Yazar: birportal

  • Kortlarda Suwen İmzası Var

    Kortlarda Suwen İmzası Var

    Kortlarda Suwen İmzası Var

    Türkiye Tenis Federasyonu’nun en yüksek puanlı organizasyonlarından biri olan ‘Suwen T400 Masters Cup Tenis Turnuvası’ Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde başladı. Spora ve sporcuya verdiği destekle adından söz ettiren Suwen, A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın yanı sıra şimdi de tenis sporcularını destekliyor.

     

    “İçimde Suwen Var” sloganıyla adından söz ettiren, ürünlerindeki kalite ve şıklığıyla iç giyim sektörünün öncü markalarından biri olan Suwen, Çaycuma Kaymakamlığı ve Çaycuma Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen turnuva ile Türkiye’nin dört bir yanından gelen yaklaşık 293 sporcuyu bir araya getiriyor. Bu heyecan dolu turnuva, tenis severlere nefes kesen rekabeti izleme imkânı sunuyor.

    Organizasyonla ilgili açıklamalarda bulunan Suwen Genel Müdürü Ali Bolluk, sporun birleştirici gücüne vurgu yaparak: “Suwen olarak, toplumsal fayda yaratan projelere de öncülük etmeye devam ediyoruz. Çaycuma’da düzenlenen bu değerli turnuvaya destek olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Sporun disiplin, azim ve fair-play ruhu, bizim iş yapış şeklimize de ilham veriyor. Türkiye’nin dört bir yanından gelen genç yetenekleri ve usta sporcuları desteklemek, onların gösterdiği azim ve mücadele, bizim de başarıya olan inancımızı pekiştiriyor” diye konuştu.

    Çaycuma Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü tenis kortlarında 5 Ekim’e kadar devam edecek olan turnuva, tüm sporseverleri heyecan dolu mücadeleleri izlemeye davet ediyor.

  • Erken Fark Edersen Çok Şey Fark Eder 

    Erken Fark Edersen Çok Şey Fark Eder 

     

    “Her Raunda Hazırız”

    Acıbadem Sağlık Grubu ve Suwen, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği ile anlamlı bir iş birliğine imza attı. “Meme Kanserine Karşı Her Raunda Hazırız” sloganıyla hayata geçirilen proje, kadınları erken teşhisin hayat kurtaran gücü konusunda bilinçlendirmeyi hedefliyor.

    Meme kanseri, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kadınlarda en sık görülen ve yaşam kaybına neden olan kanser türü. Öyle ki kadınlarda görülen kanserlerin yaklaşık %25’ini meme kanseri oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütü`ne (DSÖ) bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Merkezi (IARC), 180 dünya ülkesinin 140’ında meme kanserinin kadınlarda en yaygın görülen kanser türü olduğunu belirtiyor. Yapılan çalışmalarda meme kanserinin erken evrede hiçbir belirti göstermediği bu nedenle, kadınların meme kanserinin tanısı için kendi kendilerine meme muayenesini yapmaları diğer yöntemlerden daha fazla destekleyici ve maliyet gerektirmeyen bir potansiyele sahip olduğu belirtiliyor. Erken teşhisin hayat kurtardığı gerçeğinden yola çıkarak hazırlanan projenin ana temasını, meme kanseriyle mücadele eden kadınların kararlılığını simgeleyen pembe boks eldivenleri oluşturuyor. Bu metafor, erken teşhis ve düzenli kontrollerin kanserle mücadelede en etkili hamle olduğunu vurguluyor. Bu proje, yalnızca belirli bir gruba değil, geniş bir kitleye ulaşarak farkındalığı toplumsal bir harekete dönüştürmeyi amaçlıyor.

    Suwen’den Kadınlara Güç ve Destek Mesajı

    Suwen Yönetim Kurulu Üyesi, Ürün Geliştirme ve Üretimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ferda Sümer Arslan, “Suwen olarak, her zaman kadınların yanında durmayı ve onlara güç vermeyi misyon edindik. Meme kanseriyle mücadele eden kadınlara destek olmak bizim için büyük bir sorumluluk. Bu proje ile ‘İçindeki Seni Koru’ mesajını yaygınlaştırmayı ve kadınları bedenlerini dinlemeye teşvik etmeyi amaçlıyoruz. Ayrıca, Ekim ayı gelirlerimizin bir kısmını Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği’ne bağışlayarak birçok kadının hayatına dokunup onların bu zorlu süreçte yanında olduğumuzu hissettirdik” dedi.

    Acıbadem, farkındalık çalışmalarıyla dikkat çekiyor

    Meme kanseri farkındalığı için her yıl ses getiren projeler yaptıklarını belirten Acıbadem Sağlık Grubu Pazarlama Direktörü Hümeyra Hevadpal, “Sağlık hizmetleri alanında mükemmelliği hedefleyen bir grup olarak, akademik hekim kadromuz ve ileri teknoloji alt yapımız ile bütünsel ve kişiye özel tedavi anlayışıyla sağlık alanındaki tüm deneyimlerimizin yanında toplumun sağlık bilincinin yükselmesine de büyük önem veriyoruz. Bu nedenle yaygın hastalıkların toplum tarafından daha iyi bilinmesi için bu projeleri çok önemsiyoruz. Meme kanseri, sık görülmesiyle kadın sağlığı alanında ön plana çıkan bir hastalık. Biliyoruz ki, meme sağlığı odaklı çalışan deneyimli uzmanlar, güncel tanı ve tedavi yöntemlerinin kullanıldığı onkoloji merkezleri sayesinde meme kanseri başarıyla tedavi edilebiliyor. Biz de bu proje ile daha çok kadına ‘erken fark edersen çok şey fark eder’ diyerek sesleniyoruz” dedi.

    “Elimizdeki güç; bilgi ve düzenli kontrol”

    Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği Başkanı Seral Çelik “Meme kanseri, her 8 kadından birinde görülecek kadar yaygın bir kanser. Dünyada da, ülkemizde de en sık görülen kanserlerin başında geliyor. Ama elimizde önemli bir güç var; bilgi ve düzenli kontrol. Meme kanseri konusundaki farkındalığın artması, daha çok kadının kendi bedenini her ay düzenli olarak kontrol etmesini sağlıyor. Ayrıca yılda bir kez uzmana başvurma ve tarama testlerini yaptırma oranı da artıyor. Erken teşhis ile tedavi başarısı çok yükseliyor. İstiyoruz ki, kadınlar, kendi sağlıklarına sahip çıksınlar ve harekete geçsinler. Pİ Kadın Kanserleri Derneği olarak Acıbadem ve Suwen gibi önemli paydaşlarla yürüttüğümüz bu proje ile toplumsal farkındalığı artırırken, meme kanseriyle mücadele eden ihtiyaç sahibi kadınların tedavi süreçlerine de destek oluyoruz” ifadelerine yer verdi.

    Proje, “Erken Fark Edersen Çok Şey Fark Eder” mottosuyla kadınları düzenli meme muayenesi ve doktor kontrolü için teşvik ediyor. Suwen mağazalarında, sosyal medya hesaplarında ve dijital mecralarda yayımlanan kampanya, kadınları erken teşhis için harekete geçirmeyi ve bu farkındalığı toplumsal bir harekete dönüştürmeyi amaçlıyor.

  • MEİGDER Üyelerine SMDent’ten Özel İndirim ve Ücretsiz Muayene

    MEİGDER Üyelerine SMDent’ten Özel İndirim ve Ücretsiz Muayene

    MEİGDER ile SMDent arasında imzalanan protokol sayesinde üyeler ve yakınları, diş sağlığı hizmetlerinden indirimli ve ücretsiz muayene imkânıyla faydalanacak.

    Protokol İmzalandı
    Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyeti (MEİGDER) ile SMDent Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği arasında önemli bir iş birliği protokolü imzalandı. Anlaşma kapsamında cemiyet üyeleri ve birinci derece yakınları, poliklinikte sunulan hizmetlerden özel indirimlerle yararlanabilecek.

    Ücretsiz Muayene ve Film Çekimi
    Protokole göre, üyeler sadece indirimli hizmetlerden değil aynı zamanda ücretsiz muayene ve film çekimi hizmetinden de faydalanabilecek. Bu sayede üyelerin ağız ve diş sağlığına erişimi kolaylaşacak.

    Başkan Şehitoğlu: “Üyelerimizin Sosyal Hakları Gelişiyor”
    İmza töreninde konuşan MEİGDER Başkanı Vahap Şehitoğlu, protokolün üyelerin sosyal haklarını geliştirmeye yönelik önemli bir adım olduğunu belirterek, “İş birliğinden dolayı SMDent yönetimine teşekkür ediyoruz” dedi.

    SMDent’ten Destek Mesajı
    SMDent Sorumlu Müdürü Diş Hekimi Kübra Basut ise, “İnternet gazetecileriyle tanışmaktan ve onların ağız sağlıklarıyla ilgilenmekten memnuniyet duyacağız” ifadelerini kullandı.

  • MEİGDER ile Mersin Sistem Tıp Merkezi arasında indirim protokolü

    MEİGDER ile Mersin Sistem Tıp Merkezi arasında indirim protokolü

    Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyeti (MEİGDER) ile Mersin Sistem Özel Tıp Hizmetleri Merkezi arasında sağlık hizmetlerinde indirim protokolü imzalandı. Protokole MEİGDER Başkanı A. Vahap Şehitoğlu ile Genel Müdür Sapancılar imza koydu.

    Mersin Sistem Özel Tıp Hizmetleri Merkezi Genel Müdürü Nazan Sapancılar ve Pazarlama-Tanıtım Uzmanı Güler Aktolun, MEİGDER’i ziyaret ederek yönetim kurulu ile bir araya geldi. Ziyarette merkez hakkında bilgi veren Sapancılar, 1988 yılında Sistem Tanı Merkezi olarak kurulan ve 2009’dan bu yana Cerrahi Tıp Merkezi olarak faaliyet gösteren kurumlarının uzman kadrosu ve modern donanımlarıyla hizmet verdiğini söyledi. Sapancılar, protokol kapsamında MEİGDER üyeleri ile birinci derece yakınlarına çeşitli indirimler uygulanacağını belirterek, “Muayene fark ücretlerinde yüzde 25, tıbbi tahlil ve tetkiklerde yüzde 15, diyetisyen ve psikolog muayenelerinde yüzde 25, medikal estetik ve TMS uygulamalarında yüzde 10 indirim yapılacaktır” dedi.

    “ÜYELERİMİZ VE YAKINLARI İÇİN AVANTAJLI BİR ADIM”

    MEİGDER Başkanı Şehitoğlu ise iş birliğinin önemine dikkat çekerek, “Bugün cemiyetimiz adına önemli bir adım atıyoruz. Bu protokol sayesinde üyelerimiz ve yakınları sağlık hizmetlerinden daha avantajlı koşullarda yararlanacak. Katkılarından dolayı Sistem Tıp Sağlık Merkezi yetkililerine teşekkür ediyor, protokolümüzün hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. Konuşmaların ardından Başkan Şehitoğlu ile Genel Müdür Sapancılar indirim protokolünü imzaladı.

  • Fatih Eke Kimdir?

    Fatih Eke Kimdir?

     

    Fatih Eke, 10 Kasım 1979 tarihinde dünyaya gelmiştir. İş insanı, girişimci ve yazar kimliğiyle tanınan Eke, hem tarım ve gıda sektöründe hem de teknoloji ve blockchain alanlarında öncü çalışmalar yürütmektedir.

    İş hayatına tarımsal üretimle başlayan Fatih Eke, özellikle çörek otu üretimi ve ihracatında edindiği tecrübeyle kısa sürede uluslararası pazarlara açılmıştır. Bugün, kurucusu olduğu Nigella Global Gıda Ltd. Şti., Nigella Tech Ltd. Şti. ve Nigella Gıda A.Ş. şirketleri aracılığıyla 60’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştirmektedir.

    Ürettiği doğal gıda ürünleri, kalite standartları ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla sektörde tanınan markalar arasında yer almaktadır.

    Eke, yalnızca gıda üretimiyle sınırlı kalmayarak teknoloji alanına da yatırım yapmış ve blockchain tabanlı projeler geliştirmiştir. Gıda güvenliği, üretim izlenebilirliği, sahte ürünlerin önlenmesi ve dijital ticaret gibi alanlarda blockchain çözümleri üreten Eke, bu çalışmalarını akademik ve sektörel platformlarda paylaşmaktadır.

    Girişimcilik vizyonunu, kaleme aldığı “Yalansız Dünya Blockchain” adlı eserinde geniş kitlelere ulaştıran Fatih Eke, kitabında blockchain teknolojisinin potansiyelini ve gelecekteki etkilerini okuyuculara aktarmaktadır.

    Evli olan Fatih Eke’nin eşi Nazan Eke’dir. İş yaşamında, üretimden teknolojiye, ihracattan dijital dönüşüme uzanan çok yönlü çalışmalarıyla tanınan Eke, hem Türkiye’de hem de dünya genelinde projelerini sürdürmekte, girişimcilik ekosisteminde genç nesillere ilham vermektedir.

  • WeLD, WOP’la lojistikte devrim yapacak

    WeLD, WOP’la lojistikte devrim yapacak

     

    WeLD Uluslararası Taşımacılık, tamamen yapay zeka destekli olarak geliştirdiği WOP’la (WeLD Online Platform) lojistik sektöründe oyunun kurallarını yeniden belirleyecek

    Lojistik sektöründe 20 yılı aşkın tecrübesi olan iki ortak tarafından 2020 yılında forwarderfirması olarak kurulan WeLD Uluslararası Taşımacılık, son 3 yıldır üzerinde çalıştığı WeLDOnline Platform (WOP) ile sektörde bir devrim yaratmaya hazırlanıyor. WeLD, WOP iledünyanın herhangi bir noktasından başka bir noktaya yapılacak taşımacılıkta anında fiyatlandırma ve hızlı rezervasyon imkanı sağlıyor. WOP lojistik süreçlerini verimli hale getirerek teslimat sürelerini azaltıyor ve maliyetleri düşürüyor. Verimlilik esasına dayalı teknolojik altyapısını kullanarak en hızlı ve uygun teklifi sunuyor. Diğer firmalar en erken bir gün içinde fiyat bilgisi paylaşabilirken; WeLD, 7 gün 24 saat boyunca anında fiyat verebiliyor, rezervasyon yapabiliyor.

    Dünyanın dijitalleştiğini ve geleceğin yapay zeka ile şekilleneceğini belirten WeLD Uluslararası Taşımacılık Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özot yaptığı açıklamada, uluslararası lojistikte dijitalleşme, anlık fiyatlama ve rezervasyon sistemleri, sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi sınır ötesi taşımacılıkta akıllı entegrasyon çözümleri üzerine şirketin vizyonu ve global stratejilerini paylaştı. “İddia ediyorum, bu sistem dünya lojistik sektörü için bir devrim” diyen Özot, “WOP, taşımacılık sektöründe dünya üzerinde bu zamana kadar hiçbir forwarder firmanın yapamadığını yapıyor. WOP, dünyanın herhangi bir noktasından başka bir noktaya yapılacak taşımacılıkta anında fiyatlandırma sağlamanın ve rezervasyon yapmanın yanı sıra yapay zekadestekli işletim sistemi sayesinde tüm operasyon sürecini yönetiyor. WOP sayesinde uluslararası taşımacılık süreçleri çok büyük ölçüde hızlanıyor” ifadesini kullandı.

    2030’da unicorn olmayı hedefliyor

    WOP’un WhatsApp üzerinden de kullanılabilen uygulamasına da devreye aldıklarını belirten Özot, WOP’un yeni avatarının ise WOPi olduğunu duyurdu. WOP’un yapay zeka destekli dijital müşteri asistanı WOPi, WhatsApp hattı üzerinden kullanıcılarla birebir iletişim kuruyor, soruları anında yanıtlayarak, sektörün teknik dilini sadeleştiren bir çözüm ortağı oluyor.

    Özot, deniz ve hava taşımacılığında faaliyet gösteren WeLD’in, WOP ile 10 trilyon doların üzerinde bir rakama ulaşan dünya lojistik sektöründe söz sahibi olmayı planladığını kaydetti. Henüz 3,5 yıllık bir firma iken Turquality Marka Desteği almaya hak kazandıklarını ve WeLD’in, bu desteği alan en genç firma olduğuna dikkat çeken Özot, bağımsız denetmenler tarafından yapılan değerlemelerde WeLD’in 2023 yılındaki faaliyetlerinden dolayı 70 milyon dolarlık bir değere ulaştığını, 2024 yılındaki faaliyetleri sonucunda da 150 milyon dolarlık bir değerleme ile yollarına devam ettiklerini belirtti. Özot, 2030 yılında Türkiye’nin Unicorn’uolmayı hedeflediklerini söyledi.

  • Ercan Güneş’ten Cesur Çıkış: “78’liler” Kitabıyla Tarihe Işık Tutuyor

    Ercan Güneş’ten Cesur Çıkış: “78’liler” Kitabıyla Tarihe Işık Tutuyor

    Yazar Ercan Güneş, “Yitip Giden Bir Kuşak ’78’liler” kitabının imza gününde Mersin’in karanlık tarihine cesurca dokundu. Mesih Yörük ve Şenol Küçük cinayetleri yeniden gündemde.

    Mersin’in Sessiz Kalan Tarihine Sorgulama: 78’liler Yeniden Konuşuluyor

    Yazar Ercan Güneş, Sokak Kitap ve Kahve Evi’ndeki imza gününde üçüncü kitabı “78’liler” ile tarihin tozlu raflarına el attı. Etkinlikte, 1978’in kanlı olayları ve Mersin’de katledilen iki gencin hikâyesi yeniden masaya yatırıldı.

    Kitap Neden Çarpıcı?

    • Mesih Yörük ve Şenol Küçük cinayetlerinin perde arkası
    • Dönemin sağ-sol çatışmalarının Mersin yansımaları
    • Resmi tarihin anlatmadığı tanıklıklar
    • Yerel basında hiç yer almayan fotoğraflar ve belgeler

    Güneş’ten Cesur İtiraflar

    “Bu kitapta:
    – Taraflı tarih yazımını reddettim
    – Her iki kesimin de hatalarını yazdım
    – Mersin’in unutulmuş mağdurlarını gündeme getirdim
    – Gençlere ‘bir daha asla’ dedirtmek istedim”

    İmza Gününden Notlar

    • Katılım: Kentin önde gelen aydınları, akademisyenler
    • Atmosfer: Duygusal anlar, tarihi hesaplaşmalar
    • Tartışma: “78 kuşağı neden hala konuşulamıyor?”
    • Vurgu: Şiddetin her türlüsüne karşı çıkış

    Okurlar Ne Diyor?

    “Sonunda Mersin’in saklı tarihini anlatan bir kitap”
    “Olayları ilk kez tarafsız okuyorum”
    “Gençler mutlaka okumalı”
    “Yüzleşmemiz gereken gerçekler var”

    Güneş, imza günü sonrası “Amacım geçmişi kazımak değil, geleceği aydınlatmak” mesajı verdi. Kitap, Mersin’in kültür hayatında yeni tartışmaların fitilini ateşledi.

  • “Gazeteciler Dijital Dilenciye Döndü!” MEİGDER Başkanı’ndan Sert Çıkış

    “Gazeteciler Dijital Dilenciye Döndü!” MEİGDER Başkanı’ndan Sert Çıkış

    MEİGDER Başkanı Vahap Şehitoğlu, yerel basının yaşadığı ekonomik baskılara isyan etti: “BİK, internet gazetelerine en az 20 bin TL resmi ilan garantisi vermeli!”

    Yerel Basın Çığlığı: “Baskı Altındayız, Dijital Dilenciye Döndük!”

    Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun Nevşehir’deki toplantısında konuşan MEİGDER Başkanı Vahap Şehitoğlu, çarpıcı açıklamalar yaptı. “Muhalif medya ekonomik baskıyla susturuluyor” diyen Şehitoğlu, BİK’e acil çağrı yaptı.

    İşte Çarpıcı Tespitler

    • 602 internet gazetesi “reklam dilenciliği” yapıyor
    • Resmi ilanlar iktidar yanlısı medyaya akıyor
    • Muhalif sitelere aylık ortalama 1.500 TL reklam
    • Gazeteciler “meslek onuru” için isyan ediyor

    Şehitoğlu’nun Sert Çıkışı

    “BİK’in internet gazetelerine:
    – En az 20 bin TL taban fiyat belirlemesi
    – Reklam dağıtımında şeffaf kriterler oluşturması
    – Yerel basını ayakta tutacak acil paket açması gerekiyor”

    Yerel İktidarların Baskısı

    • Belediyelerin “yağlı ilan” dağıtımı
    • Muhalif medyaya reklam ambargosu
    • Gazetecilerin geçinemez hale gelmesi
    • Haber alma özgürlüğünün tehlikede olması

    Çözüm Önerileri

    1. BİK’in tarafsız ilan dağıtım mekanizması
    2. İnternet gazetelerine asgari ücret garantisi
    3. Yerel yönetimlerin baskısının sonlandırılması
    4. Tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması

    Şehitoğlu’nun “Gazeteci susarsa halk susar” uyarısı, salondan büyük alkış aldı. Basın örgütleri, acil önlem paketi için BİK’e resmi başvuru hazırlığında.

  • Serra Bucak’tan Taşağıl Köyü’ne Anlamlı Ziyaret: “Su ve Yol Sorunu Vatan Meselesidir”

    Serra Bucak’tan Taşağıl Köyü’ne Anlamlı Ziyaret: “Su ve Yol Sorunu Vatan Meselesidir”

    Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Serra Bucak, Dicle ilçesine bağlı Taşağıl Mahallesi’ni ziyaret ederek yurttaşların sorunlarını yerinde dinledi. “Timsah kalyon” ilgisi ve kültürel mirasa sahip çıkma mesajı dikkat çekti.

    Taşağıl’da Yoğun İlgi: “Sorunları Not Ettik, Çözüm İçin Geliyoruz”

    Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Serra Bucak, kırsal bölgelere yönelik saha ziyaretleri kapsamında Dicle ilçesine bağlı Taşağıl Köyü’ne çıkarma yaptı. 1993 yılında güvenlik gerekçesiyle boşaltılan ve yıllar sonra yeniden yaşamın başladığı köyde, altyapı, yol ve su sorunları yerinde incelendi.

    Köy halkıyla sıcak diyaloglar kuran Bucak, birebir görüşmelerde yurttaşların taleplerini dinledi. “Sorunları yerinde görmek ve çözümü birlikte inşa etmek için buradayız” diyen Bucak, çözüm odaklı bir yerel yönetim anlayışını vurguladı.

    “Timsah Kalyon” Hayranlığı ve Kültürel Vurgu

    Ziyaretin en dikkat çeken anı ise Başkan Bucak’ın köyde gördüğü ve halk arasında “timsah kalyon” olarak adlandırılan ilginç bir yapıya duyduğu hayranlık oldu. Bucak’ın ilgisi, köy kültürüne ve halkın yaratıcılığına verdiği önemin de bir göstergesi olarak değerlendirildi.

    Başkan Bucak bu durumu, “Yalnızca altyapı değil, kültürel değerler de korunmalı. Timsah kalyon gibi simgeler, halkın belleğini yansıtır” sözleriyle ifade etti.

    Zığırpey Kanyonu ve Bin Yıllık Bıttım Ağacı da Ziyaret Edildi

    Taşağıl Mahallesi ziyareti sonrasında, bölgenin doğal miraslarından biri olan Zığırpey Kanyonu ve yaklaşık bin yıllık Bıttım (Menengiç) ağacı da Eş Başkan Bucak’ın durağı oldu. Bucak, bu doğal ve kültürel mirasın korunması gerektiğine vurgu yaptı.

    DEM Parti Heyeti de Ziyarete Katıldı

    Ziyarete, DEM Parti İl Eş Başkanı Gülşen Özer, Dicle Belediyesi Eş Başkanları Aysel Baran ve Haci Akengin, Ergani Belediyesi Eş Başkanı Birsen Azak Bayar ve belediye meclis üyeleri eşlik etti. Ortak mesaj, “Yerinden yönetimle, halkın doğrudan katıldığı bir belediyecilik modeli” oldu.

  • Bir Hastane Odasında Unutulan Kahraman: Emre Aksoydan’a Vefanın Sessiz Çığlığı

    Bir Hastane Odasında Unutulan Kahraman: Emre Aksoydan’a Vefanın Sessiz Çığlığı

    Eski polis memuru Emre Aksoydan hastanede yalnız. Müdür Karabörk’ün örnek vefası yüreklere dokundu. Vefa nedir, unutanlara hatırlatıyoruz.

    Bir Hastane Odasında Unutulmuş Bir Kahraman ve Onu Yalnız Bırakmayan Bir Emniyet Müdürü

    Mersin Üniversitesi Onkoloji Bölümü’nün 2. katında, 70 numaralı odada bir adam yatıyor. O bir zamanlar cinayet dosyalarının peşinden yılmadan giden, karanlığı aralayıp gerçeği ortaya çıkaran bir polis memuru… Emre Aksoydan.

    8 Aydır Hastalıkla Savaşıyor… Ama Yalnız

    Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında Cinayet Masası’ndan emekli oldu. Ardında çözülen dosyalar, kurtarılan hayatlar ve adaletin yerini bulmasına katkılar bıraktı. Ama bugün, o kahraman yalnız… 8 aydır kanserle mücadele ediyor. Ve maalesef ki, birlikte çalıştığı birçok meslektaşı onu bir kez bile ziyaret etmedi.

    Sessizliği Dinliyor… Vefasızlığı da

    Emre Aksoydan, eşiyle baş başa, bir hastane odasında yaşam savaşı verirken, insanın en derin yalnızlığını yaşıyor. Yıllarca verdiği hizmet, döktüğü alın teri adeta unutulmuş gibi. Ama umut hâlâ tükenmiş değil…

    Gerçek Vefa: Emniyet Müdürü Kamil Karabörk’ten Geldi

    Dünkü haberimizin ardından, Mersin İl Emniyet Müdürü Kamil Karabörk duruma kayıtsız kalmadı. Hemen harekete geçti. “O bizim kardeşimiz, omuz omuza görev yaptığımız bir neferimiz” diyerek tüm imkânları seferber etti. Ve bize şu sözü bir kez daha hatırlattı:

    “Bir polis asla yalnız kalmaz!”

    Sayın Karabörk’ün bu tutumu yalnızca bir yönetici tavrı değil, gerçek bir vicdan çağrısıdır. Bu ülkenin hâlâ kalbiyle karar veren yöneticileri olduğunu görmek, bizlere umut veriyor.

    Vefa Sözde Değil, Gönülde Olmalı

    Emre Aksoydan’a sahip çıkan Karabörk, tüm teşkilata ve kamuoyuna seslendi:

    “Vefa, sadece sözde kalmamalı. Vefalı olmak, gönülde yer bırakmaktır.”

    Bu çağrı, sadece Emniyet Teşkilatı’na değil, hepimize. Çünkü bir hastane odasında yalnız bırakılan bir kahraman, aslında toplumsal vicdanın aynasıdır.

    Yanına Gitmeyenlere Sözümüz Var

    Yıllarca aynı karakolda mesai yaptığınız, aynı çatının altında ter döktüğünüz bir arkadaşınız şimdi ölümle cebelleşiyor. Yanına gitmeyecek kadar mı meşgulsünüz? Yoksa kalpten mi uzaklaştınız?

    Bu Bir Teşekkür Değil, Bir İnsanlık Davetidir

    Bu yazı, sadece Kamil Karabörk’e teşekkür değil, bir toplumsal yüzleşme çağrısıdır. Çünkü:

    • Vefa, unutmamaktır.
    • Vefasızlık, gitmemek değil – hatırlamamaktır.

    Bugün Emre Aksoydan orada yalnızsa, bu yalnızca bir sağlık krizi değil, toplumsal bir ayıptır. Ama bu ayıbı örten bir isim var: Kamil Karabörk. Sayın Müdürümüz, siz bu ülkeye sadece güvenlik değil, onur ve değer de kazandırıyorsunuz.

    Son Söz Tüm Türkiye’ye

    Kimse bir hastane odasında unutulmayı hak etmez. Vefa, sadakat, merhamet… Bunlar bizi insan yapan değerlerdir. Bugün Emre Aksoydan’a uzatılacak bir el, aslında kendi vicdanımıza uzattığımız bir eldir. Geç olmadan, hatırlayın…

    📌 Not:

    Emre Aksoydan’ın hastalığını bilip de ziyaret etmeyenler şunu bilsin: Bu zor günlerde ona sahip çıkmamak, aslında hepimizin birlik ruhunu ne kadar yitirdiğinin göstergesidir. Sanki hiç hasta olmayacakmışız gibi davranmak, bu ülkeye ve teşkilatımıza katkı sağlamaz. Gerçek dayanışma, böyle zamanlarda kendini gösterir.