Sağlık
Depremin 3. Ayında Hatay’da ‘Aile Hekimliği Sistemi’ Hala Enkaz Altında!
Kahramanmaraş merkezli depremlerden en çok etkilenen iller arasında yer alan Hatay’da sağlık hizmetlerinin sunumu, hekimlerin ve sağlık emekçilerinin çalışma koşulları depremlerin üzerinden 3 ay geçmesine rağmen hala iyileştirilmiş durumda değil. Özellikle birinci ve ikinci basamak sağlık hizmetlerinde yaşanan sorunlar arasında ilk sırada; fiziki çalışma koşullarının yetersizliği, hijyen koşulları, suya erişim, sağlık çalışanlarının barınma sorunları gibi olumsuzluklar yer alıyor. Hatay’da bulunan 189 aile sağlığı merkezinden sadece 95’i ayakta! Apartman altında kiralanan Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) yıkıldı, birinci basamak sağlık hizmetleri çöktü.
7/24 Kesintisiz 1 Hafta Çalışma Uygulaması!
Deprem bölgelerinde ASM’lerde esnek çalışma uygulanıyor. Barınma, hijyen, fiziki çalışma alanlarında yetersizlikler gibi pek çok sorun çözülmemesine rağmen, ilkel şartlarda, bir aile hekiminden 7/24 kesintisiz bir hafta süreyle çadırkent veya konteynır kentlerde hizmet vermesi bekleniyor. Bir hafta bir hekim gelip çalışıyor, ardından başka bir hekim gelip 1 hafta daha çalışıyor. Süreç şu anda böyle yürütülmeye çalışıyor. Bilim Sağlık Haber Ajansı (BSHA) Hatay Tabip Odası Başkanı Dr. Sevdar Yılmaz ile görüşerek, Hatay’da, özellikle birinci basamak sağlık hizmetlerinde yaşanan sorunlara ilişkin bilgi aldı. Yılmaz, depremlerin üzerinden 3 ay gibi bir süre geçmiş olmasına rağmen Hatay’da sağlık hizmetlerinin sunumu, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının çalışma koşulları, birinci ve ikinci basamak sağlık hizmetlerinde yaşanan aksaklıklar, birinci basamak sağlık hizmetlerinde hekimlerin çalışma koşulları hakkında bilgileri paylaştı.

Hatay’da Aile Sağlığı Hizmetleri Çöktü!
Hatay Tabip Odası Başkanı Dr. Sevdar Yılmaz, il genelinde özellikle birinci ve ikinci basamak sağlık kurumlarında gerçekleştirilen sağlık hizmetlerinde büyük aksaklıklar olduğuna dikkat çekti. Yılmaz, “Hatay’da bulunan depremzede aile hekimleri göreve çağrıldı. Ama hala barınma sorunumuz var. Deprem bölgelerinde görevli sağlıkçıların da barınma sorunu var. Halkın yaşadığı barınma sorununu bizler de yaşıyoruz. Şubat ayından bu yana 3 ay geçti. Yaz mevsimi yaklaşıyor. Hijyen koşulları hala sıkıntılı, içme ve kullanma suyuna ulaşım imkanı hala yok. Yaz mevsimiyle belirecek sorunlar da değişecek. Salgın hastalık riski, böcek, haşere artacak, yılan ve benzeri hayvanlar bölgede çoğalacak. Taşıma suyla değirmen dönmez. Bir an önce su ve barınma sorunun kalıcı bir şekilde düzenlenmesi, çözülmesi gerekiyor. 1 milyondan fazla insana yardımla su ulaştırmak bir çözüm değildir. HATSU’nun çalışmalarına hız vermesi ve su konusundaki sorunu çözmesini bekliyoruz. Yapılan testlerde halen temiz içme suyu sonuçlarına ulaşılamadığı belirtiliyor. AFAD da bölgede yardımlar yapıyor ancak önemli olan kalıcı çözümlerin sağlanmasıdır. Su sorunu yaz mevsiminin de gelmesiyle artarak devam edecektir. Bir an önce su hatlarının onarılması gerekmektedir” dedi.
Aşılama Hizmetlerinde Sorunlar Var
Birinci basamak sağlık hizmetlerinde, aile sağlığı merkezlerinde yaşanan sorunlara değinen Başkan Sevdar Yılmaz şunları söyledi: “Birinci basamak sağlık hizmetlerinde sadece 1 aile hekimine kayıtlı 5 kişiden 4’ü aşılanamıyor. Yani 100 bebekten 80’i aşılanamıyor. Aşı sorununda yüzde 20 oranında iyileşme var. İnternet olmadığı için aşılamalar ASM’lerde kayıt altına alınamıyor. Aşılanan vatandaşların TC kimlik numaraları ve barkod numaraları alınıyor, Hatay İl Sağlık Müdürlüğü’ne gönderiliyor. Kayıtlar bu şekilde yapılıyor. Ülkemizde aile hekimliği sistemi; birinci ve ikinci basamak sağlık hizmetleri 6 Şubat Depremleri’nde çökmüş, enkaz altında kalmıştır. Bu deprem Sağlık Bakanlığı’nın aile hekimliği sisteminin uygulanabilirliğinin olmadığını ortaya çıkartmıştır. Apartman altı aile sağlığı merkezleri enkaz altında kalmıştır.”
189 ASM’den Sadece 95’i Ayakta!
Hatay’da aile sağlığı merkezlerinde fiziki ve manevi yıkımın büyüklüğüne dikkat çeken Yılmaz, “Günümüzdeki sağlık politikaları çerçevesinde, aile sağlığı merkezlerinde, standartlara uygun olan yerler onaya sunuluyor ve onay verilince kiralanıyor. Bu şekilde apartman altı yerler aile sağlığı merkezi oluyor. Şu anda Hatay’da 189 tane ASM’den sadece 95’i ayaktadır. Sağlık Bakanlığı tarafından, aile hekimliği sistemi öncesinde yapmış olduğu sağlık ocaklarından kalma binalar ayakta kalanlardır. Apartman altı daireler çökmüş durumdadır. Oysa deprem ve sel gibi afetlerde en çok ihtiyacımız olan sağlık tesisleri birçok hastalığın önlenmesine katkı sunan birinci basamak sağlık hizmetleri olmalıdır” diye konuştu.
6 Şubat Depremlerinden Ders Alınmalı
Hatay Tabip Odası Başkanı Dr. Sevdar Yılmaz, sağlıkta dönüşüm adı altında gerçekleştirilen sağlık politikalarının afetlerde etkinliğinin anlaşıldığına dikkat çekerek, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğinden de hareketle deprem riski öncelikli olan illerde örneğin İstanbul gibi önlem alınmasının gerektiğine vurguda bulundu. Hatay ve diğer illerde sağlık tesislerinin içine düştüğü durumun ortada olduğunu belirten Yılmaz, “6 Şubat Depremleri’nden bir ders alınmalı ve ülkemizin deprem ülkesi olduğu gerçeği unutulmamalıdır. Depremlerin ardından, en çok adı geçen iller arasında İstanbul yer aldı. Bilim insanlar, deprem uzmanları büyük Marmara depremine dikkat çekti. Sağlık hizmeti sunumunda şimdiden önlem alınmalıdır. Birinci basamak sağlık hizmetleri kapsamında İstanbul’daki apartman altı aile sağlığı merkezleri gözden geçirilmelidir. Olası bir depremde İstanbul’da hangi ASM’ler ayakta kalabilecek hangileri ayakta kalamayacak konusunda çalışmalar yürütülmelidir” şeklinde uyarılarda bulundu. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Yaşam Tarzı4 yıl agoBilgi güçtür
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
