Eğitim
Öğretmenlere Mektup Var !
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Genel Başkanı Nejla Kurul, eğitimcilere mektupla seslendi.
İşte o Mektup
“Size bu mektubu yazmamın nedeni, öğretmenlik mesleğimizi öğrencilerimiz ve velilerimizle birlikte bütüncül olarak yeniden düşünmek! Öğretmenlerle öğrencilerin hatta velilerin yazgılarının birbirine ne kadar bağlı olduğunu fark etmek! Okul binaları, eğitim programları, eğitim yönetimi, ders kitapları, okul içi karşılaşmalar eğitimin bütün bileşenlerinin yaşamını etkiliyor. Okul ortamı çoğul, demokratik, katılımcı ve sevinçli ise herkes için öyledir. Okul ortamı kederli, otoriter, baskıcı, yıldırıcı ve aynılaştırıcı ise yine eğitimin tüm bileşenleri için öyledir. Şimdilerde yaşamdan kopuk, öğretmenlerin çocuklara bir şeyleri “ezberletmek”le meşgul olduğu, eğitimin sınav için yapılır hale geldiği, diğer bir deyişle tüm eğitimin “dersaneleştiği”, öğretmenlerin edilginleştirildiği, öğretmen emeğinin değerinin azaldığı, buna paralel olarak da nihayetinde öğrencilerin diplomalarının yüksek işsizlik oranları karşısında ciddi değer kaybına uğradığı bir sürecin içinde çözüm yolları arıyoruz. Sorular soruyoruz, sorularımızı başka sorular izliyor: Bu koşullarda okullarımız bugün kime/kimlere hizmet ediyor? ‘Öteki’ne ve doğaya duyarlı, özenli, nazik, cesur, adil, üretken, kısaca iyi insan yetiştirebiliyor muyuz? Okulların dışında yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar sürerken iyiyi, doğruyu ve güzeli anlatabiliyor muyuz sınıflarımızda? Kutuplaştırılmış Türkiye siyaseti içinde sınıfımızda kendimizi özgür biçimde ifade edebiliyor muyuz? Geçinebiliyor muyuz? Diliyorum, bu sorulara olumlu yanıtlar verebiliyorsunuzdur. Ancak Eğitim Sen olarak, içinde yaşadığımız eğitim koşullarından çok daha iyisini hak ettiğimizi düşünüyoruz. Başka bir yaşam, başka bir emek süreci ve başka eğitim mümkün diyoruz”
Köy Enstitüleri
Yaşamakta olduğumuz sorunların önemli bir kısmına döneminde çözüm üretebilmiş Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümü bugün. Köy Enstitüleri tarihsel, toplumsal, kültürel bir varlığımız! Aynı zamanda güncelliğini de koruyan önemli derslerle dolu eşsiz bir deneyim. Mektubumun elinize geçtiği günden tam 82 yıl önce, 17 Nisan 1940’ta Köy Enstitüleri kurulmuş! Genç Cumhuriyetin düşünce dünyasında, efsane Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in özgürlükçü ve eşitlikçi siyasal ufku, İsmail Hakkı Tonguç’un üretken sevinci, eğitim kuramcılığı ve eylemciliği ve 17 binin üzerinde köy enstitülü kız ve erkek çocukların ve öğretmenlerin zekâsı, duyguları ve devinimleri üzerinde yükselmiş Köy Enstitüleri ! Köy Enstitüleri öylesine güçlü etkiler, etkileşimler, titreşimler, karşılaşmalar yaratmış ki zihnimiz ve yüreğimiz bir romandan, bir öyküden, bir şiirden, bir filmden gelen bu etkilerin izlerini 82 yıl sonra da hala taşıyor. Eğitim Sen’in öncü kurumlarından olan Türkiye Öğretmen Sendikası Genel Başkanı Fakir Baykurt’un romanlarını, öykülerini, otobiyografilerini, eşsiz filmlere, oyunlara konu olan eşsiz yapıtlarını unutmak mümkün mü? Böylesi bir insan nasıl yetişebilir diye sorulduğunda, Köy Enstitüleri gelir akla geliyor çokça. Aklın ve duygunun özgürleştiği, geliştiği ve güçlendirildiği koşullar… Köyün kıyısına yerleşmiş özgürlükçü bir kent olarak tahayyül ediliyor Köy Enstitüleri. Fakir Baykurt yüz binlerce öğretmenin devrimci mücadelesine güç veren çok güçlü bir yazar, öğretmen, devrimci! Ayrıca Mahmut Makal, Dursun Akçam, Talip Apaydın, Ümit Kaftancıoğlu, Emin Özdemir, Adnan Binyazar ve daha niceleri… Hepsi onurumuz olan Köy Enstitülü yazarlar. Tek sesliliğin karşısına çok sesliliği, çok dilliliği ve çoğul anlamı koyabilmiş yazarlar.
Biz Öğretmenler Ne Yapabiliriz ?
Köy Enstitüleri ile köylünün, köy çocuklarının bilincinde pencereler açılmış, dünyanın farkına varması sağlanmış, güç ilişkileri içinde aldıkları konum ve ne olabileceklerine ilişkin zengin bir karşılaşma olmuştur. Köy Enstitüleri bir kalıba sığmamış, sınırlardan taşmış, köyde ve ülkede yaşamakta olan yediden yetmişe her kuşağa ulaşmayı hedeflemiş, hem köy çocuklarının eğitim hakkını, hem köylü nüfusun yaygın eğitimini hem de köye öğretmen yetiştirmeyi başarabilmiş. İsmail Hakkı Tonguç’un ifadesi ile Köy Enstitüleri ile yapılmak istenen ve yapılan tam anlamıyla “köyün canlanması”! Köy Enstitüleri mezunları bu ülkeye çok şey armağan ettiler. Köy Enstitüsü deneyimini ve Köy Enstitülü yazarların eserlerini onurla ve gururla yeniden ve yeniden okuyacağız ve anlatacağız. Yurttaşların bilim, sanat, siyaset, sevgi ve iş ile özgürleşmesinden, güçlenmesinden gelişmesinden korkan insanların kapattığı Köy Enstitülerinin mekânlarını, yapıtlarını ve düşlerini canla başla koruyacağız ve savunacağız. Ancak bu yetmez diye düşünüyorum. Enstitülerin ilk dersi “yapmadıkça yaşamadıkça” ilkesini kendi hakikatimiz yapmadıkça üretemeyiz. Her yaştan şimdiki kuşaklar olarak sıra bizde! Köy Enstitülerinden aldığımız esin ve itici güç ile bizler, biz öğretmenler, biz eğitim ve bilim emekçileri ne yapabiliriz?
Karma Eğitim
Öğretmenler, eğitim emekçileri betonlaşmış, milyonlarca işsiz ve işten eve evden işe giden adeta sivil ölüme mahkûm edilmiş kentlerimizi, yoksullukların yaşadığı kent çeperlerini, kâğıt üzerinde kentin bir mahallesine dönüştürülmüş olsa bile kentleri, köy-kentleri, köyleri canlandırmak için ne yapabiliriz? Bu sorular biz öğretmenleri, eğitim emekçilerini, bilim insanlarını çağırıyor! Bir yandan COVID-19 salgınını yaşarken aydın öğretmenler olarak kent yaşamını, iklim krizini, tarım alanındaki tahribatı Köy Enstitüleri gibi bütünsel bir açıdan ele alarak ekoloji ile uyumlu bir toplumun inşasına nasıl katkı sağlayacağız! Tek boyutlu, ezberci, zekâları tepedekilerin, başkalarının zekâsına bağlayan, özgüveni her gün sarsılan çocukları ve gençleri aynı zamanda meslektaşlarımızı çok yönlü eğitim deneyimlerine nasıl açacağız? Bir yandan düşünürken, bir yandan uygulamaya, deneye yönelerek eğitimde ve yaşamda kuram-uygulama bütünlüğünü yeniden nasıl inşa edeceğiz? Kız ve erkek çocukların karma eğitimine, toplumsal cinsiyet eşitliğine, planlı çalışmalara, her çocuğun ve öğretmenin değerini gören bir geliştirme/yönlendirme anlayışına, üretkenliğe, yerelden evrensele, evrensel yerele etkileşimlere, ürettiklerimizin hakça bölüşümüne, öz yönetime, etkin teknoloji kullanımına, yapıcı ve yaratıcı bir etiğe, yurttaşın, öğrencilerin ve öğretmenlerin yazgı birliğine doğru çalışmaları nasıl yapacağız?
Eğitim Sen’e Çağırıyorum
“Eğitimde Köy Enstitüleri gibi önceliğimiz eğitime erişemeyen çocuklar olmalı değil mi? Yoksul çocuklar, güçleri toplumsal cinsiyet kalıpları ile engellenmiş kız çocukları, engelli çocuklar, anadili farklı olan çocuklar, farklı inançlara sahip çocuklar, çocuk işçiler, mülteci çocuklar… Bu nedenle nitelikli ve parasız bir eğitim için eğitim hakkı mücadelesinin bir parçası olmayacak mıyız? Eğitim her gün dinselleştirilirken laik, bilimsel eğitim ve cinsiyet eşitlikçi bir eğitim için ne yapabiliriz? Köy Enstitüleri kültür ve dilin insan yaşamına kattığı zenginliğin farkında kurumlardı, ülkemizde yaşayan anadili farklı olan çocuklar için ne yapacağız? Apartmanlaşan okullarımızda yaşamla bağı nasıl kuracağız? Sevgili öğretmen arkadaşlarım Eğitim Sen’de bir yandan tüm çocuklar ve gençler için eğitim hakkı mücadelesi verirken, bir yandan da eğitim ve bilim emekçilerinin ekonomik, demokratik ve özlük hakları mücadelesini emek, demokrasi ve barış duyarlılığı ile birleştirmeye çalışıyoruz. İnsan onuruna yaraşır bir yaşam için “Hep birlikte ne yapabiliriz?” sorusuna birlikte yanıt vermek, birlikte eylemek için Eğitim Sen’e çağırıyorum” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)
Eğitim
Mersin Halk Eğitim Müdürü Naci Durmaz: Kursiyerlerin Gönlünde Taht Kuran İsim
Mersin Halk Eğitim Müdürü Naci Durmaz, kursiyerlere yönelik samimi ve çözüm odaklı yaklaşımıyla halkın takdirini kazanarak sevilen bir lider haline geldi.
Kursiyer Odaklı Yönetim Anlayışı
Naci Durmaz, Mersin Halk Eğitim Merkezi’nde görev yaptığı süre boyunca kursiyerlerin ihtiyaç ve beklentilerine öncelik veren bir yönetim anlayışı sergiledi. Kursiyerlerle birebir iletişim kurarak sorunlarına çözüm üretmesi, onların eğitim sürecinde kendilerini değerli hissetmelerine olanak sağladı.

Eğitim Kalitesine Katkıları
Durmaz, halk eğitim merkezindeki kursların niteliğini artırmak için çeşitli projelere öncülük etti. Eğitim materyallerinin güncellenmesi, öğretmenlerin mesleki gelişimine yönelik çalışmalar ve yeni kurs programlarının oluşturulması gibi girişimlerle kursiyerlerin daha verimli bir eğitim almasını sağladı.
Sosyal Etkinliklerle Yakın İletişim
Kursiyerlerle düzenli olarak bir araya gelen Durmaz, sosyal etkinliklerde gösterdiği samimi yaklaşımıyla dikkat çekti. Sohbet toplantıları ve kursiyerlerle birebir görüşmeleri, onun yalnızca bir yönetici değil, aynı zamanda bir yol gösterici olarak görülmesini sağladı.
İletişim Becerileri ve Liderlik
Naci Durmaz’ın etkili iletişim becerileri, kursiyerlerle kurduğu güvene dayalı ilişkisinin temelini oluşturdu. Sorunlara çözüm odaklı yaklaşımı ve empati yeteneği, kursiyerlerin kendisine duyduğu bağlılığı artırarak, onun halk eğitim alanında örnek bir lider olarak anılmasını sağladı.
Mersin Halk Eğitim Müdürü Naci Durmaz, kursiyer odaklı yaklaşımı, eğitimde kaliteye verdiği önem ve iletişim becerileriyle kursiyerlerin gönlünde taht kurmuş bir isim olarak öne çıkıyor. Bu başarı, halk eğitim kurumlarının toplumsal gelişimdeki önemini bir kez daha vurguluyor.
Eğitim
Akdeniz Kazanlı İlkokulu Eğitim İçin Hazır: 16 Derslikli Modern Okul Tamamlandı
Mersin’in Akdeniz ilçesinde inşa edilen 16 derslikli Kazanlı İlkokulu, son temizlik çalışmalarının ardından öğrencileri ağırlamaya hazırlanıyor.
Modern Eğitim İçin Önemli Adım: 16 Derslikli Kazanlı İlkokulu Tamamlandı
Mersin’in Akdeniz ilçesinde yapımı tamamlanan 16 derslikli Kazanlı İlkokulu, son temizlik çalışmalarının ardından yeni eğitim-öğretim döneminde öğrencilerini karşılamaya hazırlanıyor. Proje, öğrencilere modern ve rahat bir eğitim ortamı sunmayı hedefliyor.
Son Teknoloji ile Donatılmış Eğitim Alanları
İl Millî Eğitim Müdürü Fazilet Durmuş, okulun yapımında emeği geçen tüm ekiplere teşekkür ederek, yapılan iyileştirme ve güçlendirme çalışmalarının, öğrencilerin en iyi şartlarda eğitim alabilmesi için gerçekleştirildiğini vurguladı.
“Okullarımızda yapılan bu çalışmalarla, öğrencilerimiz rahat ve son teknolojiye uygun ortamlarda eğitim alacak. Bu projeler, geleceğimiz olan çocuklarımızın kaliteli bir eğitim görmesi için büyük bir öneme sahip.”
Teşekkür ve Takdir
Durmuş, projede emeği geçen İnşaat ve Emlak biriminden sorumlu İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Kutlutekin Baş’a, birim çalışanlarına ve tüm destek veren ekiplere teşekkürlerini iletti.
Öğrenciler İçin Yeni Bir Başlangıç
Kazanlı İlkokulu, modern altyapısı ve 16 derslik kapasitesiyle Akdeniz ilçesindeki öğrencilere yeni fırsatlar sunmayı amaçlıyor. Eğitim kalitesini artıracak bu tür projeler, Mersin’in eğitimdeki ilerlemesinin somut bir göstergesi.
Eğitim
Mezitli’de Okul Öncesi Eğitim: Başkan Tuncer’den Büyük Başarı
Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, okul öncesi eğitimde 600 öğrenci kapasiteli gündüz bakımevleriyle büyük bir başarıya imza atıyor.
Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, eğitime verdiği önem ve çocukların gelişimine yönelik çalışmalarıyla ilçede büyük bir değişim yaratıyor. 600 öğrenci kapasiteli dört gündüz bakımevi ile okul öncesi eğitimin standartlarını yükselten Mezitli Belediyesi, ailelerden tam not alıyor. Bircan Tüfekçioğlu, Enes Necip Tüyeni, Lions ve Mustafa Baysan Gündüz Bakımevleri, uzman eğitim kadrosuyla hem güvenli hem de uygun fiyatlı eğitim hizmeti sunuyor.
Başkan Tuncer’den Eğitime Destek
Başkan Tuncer, okul öncesi eğitimin çocukların hayatındaki önemini sık sık vurguluyor. Mezitli Belediyesi’ne bağlı kreşlerde, çocuklar hem eğleniyor hem de öğreniyor. Bu kreşler, çocukların gelişimine katkı sağlarken aynı zamanda ailelerin iş hayatında rahatlamasına da olanak tanıyor.
Tuncer, “Eğitime yatırım, geleceğe yatırımdır” sözleriyle eğitime verdiği önemi bir kez daha dile getirdi. Kreşlerdeki uzman eğitim kadrosuyla düzenli olarak bir araya gelen Tuncer, çocukların mutlu, sağlıklı ve özgüvenli bireyler olarak yetişmeleri için çalıştıklarını belirtti.

Velilerden Tam Not
Mezitli Belediyesi’nin kreş hizmetlerinden memnuniyetini dile getiren veliler, çocuklarının güvenli bir ortamda eğitim aldıklarını belirtti. Bir veli, “Çocuklarımızı güvenle emanet ediyoruz, hijyenik ve eğitim kalitesi çok yüksek” diyerek memnuniyetini ifade etti. Bir diğer veli ise, “Diğer kreşlere göre çok daha uygun fiyatlı ve kaliteli. Başkanımıza teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.
Geleceğe Yatırım: Kreş Sayısı Artacak
Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, ilçedeki kreşlerin sayısını artırarak daha fazla çocuğa okul öncesi eğitim hizmeti sunmayı hedeflediklerini belirtti. “Geleceğimiz olan çocuklarımız için en iyi şartları sağlamak adına çalışmaya devam edeceğiz” diyen Tuncer, bu hizmetlerin devam edeceğini müjdeledi.
Mezitli Belediyesi’nin gündüz bakımevleri, çocukların hem sosyal hem de zihinsel gelişimlerini desteklerken, ailelerin güvenle tercih ettiği bir hizmet haline geldi. Başkan Ahmet Serkan Tuncer’in liderliğinde okul öncesi eğitimde önemli adımlar atılmaya devam ediyor.
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
