Ekonomi
2. Beton Yollar Kongresi ve Sergisi Ankara’da Açıldıhaberi
CARİ AÇIĞI AZALTMADA EN ETKİLİ YOLLARDAN BİRİ 100 YERLİ ÜRETİM OLAN BETON YOLLARDIR Ankara’da bu yıl ikincisi düzenlenen Beton Yollar Kongresi ve Sergisi’nin açılışında konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu “Özellikle ağır yük taşımacılığında etkinliği bilinen beton yollar, daha az bakım ve onarım gerektiriyor” dedi.
CARİ AÇIĞI AZALTMADA EN ETKİLİ YOLLARDAN BİRİ 100 YERLİ ÜRETİM OLAN BETON YOLLARDIR
Ankara’da bu yıl ikincisi düzenlenen Beton Yollar Kongresi ve Sergisi’nin açılışında konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu “Özellikle ağır yük taşımacılığında etkinliği bilinen beton yollar, daha az bakım ve onarım gerektiriyor” dedi. TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yücelik de cari açığı azaltmada en etkili yollardan birinin de 100 yerli üretim olan çimento ile yapılan beton yollar olduğunu söyledi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı himayelerinde, Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM), Türkiye Çimento Sanayicileri Birliği (TÜRKÇİMENTO) ve Yollar Türk Milli Komitesi (YTMK) ile Avrupa Beton Kaplamalar Birliği’nin (EUPAVE) teknik desteği ile düzenlenen 2. Beton Yollar Kongresi ve Sergisi açıldı. 2. Beton Yollar Kongre ve Sergisi’nin bu yılki ana teması “Sürdürülebilir Beton Kaplamalarda Kalıcı ve Akılcı Çözümler” olarak belirlendi.
Ankara’da Karayolları Genel Müdürlüğü Halil Rıfat Paşa salonunda iki gün sürecek kongrenin açılışında konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, yol kavramının her kültür için farklı bir önem taşıdığını belirterek, “Yolların bizim kültürümüzdeki karşılığı ‘hasretin sona ermesi’, ‘sevdiklerimize kavuşma’ ve ‘akarsular’ gibi, canlanmanın ve kalkınmanın anahtarı olarak kabul edilmektedir” dedi.
“Hükûmetlerimiz döneminde; ülkemizin ulaştırma ve haberleşme yatırımları için yaptığımız 1 trilyon 653 milyar liranın üzerindeki yatırım harcamasının 60’ı karayollarına aittir” diyen Bakan Karaismailoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:
“2003-2022 yılları arasında karayolları için 995 milyar 900 milyon liralık yatırım yaptık. Son 20 yılda karayollarımızdaki, bölünmüş yol uzunluğunu, 6 bin 100 kilometreden, 28 bin 790 kilometrenin üzerine çıkardık. 2053 yılına kadar 38 bin kilometreye çıkarmayı hedefledik. Otoyol uzunluğunu 1.714 kilometreden, 3 bin 633 kilometreye yükselttik. 2023’te, 3 bin 726 kilometreye ulaştıracağız. 2053 yılına kadar ülkemizde 5 bin 800 kilometrenin üzerinde yeni otoyol yapmayı planladık.”
Karayollarımızda, asfalt teknolojisinin yanı sıra alternatif bir yapım sistemi olan ‘beton yollar’ın önemine inanıyoruz. Özellikle ağır yük taşımacılığında etkinliği bilinen beton yollar, daha az bakım ve onarım gerektiriyor. 2004 yılında 2 bin metrelik Afyon-İşçehisar yolunu, 2006’da, 3 bin 500 metrelik, Hasdal Kemerburgaz yolunu, 2007’de, bin metrelik, Ordu-Ulubey yolunu, 2009’da bin 600 metrelik, İzmit-Yalova devlet yolunu, beton yol olarak yaptık. Bunlara ek olarak; 21 kilometrelik Kemaliye-Dutluca yolunu yine beton yol olarak inşa ediyoruz.”
Yapılan beton yolların arazi, iklim ve yoğunluklarına göre performanslarının takip edildiğini kaydeden Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, iki gün sürecek Kongre’de, beton yolda, yol kat etmiş ülkelerin tecrübelerini ayrıntılı olarak inceleyeceklerini söyledi.
Karayolları Genel Müdürü Abdülkadir Uraloğlu da konuşmasında, teknolojik gelişmelerin tüm sektörleri olduğu gibi, kalkınmanın temeli olan karayollarını da etkilediğini söyledi. Karayolları Genel Müdürlüğü olarak kurulduğu günden bu yana, yol ağında esnek üstyapı olan asfaltı kullandıklarını kaydeden Uraloğlu, “Bununla birlikte beton yol gibi farklı üstyapıların uygulanabilirliği noktasında sektör temsilcilerimizle iletişim halindeyiz. Türkiye Çimento Sanayicileri Birliğimizle yapmış olduğumuz protokol kapsamında İstanbul, Kocaeli, Afyon ve Ordu’da kısa mesafelerde beton yollarımızı deneme fırsatı bulduk” dedi.
Karayolları Genel Müdürü Abdülkadir Uraloğlu şöyle konuştu:
“Hazırladığımız “Beton Yol Kaplamaları Teknik Şartnamesi” ile beton yolların konforlu ve uzun ömürlü olması için malzeme ve yapım aşamalarını belirledik.
Ülkemiz şartlarına özgün beton yol tasarım rehberini de oluşturarak ulaştırma sektöründe konuyla ilgili kurum, kuruluş ve özel sektör olmak üzere tüm paydaşların faydalanabileceği temel bir kaynak olarak yayımladık.
Yol ağımızdaki tüm uygulamalar ile; beton kaplamaların performansını ve davranışını etkileyen malzeme ve donatı özelliklerinin incelenmesi, derz dizayn ve yapımı, bağlantı ve kayma demirlerinin yerleştirilmesi ile betonun kür edilmesi başta olmak üzere her aşamada yeterli kapasitede ekipman, hassas ve tecrübeli işçilik gibi detaylar da yakından incelenecektir.
Karayolları Genel Müdürlüğü olarak, son yıllarda yol ağımızda yürüttüğümüz çalışmalarla zaman ve akaryakıt tasarrufu, karbon salımının azaltılması gibi konularda önemli kazanımlar sağladık.
ÇİMENTONUN SÜPER GÜCÜYÜZ
TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yücelik, her geçen yıl gelişen ve büyüyen Türkiye’de uzun ömürlü, daha az bakım gerektiren ve aynı zamanda vatandaşlarımıza iyi performans sağlayan yollar için üst yapı tipinin seçiminin önem kazandığını vurguladı. Fatih Yücelik, “Türkiye olarak, petrol kaynakları açısından yoksun bir ülkeyiz ama çimento süper gücüyüz. Avrupa’nın en büyük çimento üreticisi olan ülkemiz, yol ihtiyacının önemli bir kısmını tamamen yerli çimento ile karşılayabilir durumdadır. Cari açığı azaltmada en etkili yollardan biri de 100 yerli üretim olan çimento ile yapılan beton yollardır. Tam da bu noktada, güvenli, ekonomik, çevreye duyarlı, çağdaş hizmetlerin sunulduğu milli bir ulaştırma sistemi oluşturulmasına katkı sağlanması hedefiyle, TÜRKÇİMENTO olarak “Beton Yollar’’ konusunun üzerinde önemle duruyoruz” dedi.
Bugün Belçika’da köy yollarının 60’ının, Almanya’da ise 38’nin beton yollardan oluştuğunu söyleyen Yücelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
“2017 yılından bu yana ülkemiz kırsal kesim yol ağında silindirle sıkıştırılmış beton yol kullanımı hızlı bir ivme göstermektedir. İl Özel İdareleri ve Belediyeler tarafından tercih edilen bu yol tipi, hem yerli üretim olarak ülke ekonomimize katkı sağlamakta hem de uzun ömrü sayesinde vatandaşlarımıza hizmet sunmaktadır. Birlik olarak kamu kurumlarıyla yürüttüğümüz başarılı çalışmalar neticesinde bu yıl Temmuz ayı itibarıyla 69 şehrimizi beton yol ile buluşturduk. Beton Yollar, proje ömrü boyunca çok az bakım-onarım gerektiren uzun ömürlü, sağlam ve yerli bir alternatiftir.”
Bölünmüş yollarda karşı şeride geçiş kaynaklı trafik kazalarında ölüm oranını yaklaşık 20 azaltan beton bariyerlerin Avrupa'da yaygın olarak kullanıldığına işaret eden Fatih Yücelik, ülkemizde de EN 1317 standardına uygun beton bariyerlerin orta refüjlerde kullanımının yaygınlaşması gerektiğini belirtti.
ÖZDEMİR: “BETON YOLLAR ÜLKE EKONOMİSİNE KATKI SUNACAKTIR”
TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nihat Özdemir ise açılışta yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Gelişen yol ağımızda henüz yaygın olarak kullanmadığımız beton yolların da değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Beton yollar Avrupa’da ve ABD’de yaygın olarak kullanılmaktadır. Otoyollar için sağlam ve yerli bir alternatif olan sürekli donatılı beton yol teknolojisi ağır taşıt trafik yüküne dayanıklıdır, araç başına her 200 kilometrede 1 litre yakıt tasarrufu sağlar. Aynı zamanda 50 yıldan fazla ömre sahiptir. Bu beton yol tipinde yeni nesil beton yüzeylerin kullanımıyla Avrupa’da olduğu gibi ülkemizde de konforlu ve sessiz yollar yapabilmek mümkündür. İnorganik malzemelerden üretilen beton yollar, yanmaz ve zehirli gaz açığa çıkarmaz. Bu özelliğiyle Avrupa’da pek çok ülkede tünellerde yangın güvenliği amacıyla beton yol kullanımı zorunludur. Bu uygulamanın ülkemize de örnek olmasını dilerim.”
Silindirle sıkılaştırılmış beton teknikle yapılan yolların 24 saat içinde trafiğe açılabildiğini hatırlatan Nihat Özdemir, “Beton yolların hem ekonomik hem de çevresel olarak sürdürülebilir olduğuna bir vurgu daha yapmak isterim. Dışa bağımlı olmayan çimento ve beton tamamen yerli bir üründür. Yapacağımız yollarda alternatif olarak beton yolların bir seçenek olarak değerlendirilmesi, hatta ağır trafik yükünün ve sıcaklığın yüksek olduğu bölgelerde doğrudan tercih edilmesi cari açığı azaltarak ülke ekonomimize katkı sunacaktır” dedi.
Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı
Ekonomi
Suwen’in İstihdamModeliEkonomideKadınGücünüBüyütüyor
Çalışanlarının yaklaşık %90’ı kadın olan Suwen’de kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor. Kadın istihdamını odağına alan marka, fırsat eşitliğine dayalı yönetim yapısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir tablo ortaya koyuyor.
Kadınların iş gücüne katılımının artırılması, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik bir rol oynuyor. Üretimden perakendeye, hizmetten yönetim kademelerine kadar kadın emeğinin güçlü şekilde temsil edilmesi yalnızca kurumların performansını değil, toplumsal kalkınmayı da doğrudan etkiliyor.
Kadın istihdamını odağına alan iş modeliyle faaliyet gösteren Suwen, güçlü kadın çalışan yapısı ve fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışıyla dikkat çekiyor.
Kadınlarla birlikte büyüyen kurum kültürü
Bir kadın markası olarak konumlanan Suwen, organizasyon yapısında da bu kimliği net biçimde yansıtıyor. 2025 yılsonu itibarıyla toplam 1.162 çalışana sahip olan şirketin 1.048 çalışanı kadınlardan oluşuyor. Bu tablo, çalışanların yaklaşık %90’ının kadın olduğu güçlü bir istihdam yapısına işaret ediyor.
Kadınlara yönelik ürün geliştiren bir marka olmanın ötesine geçen Suwen, kadınlarla birlikte büyüyen bir kurum kültürü inşa ederek kadın emeğini kurumsal yapısının merkezine yerleştiriyor.
Kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor
Kadın istihdamını yalnızca operasyonel kadrolarla sınırlamayan Suwen, yönetim kademelerinde de dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.
2025 yıl sonu itibarıyla 322 yöneticinin görev yaptığı şirkette 270 kadın yönetici bulunuyor. %83,85’lik kadın yönetici oranı Türkiye ortalamalarının oldukça üzerinde bir seviyeye karşılık geliyor ve markanın fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışını güçlü verilerle ortaya koyuyor.
Yönetim Kurulu seviyesinde de benzer bir yaklaşım sürdürülüyor. Toplam 7 Yönetim Kurulu üyesinin 2’si kadınlardan oluşuyor ve bu da %28,57’lik bir kadın temsiline işaret ediyor.
Yeni işe alımlarda kadın oranı %95,73
Kadın istihdamının sürdürülebilirliği, yalnızca mevcut oranlarla değil kariyer gelişimi ve yeni işe alımlarla da destekleniyor.
2025 yıl sonu itibarıyla STEM rollerindeki kadın çalışan oranı %44,12 seviyesine ulaşırken, aynı dönemde terfi eden kadın çalışan oranı %7,35 olarak gerçekleşti. Son üç aylık verilere göre yeni işe alınan çalışanların %95,73’ünü kadınlar oluşturuyor. Bu güçlü oran, Suwen’in kadın istihdamını stratejik bir öncelik olarak ele aldığını ortaya koyuyor.

Suwen Genel Müdür Yardımcısı Ferda Sümer Arslan konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Suwen olarak kadın istihdamını yalnızca bir sosyal sorumluluk başlığı olarak değil, kurumsal kimliğimizin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. 1.162 kişilik organizasyonumuzun 1.048’inin kadınlardan oluşması ve yöneticilerimizin %83’ünden fazlasının kadın olması bizim için son derece kıymetli. Kadınların yalnızca iş gücüne katılımını değil, karar alma mekanizmalarında güçlü şekilde yer almalarını da destekliyoruz. Kadın emeğinin güçlenmesinin ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine doğrudan katkı sağladığına inanıyoruz.”
Kadınların üretimde, hizmette ve yönetimde daha güçlü temsil edilmesi; ekonomik verimlilikten inovasyona kadar birçok alanda kurumlara önemli avantajlar sağlıyor. Suwen, kadın gücünü destekleyen istihdam modeliyle yalnızca sektörel başarıyı değil, toplumsal kalkınmayı da birlikte hedefleyen bir büyüme yaklaşımı benimsiyor.
Ekonomi
0xScope yapay zekaanalizleri Fed faiz kararının Bitcoin üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor
Fed’in son faiz indiriminin ardından, kripto piyasaları yeniden canlandı ve dijital varlık alanında iyimserliği ateşledi. 0xScope ekibi, Scopechat tarafından sağlanan kapsamlı yapay zeka odaklı analizleri kullanarak Bitcoin’in en son ekonomik gelişmelere nasıl tepki verdiğini araştırdı. Yapılan analizler, her bir kripto paranın mevcut durumunun yanı sıra yatırımcıların hızla gelişen bu piyasada dikkat etmesi gereken yeni trendler hakkında da değerli perspektifler sundu.
Araştırma, Fed’in faiz oranlarında yaptığı son beş düzenlemeye odaklanarak pandemi öncesi, pandemi sonrası ve daha yakın dönemler de dahil olmak üzere birçok zaman dilimini kapsadı. Önceki oran değişikliklerinin Bitcoin’in performansını nasıl etkilediğini inceleyen analiz, bazı ilgi çekici modeller ortaya koydu. Veriler özellikle, uzun bir faiz artırımı döneminden sonra, ilk faiz indirimine genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir yukarı yönlü hareketin eşlik ettiğini gösteriyor.
Bu konuda öne çıkan örneklerden biri, Bitcoin fiyatının %5 oranında arttığı 31 Temmuz 2019 tarihli 50 baz puanlık faiz indirimi. Bu örnek, kripto para piyasasının para politikasındaki değişimlere olan duyarlılığını yansıtıyor ve mevcut makroekonomik ortamda bu ilişkileri anlamanın öneminin altını çiziyor.
0xScope CEO’su PhillipTorres son faiz indirimi hakkında, “Piyasanın bu faiz indirimine ihtiyacı olduğu açıktı ve çoğumuz bu noktada hemfikirdik. Ancak görüşlerin ayrıştığı nokta, indirimin 25 mi yoksa 50 baz puan mı olması gerektiğiydi ve esas enflasyon yavaşlamaya devam ettiği için zamanlamanın daha erken mi yoksa daha geç mi olması gerektiğiydi.” yorumlarını yaptı.
Piyasanın kısa vadede olumlu tepki vererek faiz indirimini bir iyimserlik işareti olarak benimsediğini, ancak altta yatan uzun vadeli zorlukların çözülmemiş olduğunu açıkladı. Torres açıklamasında, “Piyasa bu iyi haberi olumlu karşıladı ve anlık kazanımlar elde etti, ancak yüzeyin altında hala devam eden yapısal sorunları da göz önünde bulundurmalıyız. Yine de ileriye bakarsanız gelecek umut vaat ediyor, daha parlak fırsatlar için her zaman potansiyel var.” ifadelerini kullandı.
0xScope ekibinin Scopechat’in yapay zeka destekli analizleriyle desteklenen çalışması, Bitcoin ve diğer önde gelen kripto para birimlerinin son faiz indirimine nasıl tepki verdiğini izlemeye devam ediyor ve piyasadaki bu dalgalanmaları yönlendirmek isteyen yatırımcılara değerli bilgiler sunuyor.
İşte Scopechat’in son Fed faiz oranı değişikliğinin Bitcoin’in piyasa temelleri üzerindeki etkisine ilişkin en son verileri:
- Fed Fon Oranının 18 Eylül’de 50 baz puan (bps) düşürülmesi sırasında Bitcoin %2,40 artışla 60.314 $’dan 61.760 $’a yükseldi.
- Oldukça kayda değer bir veri olarak, uzun bir faiz artırımı döneminin ardından ilk faiz indiriminin genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir artışla ilişkili olduğu görülmektedir. Son faiz indirimi sırasında ve 30-31 Temmuz 2019’da 25 baz puanlık bir indirimin ardından Bitcoin’in %5,81 oranında yükseldiği benzer bir örnekte de durum tam olarak buydu.
- Faiz indiriminin BTC vadeli işlem piyasalarının açık faizi üzerinde önemli bir etkisi olmadı. Hatta açık faiz 30 milyar dolardan 35 milyar dolara hafif bir artış gösterdi.
- Birçok büyük kurum, faiz indiriminden önce Bitcoin işlemlerinden fayda sağladı. MicroStrategy yakın zamanda indirimden önce 18 bin dolar BTC satın aldı ve bu işlem şirket için yaklaşık 55 milyon dolar karla sonuçlandı.
- Bitcoin bakiyesi olan adreslerin sayısı 12.691 milyondan 12.677 milyona düştü. Bu durum, adres sahiplerinin birden fazla adresteki küçük bakiyeleri birleştirmesinin bir sonucu olabilir.
- Kâr eden Bitcoin adreslerinin yüzdesi 8 Eylül 2024 itibariyle %78’den bugün itibariyle %90,7’ye yükselmiştir. Bağlam açısından, 0xScope, Bitcoin varlıklarının mevcut fiyatı Bitcoin alımlarının hesaplanan ortalama maliyetinin üzerindeyse bir adresi kârlı olarak etiketliyor.
0xScope Hakkında
200’den fazla global partneri ve 1 milyondan fazla kullanıcısı ile 0xScope‘un güçlü bir veri katmanı oluşturma taahhüdü, yapay zekanın Web3’e entegrasyonuna öncülük etmeye yardımcı olmaktadır. 9,5 milyondan fazla token, 29.764 proje ve 298 milyon etiketten oluşan en kapsamlı Web3 veri tabanı ile 0xScope, yapay zeka odaklı yeniliklerde sektöre öncülük etmeye devam etmektedir.
Daha fazla bilgi için lütfen 0xScope’u ziyaret edebilirsiniz:
0xScope topluluğumuza katılarak en son tekliflerden haberdar olabilirsiniz:
Twitter:
Telegram:
Ekonomi
E-Müstahsil Nedir?
Geçmişte yaygın olarak kullanılan birçok işlem, günümüzde yaşanan gelişmelere uygun hale getirilmiş ve elektronik olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bunlardan biri de e-müstahsildir. Müstahsil makbuzu, gerçek usulde vergiye tabi olmayan ve çiftçilerden mal alınması durumunda fatura olarak kabul edilen ticari bir vesika olarak kullanılan makbuzdur. Bunun aynı özelliklerde olan ve hukuki bir belgeye sahip olan aynı nitelikteki elektronik ortamda yer alan makbuzu ise e-müstahsil makbuzu denir. Ertesi gün bitene kadar da e-müstahsil makbuzu Gelir İdaresi Başkanlığına raporlanır.
EDM Bilişim E-müstahsil makbuzu, depolama, arşivleme kolaylığı gibi avantajlarının yanı sıra, zaman ve hız açısından kullanıcılarına büyük kolaylık sağlar. Bu yüzden Entegratör firmalar ile gönderilmesi ve yasal olarak geçerliliğe sahip olması da tercih edilmesindeki en önemli sebeplerden biridir. Teknolojinin hayatımızda kolaylık sağlaması aynı zamanda da evrakların eski halleriyle aynı geçerliliğe ve yasal hükümlere sahip olması her geçen yıl daha fazla tercih edilmesini sağlamaktadır.
E-müstahsil Özellikleri Nedir?
- Dijital ortamda işlemlerin gerçekleşmesi kağıt israfını önleyerek tasarruf elde edilmesini sağlar.
- Kağıt olarak çıktı kullanılmaması arşivleme açısından kolaylık sağlar.
- Daha önceki müstahsil makbuzlarına da kolayca ulaşma imkanı sağlar. Bu sayede evraklar dijital ortamda güvenli bir şekilde arşivlenmiş olur.
- İstenilen süre boyunca veriler dijital korunur.
E-müstahsil Makbuzunda Hangi Bilgiler Yer Alır?
E-müstahsil makbuzunda yer alması zorunlu olan bilgiler vardır. Bu bilgilerin yer alması taraflar için önemlidir. EDM Bilişim bu konuda mükelleflere öncülük ederek hataları neredeyse sıfıra indirgemektedir. Öncelikle malı satın alan tüccar ya da çiftçi olan kişinin adı, soyadı, unvanı, vergi numarası, vergi dairesi ve adresi yer almalıdır. E-müstahsil makbuzlarında ikinci olarak belge numarasının olması gerekir. Tarih, saat ve dakika olarak düzenlenme zamanının da yer almaşı gerekir.
Malı satan alan tarafın olduğu gibi malı satan tarafın da bilgileri olmalıdır. Ad, soyadı, TC ve ikametgah adreslerinin yer alması gerekir. Son olarak neyin satın alındığına dair bilgilerin olması gerekir. Malın cinsi, miktarı, vergi tutarı, toplam tutarı ve varsa diğer kesintilerinin olması gerekir. E-müstahsil makbuzu, 2018 senesinden beri zorunluluk içeren bir uygulama olarak ülkemizde kullanılmaya başlanmıştır. Hem alıcı hem de satıcı için ciddi kolaylık sağlayan e-müstahsil belirli şartlara sahip olanlar için zorunlu hale gelmiştir.
Müstahsil makbuzu birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ve kazancı basit usulde olan çiftçiler, gerçek usul vergiye tabi olmayanlardan aldıkları mallar için iki nüsha makbuz düzenlemek zorundadır. Bunlardan birini imzalayıp karşı tarafa, diğerini de imzalatarak kendine alır. EDM Bilişimin elektronik yazılım sistemleri sayesinde E-Müstahsil makbuzları otomatik entegrasyonlar sayesinde karşı tarafa iletilmektedir. 2018 yılından itibaren dileyen satıcı ve alıcılar, belirli şartların dışındaysa kendi isteklerine bağlı olarak e-müstahsil kullanıcısı olabilirler.
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
