Sağlık
Kalp Hastalıklarının 10 Önemli Belirtisine Dikkathaberi
Kış ayları yaklaşırken havaların soğuması ile birlikte, başta 60 yaş üzeri bireyler ve kalp rahatsızlıkları olan kişilerde tansiyon değişiklikleri, kalp atış hızında yükseklik ve damarlarda büzüşmeler görülebiliyor.
Kış ayları yaklaşırken havaların soğuması ile birlikte, başta 60 yaş üzeri bireyler ve kalp rahatsızlıkları olan kişilerde tansiyon değişiklikleri, kalp atış hızında yükseklik ve damarlarda büzüşmeler görülebiliyor. Bu durum da kalbin yükünü artırarak başta kalp krizi olmak üzere tüm kalp hastalıkları risklerini artırabiliyor. En önemli belirtileri göğüs ağrısı, nefes darlığı, terleme veya bulantı olan kalp krizi, hayati risklere neden olabilen en önemli kalp hastalıklarının başında geliyor. Kalp hastalıkları riskini en aza indirmek için kronik rahatsızlıkları olanların ilaçlarını doktorlarının tavsiye ettiği şekilde kullanması, fiziksel yönden aktif kalması, Akdeniz tipi beslenme planı uygulaması, sigara kullanımından uzak durması, kafein tüketimini sınırlandırması gerekiyor. Memorial Hizmet Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Kahraman Coşansu, kalp hastalıklarının olası belirtileri hakkında bilgi verdi.
Diyabet, tansiyon veya kolesterolünüz varsa dikkat!
Sonbahar ve kış aylarının soğuk günlerinde kapalı alanlarda ve hareketsiz şekilde geçirilen süreler de artmaktadır. Bu durum da özellikle diyabet, yüksek tansiyon, kalp hastalığı gibi kronik rahatsızlıkları olan bireyleri ve belirli bir yaşın üzerindeki kişileri olumsuz etkilemektedir. Bu dönemde hayati riske neden olabilecek ani kalp krizlerinde de artış görülmektedir. Kalp rahatsızlıkları her zaman net hastalık belirtileri ile ortaya çıkmamaktadır. Kalp krizi esnasında her zaman sinema filmlerinde gördüğümüz gibi endişe verici bir göğüs ağrısı ve ardından yere düşme gibi durumlar yaşanmamaktadır. Bazı kalp semptomları göğüste bile olmayabilir ve neler olduğunu anlamak her zaman kolay değildir. Kişi 60 yaşın üzerindeyse, ailede kalp hastalığı öyküsü varsa, fazla kiloluysa, diyabet, yüksek kolesterol veya yüksek tansiyonu varsa kalp açısından daha dikkatli olmak zorundadır. Özellikle şu belirtiler varsa her zamankinden daha fazla özen gösterilmesi gerekir;
- Göğüs rahatsızlığı: Hastaların bazen “üzerimde fil oturuyormuş gibi” şeklinde tarif ettiği, çimdikleme ya da yanma hissi ile gelen ve genellikle de birkaç dakikadan uzun süren göğüs ağrıları bir kalp krizinin belirtisi olabilir. Ancak sadece anlık, çok kısa bir ağrıysa veya dokunulduğunda daha fazla acıtan bir noktaysa, muhtemelen kalple ilgili bir hastalık belirtisi olmayabilir. Ancak kişi bu tip ağrılar yaşıyorsa, doğru teşhis ve tedavi için mutlaka alanında uzman bir hekim tarafından muayene edilmelidir. Çünkü bazen atipik ağrılar da kalp ağrısı ile karışabilir.
- Bulantı, hazımsızlık, mide yanması veya mide ağrısı: Bazı insanlar kalp krizi sırasında bu semptomlara sahiptir. Tabii ki, kalple ilgisi olmayan birçok nedenden dolayı da mide rahatsızlığı olabilir. Ancak bunun kalp krizi sırasında da olabileceğinin farkında olunmalıdır. Kişi böyle hissediyorsa ve de ailesinde kalp hastalığı öyküsü varsa risk altında olabilir. Bu nedenle şikayetler ihmal edilmeden, en kısa zamanda doktora başvurulması gerekir.
- Kola yayılan ağrı: Bir başka klasik kalp krizi belirtisi ise büyük bölümü kol olmak üzere vücudun sol tarafına yayılan ağrılardır. Kalp krizi ağrıları genellikle göğüsten başlayarak dışa doğru hareket eder. Ancak bu ağrılar bazen sadece kol ağrısı da olabilir.
- Baş dönmesi ve baygınlık hissi: Baygınlık, baş dönmeleri ya da denge kayıpları gibi rahatsızlıklar birçok nedenden kaynaklanıyor olabilir. Ancak kişi aniden dengesiz hissediyorsa, göğüs rahatsızlığı veya nefes darlığı yaşıyorsa bu durum da kalp krizi belirtisi olabilir, hemen bir doktora başvurulması gerekir.
- Boğaz veya çene ağrısı: Genellikle tek başına boğaz veya çene ağrısı kalple ilgili bir ağrı olarak düşünülmemektedir. Büyük olasılıkla bunlar kas sorunu, soğuk algınlığı veya sinüs probleminden kaynaklanan ağrılardır. Ancak göğsün ortasından boğaza veya çeneye yayılan ağrı ya da baskı varsa, bu kalp krizinin belirtisi olabilir.
- Çabuk yorulmak: Merdiven çıkmak veya arabadan bir şeyler taşımak gibi geçmişte yapmakta sorun yaşanılmayan bir işi yaptıktan sonra kişi aniden kendini yorgun veya bitkin hissediyorsa kalp krizi riski altında olabilir.
- Terleme: Belirgin bir sebep olmadan soğuk ter atmak kalp krizine işaret edebilir. Bu, diğer semptomlardan herhangi biriyle birlikte olursa, hemen hastaneye gitmek uygun olacaktır.
- Bacaklar, ayaklar veya ayak bileklerinde şişlik: Bu şikayetler kalbin kanı gerektiği kadar etkili bir şekilde pompalamadığının bir işareti olabilir. Kalp yeterince kan pompalayamadığında özellikle vücudun alt bölgelerinde şişkinlik görülebilir.
- Düzensiz kalp atışı: Kişi gergin veya heyecanlı olduğunda kalbin hızlı atması veya anlık anormal atması normaldir. Ancak kalbin birkaç saniyeden daha uzun süre anormal attığı hissediliyorsa ve bu sık sık oluyorsa mutlaka doktora başvurulmalıdır. Bu durum çoğu zaman, çok fazla kafein tüketimi veya yetersiz uyku gibi sebeplerden kaynaklanır. Ancak bazen, tedavi gerektiren ritim problemlerine de işaret edebilir.
- Nefes darlığı: Altta yatan ciddi bir problemden kaynaklanabilen, açıklanamayan nefes darlığı asla göz ardı edilmemelidir. Özellikle yeni ve hızlıca gelişmiş nefes darlığı mutlaka dikkate alınmalıdır.
Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
