Connect with us

Sağlık

‘Beyin Pili’ Tedavisi Hakkında En Çok Merak Edilen 8 Soruhaberi

Beynin hareket ilgili özelleşmiş merkezlerindeki bazı hücrelerde  oluşan hasarlar veya bu kontrolün gerçekleşmesinde görev alan nörotransmitter adlı iletiyi sağlayan maddelerin yetersiz üretimi sonucunda kişiler hareket kabiliyeti ile kontrolünü yitirebiliyor.

Published

on

Beynin hareket ilgili özelleşmiş merkezlerindeki bazı hücrelerde  oluşan hasarlar veya bu kontrolün gerçekleşmesinde görev alan nörotransmitter adlı iletiyi sağlayan maddelerin yetersiz üretimi sonucunda kişiler hareket kabiliyeti ile kontrolünü yitirebiliyor. Bu hasarların yol açtığı nörolojik hastalıkların tedavisinde başvurulan cerrahi yöntemlerden ‘beyin pili’, sağladığı önemli avantajlarla günümüzde ön plana çıkıyor.  Halk arasında ‘beyin pili’ olarak adlandırılan ‘derin beyin stimülasyonu’ nörolojik sistemde ortaya çıkan  birtakım hastalıkların tedavisinde kullanılan bir yöntem. Acıbadem International Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sabri Aydın,  ülkemizde kullanımı giderek  yaygınlaşan beyin pilinin günümüzde ilaç tedavisine  dirençli olan  veya ilacın yan etkisi nedeniyle ilaç kullanamayan, başta Parkinson  hastaları olmak üzere pek çok hastalıkta başarıyla uygulandığına dikkat çekerek, “Bu yöntemle Parkinson hastalığının yanı sıra ellerde, ayaklarda, başta veya seste titremeyle seyredebilen esansiyel tremor (titreme hastalığı) ve istemsiz kasılma hareketleriyle seyredebilen distoni hastalığında oldukça yüz güldüren sonuçlar alınıyor. Beyin pili semptomların birçoğunu düzelttiği için hastaların günlük işlerini yardıma ihtiyaç duymadan yapabilmelerine imkan sağlıyor. Böylelikle hastaların günlük yaşam konforu belirgin şekilde yükseliyor” diyor.  

 

SORU: Beyin pilinin etki mekanizması nedir? 

CEVAP: Beyin pili ameliyatında, beynin orta kısmında yer alan ‘beyin çekirdeklerine’ ince kablolar yerleştiriliyor, ardından bu sistem göğüs ya da karın bölgesine konulan bir pil aracılığıyla sürekli elektrik uyarısı veriliyor. Böylece hastalık nedeniyle hasar görmüş olan sinir hücreleri yeniden düzene giriyor ve hastalığın yol açtığı belirtiler kayboluyor.  

 

SORU: Hangi hastalıklarda etkili oluyor?  

CEVAP: Parkinson hastaları bu yöntemle titreme, yürüyememe ve konuşamama gibi sorunlardan kurtulabiliyor ve normal bir yaşam sürebiliyorlar. Beyin pili parkinson hastalığının ana semptomları olan titremede yüzde 80, hareketsizlik ile kasılmada yüzde 70 ve yürümede  yüzde 50 oranında iyilik sağlıyor. Beyin pili yöntemiyle distoni olarak adlandırılan ve beyin tarafından iletilen sinyalin yanlış gönderilmesi nedeniyle istemsiz gelişen kas spazmlarında da yaklaşık yüzde 60-70 iyilik hali bekleniyor. Prof. Dr. Sabri Aydın, “Distonide esas amaç, kendi ihtiyaçlarını karşılamasını sağlayarak hastayı bağımsız hale  getirebilmek ve günlük yaşantısını bozan istemsiz hareket ile kasılmaları azaltıp,  hayat ergonomisini düzeltmektir” diyor. Bu yöntemle Tourette Sendromu’nda motor tiklerde yüzde 70 azalma bekleniyor. Verbal tiklerde bu azalma yüzde 30’larda oluyor. Esansiyel tremorda (ailesel geçişli- hareket ile aktive olan) ise  ameliyat sonrası başarı yüzde 80 gibi oldukça yüksek bir oranda görülüyor. Prof. Dr. Sabri Aydın, Multipl Skleroz’a bağlı titremelerde bu oranın daha düşük olduğunu vurgulayarak, “Tedavilere dirençli ağrı sendromlarında ise yüzde 50 civarında başarı bekleniyor” bilgisini veriyor.  

 

SORU: Ameliyat öncesinde yapılan hazırlıklar neler? 

CEVAP: Ameliyat için hasta bir gün öncesinden hastaneye yatırılıyor. Gerekli kan tetkikleri ve konsültasyonların yanı sıra özel bir beyin MR’ı çekiliyor.  

 

SORU: Beyin pili ameliyatı nasıl uygulanıyor? 

CEVAP: Ertesi sabah iki aşamalı olan ameliyatın ilk aşaması başlıyor. Lokal anestezi veya seçilmiş hastalarda genel anestezi altında, streotaktik çerçeve denilen başlık, hastanın kafa kemiğine tutturuluyor. Ardından hastanın beyin tomografisi çekilip, görüntüler önceki gün çekilen MR ile üst üste bindiriliyor. Bu şekilde hedef çekirdek haritalandırılıyor ve koordinatlar alınıyor. Daha sonra, hastanın başının ön-üst bölümüne sağlı sollu 2 delik açılıyor. Bu sırada hasta herhangi bir acı hissetmiyor. Daha önce belirlenen streotaktik değerler çerçeveye  giriliyor ve kıldan daha ince, özel sensörlü elektrodlar ile çekirdek, milimetrenin onda biri aralıklarla taranıyor. Prof. Dr. Sabri Aydın, bu işlemle en iyi hücre elektriksel aktivitesinin olduğu yerin belirlendiğini belirterek, şöyle devam ediyor: “Bir başka deyişle, mikrolek elektrod kayıt sistemi ile çekirdeğin haritası çıkarılıyor ve belirlenen bölgeye elektrik veriliyor. Ardından hastanın var olan semptomlarındaki düzelme ile yan etkiler gözleniyor. Cevabın en iyi olduğu yere kalıcı elektrod takılıyor ve sabitleniyor. Bu işlem her iki tarafa da yapılıyor. Ameliyat bölgesi kapatılıp, başlık çıkarılıyor ve hasta genel anesteziyle uyutularak ikinci aşamaya geçiliyor. İlk ameliyatta takılan kalıcı elektrodlar kulak arkasında bir uzatma kablosuyla birleştiriliyor ve köprücük kemiğinin altına yapılan bir cebe konulan pile bağlanıyor. Sistemin elektriksel olarak çalıştığı kontrol edilip ameliyata son veriliyor. 

 

SORU: Hasta ameliyat sonrasında ne zaman taburcu oluyor? 

CEVAP: Ağrılı bir ameliyat olmadığı için hastalar birkaç saat içinde mobilize olabiliyorlar. Ameliyatın ardından 2. günün sonunda taburcu ediliyorlar. Pil bir hafta sonra açılırken, pilin ayarı ise yaklaşık bir ayda oturuyor.  

 

SORU: Riskli bir yöntem mi? 

CEVAP: İyi seçilmiş, hastalığın uzman hekimi tarafından refere edilen ve psikometrik testlerinde sorun olmayan hastalarda oldukça başarılı sonuçlar alınıyor. Enfeksiyon ve kanama gibi riskler, diğer beyin ameliyatlarına göre oldukça düşük düzeyde seyrediyor.  

 

SORU: Beyin pilinin ömrü nedir? 

CEVAP: Beyin pili, şarj edilen ve edilmeyen olmak üzere iki gruba ayrılıyor. Şarj edilebilir olanları 5 cm uzunluğunda ve 1 cm kalınlığında, sarj edilemeyenler ise 7 cm uzunluğunda ve 1 cm kalınlığında oluyor. Şarj edilemeyen pilin ömrü, hastalığa ve kullanılan voltaja göre 3-5 yıl arasında değişiklik gösteriyor. Ameliyat sonrasında pil değişimi gerektiğinde günü birlik bir ameliyatla değiştiriliyor. Şarj edilebilen pillerin ömrü de 25 sene oluyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sabri Aydın, beyin pilinin kullanımına göre haftada 2–3 kez şarj edilmesi gerektiğini belirterek, “Şarj sisteminin kullanımı kolaydır. Takılan bir kemer içerisine yerleştiriliyor ve manyetik olarak sarj oluyor. Hasta elektriğe bağlı olmuyor ve aynı anda günlük işlerini de yapabiliyor” diye konuşuyor.  

 

SORU: Beyin pili ameliyatının sağladığı avantajlar neler? 

CEVAP: Beyin pili, hastaya sağladığı önemli faydalar nedeniyle gün geçtikçe daha yaygın kullanılan bir yöntem oldu. Prof. Dr. Sabri Aydın, beyin plinin sağladığı avantajları şöyle sıralıyor: “Yöntem beyin ile diğer dokulara zarar vermiyor ve kalıcı hasar bırakmıyor. Sistem istenildiği zaman tümüyle kapatılabiliyor. İhtiyaç halinde, ayarlar, uzaktan kumandayla yeniden düzenleniyor. Hastalık ilerlese dahi, bu kumanda aracılığıyla verilen akımın değerleri değiştirilerek hastalığın yeni semptomlarıyla mücadele edilebiliyor. Şarjlı pillerin ömrü 15-20 yıla kadar uzayabilirken, şarjsız pillerde de ömrün tükenmesi halinde çok küçük bir kesi ve lokal anestezi ile pil kolayca değiştirilebiliyor” 

 

 

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri