Connect with us

Sağlık

Yaz Alerjileri Tatilinizi Kabusa Çevirmesinhaberi

Yaz tatili tüm yılın yorgunluğunu attığımız, güneşin, denizin tadını çıkarmak için can attığımız zamanlar.

Published

on

Yaz tatili tüm yılın yorgunluğunu attığımız, güneşin, denizin tadını çıkarmak için can attığımız zamanlar. Ama bazen tam da tatil neşemizin yükseldiği zamanlarda yaşadığımız yaz alerjileri, tatilimizi bir kabusa çevirebiliyor. Ancak bu alerjilere yönelik bilgi, hazırlık ve tedavi yöntemleri ile yaz dönemini ve tatilinizi sorunlu hale gelmekten çıkarmanız mümkün. Peki ama nasıl? Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İnsu Yılmaz yaz alerjilerini ve korunma yollarını anlattı.

Yaz mevsimi alerjileri sıcak hava ile birlikte yaşam kalitesini oldukça kötü etkileyebilir hatta hayatı tehdit edebilir.  Yaz alerjileri deyince ilk akla gelen alerjiler arasında da alerjik rinit (alerjik nezle, saman nezlesi) ve alerjik konjonktivit (göz nezlesi) yer alıyor. Ayrıca polen duyarlığı olan astım hastalarında bu dönemde astım şikayetleri de kötüleşebiliyor. Soğuk havuza ve denize girmeye bağlı soğuk alerjileri; vücut ısısı artışına bağlı görülebilen kolinerjik ürtiker (ter alerjisi); havuz kloruna bağlı kontakt dermatit (temas dermatiti); fotokontakt dermatit; solar ürtiker, sıcak ürtikeri gibi ısı ve UV ışınları ile ilgili cilt alerjileri; arı ve böcek sokmalarına bağlı alerjiler bu dönemde sık karşılaşılan yaz alerjileri olarak karşımıza çıkıyor. Ancak bu alerjilere yönelik bilgi, hazırlık ve tedavi ile yaz dönemini ve tatilinizi sorunlu hale gelmekten çıkarabilirsiniz. Peki ama nasıl?  Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İnsu Yılmaz, yaz alerjilerini ve korunmak yollarını anlattı:

“Astım kontrolü için bu dönemde astım ilaçları mutlaka düzenli kullanılmalı”

Alerjik Rinit/Alerjik Konjoktivit/Alerjik Astım:  Özellikle çimen ve hububat polenlerine karşı alerjik duyarlanması olan kişilerde ilkbahar ve yaz dönemlerinde polenlere maruziyet ile burunda kaşıntı, hapşırık, akıntı ve tıkanıklık; gözlerde sulanma, kaşıntı ve kızarıklık ortaya çıkabilir. Yaz döneminde bu şikayetleri nedeniyle yanında peçete bulundurmak zorunda olmak, gece uykularının bölünmesi, iş ve sosyal hayatının ciddi derecede etkilenmesi, kişilerin kötü bir yaşam kalitesine sahip olmalarına yol açmaktadır. Eğer hastanın astımı ve polen duyarlığı var ise astım kontrolü de bozulabilir. Bu dönemde polenlere karşı aşağıdaki önlemler alınabilir:  

  • Polen yayılımının yoğun olduğu dönemlerde dış ortamda maske ve geniş çerçeveli gözlükler kullanılmalı (özellikle çimen, yabani ot ve hububat polenlerin yoğun olduğu alanlarda)
  • Nisan öncesi arabaların polen filtreleri değiştirilmeli
  • Polen yayılımının yoğun olduğu dönemlerde kapı ve pencereler kapalı tutulmalı. 
  • Yürüyüş ve egzersiz yapılacaksa polen yoğunluğunun az olduğu akşam üstü  zamanı tercih edilmeli
  • Dış ortamdan eve gelince duş yapılıp, elbiseler değiştirilmeli
    Önlemler bu alerjik hastalıklara bağlı şikayetleri kısmen de olsa hafifletebilir fakat yine de farmakolojik tedavi dediğimiz ilaç tedavisine (antihistaminik ve nazal steroidler gibi) ihtiyaç duyulur. Alerjik rinit/alerjik konjoktivit, önlemler ve ilaç tedavisine rağmen kontrol altına alınamaz ise polen immünoterapisi (aşı) tedavisi uygulanabilir. Astım kontrolü için bu dönemde astım ilaçları mutlaka düzenli kullanılmalı gerekirse doz artışı yapılmalıdır.

Polen/Gıda Alerjisi Sendromu: Bazı kişiler sadece polenlere karşı değil, aynı zamanda bu polenlerin yapısında bulunan benzer proteinlere sahip belirli gıdalara da (çiğ sebze, meyve ve ağaç yemişleri) duyarlı olabilirler. Çiğ bir yaz meyvesi veya sebzesi yediğinizde kısa süreli dudaklarda karıncalanma, kaşıntı, ağızda/dilde şişme veya boğazda gıcıklanma hissi yaşıyorsanız “Polen Gıda Alerjisi Sendromu” veya “Oral Alerji Sendromu” olarak bilinen bu tür alerjiye sahip olabilirsiniz. Belirtilerinizden endişe duyuyorsanız veya ağız içinde görülen bu reaksiyonun ötesinde gıda alerjileri yaşıyorsanız, daha ciddi bir gıda alerjisi olasılığını ortadan kaldırmak için mutlaka doktorunuz ile iletişime geçmelisiniz. 

“Arı alerjisi olanlar mutlaka yanında adrenalin otoenjektörü taşımalı”

Arı/Böcek Alerjileri: Arı/böcek sokmaları, bir dizi bağışıklık ve klinik reaksiyon oluşturabilir. Reaksiyonların çoğu lokal, yani bölgeseldir ve kendi kendini sınırlar. Fakat özellikle arı sokmaları ile hayatı tehtit edebilen anafilaksi dediğimiz ağır alerjik reaksiyonlar görülebilir. Arı ve böcek sokmalarından korunmak için alınabilecek önlemler ve tedaviler:

  • Yürüyüş, kamp, yüzme, golf ve bahçecilik gibi herhangi bir açık hava etkinliği, arı/böceklere maruz kalmayı artırır. Yürüyüş yapıyor veya bisiklete biniyorsanız, koruyucu giysiler giyin (uzun pantolon ve kolluklar, ayakkabılar ve şapka). 
  • Açık havada yemek yemek veya bir şeyler içmek de arıları ve böcekleri çeker. Yaban arıları içeceklerin yanı sıra et ve tatlı yiyeceklere de gelir. Arı/böcekler genellikle çöp tenekelerinin, pikniklerin ve barbekülerin yakınında bulunur. Bu alanlarda daha dikkatli olun. Açık kutulardan veya şişelerden bir şeyler içerken içerisinde arı/böcek olup olmadığını kontrol edin.
  • Arı ve böcek sokmaları ile gelişen alerjik olmayan reaksiyonlar genellikle sadece semptomlar için tedavi gerektirir. Alerjik olmayan bir reaksiyon soğuk kompresler ve/veya oral antihistaminikler ile tedavi edilebilir.
  • Arı ile ağır bir alerji öyküsü yaşamışsanız, mutlaka yanınızda adrenalin otoenjektör taşıyın. Yüksek risk altındaysanız veya uzak bir yere seyahat ediyorsanız iki tane taşımayı planlayın. Böcek sokma riskinin farkında olarak ve plan yaparak kendinizi koruyun.
  • Uygun hastalarda arı venom immünoterapisi (arı aşısı) dediğimiz tedavi çok yüksek oranda koruyuculuk sağlayan bir tedavi şeklidir. Bu tedavi yöntemi  için doktorunuz ile iletişime geçin.

“Soğuk alerjisi anafilaksiye neden olabilir”

Soğuk Ürtikeri: Nispeten nadir görülen bir kronik uyarılabilir ürtiker (kurdeşen) şeklidir. Duyarlı kişilerde soğuk hava, soğuk su ve soğuk cisimlere maruz kaldıktan sonra kurdeşen adı verilen cilt lezyonları ortaya çıkabilir. Soğuk suda yüzme, şiddetli soğuk ürtiker reaksiyonunun en yaygın nedenidir. Bazı durumlarda özellikle soğuk suya (havuz suyu, deniz suyu,  soğuk duş gibi) tüm vücudun maruz kalması durumunda anafilaksi dediğimiz daha ağır alerjik reaksiyonların da gelişebilme potansiyeli vardır. Soğuk ürtikeri olan hastalar kendilerini vücut sıcaklığındaki hızlı düşüşten korumayı öğrenmelidir. Su aktiviteleri (yüzme ve sörf gibi) her zaman gözetim altında olmalıdır. Soğuk maruziyeti ile anafilaksi öyküsü olan hastalar yanlarında adrenalin otoenjektörü taşıyabilir.

Güneş Alerjisi: Döküntü tipine, nedenine ve etkilenen kişilere bağlı olarak güneş maruziyeti ile ortaya çıkabilen farklı cilt reaksiyonları olabilir. (Aktinik prurigo, fotoalerjik reaksiyon, polimorf ışık erüpsiyonu, solar ürtiker). Güneş allerjisi olarak bilinenler daha çok solar ürtiker ve fotokontakt dermatitdir. Solar ürtiker, güneşe maruz kalındıktan sonra ciltte kaşıntılı, kırmızı ve kabarık bir döküntünün ortaya çıkması durumudur. Solar ürtiker, ısıya bir tepkiden ziyade ışığın kendisindeki ultraviyole ışınlarına özel bir tepkidir. Semptomlar hafif ila şiddetli olabilir. Güneş alerjisi, cildinize uygulanan bir kimyasalın güneş ışığıyla reaksiyona girmesiyle fotoalerjik reaksiyon şeklinde de oluşabilir. Bu güneş alerjilerine karşı alınabilecek önlemler:

  • Sabah 10’dan akşam 5’e kadar en kuvvetli olduğu zamanlarda güneşten korunun. 
  • Işığa duyarlılığa neden olan ilaçları (izotretinoin,   tetrasiklin vb.) ve ürünleri kullanıyorsanız ilaçları kullandığınız süre boyunca güneş maruziyetinden uzakta kalmaya çalışın.
  • Güneş ışınlarını engellemek için geniş kenarlı şapkalar, uzun kollular, pantolonlar ve cam filmleri gibi koruyucu ürünler kullanın. En az 30 SPF’li güneş kremi kullanın. Cildinizin etkilenen bölgelerine serin, nemli giysiler yerleştirin.
  • Bol su içerek hidrate kalın.  

Kolinerjik Ürtiker: Ter bezlerinizdeki sinir liflerinden kaynaklanır. Vücut ısınız yükseldiğinde cildiniz ısıya ve tere tepki verir. Büyük kırmızı deri lekeleriyle çevrili küçük (toplu iğne başı büyüklüğünde) kurdeşenlerle sonuçlanan bir reaksiyondur. Kolinerjik ürtikerde pek çok nedenden dolayı cildinizde kaşıntılı kırmızı kurdeşen olabilir. Sıcak bir duş, egzersiz yaparak ter atma, sıcak bir iklim, sıkı/yapışkan bir tayt, gergin/kaygılı/stresli bir durum, sıcak veya baharatlı yiyecekler, duyarlı kişilerde kolinerjik ürtikerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Sıcak bir iklimde yaşıyorsanız veya egzersiz yapmayı seviyorsanız kolinerjik ürtiker yönetimi daha zor olabilir. Kolinerjik ürtikeri önleyebilmek veya hafifletebilmek için:

  • Sıcak cildinizi soğutun.  
  • Soğuk bir duş almayı deneyin.
  • Soğuk suya batırılmış bir bezi cildinize bastırın.
  • Bol giysiler giyin. 
  • Evinizi ve yatak odanızı serin bir sıcaklıkta tutun.
  • Stresli durumlardan kaçınmaya çalışın, sakinleşmenin ve onu yönetmenin yollarını bulun.

Klor alerjisi: Çoğu kişi için havuz, sıcak yaz günlerinde bir mola yeridir. Ancak bazen, havuzdan çıktıktan sonra klor döküntüsü olarak bilinen oldukça can sıkıcı bir cilt tahrişiyle karşılaşılabilirsiniz. Tipik olarak klorlu bir havuzda yüzdükten birkaç saat sonra ortaya çıkan kırmızı, kaşıntılı bir döküntü görülebilir. Bu “klor alerjisi” olarak bilinse de, klorun cildin koruyucu dış tabakasına zarar verdiğinde meydana gelen, alerjik olmayan bir cilt reaksiyonudur (tahriş edici kontakt dermatit adı verilmektedir). Klorun astımı kontrol altında olmayan kişilerde solunum yollarının hassasiyetini arttırarak astım semptomlarının alevlenmesine yol açabileceği de unutulmamalıdır. Duyarlı kişilerde klora bağlı istenmeyen durumların oluşmaması için alınacak önlemler:

  • Havuz girmeden 15 dakika önce ince bir tabaka vazelin krem veya yüzme öncesi losyon sürün. 
  • Havuzdan çıktıktan hemen sonra duş alın.
  • Nemi hapsetmek için nemlendirici bir cilt kremi veya losyonu uygulayarak devam edin.
  • Astım hastasıysanız, astımınız kontrol altında ise havuzu kullanın. Kurtarıcı inhaler ilacınızı yanınızda bulundurun.  Klor oranı iyi ayarlanmış havuzları tercih edin.  

Yaz mevsimi, güneşli günler, açık havada vakit geçirme ve doğanın güzelliklerinin tadını çıkarma fırsatı sunarken, bazı insanlar için yaz ayları alerjik reaksiyonların arttığı bir dönem haline gelebilir. Polen alerjisi, oral alerji sendromu, arı alerjisi, kolinerjik ürtiker, soğuk ürtikeri ve güneş alerjisi gibi farklı türlerdeki yaz alerjileri, insanların yaz sevincini gölgeleyebilir. Bu nedenle bu alerjilere yönelik önlemler ve tedaviler hakkında bilgi sahibi olmak, yaz dönemini daha konforlu geçirmenizi sağlayacaktır. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri