Sağlık
Doktor, Öğretmen, Sağlık Emekçileri İş Bırakıyor
Memur ve emekliye ilişkin AKP Hükümeti tarafından açıklanan zamların ardından kamu konfederasyonları, sendikalardan birbiri ardına açıklamalar ve iş bırakma eylemi haberleri gelmeye devam ediyor.
Memurlar İş Bırakacak
Doktorlar, kamu çalışanları ve işçiler bağlı bulundukları dernekler,sendikalar,konfederasyonların aldıkları ortak karar ile iş bırakmaya hazırlanıyor. Sağlık, eğitim, enerji, ulaşım gibi 10’u aşkın işkolunda çalışan memurlar 1 günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirecek. Birleşik Kamu İş ve Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonlarına bağlı sendikaların üyelerinin katılımıyla yarın ülke genelinde iş bırakma eylemi yapılacak. Kamuda çalışan memur ve emekçiler 1 gün süreyle memur ve emekli zammına tepkilerini göstermek için iş bırakacak. Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Balık, Bilim Sağlık Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, 10 iş kolunda örgütlü olduklarını kendileriyle birlikte eyleme katılacak konferedarasyonlar ile birlikte eyleme katılacakların sayısının 200 bin civarında olduğunu belirtti.
“Memura ölümü gösterip sıtmaya razı ettiler”
Eğitim, yerel yönetimler, sağlık, büro çalışanları, enerji, ulaşım gibi birçok işkolundan sendikalı çalışanların yer alacağı eylem ile yapılan memur ve emekli zammını protesto edeceklerinin altını çizen Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Balık, “Memura ve emekliye yapılan zam hükümetin, yandaş Memur-Sen ile birlikte yaptıkları bir aldatmacadır. Önce yüzde 25 açıkladılar ertesi gün bir yüzde beş zam daha açıklayarak memuru razı ettiler. Ölümü gösterip sıtmaya razı ettiler bizi. ‘Yüzde 25 veriyorum bak’ deyip sonra ‘beş puan daha veriyoruz’ dediler. Beş puan iki kilo peynır parasıdır. Yüzde 25 ile yüzde 30 arasında hayatımızı değiştirecek bir fark yoktur. Dolayısıyla biz en düşük devlet memuru maaşının yoksulluk sınırında olmasını istiyoruz. Bu da asgari ücretin iki, iki buçuk katıdır” dedi.

Memurların Ayakta Duracak Hali Kalmadı
Türkiye’de gelir adaletsizliğinin had safhada olduğuna, birilerinin sürekli zengin olup kazanırken, birilerinin hiç kazanmadığına dikkat çeken Balık şunları söyledi: “Memurların ayakta duracak hali kalmadı. Türkiye’deki gelir adaletsizliği düzeltilmediği sürece bu eylemler devam ederek artacaktır. Rüşvet çarkının durması, lüzumsuz harcamaların sona erdirilmesi, gelirin adaletli şekilde devlet memurlarına ve emekçilere dağıtılması öncelikli beklentimiz talebimizdir. Şimdi seçime gidiyoruz seçim öncesinde hükümet rastgele konuşuyor her şeyi çözeceğini söylüyor. Önümüzdeki süreçte bu hükümetin ekonomiye dair bir çözüm üreteceğine dair umudumuz yok. Ülke kutuplaştırıldı. Seçim olursa memur ve emekli bunun hesabını sandıkta soracaktır.”

“Sağlık ve sosyal hizmet emekçileri için bıçak kemiğe dayandı”
Birleşik Kamu İş Konfederasyonuna bağlı Genel Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası Başkanı Dr. Derya Uğur, “Konfederasyonumuzun aldığı karar doğrultusunda bizler de eylem kararımızı aldık. Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin katılmasını öngördüğümüz bir eylem olacak. Yüzbinlerce kamu emekçisi katılım gösterecek. Birlik beraberlik olduğu sürece hedeflerimize ulaşırız. Yeter ki farkındalık olsun. Sağlık ve sosyal hizmet emekçileri için artık bıçak kemiğe dayandı. Ciddi anlamda yoğun bir çalışma tempoları var ancak özlük haklarında, alım güçlerinde bir artış ve iyileşme yok. Konfederasyonumuzun da söylediği gibi yoksulluk sınırının 26 bin 500’lerde olduğu bugün, kamu emekçileri, sağlık ve sosyal hizmet çalışanları açlık sınırına yakın, yoksulluk sınırının altında maaşlar alıyorlar. Geçinemez duruma geldiler artık. Son 10 yıllık süre içinde alım gücümüz 3 kat azalmıştır. Kuru soğana yüzde 300 zam gelen bir ülkede, diğer giderlerdeki artışları da düşünürseniz memur maaşına önce yüzde 25, sonra yüzde 30 olarak açıklanan zam dalga geçer niteliktedir. Yapılan yüzde beşlik artış resmen sadaka niteliğindedir. Çözüme ulaşana kadar da bizler üretimden gelen gücümüzü kullanarak mücadele yollarını sonuna kadar zorlayacağız” açıklamasında bulundu.
BASK Konfederasyonu’na bağlı sendikalar da iş bırakacak
Memur ve emekli zammı sonrasında çok sayıda konfederasyona bağlı sendikadan iş bırakma açıklamaları geldi ve gelmeye devam ediyor. Yarın gerçekleştirilecek 1 günlük iş bırakma eylemine Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu (BASK) da destek veriyor. Konfederasyon çatısı altında yer alan Birlik Sağlık Sen, 6 memur konfederasyonu ile birlikte yarın iş bırakma eylemi gerçekleştirecek. Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol “Konfederasyonumuz BASK, sendikamız Birlik Sağlık Sen,, 6 memur konfederasyonu ile birlikte iş bırakma eylemi yapacağız” dedi. Hükümetin memur ve emekli zammı açıklamasının ardından ilk iş bırakma eylemi Demokratik Sağlık Sen tarafından gerçekleştirilmişti.
HEKİMSEN: 27 bin doktor iş bırakacak
Bunun yanında Türkiye genelinde 27 bin üyeye sahip olan Hekimsen’e kayıtlı doktorlar da yarın ülke genelinde 1 günlük iş bırakma eylemine katılacak. Hekimsen Yönetim Kurulu, doktorlara maaş yerine çok çalış kazan sisteminin dayatılması ve ek ödeme yönetmelikleri, sendikal hak gasplarından kaynaklı yaşanan kayıplar, malpractice sorunlarının devam etmesi, aile hekimliği gelirlerinin eritilmesi gibi pek çok konuda tepkilerini göstermek için 1 gün iş bırakma eylemi yapacaklarını açıkladı. Eylem ülke genelinde gerçekleştirilecek. Hiçbir poliklinik hizmetinin yapılmayacağını duyuran Hekimsen, eylemde aile sağlığı merkezlerinin esnek mesai dahil olmak üzere eyleme katılacağını, acil servislerde ve polikliniklerindeki yeşil triajlı hastaların ertesi güne yönlendirileceğini, ağız diş sağlığı merkezlerinde ve hastanelerin diş polikliniklerinde görevli diş hekimlerinin de 1 gün süreyle iş bırakarak eyleme katılacağını duyurdu. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
