Sağlık
Sese de Estetik Olur!haberi
İster arkadaş çevrenizde isterseniz de iş çevrenizde dinlenebiliyor ve dikkate alınabiliyor olmanın temeli doğru iletişim kurmaktan geçse de bu iletişim sırasında sesinizin tonunu ayarlıyor olmanız da son derece önemli.
İster arkadaş çevrenizde isterseniz de iş çevrenizde dinlenebiliyor ve dikkate alınabiliyor olmanın temeli doğru iletişim kurmaktan geçse de bu iletişim sırasında sesinizin tonunu ayarlıyor olmanız da son derece önemli. Peki ses tonumuz bizim ayarlayabileceğimizin dışındaysa yani standart diyebileceğimiz incelik ve kalınlık algısı açısından uyumsuzsa ne yapmalıyız? Bu durum ses estetiğine olan ihtiyacımızı mı gösteriyor? Ses estetiği nedir, nasıl yapılır? Estetik sonrası seste tekrardan bir değişim olur mu?
Liv Hospital Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Hakan Birkent yanıtladı.
Ses estetiği nedir?
Sesimiz iletişimimizdeki en önemli enstrümanımızdır. Aynı zamanda toplum içerisindeki pozisyonumuzu belirlemede rol oynayan en önemli faktörlerden biridir. Bireyin sesinin cinsiyeti, yaşı ve fiziksel görünümü ile uyumlu olması beklenir. Aksi durumlar hiç şüphesiz ki bireyin toplum içerisindeki algısında sıkıntılar yaratabilmektedir. Örneğin, ince sesli bir erkek ya da kalın sesli bir kadın toplumda iletişim esnasında yanlış değerlendirmelerle karşılaşabilmektedir. Bu tür ses bozukluklarının tedavisi amacıyla sesin özellikle incelik ve kalınlık algısına yönelik olarak yapılan işlemler bütününe ses estetiği adı verilir.
Ses estetiğine kimler ihtiyaç duyar?
Hiç şüphesiz ki güzel sesli olmak her insan tarafından istenecek bir özelliktir. Bu açıdan bakıldığında herkes ses estetiği için aday olabilir. Ancak daha sıklıkla karşılaşılan hasta grubunu sosyal iletişimlerinde seslerindeki özellikle incelik ve kalınlık algısı açısından problem yaşayan hastalar oluşturmaktadır. Örneğin kalın sesli bir bayanın telefon konuşması esnasında beyefendi ifadesi ile karşılaşması sık karşılaşılan bir durumdur. Bu ses problemi yapısal nedenlerden kaynaklanabileceği gibi uzun yıllar sigara içiminin bir sonucu olarak da görülebilmektedir. Özellikle çocukluk döneminde çeşitli hormonal ilaç tedavileri kullanmak zorunda kalan kadınlarda da ilerleyen yaşlarda kalın ses problemi ile karşılaşmak mümkündür. Bu tabloların tam tersi olarak ince sesli bir erkeğin konuşması esnasında karşısındakiler tarafından yaşadığı algısal problemler de ciddi anlamda sıkıntı verici olabilmektedir. Hele bu kişi iş alanında yönetici pozisyonunda biri ise bu durum otorite ve pozisyon anlamında ciddi negatif sonuçlar oluşturabilmektedir. Ses estetiğine ihtiyaç duyan bir diğer hasta grubu da cinsiyet değişikliği tercihi içerisinde olan bireylerdir. Özetle, sesimizin cinsiyet, yaş, fiziksel görünüm ve sosyal pozisyonumuzla uyumlu olması gerekir. Bu açıdan sıkıntı yaşayan tüm hastalar için ses estetiğine yönelik girişimler yapılabilir.
Ses estetiği nasıl yapılır?
Sesimizi incelik ve kalınlık algısına yönelik olarak değiştirmek mümkündür. Bu amaçla uyguladığımız çeşitli cerrahi girişimler ile elde edilen sonuçlar oldukça yüz güldürücüdür. Ağız içerisinden endoskopik olarak ya da boyundan küçük bir kesi yoluyla yapılan bu cerrahi girişimlerde amaç ses tellerimizin uzunluk, kütle ve gerginliğini ayarlayarak aynen bir enstrümanın teli gibi frekansını değiştirmektir. Bu sayede sesimizi inceltmek, kalınlaştırmak ve tınısını ayarlamak mümkün olmaktadır. Cerrahi işlemlerle birlikte tedaviye eklenecek ses terapisi uygulamaları başarı oranını daha da arttırmaktadır.
Ses inceltme nedir?
Sesimizin incelik ve kalınlık algısını oluşturan temel öğe ses tellerimizin ses üretimi esnasında oluşturduğu titreşim sayısı yani sesimizin temel frekansıdır. Sağlıklı bir erkekte sesin temel frekansının 120 Hz’in altında, sağlıklı bir kadında ise 150 Hz’in üstünde olması beklenir. Kısaca, sesin temel frekansı yükseldikçe ses incelir, frekans düştükçe ses kalınlaşır.
Sesimizin temel frekansını belirleyen faktörler ise ses tellerimizin uzunluğu, kalınlığı ve gerginliğidir. Sesi inceltmek için ses tellerini uzatmak, inceltmek ve gerginliğini arttırmak gerekirken, sesi kalınlaştırmak için ses tellerini kısaltmak, kalınlaştırmak ve gerginliğini azaltmak gerekir. Dolayısıyla bu 3 parametre üzerinde yapılacak değişiklikler seste incelik ve kalınlık anlamında değişimlere yol açar.
Sesin inceltilmesi ihtiyacı farklı sebeplerden kaynaklanabilir. Cinsiyet değişimi isteği bu sebeplerin başında gelenlerinden biridir. Değişen fiziksel görünüm ile uyumlu olacak şekilde yeni bir ses hiç şüphesiz ki elde edilmek istenen yeni cinsel kimliğin en vazgeçilmez öğesidir. Çocukluk döneminde hormon tedavisi almak zorunda kalan ya da birtakım hormonal problemleri olan kadınlar için de kalın sesli olmak şüphesiz sosyal anlamda sıkıntı verici bir durumdur. Yoğun sigara kullanımı hikayesi olan orta yaşlı kadınlarda da ses kalınlaşması sık karşılaşılan bir problemdir. Ya da basitçe ortada hiçbir patolojik durum yokken yapısal olarak bazı kadınların sesi daha kalın olabilmektedir.
Tüm bu gruplar için ortak amaç sesin inceltilmesi olmaktadır. Günümüzde uygulanan birtakım cerrahi girişimlerle sesin inceltilmesi mümkündür. Gerek ağız içerisinden ve gerekse boyundan yapılan küçük bir kesi yoluyla uygulanan bu cerrahi girişimlerle seste etkili ve beklentileri karşılayabilecek düzeyde bir incelme elde edilebilmektedir.
Ses inceltme ameliyatları nasıl yapılır?
Sesin inceltilmesi amacıyla günümüzde birkaç farklı cerrahi teknik uygulanmaktadır. Bunlardan en sık uygulananı Prof. Dr. Jurgen Wendler tarafından yaklaşık 30 yıl önce geliştirilen Wendler glottoplasti tekniğidir. Bu teknikte ses tellerinin ön 1/3’lük kısımları birbirlerine dikilerek ses telleri kısaltılır ve sesin inceltilmesi amaçlanır. Bu yöntemde ses telleri üzerine dikiş atıldığı için uzun bir iyileşme süreci gerekir ve dikişe bağlı komplikasyonlar izlenebilir. Ayrıca bu teknik sadece ses tellerinin boyunu kısaltır, gerginliğini arttırmaz. Bunun dışında da sınırlı düzeyde kullanılan birkaç farklı cerrahi teknik mevcuttur.
Benim geliştirdiğim ve “Tensioning Glottoplasty” olarak isimlendirdiğim tekniğin en önemli özelliği ise ses tellerini kısaltma ile birlikte germe imkanı da sunmasıdır. Buna bağlı olarak seste daha belirgin bir incelme elde etmek mümkündür. Ayrıca ses telleri üzerine dikiş atılmadığı için iyileşme daha hızlı olmakta ve ince ses daha kısa sürede elde edilmektedir. Ses telleri üzerinde ameliyat sonrasında açıkta dikiş kalmadığı için komplikasyon oranı da daha düşüktür. Ameliyat esnasında eş zamanlı olarak boyun ön kısmındaki adem elması çıkıntısının alınması da mümkündür. Daha önce ses inceltme ameliyatı olmuş ve sonuçtan memnun kalmamış bireyler için de uygun bir revizyon yöntemidir.
Tüm bu cerrahi prosedürlerin iyileşme sürecinde ses terapisinden faydalanmak, sesin oturması ve kalıcı hale gelmesi açısından son derece faydalı olmaktadır.
Ses kalınlaştırma nedir?
Ses estetiği kavramı içerisinde bazı olgular için sesin kalınlaştırılması sosyal iletişim ve toplum içerisindeki algı açısından son derece etkili ve faydalı olmaktadır. Ses kalınlaştırması uygulamaları genellikle erkekler için söz konusu olmaktadır. Bu kapsamda en sıklıkla karşılaştığımız hasta grubunu ergenlik döneminde seste kalınlaşma yönünde olması gereken değişimin izlenmediği puberfoni (mutasyonel falsetto) olguları oluşturmaktadır. Çocukluk çağındaki sesimiz normalde ergenliğe geçişle birlikte kalınlaşır. Fakat bazen bu olması gereken kalınlaşma ortaya çıkmaz ve ses ince olarak kalmaya devam eder. Bu durum da doğal olarak bireyin toplum içerisinde yanlış anlaşılmasına ve sosyal izolasyona yol açabilmektedir. Ses terapisi çalışmaları ile yüz güldürücü sonuçlar alınabilen bu hasta grubu için uygulanacak birtakım cerrahi girişimlerle seste etkili ve kalıcı bir kalınlaşma elde etmek mümkündür.
Ses tellerinde yapısal olarak bozukluk olan ya da daha önce ses tellerinden geçirdiği birtakım ameliyatlar sonucunda komplikasyon olarak sesi ince çıkmaya başlayan bir grup hasta açısından da ince ses problem olmaktadır. Bu tür olgularda da ses kalınlaştırma ameliyatları oldukça yüz güldürücüdür.
İnce sesli olmak iş hayatında özellikle otorite ve etkililik anlamında birtakım problemlere yol açabilmektedir. Sosyal iletişimin üst düzeyde olduğu meslek gruplarında, yöneticilerde, otoritenin ön planda olduğu mesleklerde bu husus daha da önemli hale gelmektedir. Bu tür durumlar için de seste kalınlaşma son derece önemli olup yapılacak birtakım cerrahi girişimlerle oldukça etkili sonuçlar almak mümkündür.
Ses kalınlaştırma ameliyatları nasıl yapılır?
Sesi kalınlaştırmak amacıyla uygulanan birkaç farklı cerrahi teknik bulunmaktadır. Bunlardan en bilineni Tip 3 tiroplasti tekniği olup lokal anestezi altında boyun ön alt kısmından yapılan bir kesi ile uygulanmaktadır. Bu kesi aracılığı ile tirod kıkırdak küçültülerek ses telleri gevşetilir ve gerginliği azaltılan ses telinin daha kalın bir ses üretmesi sağlanır. Bu amaçla uygulanan diğer ve daha güncel cerrahi teknikler ise Relaksasyon tiroplasti ve Baklava tiroplastidir. Bu iki cerrahi teknik de yine lokal anestezi altında ve benzer bir cilt kesisi ile uygulanmaktadır. Amaç yine ses tellerini gevşetmek ve dolayısıyla sesi kalınlaştırmaktır. Ameliyat esnasında hasta uyanık olmakta ve hastayla birlikte en uygun ses tonu belirlenmektedir. Her 3 teknik de sesi kalınlaştırmak anlamında oldukça başarılıdır.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
