Genel
25. Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı sona erdihaberi
1998 yılından bu yana her yıl aralıksız olarak düzenlenen Kadın Sığınakları ve Dayanışma Kurultayı’nın 25.
1998 yılından bu yana her yıl aralıksız olarak düzenlenen Kadın Sığınakları ve Dayanışma Kurultayı’nın 25. Yılında 310 kadın Rosa Kadın Derneği ev sahipliğinde Diyarbakır’da bir araya geldik. Bu yıl Aile Odaklı Devlet Politikaları Kadına Yönelik Erkek Şiddetiyle Mücadeleyi Nasıl Güçsüzleştiriyor? başlığı ile düzenlenen kurultay, 12 Kasım Cumartesi günü sunumlarla başladı.
Kurultay’ın 25. Yılı olması dolayısıyla, 1998 yılında kadına yönelik şiddetle mücadele alanındaki deneyimleri paylaşmak, ortak politikalar saptamak, örgütler ve kurumlar arasında kalıcı bir iletişim ağı kurmak amacıyla kurultayın oluşturulmasına katkı sunan kadınlar mücadelenin 25 yılına dair değerlendirmelerini paylaştılar. Sığınaksız Bir Dünya için Yaşasın Kadın Dayanışması sloganında somutlaşan erkek şiddetine karşı ortak mücadelemiz ve kazanımlarımız hatırlatıldı. Hülya Gülbahar “iğneyle kuyu kazarak birbirimizi bulduk, 4320 sayılı yasayı yaparken Sığınak Kurultayı’nı oluşturduk” hatırlatması yaparken Canan Arın “kadın hareketi kanunları değiştirdi, biz bütün bu değişimleri Sığınaklar Kurultayı sonuç bildirgelerinde yazdık” diyerek “biz birbirimize destek olduğumuz sürece direncimizi kimse kıramayacak” dedi.
Aileyi ve Aile Odaklı Politikaları Feminist Bakışla Tartışmak oturumunda popülist aileci politikalar, aile politikalarının sosyal devlet ile ilişkisi ve kadınların şiddetten uzaklaşma süreçlerinde ailenin destek ve köstek olduğu durumlar tartışıldı.
İkinci oturumda ise Aile Odaklı Politikalar Karşısında Erkek Şiddetiyle Mücadele Pratikleri Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı ve Rosa Kadın Derneği’nin deneyimleri üzerinden tartışıldı. Oturumda ayrıca kadına yönelik şiddetle mücadelede aileci politikalar çocukları nasıl etkilediği örneklerle konuşuldu.
Kurultay ikinci gününde tematik atölyeler ile devam etti ve bugün atölyelerden çıkan sonuçların paylaşılması ve tartışılması ile son buldu. 25. Kadın Sığınakları ve Dayanışma Kurultayı sonuç bildirgesi 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde kamuoyu ile paylaşılacak.
Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı Bileşenleri*
1- Adana Kadın Dayanışma Merkezi ve Sığınma Evi Derneği (AKDAM)
2- Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği
2- Aydın Söke Kadın Sığınma Danışma ve Dayanışma Derneği
4- Bodrum Kadın Dayanışma Derneği (BKD)
5- Buca Evka-1 Kadın Kültür ve Dayanışma (BEKEV)
6- Çanakkale Kadın El Emeğini Değerlendirme Derneği ve Kadın Danışma Merkezi (ELDER)
7- Deniz Yıldızı Kadın Dayanışma Derneği
8- Edirne Kadın Merkezi Danışma Derneği (EKAMEDER)
9- Engelli Kadın Derneği (ENG-KAD)
10- Fethiye Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği
11- Günebakan Kadın Derneği
12- İzmir Çiğli Evka 2 Kadın Kültür Evi Derneği / ÇEKEV
13- İzmir Kadın Dayanışma Derneği
14- Kadın Dayanışma Vakfı
15- Kadın Zamanı Derneği
16- Kadınlarla Dayanışma Vakfı (KADAV)
17- Katre Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği
18- Koza Kadın Derneği
19- Lotus Kadın Dayanışma ve Yaşam Derneği
20- Mersin Bağımsız Kadın Derneği (BKD)
21- Mimoza Kadın Derneği
22- Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı
23- Mor Salkım Kadın Dayanışma Derneği
24- Muğla Emek Benim Kadın Derneği
25- Rosa Kadın Derneği
26- Star Kadın Derneği
27- Uluslararası Göçmen Kadınlar Dayanışma Derneği (UGKDD)
28- Urla Kadın Dayanışma Derneği (URKAD)
29- Yaşam Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi (YAKA-KOOP)
30- Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği
* Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı bileşeni olan Adıyaman Kadın Yaşam Derneği, Ceren Kadın Derneği, Gökkuşağı Kadın Derneği, Muş Kadın Çatısı Derneği, Muş Kadın Derneği, Selis Kadın Derneği ve Van Kadın Derneği’nin faaliyetine 22 Kasım 2016 tarihli Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameyle (KHK/677) son verildiğinden listede yer alamamaktadır.
Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı
Genel
MİG Başkanı Vahap Şehitoğlu’ndan 24 Temmuz Mesajı: “111 Yıl Sonra Hâlâ Basın Özgürlüğünü Konuşuyoruz”
MİG Başkanı A. Vahap Şehitoğlu, 24 Temmuz Basında Sansürün Kaldırılışı’nın 111. yılı dolayısıyla yayımladığı mesajda basın özgürlüğüne dikkat çekti. İşte o detaylar.
HABER MERKEZİ – Mersin İnternet Gazetecileri Derneği (MİG) Başkanı A. Vahap Şehitoğlu, 24 Temmuz Basında Sansürün Kaldırılışı’nın 111. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, basın özgürlüğünün demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirterek, gazetecilerin hiçbir baskı altında kalmadan görev yapabilmesi gerektiğini ifade etti.
“24 Temmuz’u Sadece Kutlamak Yetmez”
24 Temmuz 1908’in Türk basın tarihi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Şehitoğlu, aradan geçen 111 yıla rağmen basın özgürlüğüne ilişkin tartışmaların hâlâ devam etmesinin düşündürücü olduğunu söyledi.
Şehitoğlu açıklamasında, “24 Temmuz 1908’de sansürün kaldırılması, Türk basın tarihi açısından önemli bir kazanımdır. Ancak bugün bu tarihi sadece kutlamakla yetinemeyiz. Gazetecilerin yaptıkları haberler nedeniyle yargılandığı, gözaltına alındığı, tutuklandığı, ekonomik baskılarla karşı karşıya bırakıldığı ve mesleklerini zor şartlar altında sürdürmek zorunda kaldığı yönündeki tartışmaların yaşandığı bir dönemde, basın özgürlüğünü daha güçlü şekilde savunmak hepimizin ortak sorumluluğudur.” ifadelerini kullandı.
“Gazetecilik Suç Değildir”
Gazeteciliğin kamu adına gerçekleri araştırmak ve toplumun haber alma hakkını korumak gibi önemli bir sorumluluğu bulunduğunu vurgulayan Şehitoğlu, basın üzerindeki her türlü baskının yalnızca gazetecileri değil, toplumun doğru bilgiye ulaşma hakkını da olumsuz etkilediğini dile getirdi.
“Gazetecilik suç değildir. Gazetecinin görevi; kamu adına gerçekleri araştırmak, sorgulamak ve toplumun haber alma hakkını korumaktır. Basın üzerinde oluşan her türlü baskı, halkın doğru ve tarafsız bilgiye ulaşma hakkını da doğrudan etkiler.” dedi.
“Basın Özgürlüğü Demokrasinin Güvencesidir”
Şehitoğlu, basın özgürlüğünün herhangi bir kesime ait bir ayrıcalık değil, demokratik hukuk devletinin temel güvencelerinden biri olduğuna dikkat çekti.
Farklı görüşlerin özgürce ifade edilebildiği, gazetecilerin kalemleri nedeniyle endişe duymadığı ve eleştirinin suç olarak görülmediği bir Türkiye’nin herkesin ortak hedefi olması gerektiğini belirten Şehitoğlu, basın özgürlüğünün güçlendirilmesi yönünde somut adımlar atılması çağrısında bulundu.
“Temennimiz Özgürce Görev Yapabilen Gazeteciler”
Açıklamasının sonunda 24 Temmuz’un gerçek anlamının yalnızca geçmişte kaldırılan sansürü anmak olmadığını ifade eden Şehitoğlu, günümüzde basın özgürlüğünü güçlendirecek uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
“Temennimiz; hiçbir gazetecinin haberinden dolayı yargılanmadığı, baskıya uğramadığı ve özgürce görev yapabildiği bir Türkiye’dir.” ifadeleriyle mesajını tamamladı.
Genel
CHP’li Meclis Üyesi A. Vahap Şehitoğlu İstifa Etti
CHP Toroslar Belediye Meclis Üyesi ve gazeteci A. Vahap Şehitoğlu, partisinden istifa ettiğini açıkladı. Şehitoğlu, kararını kendi özgür iradesiyle aldığını belirterek gerekçelerini kamuoyuyla paylaştı.
CHP Toroslar Belediye Meclis Üyesi ve gazeteci A. Vahap Şehitoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.
Yazılı bir açıklama yapan Şehitoğlu, istifa kararını herhangi bir baskı altında kalmadan, tamamen kendi özgür iradesiyle aldığını ifade etti.
Kararının gerekçesini açıklayan Şehitoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Kimseyi suçlamıyorum. Ancak partiye çökenler ve onların işbirlikçileriyle aynı yolu yürümeyi karakterime uygun görmedim. Onlarla aynı yolu yürüyemeyeceğime göre doğrusu partiden ayrılmak olacaktı. Ben de onu yaptım. Üzüldüğüm tek şey Atatürk’ün emaneti CHP’den uzun bir süre ayrı kalmak olacaktır.”
Şehitoğlu, açıklamasında siyasi mücadelesini sürdüreceğini de belirterek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve yol arkadaşlarının kuracağını ifade ettiği yeni siyasi oluşumda yer alacağını açıkladı.
Genel
Şehitoğlu: ” Saldırıyı haince ve vahşice buluyorum”
Toroslar Belediye Meclisi’nde uğradığı saldırının yeni görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından gazeteci Vahap Şehitoğlu yaşananları anlattı.
Gazeteciye saldırının yeni görüntüleri yeniden gündeme taşıdı
Toroslar Belediye Meclisi’nin 1 Temmuz’da yapılan toplantısında gazeteci ve belediye meclis üyesi Vahap Şehitoğlu’na yönelik yaşanan saldırıya ait yeni görüntülerin ortaya çıkmasının ardından Şehitoğlu sessizliğini bozdu.
Görüntülerin kamuoyuna yansımasının ardından açıklama yapan Şehitoğlu, meclis salonunda yaşanan tartışmanın tarafı olmadığını, yalnızca gazetecilik görevini yerine getirerek gelişmeleri kayıt altına almaya çalıştığını söyledi.
“Telefonumu zorla aldılar, görüntü çekmem engellendi”

Şehitoğlu, Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’ın AK Parti Grup Sözcüsü’nün üzerine yürümesiyle başlayan gerginliği görüntülemek isterken DEM Parti Meclis Üyesi Sibel Talmaç’ın telefonunu elinden zorla aldığını ve haber görüntüsü çekmesini engellediğini iddia etti.
Şehitoğlu, olay sırasında DEM Parti Meclis Üyeleri Hıdır Berk ve Yakup Bozon ile DEM Parti Belediye Başkan Yardımcısı ve Meclis Üyesi Erdoğan Ay’ın bulunduğunu belirterek, Erdoğan Ay’ın “Hepiniz saldırın” diye bağırmasının ardından tanımadığı üç kişinin de saldırıya katıldığını öne sürdü.
“Meclis salonundan zorla çıkarıldım”
Şehitoğlu, meclis üyelerinin bulunduğu alandan tanımadığı kişiler tarafından zorla çıkarıldığını, bina dışında da fiziki saldırıya uğradığını ifade etti.
Olay sırasında belediyenin bazı müdürleri ile personelinin yaşananlara tanıklık ettiğini belirten Şehitoğlu, belediye bahçesini gören güvenlik kamerası kayıtlarının ise savcılığa verilmediğini iddia etti.
“Görüntüleri izleyince saldırının boyutunu daha iyi gördüm”
Gazetecilik mesleği boyunca birçok saldırıya maruz kaldığını, bu nedenle çoğu zaman olayları büyütmediğini söyleyen Şehitoğlu, yeni ortaya çıkan görüntüleri izledikten sonra saldırının vahametini daha net gördüğünü dile getirdi.
Şehitoğlu, “Sürü anlayışıyla yapılan bu saldırıyı haince ve vahşice buluyorum. Meclis salonundaki kavgayla hiçbir ilgim yoktu. Yaşanan kargaşadan faydalanılarak hedef seçildim. Bu kabul edilemez.” ifadelerini kullandı.
“Amaç gazetecilere gözdağı vermekti”
Kendisine yönelik saldırının yalnızca şahsını değil, gazetecilik mesleğini hedef aldığını savunan Şehitoğlu, “Bir gazeteciye saldırarak herkesi susturabileceklerini düşünenler yanılıyor. Amaç beni sindirmek ve korku oluşturmaktı.” dedi.
Şehitoğlu, aynı kişilerin daha önce de Başkan Abdurrahman Yıldız ile danışmanlarına yönelik yaşanan bir olayda saldırgan tavır sergilediklerini öne sürerek, o gün CHP Toroslar eski İlçe Başkanı ve bir belediye meclis üyesiyle birlikte araya girerek olası bir darp olayını engellediklerini söyledi.
Yasal süreci başlatıyor
Ortaya çıkan yeni görüntülerin ardından hukuki süreci başlatacağını açıklayan Şehitoğlu, kendisine yönelik saldırıya karıştığını iddia ettiği kişiler hakkında yasal haklarını sonuna kadar kullanacağını belirtti.
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Yaşam Tarzı4 yıl agoBilgi güçtür
