Yerel Haber
Bakan Bilgin: “Asgari ücrette emekçilerimizden yana taraf alacağız“
Bakan Bilgin’in konuşmasından bazı satır başları şöyle:
“Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, milletimizin çok neredeyse doğumundan ölümüne kadar her alanıyla ilgili hizmetler üreten bir görev alanına sahiptir. Bizim görev alanımızda özellikle çalışma ilişkileri, ilk sırada yer almaktadır.
Endüstri ilişkilerinde özellikle işçi-işveren ilişkisi fevkalade önemlidir. İşçi-işveren ilişkilerinde biz devlet olarak nerede duruyoruz? Bu soru Cumhuriyetimizin kuruluşundan itibaren devlet emekçilerinin, çalışanlarının hukukunu kendi şartları içerisinde düzenleyecek tedbirleri almaya gayret etmiştir.
Bu Cumhuriyet, herkesin Cumhuriyet’idir. Her şeyden önce de çalışanlarını, emekçilerini koruyan bir sosyal devlet anlayışına dayanmaktadır.
Biz sendikalaşmayı çok önemli görüyoruz. Kamu sendikalaşma oranı yüzde 70’lerdedir oldukça yüksektir. İşçi sendikalarının sendikalaşma oranı oldukça düşüktür. Küçük ve orta ölçekli işletmelerde bir sendikalaşmaya ve işçilerin sendikal haklarına karşı bir tavrın gelişmiş olmasıdır. Bu bir tarihsel sorun olarak görülebilir ama buna karşı mücadele etmek bütün siyasetçilerin önemli bir görevidir.
Sendikalaşan iş yerlerinde örgütlenen işçilere karşı tavırlar var. İşlerinden atmaya kadar uzanan girişimler var. Bunlar bana ulaştığında sendikanın kimliğine bakmam. Bizim hukukumuza aykırı hangi işlem varsa bunun üstüne giderim. Kapatmak da dahil. Bu hukukun arkasında durmak bizim görevimizdir. Fedakarlık değil, işimizi yapıyoruz.
Sözleşmelerimizin en önemli araçlarından bir tanesi, bizim enflasyona karşı çalışanlarımızı korumaktır. Yani imzaladığımız zaman oranı her neyse onun üzerine enflasyon çıktığı zaman farkını verecek şekilde düzenledik. Yemek ücretleri çok düşüktü. Onu 55 liraya çıkardık. Birçok şeyde müdahale ettik. Beslenmelerden, doğalgaz yardımlarına kadar onları yeniden düzenledik. Başka önemli maddeler 3 bin 600 ek gösterge meselesini çözeceğimizi sözleşmeyle kayıt altına almıştık. Yüce Meclis’in iradesi ile kapsamlı bir düzenleme yaptık. Bu Türkiye’nin son yıllarda yaptığı en köklü düzenlemelerden biridir. Başlangıçta dört meslek grubunu kapsıyordu biz onu genişleterek yaklaşık 6 milyona yakın bir orana çıkardık. Bu Türkiye’nin son yıllarda yaptığı en köklü sosyal düzenlemedir.
Geçen sene enflasyon rakamları büyük ölçüde önemsiz hale getirdi. Geçen sene ilk asgari ücret düzenlemesinde yüzde 51 oranında artış yaptık. Temmuz ayına geldiğimiz zaman yetersiz kaldığını gördük. Dolayısıyla bu düzenlemeler, enflasyon o kadar tahripkar bir hale gelmiştir ki, enflasyon karşısında asgari ücretin reel değeri gerilemiştir.
Bugün yeniden asgari ücret ile ilgili görüşmelerimiz, sürdürüyoruz. İş ve iş veren sendikalarının olduğu 3’lü bir masada bu görüşmelere devam ediyoruz. Geçen sene de yaptırmıştım. Asgari ücret çalışmaları başlamadan kamuoyunun beklentisi nedir diye araştırma yaptırdık. Ortalama kamuoyunun beklentisi 8 bin üzerinde çıktı. İş verenlerin beklentisi rakam 7 bin lira civarı çıktı. Asgari ücret ile çalışmayan kesimden ise 7 bin 500 lira rakamı çıktı. Demek ki ateş düştüğü yeri yakıyor. Asgari ücretle çalışan işçiler farklı ücret düzeylerini bekliyor ya da talep ediyor.
Tabi bizim önümüzdeki dönemde asgari ücret ile konuşulan çeşitli rakamlar var. Benim burada bir rakam telaffuz etmem yakışık almaz. Rakamlar var. Geçtiğimiz aya göre asgari ücretlilerin oranı yüzde 38 küsürdür. Bu da küçümsenecek bir rakam değildir. Asgari ücret düzenlemesi sadece asgari ücretlileri ilgilendiren bir konu değil. Başka bir fonksiyonu var. Biz asgari ücrette ciddi bir düzenleme yaptığımızda bütün ücretlilerin aldıkları ücret düzeyliler buna göre farklılaşıyor. Asgari ücret aynı zamanda diğer ücretleri de düzenleyen bir etki yaratmaktadır. Biz ne kadar gerçekçi bir rakamda belirlersek, çalışanların, emekçilerin ücretleri de oraya çıkacaktır. Asgari ücret en alttaki ücret, fakat bunun üstteki ücretleri de düzenleyici etkisinin görülmesi gerektiğini ifade etmek isterim.
İşsizlik Sigortası Fonu’nun desteklediği bazı projeler var. Bu projelerin etkinliği, fona olumsuz yansımaması konusunda gerekli hassasiyetleri ortaya koydum. Toplum Yararına Çalışma Projeleri, toplum yararına olmayan hiçbir projeye o fondan para aktarmadığımı, vermeyeceğimi ve verilmediğini ifade etmek isterim. Bizim fon kaynaklarımızı iyi yönetmemiz lazım. Fonu en etkin şekilde adeta bir bankanın finans kesimi gibi yönetecek titizliği gösteriyoruz.
Sosyal güvenlik sisteminde de sağlık hizmetlerinin satın alınmasıdır. Türkiye’de sağlık sigortası sistemi nüfusumuzun yüzde 99’unu kapsayacak kadar geliştirilmiş ve genişletilmiştir. Sağlık sigortası kapsamına alınmayan kimse yoktur. İlaç tıbbi malzeme konusunda alabildiğine dünya tıp otoriteleri tarafından onaylanmış, sonra da Türkiye tarafından onaylanmış her ilacı kapsam içine alıyoruz.
Sözleşmeli personeller hangi tür olursa olsun hepsini disiplin altına alıyoruz. Hemen kadroya geçiriyoruz. Hemşireler var. Aile hekimi çalışanları var. Asistanlar var. Sağlık çalışanlarımız var. Sanatçılarımız var. Bütün bunları kapsam içerisine aldık. Yaklaşık 500 bine ulaşacak bir sayı gündemde. Bu çalışmanın reform niteliğinde bir çalışma olduğunun altını çizmek isterim.
Bizim istihdamı destekleyecek bir projemiz var. Bu proje Türkiye’de ilk defa uygulanacak bir projedir. Biz işletmelere diyoruz ki bizim elimizde çeşitli fonlarımız var. Bütün bu fonları bir sanayide istihdam sürecine dönüştürelim. Türkiye’nin birçok yerinde uygulamaya kondu. Size 500 tane bilişim işçisi veriyoruz. Parasını biz veriyoruz ama şartı şu; ‘6 ay parasını biz verirsek, sen bunu 2 yıl çalıştıracaksın.’ Diyoruz. Sanayide nitelikli iş gücünü geliştirecek bir proje geliştiriyoruz.
EYT konusu Türkiye’nin önündeki en önemli konulardan biri. Beni arayan arkadaşlarımız, gazeteci tanıdıklarım, EYT’li olan yurttaşlar hep bunu soruyor. EYT meselesi neden ne olacak, neden uzadı? Uzamasının sebebi herkesi dinlemek zorundayız. En son odaları dinlemeye başladık. Bu mesele devlet açısından ele alınan bir konuydu ancak doğrudan doğruya işvereni de ilgilendiriyor. İşveren diyor ki ‘Biz bu çalışanları kaybetmek istemeyiz, bize mali yükü de var.’ Bir de bizim çalışmanın teknik yönü ile ilgili problemler var. 1999, 8 Eylül öncesi çalışanları kapsıyor. Henüz bizde dijital ortamda kayıt sitemleri olmayan zamanda olan insanlar var. Biz bütün bunları organize etmeye çalışıyoruz. Kapsamına tam anlamıyla ulaştığımız zaman, bu ayın sonuna kadar Meclis’e getireceğimi söylemiştim. İnşallah ocak ayına sarkmaz. En kapsamlı düzenlemeyi yapacağımızdan kimsenin endişesi olmasın.
Asgari ücrette biz emekçilerimizden yana taraf alacağız. Sözleşmeli personel meselesini en geniş kapsamda çözdük. Meclis’e gelecek, yüce Meclis’in de bu yönde irade göstereceğine inanıyorum. EYT’de de aynı kapsayıcılıkta olacaktır.”
Hibya Haber Ajansı
Yerel Haber
Mersin Erdemli’de Yüzakı Bir Başhekim
Göreve geldiği günden bu yana bir dakika durmayan ve 7/24 Erdemli halkı için, başında bulunduğu hastanede gece gündüz demeden çalışan Uz.Dr.Mehmet Deliktaş, Hastanenin çehresini değiştirdiği gibi, hastaneyi kazanca da geçirdi.
Göreve geldiği günden bu yana bir dakika durmayan ve 7/24 Erdemli halkı için, başında bulunduğu hastanede gece gündüz demeden çalışan Uz.Dr.Mehmet Deliktaş, Hastanenin çehresini değiştirdiği gibi, hastaneyi kazanca da geçirdi.
Daha önce Mut ilçesi Başhekimliğini de başarı ile yapan ve orayı da canlandıran Uz.Dr. Mehmet Deliktaş, ardından 2022 yılında geldiği Erdemli ilçesi Devlet hastanesini de pırıl pırıl bir çehreye ve donanıma kavuşturdu.
Üstelik bunların çoğunu BAĞIŞ ve YARDIMLAR ile hayırseverlerin yardımıyla yaptırdı. Devletin kör kuruşunu heba etmeyen, Başhekim ve kadrosu olmayacak işleri başarı ile tamamladılar.
2022 – 2024 YILLARI ARASINDA BAŞHEKİM VE İDARİ KADROSUNUN YAPTIĞI İŞLERİN BAZILARI
Acil servisin 5000 m2 olan alanı zemin duvar seramik ve pvc ile kaplanıp yenilenirken, Acil servisin tuvaletleri 5 yıldızlı otelin tuvaletlerini aratmayacak ölçüye kavuşturuldu.
Diğer yandan Acil servis müşahede odaları yenilenerek pırıl pırıl hale getirildi. Bu arada Acil servise Bebek emzirme ve bakım alanı yapıldı. Acil serviste vatandaşın oturacağı tüm koltuklar yenilenerek, yine Acil servisin yeşil alan muayene odası ikiye çıkarılarak yaşanan hasta yoğunluğu hafifletildi. Acil Servis Çocuk Müşahede Kısmı Ayrıldı.
Daha sonra, Radyoloji birimi zemin ve duvar seramik ile kaplanarak, tavan aydınlatmaları yenilendi. Kemik dansitometri ve mamografi odasının standartları yükseltilerek yeni odalara taşındı. Ameliyathaneler tüm alt yapı ve teknik donanımıyla baştan sona değişti. Bu arada Yoğun Bakım Ünitesi tüm alt yapı ve teknik donanımıyla baştan sona yenilenirken, ayrıca Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi ve Doğumhane tüm alt yapı ve teknik donanımıyla baştan sona yenilendi.
Öte yandan, Morg zemin ve duvar tadilatı yapılarak seramik ile kaplanarak pırıl pırıl bir hale getirildi. Laboratuvar doktor odası zemin ve tavan tadilatı yapılarak modern bir hale kavuşturuldu. Atık çöp odasının zemin tadilatı yapılarak hijyen hale getirildi. Bu arada eskiyen ve hor hale gelen İdari birimler giriş tabelası yenilenerek, bu alana birde engelli vatandaşlarımız ve özel gereksinimli çocuklarımız için modern görünümlü engelli rampası yapıldı. Hastanenin boş alanları ve diğer kısımları değerlendirilerek ihtiyaç olan birimlerin açılmasına olanak sağlandı. Hastane de bulunan özel odalardan biri mahkum odasına çevrilerek, mahkumu bekleyen jandarma ve polisler için tertemiz bir bekleme alanı oluşturuldu.
YAPIMI DEVAM EDEN KISA SÜRE SONRA BİTECEK OLAN HİZMETLER İSE ŞUNLAR
Türkiye’de bir ilk olacak olan Özel Gereksinimli Çocuk Polikliniği, Özel gereksinimli çocuklarımız için özel tasarlanacak olan çocuk kan alma odası ile bu arada İdari bina önünde bulunan boş alanlar değerlendirilerek 23 aracın sığabileceği otopark haline dönüştürülmesi, 150 Motosikletin sığabileceği motosiklet park alanının yapılması, Hastanenin poliklinik ve servis girişi zemin tadilatı işlemleri, Çocuk acil servisin ayrılması için gerekli çalışmaların hızla yapılarak, Çocuk acil servis girişinin diğer girişlerden ayrılması, Poliklinik girişinin ayrılarak hastane içerisinde oluşan ayaktan hasta yoğunluk sirkülasyonunun azaltılması ve MHRS ve vezne odasının ulaşımı kolay bir alana alınması işlemleri çok hızlı şekilde bağış ve yardımları ile devam ediyor.
YAPILMASI PLANLANAN ÇALIŞMALAR İSE ŞÖYLE
Psikolog ve Diyetisyen Odası, Çocuk Kan Alma Odası yeni yerlerine hazır hale getirilecek.
HASTANEYE YENİ ALINAN CİHAZLAR ŞUNLAR
5 Adet Hemodiyaliz Cihazı, Fizik Tedavi Ünitesi İçin 1 Adet ESWT Cihazı, 2 Adet Temizlik Makinesi. 5 Adet Buzdolabı. 1 Adet Difriz. 3 Adet Televizyon, 10 Adet Vantilatör, Konsept değişikliği nedeniyle Mut Halkbankası ve Erdemli Halkbankası demirbaşları ayrıca bağış karşılığı hastaneye alınarak hastane mükemmel bir hale getirildi.
İŞTE HASTANEDE YENİLENEN BAZI YERLERİN GÖRÜNTÜLERİ
1 – Acil servis öncesi sonrası

2- Acil servis tuvaletleri

3 – Bebekler için ayrılan özel yerler

4- Hastane vatandaş oturma koltukları

5- Yeşil alan arttırılan yer

6 – Çocuk müşahede alanı ayrıldı

7- Radyoloji bölümü zemin ve duvarlar

8 – Yoğun bakım ünitesi son hali

9- İdari bina girişi ve hastane kadrosu

10 – Yapılan oto parklar

11- Başhekim Uz.Dr.Mehmet Deliktaş

12 – İdari kadro hep bir arada yenilen idari kapıda

Yerel Haber
Gürtat’ın Ulukent’teki dev şarküteri mağazası açıldı
Baba Halis Özkan’ın girişimci ruhu ve vizyonu ışığında; beş kardeşin işi birlikte yöneterek ve başarıyla büyüterek üç farklı firmayı tek çatı altında toplamaları sayesinde bugünkü Özkan Peynircilik doğdu. Başarı, hem üretici hem de perakendeciliği doğru analiz etmeleri ile geldi.
Başlangıçta küçük bir işletme olarak kurulan şirket, Baba Halis Özkan’nın miras vizyonu ile stratejik kararlar alarak sektörde fark göstermeyi başardı. Yatırımlar, kalite odaklı hizmet anlayışları, üreticiden tüketiciye direk temas eden güven akımı ve müşteri memnuniyetine verilen önemleri, şirketin hızla büyümesini sağladı.
Firma, zaman içinde sektördeki Gürtat ve Egeli Kuruyemiş gibi başarılı işletmeleri satın alarak genişleme stratejisini benimsedi. Bu sayede, farklı alanlardaki uzmanlıkları birleştirerek daha güçlü ve çeşitli bir yapı oluşturdu. Birleşmenin getirdiği sinerji, şirketin rekabet avantajını artırdı ve pazar payını genişletmesine yardımcı oldu.
Beş kardeş babalarının meslek mirasına sahip çıkarak birlikte çalışmaya her zamankinden daha çok önem vermişlerdir. Her biri kendi uzmanlık alanında sorumluluk alarak şirketin daha da büyüyüp İzmir’in en büyük şarküteri zinciri olmasında büyük katkı sağladı.
Düzenli şube açılışlarının yanı sıra en son geçtiğimiz günlerde 22. Şubelerini Menemen Ulukent’te İzmir’in en büyük metrekareye sahip mağazasını, içinde yeni projelerinden biri olan Gürtat Kasap konsepti ile açmaları da bunu kanıtlar nitelikte. Aynı zamanda, aile değerlerini koruma ve şirketin devamlılığını sağlama konusundaki kararlılıkları, aile şirketini gelecek nesillere taşıma çabalarını gösteriyor.
Günümüzde müşteri talepleri ve beklentileri sınırsız. Hangi firmalar üretimdeki kaliteyi ve perakendedeki müşteri memnuniyetini birinci amaç belirlerse, o firmalar ön plana çıkacaktır. Özkan Peynircilik; Dikili’deki Üretim Tesisi’nde sütün tesise girişinden, peynir olup insanların sofrasına çıkana kadar her aşamada gerekli kontrolleri yapıp kaliteden ödün vermemeyi;
Gürtat’ta ise müşteri beklentilerinin hem tazelik, hem kalite hem de uygun fiyat ile karşılandığı bir sistemle çalışmakta ve bundan sonraki her adımında bunu sürdürmeyi amaç edinmiştir.
Yerel Haber
Trabzon Fındığı mı, Samsun Fındığı mı?
Bunun nedeni, Trabzon fındığının daha büyük, daha yuvarlak ve daha yağlı olmasıdır. Ayrıca, Trabzon fındığı daha az tatlıdır ve daha yoğun bir aromaya sahiptir.
Samsun haber ve samsun ile gelişmeleri. Habergazetesi.com.tr. den. Takip edebirlsiniz
Samsun fındık da kaliteli bir fındık türüdür. Ancak, Trabzon fındığına göre daha küçük, daha oval ve daha az yağlı olma eğilimindedir. Ayrıca, Samsun fındığı daha tatlı ve daha az yoğun bir aromaya sahiptir.
İşte Trabzon fındığı ile Samsun fındığı arasındaki bazı temel farklar:
| Özellik | Trabzon Fındığı | Samsun Fındığı |
| Boyut | Daha büyük | Daha küçük |
| Şekil | Daha yuvarlak | Daha oval |
| Yağ oranı | Daha yağlı | Daha az yağlı |
| Tat | Daha az tatlı | Daha tatlı |
| Aroma | Daha yoğun | Daha az yoğun |
Sonuç olarak, Trabzon fındığı daha iyi bir fındık türü olarak kabul edilmektedir. Ancak, Samsun fındığı da kaliteli bir fındıktır ve kişisel tercihlere göre daha iyi bulunabilir. Fındık Fiyatları için Habergazetesi.com.tr ziyaret edebilesiniz.
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
