Connect with us

Genel

BM İklim Zirvesi’nde tütün ürünlerinin çevresel etkileri tartışıldıhaberi

Küresel Bir Çevre Sorunu Olarak Tütün Ürünleri   Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi'ne katılan Yeşilay; tütün ürünlerinin çevresel etkileri ve çözüm önerilerini anlatarak Hava Kalitesi İzleme (AQM) çalışmasının sonuçlarını paylaştı.

Published

on

Küresel Bir Çevre Sorunu Olarak Tütün Ürünleri

 

Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi'ne katılan Yeşilay; tütün ürünlerinin çevresel etkileri ve çözüm önerilerini anlatarak Hava Kalitesi İzleme (AQM) çalışmasının sonuçlarını paylaştı. Türkiye Yeşilay Cemiyeti adına iklim zirvesinde konuşan Yeşilay Genel Sekreter Yardımcısı Yasin Erol, “Yeşilay olarak yaptığımız AQM sonuçlarında, kapalı alanlarda sigara içilen tüm yerlerin ‘sağlıksız’ ile ‘tehlikeli’ arasında hava kirliliği seviyelerine sahip olduğunu belirledik” dedi.

 

6- 18 Kasım tarihleri arasında Mısır’da gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 27. Taraflar Konferansı’na, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile birlikte Yeşilay katılım sağladı. Yeşilay’ın ev sahipliğini yaptığı yan etkinlikte; tütün ürünlerinin kullanımından doğan dumanın yarattığı hava kirliliği, tütün izmaritlerinin yarattığı çevresel atık sorunu ve tütün yetiştiriciliğinin ormansızlaştırmaya katkıları bütüncül bir bakış açısıyla ele alındı.

 

Dünya Sağlık Örgütü Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi Program Yöneticisi Kelvin Khow Chuan Heng ve Afrika Tütün Kontrol İttifakı Genel Sekreteri Leonce Dieudonne Sessou da katıldığı toplantıda Yeşilay Genel Sekreter Yardımcısı Yasin Erol, tütün kontrolünün bir sağlık sorununun yanı sıra, küresel bir çevre sorunu olduğunun altını çizdi.

 

Tütün kontrolü mevzuatı uygulanmalı

Türkiye Yeşilay Cemiyeti tarafından Ekim 2019-Kasım 2019 tarihleri arasında İstanbul’da seçilmiş bölge ve mekanlarda Hava Kalitesi İzleme (AQM) çalışmasının sonuçlarını katılımcılarla paylaşan Erol, konuşmasına “Tütün tüketimi sağlığa zararlıdır Yaşam döngüsüne de çevreye de son derece zarar verir ve kirletir. Bununla birlikte, tütünün zararını ölçen ölçümlerin çoğu, pestisit kullanımı ve kötü hava kalitesi gibi tütün ürünlerinin neden olduğu bazı zararları hariç tutmaya devam ediyor” sözleriyle devam etti. 

 

Sigara içilen tüm kapalı alanların “sağlıksız” ile “tehlikeli” arasında hava kirliliği seviyesine sahip olduğunun altını çizen Erol, sigara dumanında bulunan partiküler maddeler nedeniyle ikinci el tütün dumanının hava kirliliğinin önemli bileşenlerinden biri olduğunun kanıtlandığını söyledi.

 

Erol “Kalabalık nüfusa sahip büyük şehirlerde hava kirliliği seviyeleri daha da kötü. Egzoz ve diğer hava kirleticilerini de hesaba kattığımızda, durum daha da kötüye gitme riski taşıyor. Bu durum, tütün kontrolünü bir sağlık, küresel ve gezegen sorunu olarak inceleme ihtiyacını göstermektedir. Bu bağlamda, insanları halka açık olan kapalı alanlarda ve iş yerlerinde ikinci el tütün dumanına maruz kalmaktan korumak için mevcut tütün kontrolü mevzuatının uygulanmasını sağlamak ve yaptırımını güçlendirmek önemlidir” dedi.

 

İzmaritler, yılda 766,6 milyon kilogram zehirli çöp oluşturuyor

Dünya Sağlık Örgütü adına konuşan Kelvin Khow Chuan Heng de yaptığı sunumda, tütün endüstrisinin “Greenwashing” (yeşil yıkama) ile çevre ve afet yardım kuruluşlarını finanse etmesinin, sigaraların “doğal” veya “organik” olarak pazarlanmasının aldatıcı bir pazarlama etkinliği ve yanlış bilgilendirme içerdiğini belirtti.

 

Heng, tütün endüstrisinin her yıl dünya çapında bir milyar sigara içen kişi tarafından tüketilen altı trilyon sigara ürettiğini hatırlatarak; “Bu sigaralar, esas olarak selüloz asetat lifleri olarak bilinen mikro plastiklerden oluşan filtreler içerir. Sigara izmaritleri, her yıl yaklaşık 766,6 milyon kilogram zehirli çöple dünya çapında en çok atılan atık maddedir. Ayrıca sahillerdeki en yaygın plastik çöplerdir ve deniz ekosistemlerini mikro plastik sızıntılara karşı daha hassas hale getirir. Yutulduğunda, mikrop lastiklerdeki tehlikeli kimyasallar, kuşlar, balıklar, memeliler, bitkiler ve sürüngenler dahil olmak üzere deniz yaşamında uzun süreli ölümlere neden olur. Bu mikro plastikler besin zincirine giriyor ve genetik, beyin gelişimi, solunum hızları ve daha fazlasındaki değişiklikleri içerebilen ciddi insan sağlığı etkileriyle ilişkilendiriliyor” dedi.

 

Heng, tütün endüstrisinin sosyal ve çevresel açıdan sorumlu olduğunu belirterek, “Bu endüstri, sigara içenlerin, içmeyenlerin ve çiftçilerin sağlığı üzerinde hesaplanamaz bir bedele neden oluyor. Ve tütün sadece insanlara zarar vermekle kalmayıp aynı zamanda çevreye de zarar veriyor” diye konuştu.

 

Afrika Tütün Kontrol İttifakı Genel Sekreteri Leonce Dieudonne Sessou da tütün üretiminin çevreye etkilerini anlattı. Sessou sunumunda tütün üretiminin getirdiği zararları şöyle sıraladı:

 

“Tütün tarımı, küresel ormansızlaşmanın yaklaşık yüzde 5'ini oluşturmaktadır. Tütün ekimi için her yıl 200 bin hektar arazi kesiliyor. 300 dal sigara yapmak için yaklaşık bir ağaca ihtiyaç vardır. Ağaçların kaybı, toprağı erozyona karşı savunmasız bırakır, bu da toprağın verimliliğini azaltır ve mahsul yetiştirmeyi zorlaştırır. Tütün yetiştiriciliği için kaynaklar yoğun kullanılır. Tek ürün olarak yetiştirilen tütün bitkileri, birçok hastalığa karşı savunmasızdır. Tütün, örneğin domates ve patatesten sekiz kat daha fazla su gerektirir. Her yıl yaklaşık 22 milyar ton su tütün üretiminde kullanılmaktadır. Bu, 15 milyon olimpik yüzme havuzuna veya kabaca dünyanın en büyük su akışına sahip nehri olan Amazon'un bir günde boşalttığı su hacmine eş değerdir. Tütün üretilen ülkelerde çevre ile ilgili kanunlar daha esnektir.”

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Genel

MİG Başkanı Vahap Şehitoğlu’ndan 24 Temmuz Mesajı: “111 Yıl Sonra Hâlâ Basın Özgürlüğünü Konuşuyoruz”

Published

on

MİG Başkanı A. Vahap Şehitoğlu, 24 Temmuz Basında Sansürün Kaldırılışı’nın 111. yılı dolayısıyla yayımladığı mesajda basın özgürlüğüne dikkat çekti. İşte o detaylar.

HABER MERKEZİ – Mersin İnternet Gazetecileri Derneği (MİG) Başkanı A. Vahap Şehitoğlu, 24 Temmuz Basında Sansürün Kaldırılışı’nın 111. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, basın özgürlüğünün demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirterek, gazetecilerin hiçbir baskı altında kalmadan görev yapabilmesi gerektiğini ifade etti.

“24 Temmuz’u Sadece Kutlamak Yetmez”

24 Temmuz 1908’in Türk basın tarihi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Şehitoğlu, aradan geçen 111 yıla rağmen basın özgürlüğüne ilişkin tartışmaların hâlâ devam etmesinin düşündürücü olduğunu söyledi.

Şehitoğlu açıklamasında, “24 Temmuz 1908’de sansürün kaldırılması, Türk basın tarihi açısından önemli bir kazanımdır. Ancak bugün bu tarihi sadece kutlamakla yetinemeyiz. Gazetecilerin yaptıkları haberler nedeniyle yargılandığı, gözaltına alındığı, tutuklandığı, ekonomik baskılarla karşı karşıya bırakıldığı ve mesleklerini zor şartlar altında sürdürmek zorunda kaldığı yönündeki tartışmaların yaşandığı bir dönemde, basın özgürlüğünü daha güçlü şekilde savunmak hepimizin ortak sorumluluğudur.” ifadelerini kullandı.

“Gazetecilik Suç Değildir”

Gazeteciliğin kamu adına gerçekleri araştırmak ve toplumun haber alma hakkını korumak gibi önemli bir sorumluluğu bulunduğunu vurgulayan Şehitoğlu, basın üzerindeki her türlü baskının yalnızca gazetecileri değil, toplumun doğru bilgiye ulaşma hakkını da olumsuz etkilediğini dile getirdi.

“Gazetecilik suç değildir. Gazetecinin görevi; kamu adına gerçekleri araştırmak, sorgulamak ve toplumun haber alma hakkını korumaktır. Basın üzerinde oluşan her türlü baskı, halkın doğru ve tarafsız bilgiye ulaşma hakkını da doğrudan etkiler.” dedi.

“Basın Özgürlüğü Demokrasinin Güvencesidir”

Şehitoğlu, basın özgürlüğünün herhangi bir kesime ait bir ayrıcalık değil, demokratik hukuk devletinin temel güvencelerinden biri olduğuna dikkat çekti.

Farklı görüşlerin özgürce ifade edilebildiği, gazetecilerin kalemleri nedeniyle endişe duymadığı ve eleştirinin suç olarak görülmediği bir Türkiye’nin herkesin ortak hedefi olması gerektiğini belirten Şehitoğlu, basın özgürlüğünün güçlendirilmesi yönünde somut adımlar atılması çağrısında bulundu.

“Temennimiz Özgürce Görev Yapabilen Gazeteciler”

Açıklamasının sonunda 24 Temmuz’un gerçek anlamının yalnızca geçmişte kaldırılan sansürü anmak olmadığını ifade eden Şehitoğlu, günümüzde basın özgürlüğünü güçlendirecek uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

“Temennimiz; hiçbir gazetecinin haberinden dolayı yargılanmadığı, baskıya uğramadığı ve özgürce görev yapabildiği bir Türkiye’dir.” ifadeleriyle mesajını tamamladı.

Continue Reading

Genel

CHP’li Meclis Üyesi A. Vahap Şehitoğlu İstifa Etti

Published

on

 

CHP Toroslar Belediye Meclis Üyesi ve gazeteci A. Vahap Şehitoğlu, partisinden istifa ettiğini açıkladı. Şehitoğlu, kararını kendi özgür iradesiyle aldığını belirterek gerekçelerini kamuoyuyla paylaştı.

CHP Toroslar Belediye Meclis Üyesi ve gazeteci A. Vahap Şehitoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.

Yazılı bir açıklama yapan Şehitoğlu, istifa kararını herhangi bir baskı altında kalmadan, tamamen kendi özgür iradesiyle aldığını ifade etti.

Kararının gerekçesini açıklayan Şehitoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Kimseyi suçlamıyorum. Ancak partiye çökenler ve onların işbirlikçileriyle aynı yolu yürümeyi karakterime uygun görmedim. Onlarla aynı yolu yürüyemeyeceğime göre doğrusu partiden ayrılmak olacaktı. Ben de onu yaptım. Üzüldüğüm tek şey Atatürk’ün emaneti CHP’den uzun bir süre ayrı kalmak olacaktır.”

Şehitoğlu, açıklamasında siyasi mücadelesini sürdüreceğini de belirterek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve yol arkadaşlarının kuracağını ifade ettiği yeni siyasi oluşumda yer alacağını açıkladı.

Continue Reading

Genel

Şehitoğlu: ” Saldırıyı haince ve vahşice buluyorum”

Published

on

 

Toroslar Belediye Meclisi’nde uğradığı saldırının yeni görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından gazeteci Vahap Şehitoğlu yaşananları anlattı.

Gazeteciye saldırının yeni görüntüleri yeniden gündeme taşıdı
Toroslar Belediye Meclisi’nin 1 Temmuz’da yapılan toplantısında gazeteci ve belediye meclis üyesi Vahap Şehitoğlu’na yönelik yaşanan saldırıya ait yeni görüntülerin ortaya çıkmasının ardından Şehitoğlu sessizliğini bozdu.
Görüntülerin kamuoyuna yansımasının ardından açıklama yapan Şehitoğlu, meclis salonunda yaşanan tartışmanın tarafı olmadığını, yalnızca gazetecilik görevini yerine getirerek gelişmeleri kayıt altına almaya çalıştığını söyledi.
“Telefonumu zorla aldılar, görüntü çekmem engellendi”


Şehitoğlu, Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’ın AK Parti Grup Sözcüsü’nün üzerine yürümesiyle başlayan gerginliği görüntülemek isterken DEM Parti Meclis Üyesi Sibel Talmaç’ın telefonunu elinden zorla aldığını ve haber görüntüsü çekmesini engellediğini iddia etti.
Şehitoğlu, olay sırasında DEM Parti Meclis Üyeleri Hıdır Berk ve Yakup Bozon ile DEM Parti Belediye Başkan Yardımcısı ve Meclis Üyesi Erdoğan Ay’ın bulunduğunu belirterek, Erdoğan Ay’ın “Hepiniz saldırın” diye bağırmasının ardından tanımadığı üç kişinin de saldırıya katıldığını öne sürdü.
“Meclis salonundan zorla çıkarıldım”
Şehitoğlu, meclis üyelerinin bulunduğu alandan tanımadığı kişiler tarafından zorla çıkarıldığını, bina dışında da fiziki saldırıya uğradığını ifade etti.
Olay sırasında belediyenin bazı müdürleri ile personelinin yaşananlara tanıklık ettiğini belirten Şehitoğlu, belediye bahçesini gören güvenlik kamerası kayıtlarının ise savcılığa verilmediğini iddia etti.
“Görüntüleri izleyince saldırının boyutunu daha iyi gördüm”
Gazetecilik mesleği boyunca birçok saldırıya maruz kaldığını, bu nedenle çoğu zaman olayları büyütmediğini söyleyen Şehitoğlu, yeni ortaya çıkan görüntüleri izledikten sonra saldırının vahametini daha net gördüğünü dile getirdi.
Şehitoğlu, “Sürü anlayışıyla yapılan bu saldırıyı haince ve vahşice buluyorum. Meclis salonundaki kavgayla hiçbir ilgim yoktu. Yaşanan kargaşadan faydalanılarak hedef seçildim. Bu kabul edilemez.” ifadelerini kullandı.
“Amaç gazetecilere gözdağı vermekti”
Kendisine yönelik saldırının yalnızca şahsını değil, gazetecilik mesleğini hedef aldığını savunan Şehitoğlu, “Bir gazeteciye saldırarak herkesi susturabileceklerini düşünenler yanılıyor. Amaç beni sindirmek ve korku oluşturmaktı.” dedi.
Şehitoğlu, aynı kişilerin daha önce de Başkan Abdurrahman Yıldız ile danışmanlarına yönelik yaşanan bir olayda saldırgan tavır sergilediklerini öne sürerek, o gün CHP Toroslar eski İlçe Başkanı ve bir belediye meclis üyesiyle birlikte araya girerek olası bir darp olayını engellediklerini söyledi.
Yasal süreci başlatıyor
Ortaya çıkan yeni görüntülerin ardından hukuki süreci başlatacağını açıklayan Şehitoğlu, kendisine yönelik saldırıya karıştığını iddia ettiği kişiler hakkında yasal haklarını sonuna kadar kullanacağını belirtti.

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri