Connect with us

Sağlık

Ortaöğretim Mezunu Hemşireler Atama Bekliyor

Published

on

Atanamayan Ortaöğretim mezunu hemişireler Bilim ve Sağlık Haber Ajansı (BSHA) instagram hesabı üzerinden bir canlı yayında mağduriyetlerini dile getirdi.

Canlı yanına katılan 11 yıl özel hastanelerde hemşire olarak zor şartlarda çalışan ve şu anda hemşirelik mesleği dışında bir iş kolunda çalışmak zorunda kalan Hemşirelik Lisesi Mezunu Gamze Toplu, “2017 yılında, 2019 yılında verilen sözlerin tutulmasını bekliyoruz. Cumhurbaşkanımız, Sağlık Bakanımız sesimizi duysun. Her meslekte varız ama devletin kadrosunda yokuz!  60 bin ortaöğretim hemşiresinin sesi olarak buradayım ve artık en az 10 bin atama bekliyoruz” dedi.  Ortaöğretim mezunu hemşireler “atama adaletsizliğine yeter” diyerek seslerini duyurmaya çalışıyor. Türkiye’de şu anda 60 bin kadar atama bekleyen ortaöğretim hemşiresi olduğuna dikkat çeken Hemşire Gamze Toplu, BSHA İnstagram Canlı Yayını’nda Gazeteci Yazar Erkan Doğan’ın sorularını yanıtladı. Atama taleplerini iletti.

Ortaöğretim Mezunu Hemşire Gamze Hemşire Toplu, ortaöğretim sağlık meslek liselerine düşük puanlar alarak girmediklerini, fen liselerine eşdeğer 380-420 bandında puanlarla, hemşire olmak istedikleri için hemşirelik okuduklarının altını çizdi. Sağlık meslek liselerine ülkede hemşire açığı olduğu ve teşvik edildikleri için girdiklerinin altını çizen Hemşire Toplu, “Her ilde üniversite hemşirelik bölümü olmadığı için liselere teşvik söz konusuydu. Ailelerimizin desteği ve kendi isteğimizle bu liselere 380-420 puanlar alarak liselere girdik. Çok çalıştık çabaladık. Sağlık meslek liselerine ‘küçük tıp’ deniyordu. Küçük yaşlarda ellerimizle hastaları kurtardık. Ve şu anda kadro adaletsizliğine isyan ediyoruz” dedi. 

Hemşire Gamze Toplu, BSHA İnstagram canlı yayınında Genel Yayın Yönetmeni Gazeteci Erkan Doğan’ın sorularını yanıtladı.

“ 2018’den Beri Yok Sayılıyoruz”

Hemşire Gamze Toplu, ortaöğretim hemşirelik mezunları olarak 2018 yılından beri atamalarda yok sayıldıklarını belirterek şöyle konuştu: “Amacımız kendi hakkımız olan kadrolara kavuşmak. Lisans mezunu hemşire arkadaşlarla karşıt bir görüşümüz yok. Bugün kamuda 1 hemşire 10 hastaya bakıyorken, bizlerin de sahaya dahil edilmesiyle herkesin yükü azalacaktır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 2017 referandumunda ve 2019 kabine toplantısında, ‘ortaöğretim lise mezunlarının kadro alımlarını yapacağız ve istihdam sağlayacağız’ demişti. Biz de bu soyut eylemin artık somutlaştırılmasını istiyoruz. En yüksek alım 6 bin ile 2018’de yapıldı. KPSS’den 80 puan alıp atanamıyoruz. Ama lisans mezunları 55-60 puanla atanabiliyor. 2 yıl boyunca KPSS çalışmak ayrı bir dert. İster istemez çevreden bir mobbinge uğruyoruz. Lisans mezunlarına örneğin 10 bin kadro veriliyorsa, bize de 5 bin verilmelidir. Biz de umutla koşarak liseleri bitirdik. Bizim diplomamızda da hemşire yazıyor. Çalıştığımız saha aynı, baktığımız hastalar aynı, çalıştığımız doktorlar aynıysa kontenjanların da paylaşılmasını istiyoruz. Bizim olanın bize verilmesini istiyoruz. Bu ülkenin sağlık çalışanına ihtiyacı var. Çalışma ortamında ortaöğretim ve lisans mezunu ayrımı yapmıyorsak, kontejanda da ayrım yapılmasın.”

“Ortaöğretim Hemşireleri Özel Hastanelerde Popüler Kölelik Yapıyor”

“2022 bütçesinde 85 bin kadroda, 42 bin 500’lük alımda 900 kişi lisanstan alırken bir yıl boyunca sağlık meslek liselerinden 835 kişiye verildi” diyerek açıklamalarına devam eden Gamze Toplu,  “Özel hastanelerde köle olmuş durumdayız. Popüler kölelik denen bir sistem içinde çalışıyoruz. Lise mezunuyum. 11 yıllık meslek tecrübem var. Bu sürede parmakla sayılacak hastaneler asgari ücret üzerinde ücret veriyor. Özel hastanelerin yüzde 90’ına yakınını ortaöğretim hemşirelerini istihdam ediyor. Biz 85 puan alıp atanamıyoruz. Lisans mezunu 60 puanla atanıyor. Yüksek puanlarla atanamıyoruz.  Sağlık meslek liselerinde hem okul hem de alanda yetişiyoruz. Hazır yetişmiş kadrolu elemanlarız. Bir binayı yaparken kolon ne kadar önemliyse bir hastane için de hemşire o kadar önemlidir. Hemşire gerekirse aşçı da olur, temizlik personeli de olur ve biz bu yükü özel hastanelerde çekmek istemiyoruz” diye konuştu. 

Hemşire Yardımcılığı Mezunları Hemşire Mi Hasta Bakıcı mı?

2017 yılında liselerde hemşirelik bölümün adı hemşire yardımcılığı olarak değiştirilince meslek tanımının daha büyük bir çıkmaza girdiğine işaret eden Toplu, “Şimdi bizim mezun olduğumuz bölüm hemşirelik yardımcılığına çevrildi. 2017’den bu yana 60 bin mezun birikti. bunların emekli edilmesi için de yeterli kontenjanların verilmesi şart. Hemşire yardımcılığı mezunları da bir sorun. Onların bir meslek tanımları yok. Hasta bakıcı da değiller, hemşire de değiller. Zamanında bize yapılanın aynısı şu an o arkadaşlara yapılıyor” dedi. 

“Canından Vazgeçen Arkadaşlarımız Var”

“Sağlıkçı olup da psikolojisi yıpranan kendi canından vazgeçen birçok arkadaşlarımız var” diyen Hemşire Gamze Toplu, “Hemşiresi, doktoru, temizlik personeli 39 branştan personel uykusuz nöbetlere devam ettiği zaman hastaya güler yüzlü olamaz, mesleki tatmin olmaz ve manevi yorgunluk başlar. Mesleğini yapmaktan vazgeçenler hatta canından vazgeçenler var. Atanmak ve adil kadro istiyoruz. Bugün çalışan bir sağlık personeli kendi düğününe, kendi ailesine zaman ayıramıyorken bu adaletsiz sistem neden?” diye sordu. 

“Kendi Sahamızın Dışındayız”

Geçirdiği bir kaza nedeniyle mesleğe ara vermek zorunda kalan Toplu, yaz aylarında turistik bölgelerde tur işi yaptığını belirterek, atanamayan ve özel hastanelerde çalışmayan ortaöğretim mezunu hemşirelerin turizm, mağazacılık, hizmet ve daha birçok farklı sektörde çalıştığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Markette, mağazada, tekstilde, ütücülük işlerinde çalışan arkadaşlarımız da var. Kendi sahamızın dışındayız. Peki biz neden okuduk? Ailelerimiz  yemediler yedirdiler, içmediler içirdiler ve bizi okuttular. Biz sağlıkçıyız bizim hatamızı topraktan başka hiçbir şey örtmüyor.” 

Ortaöğretim Hemşireleri Sendikalara Kırgın

Sendikalardan herhangi bir destek görüp görmedikleri sorusuna Gamze Toplu, sert yanıt verdi. “Kurulurken yanımızda olanlar sendikalaştıktan sonra suratımıza bakmıyor” diyen Toplu, “Sendikalar atandıktan sonraki personele sahip çıkmaya haklarını savunmaya çalışıyor. Bütün sendikalara ulaşmaya çalıştık. Hiçbir sendikadan geri dönüş almadık. İyi ya da kötü hiçbir cevap alamadık. Birebir görüşmeler yaptık. Mesajlar, mailler atıldı. Hiçbir sendikadan destek görmedik. Yanınızdayız diyenler de bizi geri plana itti. Bugün olmasa yarın  biz sahaya elbet geleceğiz. Bugün atanamazsak da iki yıl sonra 90 puan alıp yine atanacağız. Biz savaştığımız kazandığımızda da onları görmek istemiyoruz. Elimizde diplomalarla dikenli yollrı aşmaya çalışıyoruz. Bugün bizim yanımızda olmayan sahaya indiğimizde de yanımızda olmasın. 60 bin kişinin sözcüsü olarak buradayım. Bizim fikrimiz birdir bugün yanımızda olmayanın yarın da yanımızda olmasını istemiyoruz” şeklinde konuştu.  

Seçim Öncesi Beklentiler

“Seçim öncesi bu 85 binlik alımın en az 10 binini ortaöğretim hemşirelerine ayrılmasını talep ediyoruz” diyen Gamze Toplu, “10 binden aşağı kadro kabul edilemez. Her gün açılışlarını yaptığınız hastanelerde kimler çalışıyor? Yoğun bakımda hemşire başına 5 hasta düşüyor. Birinci, ikinci, üçüncü basamak denilen hastaneler neden yükü bölüştürmüyorsunuz? Neden atamalar yapılmıyor? O kontenjan bana verilmiyorsa kime veriliyor. Sağlık bölümü mezunu olup da kontenjan sayısı 10 olan, 200 olan sağlıkçılar var. Hastanenin en ihtiyaç duyulan biriminde alınan  personel sayısı 100. Her meslekte varız ama devletin kadrosunda yokuz!  Kendi devletimizin kadrosunda çalışmak istiyoruz. Biz neden okuduk? Neden Sayın Cumhurbaşkanımız bizi duymuyor. Bu okullar açıldıysa ailelerimizden uzakta okuduysak atanmak bizim de hakkımız” diyerek sözlerine son verdi. (BSHA-Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

 

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri