Sağlık
Depremzede Sağlıkçı İYİ Parti’den Seslendi: Hatay’ı Bırakıp Nereye Gidiyorsunuz?
İYİ Parti Grup Toplantısı’nın bugün depremzede bir konuğu vardı. Hatay’da depremi yaşayan eşini ve yüzlerce sağlık çalışanı arkadaşını kaybeden, kendisi de sağlık çalışanı ve sendika başkan yardımcılığı, temsilcilik görevlerinde bulunan Abdullah Gül, milletvekili olmak için görevlerinden istifa eden iki yetkiliye seslendi. Gül, “Hatay Valisi Rahmi Doğan ve Hatay İl Sağlık Müdürü Mustafa Hambolat vekillik için istifa etti. Hatay’ı bırakıp nereye gidiyorsunuz? Enkaz altındakileri bırakıp nereye gidiyorsunuz? Bizim hayallerimizi çaldılar. Nasıl müteahhitler tutuklanıyorsa bu hastaneleri bu şekilde kabul edenler, yapanlar, faaliyette tutanlar da ceza alsın istiyoruz. Suç duyurularında bulunduk. Adalete güvenimiz sonsuz. İnanıyoruz ki adalet eninde sonunda tecelli edecektir” dedi.
Hatay’da depremde yıkılan Hatay Eğitim Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası enkazında, Yoğun Bakım Hemşiresi olan eşi Asiye Gül’ü kaybeden ve hastanenin yapımından sorumlu kişi ve kişiler hakkında suç duyurusuna bulunan Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu (BASK) Genel Başkan Yardımcısı, Birlik Sağlık-Sen Hatay Temsilcisi iki çocuk babası Abdullah Gül, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde İYİ Parti Grup Toplantısı’na katılarak açıklamalarda bulundu.

Depreme Dayanıksız Hastaneleri Faaliyette Tutanlar Da Ceza Almalı!
Depremzede BASK Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Gül, İYİ Parti Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, “Bugün sizlerin karşısına devlet hastanesinde eşini kaybetmiş biri olarak, 12 yıl beraber çalıştığı meslektaşlarını kaybetmiş bir kardeş olarak, 70’e yakın vatandaşın hastane enkazında son nefesini vermesine şahit olmuş bir insan olarak ve 2010 yılından beri bu acılar yaşanmasın diye verdiğimiz mücadelede BASK Hatay İl Temsilcisi ve Birlik Sağlık-Sen Hatay İl Temsilcisi olarak karşınıza çıktım. Bugün niye buradayız sesimizi her yerde duyurmak istiyoruz. Çünkü Türkiye bir deprem ülkesi ve biliyoruz ki birçok hastanemiz bizimle aynı kaderi yaşayacak. Bizim amacımız başka yerde bu acılar yaşanmasın. Benim çocuklarımın hayallerini çalanlar başkalarının da hayallerini çalmasınlar. Ben hala ‘abi üstüme basma’ sesiyle uyanıyorum. Kızım Tıp Fakültesi’ni kazanmıştı. Annesiyle hayalimiz vardı. Hepimiz aynı yerde çalışacaktık. Bizim hayallerimizi çaldılar. Nasıl müteahhitler tutuklanıyorsa bu hastaneleri bu şekilde kabul edenler, yapanlar, faaliyette tutanlar da ceza alsın istiyoruz. Suç duyurularımızı yaptık. Adalete güvenimiz sonsuz. İnanıyoruz ki adalet eninde sonunda tecelli edecektir” dedi.
“ Uyardık Ama Dinlemediler”
2010 yılında iki fay hattının ortasına, hastane yapılacağı haberini aldıklarında zamanın BASK Genel Başkanı Resul Akay ve Genel Merkez Yöneticisi Metin Yılmaz ile istişarede bulunarak harekete geçtiklerini belirten Gül şöyle konuştu: “Konuyla ilgili hazırladığımız raporda ‘Depremler Kapımızda Tedbir Almak Elimizde. Bu hastane şifa mı yoksa felaket mi dağıtacak’ demiştik. Yine aynı dönemde valilik önünde Metin Yılmaz Başkanımızla birlikte yaptığımız eylemde, ‘Kampüs hastane projesi ölüm projesi olmasın’ dedik. Bizi dinleyen oldu mu? Herkes kulağını tıkadı, çıkar ve rant uğruna proje devam etti. Yine aynı dönemde ‘birinci derece deprem bölgesine hastane yapıyorsunuz. Allah korusun başımıza bir şey gelirse savaşta bile bu kaybı yaşamayız’ hatırlatmasında bulunmuştuk. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile birlikte Mustafa Kemal Paşa Üniversitesi’nden hocalarımız Antakya’da kültür merkezinde düzenledikleri sempozyumda vali başkanlığında, hem oradaki yetkililer hem de oradaki profesörler yani bilim adamları diyorlar ki şu anki hastanemizin yapıldığı yere çivi çakanın aklı yok deniyor. Görüşme bittikten sonra Genel Merkez Yöneticimiz Metin Yılmaz söz alarak, “sizin çivi çakanın aklı yok dediğiniz yere biz hastaneyi götürüyoruz. Depremde bize ilk lazım olacak yer olan hastaneyi size bir götürüyoruz. Dosyanın içerisinde Mustafa kemal Üniversitesi ile Japonya’nın ortak yaptığı zemin etütleri de vardı. Bu hastaneye engel olabilir misiniz” dedi. Bu sözler karşısında Sayın Vali büyük bir kibirle, bütün doğrulara arkasını dönerek terk etti gitti. Salonu terk etti. Durdular mı? Durmadılar. Yine de o hastane oraya yapıldı.”
Depreme Dayanıksız Hastanelerde Yüzlerce Can Öldü!
İskenderun Devlet Hastanesi’nin yıkılan eski SSK olarak bilinen A Blok hakkında da açıklamalarda bulunan Abdullah Gül, hastanenin resmi web sitesinde yayımlanan ‘depreme dayanıksızdır’ bilgisini kürsüden gösterdi. Gül şunları söyledi: “2012 yılında hastanemiz A Bloğu yani ek binası depreme dayanıklılık testi raporu olumsuz gelmiştir yazıyor. 2006 yılında bizim eski devlet hastanesi dediğimiz ek binamız var. Ana binaya bağlı olan bu ek binanın da depreme dayanıklı olup olmadığı raporu olumsuz geldi. Peki buna rağmen devlet hastanesinin o dönem ki başhekiminin, sağlık müdürlüğüne yazdığı önlem alınsın yazılarına rağmen, sağlık müdürümüz ne yaptı? Bu hastaneleri faaliyette tutmaya devam etti. Depreme dayanıksız olduğu için yeni hastane yapılmasına rağmen bu hastanelerde sağlık hizmeti verilmeye devam edildi.”
“Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 72 can, Hatay Eğitim Araştırma Hastanesi ana binada onlarca insan yatağında öldü” diyerek açıklamalarına devam eden Depremzede Gül, “Ben o hastanede yoğun bakımda çalışıyorum. Deprem günü nöbetten çıktım. Biz o hastaları kurtarabilmek için 24 saat uykusuz kalıyoruz. Ama maalesef ki onlarca can yatağında öldü. Yapmayın felaket getirecek dediğimiz hastaneyi yaptıkları için. iskenderun Devlet Hastanesi ek binasının enkazında hayatını kaybeden 74 can artık aramızda değiller. Daha da vahimi! Deprem günü Hatay’da devlet hastanelerinin hiçbiri hizmet veremedi. Ana binamız ağır hasarlı, ona bağlı ek binamız yerle bir oldu. Tamamiyle moloz yığını haline geldi. İnsanlar enkazdan çıktı yolda öldüler. Peki biz bunları söylerken müneccim miydik? Değildik, biz sadece bilimi izliyorduk” diye konuştu.
Vekil Olmak İçin İstifa Ederek Nereye Gidiyorsunuz?
Abdullah Gül, Hatay Valisi Rahmi Doğan ve Hatay İl Sağlık Müdürü Mustafa Hambolat’ın görevlerinden istifa ederek, milletvekilliği aday adayı olmalarına ilişkin açıklama yaptı. Gül şöyle konuştu: “Keşke o dönemde bürokratlarımız, valilerimiz, sağlık müdürlerimiz bu kadar deprem olacak diye bas bas bağırılırken, dikkat edin derken her yıl yaptıkları AFAD toplantılarında sayın valimiz sağlık müdürümüze demedi mi ‘burada birileri çıkıp bağırıyor bölgemizde deprem olacak senin hastanelerin ne durumda?’ diye sormadı mı?. Sayın İl Sağlık Müdürümüz hiç düşünmedi mi? Burada birileri uyarıyor. ‘Elimizde depreme dayanıksız raporlu hastaneler var ben bunlar için ne yapayım’ diye düşünmedi mi? Bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki Sayın Valimiz ve Sayın İl Sağlık Müdürümüz enkazda vatandaşlarını bırakarak milletvekili aday adayı oldular, ikisi de istifa ettiler. Bu durumda bizi yalnız bırakıp nereye gidiyorsunuz? Hatay’da hiçbir hastane faaliyet gösteremezken, hastanenin lojistiğini planını bilen sağlık müdürü nereye gidiyor?”
Biz nasıl öldük?
“6 Şubat gecesi Türkiye’nin en karanlık gecesine uyandık” diyerek sözlerine devam eden Gül, “Benim evim ek bina dediğimiz hastaneye çok yakın. 15 dakika sonra oradaydım. Bir kızım ve oğlum var. Baktım hastane yıkılmış, çocuklarım görmesin diye arabayı biraz geride park ettim. Servislerin olduğu yerlere gittim tamamıyla moloz yığınıydı. 50 cm bile bütün bir parça yoktu. Üstüne çıktım, eşimin ismini haykırdım. Enkazın altından bir ses geldi. ‘Abi üstüme basıyorsun az ileri git’ dedi. İnsanlar bu şekilde orada can verdi. Az ileride bir yarık vardı. Bir ses geldi bizi kurtarın diye. Sendika temsilcisi olmamdan dolayı birçok kurum amiriyle iletişimim olduğu için o gün sabah 6,30-7.00 da herkese hastanenin ek binasının yıkıldığı haberini verdik. Hastane polisi defalarca hastanenin yıkıldığı anonsunu geçti. İçeride 100’e yakın insana var ve onlarca ses geliyor diye bildirdik. Yayladağ belediyesi bir kepçe iki kamyon göndermişti. Sonra bir kepçe ve iki kamyon daha geldi. Saat 10.00 oldu başka gelen giden yok. Yardım ekiplerinin gelmesini bekledik. Saat 11-12 gibi mevcut iş makinaları çekildi. Gitmeyin dedik. AFAD çağırıyor ekiplerle geleceğiz dediler. Geldiler mi? Hiç gelen olmadı. Vatandaşlarla kurtarmak için çabaladık. AFAD’da görev almış, deneyimli hastane aşçısının kızı bize önder oldu. O sayede 10-12 kişiyi sağ çıkarttık. Bizi kurtarın diyen arkadaşımızı ertesi gün çıkarttık. Bize ‘abi ne olursun beni sırt üstü yatırın’ dedi. Dediğini yaptık, 10 dakika sonra öldü” diye konuşarak felaketin yaşandığı hastane enkazındaki detaylar hakkında bilgi verdi.

Suç Duyurusunu İzmir’den Açıklamıştı
İYİ Parti Grup Toplantısı’nda konuşan Birlik Sağlık-Sen Hatay İl Temsilcisi Abdullah Gül, Hatay Eğitim Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası yapımından sorumlu kişi ve kişiler hakkında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’na gerçekleştirdiği suç duyurusunu Mart ayı başında ilk olarak İzmir’de bulunan Birlik Sağlık-Sen Genel Merkezi’nden açıklamıştı.
Bilim Sağlık Haber Ajansı’nın yer aldığı basın toplantısında açıklama yapan Abdullah Gül’ün yanında Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu (BASK) Genel Başkan Yardımcısı, Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, Genel Başkan Yardımcısı Seray Şahin, Birlik Yerel-Sen Temsilcisi Reşat Bozat, Birlik Sağlık-Sen Şube Temsilcisi Saniye Tanrıverdi de bulunmuştu. (BSHA-Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Yaşam Tarzı4 yıl agoBilgi güçtür
