Sağlık
Diyabetli Hastaların Beslenme Tercihlerindeki Doğru Bildiği Yanlışlarhaberi
Dünyadaki en yaygın kronik hastalıklardan biri olan diyabet takibinde beslenmenin çok önemli bir yerde durduğuna dikkat çeken Uzm.
Dünyadaki en yaygın kronik hastalıklardan biri olan diyabet takibinde beslenmenin çok önemli bir yerde durduğuna dikkat çeken Uzm. Dyt. Buket Ertaş Sefer, çevreden duyularak yapılan uygulamaların yarardan çok zarar getireceğini ve tedaviyi de olumsuz etkileyebileceğine işaret etti.
Aynı anda herkes için uygulanabilecek bir beslenme düzeni ya da diyetin bulunmadığını, her diyetin kişiye özel olması gerektiğini söyleyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Beslenme ve Diyet Uzmanı Buket Ertaş Sefer, “Kan şekerinin yükselmesi için sadece sağlığa zararlı yiyecekler yemeye gerek yok, siz ölçüsü ile tüketmiyorsanız dünyanın en sağlıklı yiyeceği de kan şekerinizi yükseltebilir” dedi.
Özellikle diyabetli ya da prediyabet dönemindeki kişilerin sağlıklı ya da doğru olduğunu düşünerek yaptıkları beslenme hatalarına dikkat çeken Dyt. Buket Ertaş Sefer, konuyla ilgili şu bilgileri verdi:
“Kepekli ya da diyet ürünler şekerimi yükseltmez!”
DOĞRUSU: Kepekli ürünlerin normal ürünlere kıyasla daha fazla posa içerdiğini ve posanın da kan şekerini dengelemede önemli rol oynayan bir karbonhidrat (cho) çeşidi olduğunu belirten Dyt. Buket Ertaş, kepekli ürünleriniz de fazla tüketimin hem kan şekerini yükselteceğini hem de kilo aldıracağını söyledi. Dyt. E. Sefer, “Light olarak tanımlanan diyet ürünler genelde yağı azaltılmış seçeneklerdir ve enerji verir. Dolayısıyla bu ürünler gereğinden fazla porsiyonlarda tüketildiğinde kilo aldırabildiği gibi kan şekerinin de yükselmesine neden olur.”
“Şeker ilavesiz, doğal meyveden yapılmış tatlılar bana zarar vermez!”
DOĞRUSU: Fazla fruktoz yani meyve şekeri tüketiminin kan şekerinde dengesizlikler, gestasyonel diyabete yatkınlık, karaciğerde yağlanma ve göbek bölgesi kalınlaşması riskini artırabileceğini işaret eden Dyt. Buket E. Sefer, konuyla ilgili şu bilgileri verdi:
“Şüphesiz vücuda en zararlı bileşenlerden biri eklenti şeker. Sadece diyabet hastaları için değil sağlıklı bireyler için de istemediğimiz bir besin çeşidi. Sağlıklı yaşam ve sağlıklı beslenmenin popüler olduğu bu günlerde şeker ilavesiz tatlılar çokça gündemde yer alıyor. Şekerli tatlılar yerine bu tarifleri tüketmek oldukça mantıklı ve sağlıklı bir dönüşüm oldu. Fakat bu ürünlerin de kalorisi olduğu ve doğal da olsa fruktoz içerdiği unutuldu. Fazla fruktoz, yani meyve şekeri tüketildiğinde kan şekerinde dengesizlikler, gestasyonel diyabete yatkınlık, karaciğerde yağlanma ve göbek bölgesi kalınlaşması riskini artırır. Dolayısıyla evet eklenti şeker tüketmemek çok sağlıklı ancak bu sınırsız doğal meyve şekeri tüketebileceğimiz anlamına gelmez.”
“Karbonhidrat yemezsem şekerim yükselmez!”
DOĞRUSU: Diyabetli olsun ya da olmasın her insanın kaliteli karbonhidrata ihtiyacının olduğunu hatırlatan Dyt. Sefer, “Genel olarak, kan şekerini hızlı yükseltmeyen, besleyiciliği ön planda olan komplex karbonhidratlar bizim sağlıklı dediğimiz karbonhidratın genel tanımıdır. Kurubaklagil çeşitleri, tam buğday, çavdar, siyez, karabuğday gibi kaliteli unlardan yapılmış ekmek ve türevleri, bulgur gibi. Bunlar hayatımızda olması gereken karbonhidrat kaynaklarıdır.” Diye konuştu. Elbette bu gıdalarda da porsiyon kontrolü yapılmazsa kan şekerine etkisinin olumsuz olabileceğine işaret eden Dyt. Sefer sözlerine şöyle devam etti: “Basit bir mantıkla aldığımız karbonhidrat miktarına göre kan şekerimiz yükseliyor ve insülin seviyemiz kan şekerimizi düşürmek için depolama görevini üstleniyor. Eğer yaptığımız insülin ya da aldığımız oral antidiyabetik ilaç şekerimizi dengelemeye yetmezse kan şekeri yüksek seyrediyor ve uzun vadede başka komplikasyonlar gelişebiliyor. Ekmek senelerdir tamamen kesilmesi gereken bir gıda olarak görüldü. Hala da çoğu insan böyle düşünüyor. Aslında çokça vitamin ve mineral barındıran bu grubu tamamen elimine etmek daha fazla protein ve yağ tüketimini tetikliyor. Karborhidrat tüketilmese bile vücudun, diğer macroelementlerden glukoz üretebildiğini biliyor muydunuz? Dolayısıyla fazla tüketilen et, tavuk gibi protein kaynakları ya da kuruyemiş gibi yağ kaynaklarının da şekerin yükselmesine neden olabileceği unutulmamalı.”
“Taze sıkılmış meyve suları şeker hastalarına zarar vermez!”
DOĞRUSU: Besinlerdeki posanın kan şekerini dengelemede çok önemli bir rol üstlendiğini ve bir gıda ne kadar çok posalıysa kan şekerinin regülasyonunda o kadar çok rol oynuyor demektir. Fakat taze sıkılmış olsa bile meyve suyu tüketmek hem fazla meyve tüketimi anlamına gelir hem de meyvede var olan posadan faydalanamamak demektir. Bir bardak portakal suyu için kaç portakal sıktığınızı düşündünüz mü? Özellikle içilen kalorilerin kan şekerine daha kolay etki ettiğini biliyor muydunuz? Şeker düşmelerinde, hipoglisemi risklerinde meyve suyu şüphesiz hayat kurtarıyor. Fakat rutin hayatta hiperglisemi tetiklemesi ihtimali oldukça yüksektir. Ayrıca kan şekerini ani yükselten gıdaların ani hipoglisemi sebebi olduğunu da unutmamak gerekir.
“Sadece spor yaparak kan şekerimi dengeleyebilirim! “
DOĞRUSU: Spor yapmanın kan şekeri dengesinde oldukça önemli olduğunun altını çizen Dyt. Sefer ancak beslenmeye dikkat etmeden ve hatta spor yapıldığı düşüncesiyle daha fazla yemek yenebileceğine dair inancın yanlış olduğuna işaret etti. “özellikle tokluk kan şekeri yüksekliği yaşayanlar yemekten bir süre sonra kısa bir yürüyüşün kan şekerine önemli etkisi olduğunu ifade eder. Fakat diyete dikkat edilmezse asla başarı sağlamak mümkün değildir. Mutlaka alınan cho ve kalori takip edilmelidir” diye konuştu.
“Ara öğün her hasta için olmazsa olmazdır!”
DOĞRUSU: 6 ana, 6 ara öğün düzeninin çoğu hastaya dezavantaj sağlayan eski bir söylem olduğunu belirten Dyt. Sefer, “Hastanın klinik durumu çok öğün yapmasını destekliyorsa elbette bu şekilde planlanmalıdır. Ancak, çoğu diyabet hastası zaten fazla atıştırdığı ve gereksiz kalori aldığı için bu döngü içine girmiştir. Dolayısıyla, hipoglisemi riskiniz yoksa diyetisyen ve hekim kontrolünde öğün sayısını azaltmakta fayda var. Özellikle insülin direnci ve bel çevresi kalın olan hastalarda hafif açlık tedaviyi olumlu yönde etkilediği bilinmektedir.” Diye konuştu.
“Mayhoş meyveleri yemek serbesttir!”
DOĞRUSU: Şeker oranı az zannedilen ekşi meyveler gereğinden fazla yenirse kan şekeri için oldukça olumsuz durumlar ortaya çıkarabileceğine dikkat çeken Dyt. Buket Ertaş Sefer, konuyla ilgili şu bilgileri verdi:
“Meyvelerin kendi içinde kalori farkı olsa da. Aslında içerdikleri karbonhidrat miktarları ortalama eşit kabul edilir. Yani, kan şekerine etkileri aslında birbirlerinden farklı değildir. Dolayısıyla mayhoş, ekşi meyvelerin de gereğinden fazla tüketilmesi durumunda kan şekerini olumsuz etkileyecektir. Burada porsiyon ölçüsü devreye girer. En iyisi, miktarını ayarlayarak özgür olmak. Ancak kuru meyveler hacim başına daha fazla şeker içerdiği için kan şekerini hızlı yükseltebileceği unutulmamalı ve porsiyon kontrolü bu doğrultuda yapılmalı.”
“Bal, pekmez gibi sağlıklı gıdalar kan şekerini yükseltmez”
DOĞRUSU: Bu ürünler sağlığımız için yararlı olmakla birlikte içeriğinde glukoz ve fruktoz bulunduğunu söyleyen Dyt. Buket Ertaş Sefer, “En doğalını da bulsanız maalesef bal glukoz ve fruktoz içerir. Doğal olan gıdalar sağlığa fayda sağlasa da kan şekerinizi yükseltir. Yani faydalı olan şeyler kan şekerime zarar vermez düşüncesi yanlıştır” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Yaşam Tarzı4 yıl agoBilgi güçtür
