Connect with us

Sağlık

Deprem Sonrası Uyku Sorunları Çözümü İçin 7 Önerihaberi

Tüm ülkeyi derinden sarsan ve yüzyılın felaketleri arasında yer alan Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen depremler sonrasında hem depreme maruz kalanlarda hem de dolaylı yoldan etkilenenlerde bazı psikolojik sorunlar ortaya çıkabiliyor.

Published

on

Tüm ülkeyi derinden sarsan ve yüzyılın felaketleri arasında yer alan Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen depremler sonrasında hem depreme maruz kalanlarda hem de dolaylı yoldan etkilenenlerde bazı psikolojik sorunlar ortaya çıkabiliyor. Bu sorunlardan birini de uyku problemleri oluşturuyor. Deprem sonrasında görülen belirtiler arasında yer alan uyku bozuklukları; kişilerde uykuya dalma güçlükleri, uykuyu sürdürme güçlükleri, erken uyanma, dingin uyumama şeklinde görülebiliyor. Depremden sonra kişilerde ruhsal bir rahatsızlık olup olmadığından bağımsız olarak görülen bu belirtiler, aslında bireyi ruhsal olarak korumaya ve kurtarmaya yönelik olarak ortaya çıkıyor. Ancak depremden sonra görülen belirtilerin kişilerin günlük işlevselliğini bozması ve bir aydan daha uzun sürmesi gibi durumlarda mutlaka bir profesyonel yardım alması öneriliyor. Memorial Ankara Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uz. Dr. Esengül Ekici, deprem sonrası görülen uyku problemleri ile ilgili bilgi verdi. 

Deprem sonrası akut stres bozukluğu görülebilir

Doğal bir afet olarak deprem pek çok psikolojik tepkiye yol açabilen bir travmadır. Bu psikolojik belirtilerin işlevsellik kaybına yol açtığı ve travmadan sonraki bir ayda görülmesi durumu “Akut Stres Bozukluğu” ya da ICD-11’e göre ise “Akut Stres Tepkisi” olarak isimlendirilir. Bu psikolojik belirtiler arasında, depremin istemsiz bir biçimde sıkıntı veren anılarının akla gelmesi, tekrarlayıcı düşler, depremin yeniden oluyormuş gibi hissedilmesi, sürekli bir biçimde olumlu duygular yaşayamama ve sürekli olumsuz duygusal durum, kendi, çevre ve dünyaya karşı olumsuz düşünceler, kişinin kendini yabancı gibi hissetmesi, zamanın hızlanması, yavaşlaması, deprem anını hatırlatan içsel olarak anı, duygu ve düşüncelerden ve dışsal olarak durum ve faaliyetlerden kaçınılması, uyku bozuklukları, kızgın davranışlar, her an tetikte olma, irkilme tepkisi ve odaklanma güçlüğü gibi durumlar yer alır.

Deprem sonrası görülen psikolojik belirtiler bireyi korur

Depremden sonra bu belirtilerin ruhsal bir rahatsızlık olsun olmasın görülmesi normaldir ve ruhsal olarak bireyi korumaya, kurtarmaya yönelik tepkilerdir. Hayat boyu bir travmayla karşılaşma sıklığı yüzde 50-60 oranındayken travma sonrası stres bozukluğu gibi bir psikiyatrik bozukluk olma olasılığı yüzde 8’dir. Bazı kaynaklara göre ise bu oran yüzde 2-5 aralığındadır. Deprem gibi bir doğal afette ise bu oran yüzde 20’lere kadar çıkabilir. Bu durumda her travmanın psikiyatrik bir bozukluğa yol açmadığı ve akut stres tepkisinin genel olarak yüzde 90-95 oranında tam olarak iyileştiği görülebilir. 

Psikolojik ilk yardım travmanın etkilerinin azaltılmasını sağlar

Depremle ilişkili travmanın etkilerinin azaltılmasında ilk bir ayda yapılacak olan en önemli şey; kişinin temel gereksinimlerinin karşılanması, güvenliğinin, barınmanın ve temel hayat şartlarının sağlanmasıdır. Bunlar psikolojik ilk yardımın ana kısımlarını oluşturmaktadır. Psikolojik ilk yardım bireyin duygularının dinlenilmesi ve anlaşılması, duyguya değer verilmesi ve bireyin yanında olduğunun hissettirilmesini içerir. 

Deprem korku ve kaygısı uyku bozukluklarını tetikleyebilir

Depremde travmaya doğrudan ya da dolaylı yollardan maruz kalan bireylerde, yani deprem bölgesinde kendi ya da yakını bulunanlar ile yaşananlara dışarıdan tanıklık edenlerde görülen psikiyatrik belirtilerden biri de uyku bozukluklarıdır. Uyku bozuklukları; uykuya dalma güçlüğü, uykuyu sürdürme güçlüğü, erken uyanma, dingin uyuyamama, kabus görme, gece uyurken ani irkilme gibi durumları kapsamaktadır. Bu belirtileri yaşayan bireyler uykuda kendilerinin de depreme yakalanabileceğini düşünebilir, korkabilir ve kaygılanabilir. Depremden sonra yaşanan bu korku ve kaygılar kişinin uyku düzeninin bozulmasına ve uyku problemleri yaşamasına neden olabilir. 

Güvenli bir ortam ve uyku hijyeninin sağlanması uyku sorunlarını hafifletebilir

Toplumda örseleyici etki gösteren deprem varlığı, kendisine maruz kalanları daha çok etkiliyor. Ancak yazılı, görsel ve sosyal medyanın yaygınlaşması aslında yaşanan felaketin acısının ve kaygısının daha geniş kesimlerce hissedilmesini de sağlıyor. Depreme direkt maruz kalanlar başta olmak üzere, bu felaketin acısını ve korkusunu içinde hisseden kişilerde ortaya çıkabilecek uyku sorunlarının çözümü için uygulanabilecek uyku hijyeni önerileri şu şekilde sıralanabilir: 

-Güvenli ve sıcak bir ortam sağlanmalı 

-Yatma-kalkma saatleri düzenli olmalı

-Uyku saatine yakın çay-kahve tüketilmemeli

-Yatak odası karanlık, sessiz ve serin olmalı

-Yatak odası başka bir etkinlik için kullanmamalı

-Uykuya dalınamadığında uykuyla inatlaşmayıp yataktan kalkıp başka bir odaya geçilmeli ve karanlık ya da loş ışıkta oturulmalı

-Eğer uykusuzluk kişinin günlük işlevselliğini bozacak düzeye gelmişse profesyonel yardım alınması önerilmelidir

 

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri