Sağlık
Deprem Korkusu ile Baş Etmede Besinlerin Gücü!
Uzman Diyetisyen Didem Yıldız Küçük konu hakkında bilgiler verdi.
Ülke olarak zor zamanlardan geçtiğimiz bu günlerde, afet bölgesinde yaşamasak da kendimizi mutsuz, yorgun hissediyoruz. Kimimiz üzüntüden gün boyu hiçbir besin almamakta, kimimiz de dünyaya bir daha gelmeyeceğiz diyerek yüksek kalorili işlenmiş gıdalar almakta… Her iki durum da sağlımız için sakıncalı, beslenme şeklimiz mutluluk seviyemizden tutun da mantıklı karar verme becerimize kadar her adımda önemli. Zor günlerin üstesinden gelebilmek, yardıma ihtiyacı olanların yanında olabilmek için üretmeye devam etmeli, korkuları yenmeli bunun için de doğru besin tercihine dikkat etmeliyiz!
Beyin Enerji Depolamaz!
İnsan beyninin enerji depolama yeteneği yoktur. Her gün ne kadar yeterli ve dengeli karbonhidrat – protein – yağ alırsanız beyniniz için o kadar yeterli yakıt almış olursunuz. Dinlenme anında, sadece nefes alıp verirken bile harcanan enerjinin %20’si beyne gider. Bu nedenle günlük besin alımı beyin sağlığı için önemlidir. Vücut direncinin yanında beyin sağlığı için yeterli ve dengeli beslenme önemlidir.
Nörotransmitterler Önemli!
Duygu durumu, uyku düzeni, düşünme ve mantıklı karar verme beynin çalışmasını etkileyen kimyasallar olarak bilinen nörotransmitterlere bağlıdır. Bu nörotransmitterlerden bazıları asetilkolin, serotonin, dopamin ve norepinefrindir.
Duygusal yönümüzün ağır bastığı bu günlerde panik, stres ve üzüntü ile mantıklı karar vermek ve mantıklı davranmakta zorlanabiliriz. Beyinde mantıklı karar verme merkezi ‘Asetilkolin!’
Tiamin (B1 Vitamini) Asetilkolin salgılanmasında görev alır!
Tahıllar ve yağlı tohumlarda bulunan Tiamin vücutta depolanmaz günlük beslenme ile dışardan alınmalıdır. Beynin temel karbonhidrat ve protein ihtiyacı için her gün mutlaka tahıl grubu tüketilmelidir. Tam buğday ekmeği, kurubaklagiller, makarna ihtiyacımız kadar miktarda alınmalıdır. Tahılları işleme esnasında Tiamin vitamini kayıpları oluşabileceğinden bu ihtiyacımızı yağlı tohumlardan almak daha mantıklıdır. Ceviz, badem, fındık, fıstığı mutlaka işlenmemiş (çiğ formatta) tüketmeli, ışık ve oksijen varlığında Tiamin kayıpları olacağından saklama koşullarına dikkat edilmelidir.
Mutluluk için triptofan ve C Vitamini!
Mutluluk hormonu serotonini bilmeyenimiz yoktur. Bu hormonun sentezi vücutta yine depolanmayan hücrelerin yapısına katılan önemli bir aminoasit olan triptofana bağlıdır. Önemli miktarda triptofan içeren yiyecekler; muz, süt, yulaf ezmesi, çikolata, yumurta beyazıdır. En fazla serotonin karbonhidratlı yiyeceklerle sentezlenir. Serotonin salgılatıyor diye fazla miktarda çikolata, basit şeker (şerbetli tatlılar, paket bisküviler) içeren yiyecekler ise stres hormonlarını arttıracağından serotonini tam tersi düşürebilir. Sağlıklı kaynak tüketimi önemlidir!
C Vitamini eksikliğinde serotonin düzeyinin azaldığı tespit edilmiştir. Bazı bazı özel durumlarda (enfeksiyon, travma, sigara kullanımı, yoğun egzersiz vs) C Vitamini ihtiyacı %20-40 oranında daha fazla olduğu çalışmalarca kanıtlanmıştır. Stres ve üzüntü ile birlikte sigara kullanımınız arttıysa serotonin hormonunun azalmaması için artan C vitamini ihtiyacını karşılamalı, bunu yaparken besinlerin tüketim şekli dikkate alınmalıdır. Bir besin ne kadar çok işlem görür (doğrama, öğütme, pişirme vs) ve pişerse o kadar vitamin kayıpları olacaktır. İştahsızsanız besinlerin içeriğinden maksimum yararlanmak için C vitamininden zengin brokoliyi ve ıspanağı çiğ şekliyle salata formatında tüketiniz. Örneğin bir avuç elinizle parçalanmış ıspanak, 1 adet rendelenmiş havuç, birkaç çiçek brokoli, marul ile büyükçe bir tabak salata hazırlayıp üzerine 1 yemek kaşığı zeytinyağı gezdirmeniz yeterli C vitamini alımını sağlayacaktır.
Dopamin için B6 Vitamini!
Dopamin keyif alma duygusunu sağlayan bir kimyasaldır. B6 vitaminiise bu kimyasalın sentezinden sorumludur. B6 vitamini eksikliğinde yorgunluk, tükenmişlik, sinirlilik, depresyon ve uykusuzluk görüldüğü tespit edilmiştir. En iyi kaynakları, yumurta, kırmızı pancar, tavuk, sert kuruyemişler (fındık), kakao gibi yiyeceklerdir. Her gün ihtiyacınıza göre en az bir yumurta mutlaka tüketilmelidir, salatalarınıza mutlaka kırmızı pancar eklenmelidir.
Demir eksikliğini önle, depresyona güle güle!
Demir eksikliğinde aşırı tatlı yeme isteğiyle beraber huzursuzluk, kalp çarpıntısı, depresyon sıklıkla görülmektedir. Mineralin eksikliğinin şiddetine göre gerekli tedavi planlanmalı, beslenme tedavisi ile desteklenmelidir. Demir kaynakları arasında en önemlisi kırmızı ettir. Günümüz koşullarında ulaşmak zor ise mutlaka haftada en az 3 kez kurubaklagil tüketilmeli ve kurubaklagillerin yanında koyu yeşil yapraklı sebzelerin olduğu salatalar tüketilmelidir. Elbette besin kayıplarını aza indirebilmek için ise et ve baklagil yemeklerinin yanında tüketilen koyu yeşil yapraklı sebzeler özellikle çiğ ve az işlem görmüş şekilde olmalıdır. Yeşil mercimek iyi bir demir kaynağıdır.
Kaygı ve üzüntüye bağlı aşırı iştah artışı varsa, sağlıksız ve fazla besin tüketiminin vücutta stres düzeyini arttıracağı unutulmamalıdır. Yeterli ve dengeli beslenme ile stres ve korkularımızı minimuma indirebilir, şiddet düzeyine göre tamamen ortadan kaldırabiliriz. Doğru beslenmeye destek olarak yürüyüş, egzersiz de zor günlerle baş etmede kilit rol oynayacaktır.
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Yaşam Tarzı4 yıl agoBilgi güçtür
