” ifadesini kullandı.
“Güvenlik için birlikte çalışmayı önemsiyoruz”
Uluslararası Sosyal Güvenlik Derneği (ISSA) Önleme Özel Komisyonu Başkanı Jens Jühling sosyal güvenlik alanında en öncelikli konularının iş sağlığı olduğunu belirterek bu kapsamda gerçekleştirdikleri çalışmaları aktardı. Jühling, “İş sağlığını ve güvenliğini dünya genelinde artırmayı hedefliyoruz. Uluslararası iş birlikleri bizler için en önemli faaliyetler arasında yer alıyor. Elektrik dediğimizde bizim için en önemli kavramlar iş sağlığı, önleme ve başarı oluyor. Güvenlik için birlikte çalışmayı önemsiyoruz. Elder bizim bu konuda en aktif üyelerimizden biri” diye konuştu.
“Hedefimiz uluslararası standartların üzerine çıkmak”
Kongrenin açılış konuşmasını yapan Elder Genel Sekreteri Özge Özden de “21 elektrik dağıtım şirketinin tamamını temsil eden Elder olarak, yetkin insan kaynağının önemini biliyor; tüm süreçlerimizin ve hedeflerimizin odağına insanı alıyoruz. Doğrudan ve dolaylı olarak istihdam ettiğimiz 100 bini aşkın çalışanımızın, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve yetkinliklerinin geliştirilmesini en öncelikli sorumluluğumuz olarak görüyoruz.” ifadesini kullandı.
2020 yılında kongrenin ana temasının ‘Vizyon Sıfır’ olduğunu anımsatan Özge Özden, sözlerine şöyle devam etti: “Vizyon sıfıra giden yolda çok tehlikeli işler sınıfına giren elektrik dağıtım faaliyetlerinde, kamu ve özel sektör başta olmak üzere tüm paydaşların iş birliklerinin ne kadar önemli olduğunun altını çizmiştik. Bu yıl ise kongremizin temasını bir adım daha öteye götürerek “Önleme Kültürüne Giden Yol” olarak belirledik. Yöneticilerin ve tüm çalışanların katılımını gerektiren önleme kültürü, iş kazalarını ve meslek hastalıklarını azalttığı gibi; çalışan memnuniyetini ve yaşam kalitesini de yükseltiyor. Böylelikle güvenli bir çalışma hayatının da temelini oluşturuyor. Sektör olarak hedefimiz, elektrik dağıtım faaliyetlerinde iş sağlığı ve güvenliği koşullarını uluslararası standartların üzerine çıkarmak. Yapılan araştırmalara göre, iş kazalarının yüzde 98’i tehlikeli davranış veya tehlikeli durumlar nedeniyle meydana geliyor. Bu istatistikler bize gerekli tedbirleri aldığımızda kazaların neredeyse tamamını önleyebileceğimizi gösteriyor. Biz de sektör olarak iş kazalarını azaltmak için risk değerlendirmeleri, İSG eğitimleri, etkin saha denetimleri, kaza analiz çalıştayları ve Türkiye’de ilk kez devreye alınan görüntülü teyit uygulaması gibi pek çok değerli çalışmayı yürütüyoruz.”
İki gün boyunca devam eden kongrenin ilk gününde “Dağıtım Şebekesinde Mahalli Topraklama Yöntemleri”, “Üst Yönetimin İSG’de Rolü ve Önemi”, “İSG İletişimi”; ikinci gününde ise “Trafik Güvenliği”, “Kurallara Neden Uymayız”, “İSG’de Dijitalleşme” konulu oturumlar ve kongre altın sponsorları olan Arıteks, DuPont, Işıkkaya Enerji, Kıvanç Group, Küre 1 İş Güvenliği, PollyBoot Çizme Sanayi ve TED Bilişim sektöre yönelik sundukları malzeme ve teknolojik çözüm sunumlarını gerçekleştirdi.
KONGRE SONUÇ BİLDİRGESİNDE NELER VAR?
Elektrik Dağıtım Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi’nin ardından yayınlanan sonuç bildirgesinde şu tespitlere yer verildi:
- Bir şirkette iş sağlığı ve güvenliği (İSG) kültürü oluşturmak samimi bir niyet, kararlılık ve tutarlılık ister. Bunun için de hissedarlar ve üst düzey yöneticiler İSG’ye tüm kalbiyle inanmalı, bu konudaki samimiyet ve adanmışlığını yöneticilere, mühendislere ve çalışanlara göstermelidir. Sonrasında ise İSG algısının üst yönetim tarafından şirket içerisinde hep diri ve canlı tutulması kalıcılık bakımından büyük önem arz etmektedir. İSG kültürünün, sorunları hep çalışanlara yükleyen bir anlayışla değil sorunu yönetim olarak sahiplenen ve çözmeye çalışan bir yaklaşımla geliştirileceği asla unutulmamalıdır.
- İSG kültürünü geliştirmek için şirket yöneticilerinin İSG ile ilgili yıllık hedefleri ve bu hedeflere ulaşmak için somut aksiyon planları olmalıdır.
- Dağıtım şebekelerinde mahalli topraklama iş sağlığı ve güvenliği açısından çok kritik ve hayati öneme haiz bir konudur. Özellikle son yıllarda jeneratör kaynaklı geri besleme nedeniyle yaşanan kaza veya ramak kala sayılarındaki artış dikkat çekmektedir. Jeneratörler ve dağıtıma gömülü santraller başta olmak üzere şebekeye enerji gelebilecek durumlar için sahadaki tüm çalışma senaryolarımızda alınacak mahalli topraklama önlemleri ve etkinlikleri konusunda her dağıtım şirketinin teknik analizler yapması veya yaptığı çalışmaları gözden geçirmesi gerekmektedir.
- Mahalli topraklama konusunda yapılacak çalışmalar, saha çalışanlarının kolaylıkla anlayabileceği doküman veya çizimlerle onlara aktarılmalıdır. Bu kapsamda çalışanların sahada AG veya YG’deki farklı çalışma senaryolarına göre nerede hangi topraklama aparatını kullanacağını bilmeleri gerekmektedir. Bu bilgilere dayanarak saha çalışanlarının işe başlamadan önce iş öncesi risk analizinde lokasyona özgü topraklama uygulamasına karar verip uygulaması sağlanmalıdır.
- Mahalli topraklama aparatları seçilirken kesit hesapları bilimsel verilerle hesaplanmalı, hem topraklama aparatı hem de ıstankalar uluslararası standartlara (EN 61230 ve o standartta belirtilen diğer ilgili standartlara) uygun olmalı ve bu durum sertifikalandırılmalıdır.
- İletişim hayatımızın her alanında olduğu gibi İSG’de de çok önemli bir konu. Saha denetimlerinde, eğitimlerde veya İSG toplantılarında çalışanlarla iletişim kurarken aşağıdaki temel prensipler asla gözardı edilmemelidir.
- İletişim çift yönlü olmalı, tek taraflı bilgi iletimi değil karşılıklı bilgi paylaşımı yapıldığı akıldan çıkarılmamalıdır.
- Çalışanlarla olan diyaloglarda dinleme türlerinden en etkilisi olan aktif dinleme tercih edilmelidir.
- Çalışanlarla iletişim kurarken açık uçlu sorular sorulmalı ve onların konuya katılımı sağlanmalıdır.
- Çalışanlarımızın önemli bir bölümünü oluşturan Z kuşağının özelliklerini bilerek onlarla iletişim kurmak İSG iletişiminin daha etkili yapılmasını sağlayacaktır.
- Çalışanların neden İSG kurallarına uymadığını anlamak için davranış bilimleri veya psikoloji perspektifinden yapılacak çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kapsamda yapılacak çalışmalar sadece sektörümüze değil ülkemizdeki İSG kültürünün gelişimine de çok ciddi katkı sağlayacaktır.
- Ülkemizde her yıl yaklaşık 5 bin insanın ölümüne neden olan ve çok mobil bir çalışma doğasına sahip sektörümüzdeki ölümlü kazalarda da önemli paya sahip olan trafik kazalarını azaltmak için bu konuyu odağımıza almalı ve daha sistematik yaklaşmalıyız. Sektörümüzde 10 binden fazla araçla her gün hareket halinde olduğumuzu düşünecek olursak bu konunun sektörümüz açısından önemi daha da iyi anlaşılacaktır. Bu kapsamda dağıtım şirketlerinin ISO 39001 Yol ve Trafik Güvenliği Yönetim Sistemi’ni kurması ve işletmesi trafik kazalarını azaltmada çok etkili olacaktır.
- Trafikteki güvensiz davranışları sadece çalışanın bireysel davranışı olarak görmek eksik ve yetersiz bir bakış açısıdır. Şirket kültüründe yer etmiş yazılı olan ya da olmayan kabuller, yetersiz izleme ve kontrol, iş ve zaman baskısı gibi çalışanın haricindeki unsurların trafikteki güvensiz davranışları tetiklediği unutulmamalıdır.
- Trafik kazalarını azaltmak ve ölümleri önlemek için araçlara kamera konması ve kameralardan alınan verilerle beslenen yapay zeka uygulamaları trafik kazalarının kök neden analizindeki çaresizliği ortadan kaldıracak ve iyileştirici faaliyetlerin önünü açacaktır.
Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı
Ekonomi
SUWEN operasyonel dayanıklılığını korudu İlk çeyrek brüt karda %5.2’lik artış
Çok kategorili perakende yaklaşımıyla kadın iç giyim, ev giyim, plaj giyim ve çorap alanlarında faaliyet gösteren SUWEN; 9 ülke, 66 şehir ve 212 mağazalık güçlü mağaza ağıyla büyümesini sürdürürken, 2026 ilk çeyrek finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden duyurdu.
SUWEN’in enflasyon muhasebesine göre düzenlenmiş finansal sonuçlarına göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde cirosu 1.264 milyon TL seviyesinde gerçekleşirken, geçen yılın aynı dönemine göre sınırlı bir daralma kaydedildi. Buna karşın brüt kâr %5,2 artışla 613 milyon TL’ye yükseldi.
Brüt kâr marjı, etkin ürün ve fiyatlama yönetimi, kampanya disiplininin korunması ve stok yönetimi sayesinde geçen yılın aynı dönemindeki %45,0 seviyesinden %48,5’e yükselerek 3,5 puan iyileşti. Bu performans, zorlu makroekonomik koşullara ve tüketici talebindeki baskıya rağmen şirketin kârlılık odağını koruduğunu gösterdi.
SUWEN’in 2026 yılının ilk çeyreğinde faiz, amortisman ve vergi öncesi karı (FAVÖK) 84 milyon TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı %6,6 seviyesinde korundu. Böylece şirket, reel hasılat baskısına rağmen operasyonel kârlılık marjını geçen yılın aynı dönemiyle paralel seviyede tutmayı başardı.
SUWEN Genel Müdürü Ali Bolluk, 2026 ilk çeyrek finansal sonuçlarıyla ilgili şu değerlendirmeleri yaptı:
“Zorlu bir yıla girdiğimizin bilincinde olarak hareket ettik. Global gelişmelerin etkilediği makroekonomik sonuçlar, tüketici talebindeki sezonsal daralma, finansman giderleri, parasal pozisyon etkileri ve enflasyon muhasebesi kaynaklı etkiler nedeniyle net sonucumuz negatif bölgede kalsa da operasyonel tarafta brüt kâr marjındaki iyileşme ve FAVÖK marjının korunması, şirketimizin kârlılık ve verimlilik odaklı yönetim anlayışının sürdüğüne işaret ediyor. 2026 yılının devamında seçici büyüme, stok disiplini, brüt marj yönetimi ve operasyonel gider kontrolüne odaklanarak sürdürülebilir kârlılığı güçlendirmeyi hedefliyoruz.”
Ekonomi
Suwen’in İstihdamModeliEkonomideKadınGücünüBüyütüyor
Çalışanlarının yaklaşık %90’ı kadın olan Suwen’de kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor. Kadın istihdamını odağına alan marka, fırsat eşitliğine dayalı yönetim yapısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir tablo ortaya koyuyor.
Kadınların iş gücüne katılımının artırılması, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik bir rol oynuyor. Üretimden perakendeye, hizmetten yönetim kademelerine kadar kadın emeğinin güçlü şekilde temsil edilmesi yalnızca kurumların performansını değil, toplumsal kalkınmayı da doğrudan etkiliyor.
Kadın istihdamını odağına alan iş modeliyle faaliyet gösteren Suwen, güçlü kadın çalışan yapısı ve fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışıyla dikkat çekiyor.
Kadınlarla birlikte büyüyen kurum kültürü
Bir kadın markası olarak konumlanan Suwen, organizasyon yapısında da bu kimliği net biçimde yansıtıyor. 2025 yılsonu itibarıyla toplam 1.162 çalışana sahip olan şirketin 1.048 çalışanı kadınlardan oluşuyor. Bu tablo, çalışanların yaklaşık %90’ının kadın olduğu güçlü bir istihdam yapısına işaret ediyor.
Kadınlara yönelik ürün geliştiren bir marka olmanın ötesine geçen Suwen, kadınlarla birlikte büyüyen bir kurum kültürü inşa ederek kadın emeğini kurumsal yapısının merkezine yerleştiriyor.
Kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor
Kadın istihdamını yalnızca operasyonel kadrolarla sınırlamayan Suwen, yönetim kademelerinde de dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.
2025 yıl sonu itibarıyla 322 yöneticinin görev yaptığı şirkette 270 kadın yönetici bulunuyor. %83,85’lik kadın yönetici oranı Türkiye ortalamalarının oldukça üzerinde bir seviyeye karşılık geliyor ve markanın fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışını güçlü verilerle ortaya koyuyor.
Yönetim Kurulu seviyesinde de benzer bir yaklaşım sürdürülüyor. Toplam 7 Yönetim Kurulu üyesinin 2’si kadınlardan oluşuyor ve bu da %28,57’lik bir kadın temsiline işaret ediyor.
Yeni işe alımlarda kadın oranı %95,73
Kadın istihdamının sürdürülebilirliği, yalnızca mevcut oranlarla değil kariyer gelişimi ve yeni işe alımlarla da destekleniyor.
2025 yıl sonu itibarıyla STEM rollerindeki kadın çalışan oranı %44,12 seviyesine ulaşırken, aynı dönemde terfi eden kadın çalışan oranı %7,35 olarak gerçekleşti. Son üç aylık verilere göre yeni işe alınan çalışanların %95,73’ünü kadınlar oluşturuyor. Bu güçlü oran, Suwen’in kadın istihdamını stratejik bir öncelik olarak ele aldığını ortaya koyuyor.

Suwen Genel Müdür Yardımcısı Ferda Sümer Arslan konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Suwen olarak kadın istihdamını yalnızca bir sosyal sorumluluk başlığı olarak değil, kurumsal kimliğimizin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. 1.162 kişilik organizasyonumuzun 1.048’inin kadınlardan oluşması ve yöneticilerimizin %83’ünden fazlasının kadın olması bizim için son derece kıymetli. Kadınların yalnızca iş gücüne katılımını değil, karar alma mekanizmalarında güçlü şekilde yer almalarını da destekliyoruz. Kadın emeğinin güçlenmesinin ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine doğrudan katkı sağladığına inanıyoruz.”
Kadınların üretimde, hizmette ve yönetimde daha güçlü temsil edilmesi; ekonomik verimlilikten inovasyona kadar birçok alanda kurumlara önemli avantajlar sağlıyor. Suwen, kadın gücünü destekleyen istihdam modeliyle yalnızca sektörel başarıyı değil, toplumsal kalkınmayı da birlikte hedefleyen bir büyüme yaklaşımı benimsiyor.
Ekonomi
0xScope yapay zekaanalizleri Fed faiz kararının Bitcoin üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor
Fed’in son faiz indiriminin ardından, kripto piyasaları yeniden canlandı ve dijital varlık alanında iyimserliği ateşledi. 0xScope ekibi, Scopechat tarafından sağlanan kapsamlı yapay zeka odaklı analizleri kullanarak Bitcoin’in en son ekonomik gelişmelere nasıl tepki verdiğini araştırdı. Yapılan analizler, her bir kripto paranın mevcut durumunun yanı sıra yatırımcıların hızla gelişen bu piyasada dikkat etmesi gereken yeni trendler hakkında da değerli perspektifler sundu.
Araştırma, Fed’in faiz oranlarında yaptığı son beş düzenlemeye odaklanarak pandemi öncesi, pandemi sonrası ve daha yakın dönemler de dahil olmak üzere birçok zaman dilimini kapsadı. Önceki oran değişikliklerinin Bitcoin’in performansını nasıl etkilediğini inceleyen analiz, bazı ilgi çekici modeller ortaya koydu. Veriler özellikle, uzun bir faiz artırımı döneminden sonra, ilk faiz indirimine genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir yukarı yönlü hareketin eşlik ettiğini gösteriyor.
Bu konuda öne çıkan örneklerden biri, Bitcoin fiyatının %5 oranında arttığı 31 Temmuz 2019 tarihli 50 baz puanlık faiz indirimi. Bu örnek, kripto para piyasasının para politikasındaki değişimlere olan duyarlılığını yansıtıyor ve mevcut makroekonomik ortamda bu ilişkileri anlamanın öneminin altını çiziyor.
0xScope CEO’su PhillipTorres son faiz indirimi hakkında, “Piyasanın bu faiz indirimine ihtiyacı olduğu açıktı ve çoğumuz bu noktada hemfikirdik. Ancak görüşlerin ayrıştığı nokta, indirimin 25 mi yoksa 50 baz puan mı olması gerektiğiydi ve esas enflasyon yavaşlamaya devam ettiği için zamanlamanın daha erken mi yoksa daha geç mi olması gerektiğiydi.” yorumlarını yaptı.
Piyasanın kısa vadede olumlu tepki vererek faiz indirimini bir iyimserlik işareti olarak benimsediğini, ancak altta yatan uzun vadeli zorlukların çözülmemiş olduğunu açıkladı. Torres açıklamasında, “Piyasa bu iyi haberi olumlu karşıladı ve anlık kazanımlar elde etti, ancak yüzeyin altında hala devam eden yapısal sorunları da göz önünde bulundurmalıyız. Yine de ileriye bakarsanız gelecek umut vaat ediyor, daha parlak fırsatlar için her zaman potansiyel var.” ifadelerini kullandı.
0xScope ekibinin Scopechat’in yapay zeka destekli analizleriyle desteklenen çalışması, Bitcoin ve diğer önde gelen kripto para birimlerinin son faiz indirimine nasıl tepki verdiğini izlemeye devam ediyor ve piyasadaki bu dalgalanmaları yönlendirmek isteyen yatırımcılara değerli bilgiler sunuyor.
İşte Scopechat’in son Fed faiz oranı değişikliğinin Bitcoin’in piyasa temelleri üzerindeki etkisine ilişkin en son verileri:
- Fed Fon Oranının 18 Eylül’de 50 baz puan (bps) düşürülmesi sırasında Bitcoin %2,40 artışla 60.314 $’dan 61.760 $’a yükseldi.
- Oldukça kayda değer bir veri olarak, uzun bir faiz artırımı döneminin ardından ilk faiz indiriminin genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir artışla ilişkili olduğu görülmektedir. Son faiz indirimi sırasında ve 30-31 Temmuz 2019’da 25 baz puanlık bir indirimin ardından Bitcoin’in %5,81 oranında yükseldiği benzer bir örnekte de durum tam olarak buydu.
- Faiz indiriminin BTC vadeli işlem piyasalarının açık faizi üzerinde önemli bir etkisi olmadı. Hatta açık faiz 30 milyar dolardan 35 milyar dolara hafif bir artış gösterdi.
- Birçok büyük kurum, faiz indiriminden önce Bitcoin işlemlerinden fayda sağladı. MicroStrategy yakın zamanda indirimden önce 18 bin dolar BTC satın aldı ve bu işlem şirket için yaklaşık 55 milyon dolar karla sonuçlandı.
- Bitcoin bakiyesi olan adreslerin sayısı 12.691 milyondan 12.677 milyona düştü. Bu durum, adres sahiplerinin birden fazla adresteki küçük bakiyeleri birleştirmesinin bir sonucu olabilir.
- Kâr eden Bitcoin adreslerinin yüzdesi 8 Eylül 2024 itibariyle %78’den bugün itibariyle %90,7’ye yükselmiştir. Bağlam açısından, 0xScope, Bitcoin varlıklarının mevcut fiyatı Bitcoin alımlarının hesaplanan ortalama maliyetinin üzerindeyse bir adresi kârlı olarak etiketliyor.
0xScope Hakkında
200’den fazla global partneri ve 1 milyondan fazla kullanıcısı ile 0xScope‘un güçlü bir veri katmanı oluşturma taahhüdü, yapay zekanın Web3’e entegrasyonuna öncülük etmeye yardımcı olmaktadır. 9,5 milyondan fazla token, 29.764 proje ve 298 milyon etiketten oluşan en kapsamlı Web3 veri tabanı ile 0xScope, yapay zeka odaklı yeniliklerde sektöre öncülük etmeye devam etmektedir.
Daha fazla bilgi için lütfen 0xScope’u ziyaret edebilirsiniz:
0xScope topluluğumuza katılarak en son tekliflerden haberdar olabilirsiniz:
Twitter:
Telegram:
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Yaşam Tarzı4 yıl agoBilgi güçtür
