Sağlık
Ya sıradan bir adet sancısı değilse ?haberi
YA SIRADAN BİR ADET SANCISI DEĞİLSE? MİYOM HER KADINDA GÖRÜLÜR MÜ? MİYOMLAR NEDEN OLUR? MİYOMLAR TEKRARLAR MI? SIK İDRAR SEBEBİ: MİYOM Bedenimizin sesini dinlediğimizde, aslında bize gerçekten iyi olup olmadığımız konusunda uyarılarda bulunduğunu duyabiliriz.
YA SIRADAN BİR ADET SANCISI DEĞİLSE?
MİYOM HER KADINDA GÖRÜLÜR MÜ?
MİYOMLAR NEDEN OLUR?
MİYOMLAR TEKRARLAR MI?
SIK İDRAR SEBEBİ: MİYOM
Bedenimizin sesini dinlediğimizde, aslında bize gerçekten iyi olup olmadığımız konusunda uyarılarda bulunduğunu duyabiliriz. Ancak gerek yaşam şartları gerek erteleme duygumuzun yüksek olması ve her sebebi aslından uzak bahanelerle birleştirip, doktora gitme konusunda kendimizi ikna etmememiz, bazen bizi hastalıkların son noktasında tanışmaya itmiş olabiliyor. Bu yüzden de rutin kontroller son derece önemli. Rutin haline getirilen kontroller sayesinde birçok hastalığın tedavi süreci de çok daha işlevsel olabiliyor. Bunlardan birisi de miyomlardır. Çoğu kadında görülen ve bazen geç fark edilen miyomlar hızla büyüyebilirler. Bu yüzden de adet düzensizliğinin, aşırı adet kanamasının, kansızlığın, cinsel ilişki esnasında oluşan ağrının, sık idrara çıkma durumunun, karındaki büyüme ve şişliğin önemsenmesi gerektiğinin altını çizen Liv Hospital Kadın Hastalıkları ve Uzmanı Op. Dr. Gamze Baykan Özgüç miyom hakkında merak edilenleri anlattı.
Bazen belirti de veremeyebilir
Miyomlar, uterusun (rahim) düz kas dokusundan gelişen selim tabiatlı yani iyi huylu tömöral yapılardır. Birden fazla sayıda olabileceği gibi değişik büyüklüklerde de olabilir, buna bağlı da belirti verebilir veya vermeyebilir.
En sık 30-45 yaş grubu kadınlarda rastlanır
Myom, ergenlik döneminde pek görülmez. Menopozdan sonra gerilemesi hatta kaybolması, gebelikte büyüme eğilimi olması, myomun içinde östrojen reseptörlerine daha yoğun rastlanması, östrojenin rolü olduğunu göstermektedir.
En sık intramural miyom görülür
Miyomlar rahimde bulundukları yere göre;
- Subseroz (Rahim dışına doğru)
- Intramural (Rahim duvarında) ki bu en sık görülendir,
- Submukoz miyom, (Rahim iç tabakası içinde)
- Intraligamenter (Rahim bağları arasında) ve
- Servikal (Rahim ağzı) miyom adını alırlar.
Miyomların belirtileri
Miyomlar genellikle belirti vermedikleri için sıklıkla genel jinekolojik muayene ve ultrasonografi esnasında fark edilmektedirler. Ancak;
- Adet düzensizliği,
- Aşırı adet kanaması,
- Kansızlık (anemi),
- Cinsel ilişki esnasında ağrı,
- Sık idrara çıkma,
- Karında büyüme ve şişlik,
- Ağrı,
- Tüplere yakın veya rahim içinde yerleşimine bağlı olarak kısırlık ve düşük,
- Bağırsaklara basıya bağlı olarak kuyruk sokumuna vuran ağrı,
- Kabızlık,
- Büyük ve saplı miyomun kendi etrafında dönmesine bağlı torsiyon gibi şikayetlere sebep olabilir.
Tanı jinekolojik muayene ve ultrasonografi ile konulur
Tanıda en iyi yöntem jinekolojik muayene ve ultrasonografidir. Normalden daha iri ve sert olarak palpe edilir, miyom sayısı çok olduğu zaman normal uterus şekli bozulmuştur, Miyomun boyutları ve lokalizasyonu ultrasonografi ile kolaylıkla tanınır. Özellikle küçük submukoz miyomların tanısında vajinal USG daha iyi sonuç verir. Ayrıca Histereskopi, Histerosalpingografi, Laparaskopi, CT ve MR ayırıcı tanıda kullanılabilir. Ayırıcı tanıda:
- Gebelik,
- Adenomyosis,
- Adneksial kitle,
- Dış gebelik,
- Endometrial polip,
- Endometrium kanseri,
- Doğuştan uterus anomalileri de düşünülmelidir.
Eğer miyomunuz hızla büyüyorsa…
Miyomların kansere dönüşme olasılığı 1000’de iki civarındadır. Genellikle menopozdaki kadınlarda görülür. Eğer miyom hızla büyüyorsa kanser riski açısından mutlaka araştırılmalıdır.
Miyomların tedavisi
Miyomlar küçük ve şikayete neden olmadıkları taktirde genellikle tedavi gerektirmezler, 6 ayda bir rutin jinekolojik muayene ve ultrasonla takibi yeterlidir.
GnRH analogları (östrojen baskılayıcı hormonal etkili ilaçlar) ve bazı ilaçlar yumurtalıkları baskılayarak geçici menopoz etkisiyle miyomların küçülmesini sağlayabilir. Kullanımındaki amaç miyomu ameliyat etmeden önce biraz küçülterek operasyonu kolaylaştırmak ve kanamayı azaltmaktır. Eğer miyom;
- Belirgin şikayetlere sebep olacak büyüklükte ve sayıdaysa,
- Kısırlık veya düşüğe neden olacak yerleşimdeyse,
- Aşırı adet kanaması ve anemi sebebiyse,
- Kanser gibi kötü huylu tümörlerle ayrımı net yapılamıyorsa cerrahi tedavi gereklidir.
Miyom tedavisinde seçilecek cerrahi yöntem şeklini ne belirler?
- Hastanın yaşı,
- Sosyal durumu ve çocuk isteğine bağlı olarak değişir.
- Ayrıca miyomların; sayısı, büyüklüğü ve yerleşimi de ameliyat şeklini belirlemektedir.
Bu faktörlere göre sadece miyomların çıkartılması (myomektomi) veya rahmin tamamen alınması (histerektomi) tercih edilir, açık cerrahi operasyon (laparatomi) uygun vakalarda laparaskopi tercih edilmektedir.
Ameliyatta amaç nedir?
Miyomektomi ameliyatında miyomların kapsülünden sıyrılıp çıkartılması amaçlanır. Genellikle çocuk isteyen kadınlarda rahmin korunmasını sağlayan bir yaklaşımdır. Ancak miyomektomi ile miyomları alınmış kadınlarda tekrar miyom gelişme riski 5 yıl içinde %50-60’dır. Miyom çıkartıldıktan bir yıl sonra gebeliğe izin verilir. Doğum eylemi esnasında miyom operasyonuna ait bölgede incelme ve rüptür riski artacağı için doğum şekli olarak sezaryen tercih edilmelidir.
Gebelik düşünmeyen kadınlara ne önerilir?
Hızlı büyüyen miyomları olan ve ileride gebelik düşünmeyen kadınlara histerektomi tercih edilmelidir.
Gebelik sırasında büyüyebilir
Gebeliklerin %5’inde uterusta miyom bulunur, büyük çoğunluğu gebeliğin gidişini etkilemez. Ancak abortus (düşük) insidansı 2 misli artmıştır, erken gebelik kanamalarına neden olabilir. Miyomların %30’u gebelik sırasında büyür, bu büyüme en fazla gebeliğin ilk 10 haftasında olur, karneoz dejenerasyona gebelikte sık rastlanır. Bu dejenerasyon akut batına benzer bir tablo yaratır, genellikle istirahat ve ağrı kesiciler ile kontrol altına alınır. Eğer başarısız olursa cerrahiye başvurulur ve miyomektomi yapılır. Ancak bu hem aşırı kan kaybına hem de fetal kayba neden olduğu için pek başvurulmaz.
Miyomla birlikte olan gebeliklerde plasentanın yerleşme ve bebeğin duruş anomalileri artmıştır, özellikle servikal miyomlar doğum yolunu tıkayabilir, intramural miyomlar rahmin koordineli kasılmalarına engel olabilir. Erken doğum, erken membran rüptürü, malprezentasyon, plasenta dekolmanı, plasenta retansiyonu ve doğum sonu kanama olasılığı artar. Sezaryen ile doğum oranı yüksektir. Genel kural olarak gebelere uterusta miyomektomi yapılmaz, ancak birden çok miyomu olan ve artık çocuk istemeyen kadınlarda sezaryen sırasında histerektomi yapılması iyi bir tedavi seçeneğidir.
Miyom gelişimini arttıran risk faktörleri:
- Miyomlar (Fibroidler) genellikle doğurganlık çağındaki kadınlarda büyür ve menopozdan sonra çoğunlukla küçülürler.
- Araştırmalar postmenopozal (menopoz) beyaz kadınlarda, postmenopozal siyah kadınlara göre daha fazla küçüldüklerini de göstermektedir. Afrikalı Amerikan kadınlar için, miyomlar tipik olarak daha genç yaşlarda gelişir, daha fazla büyür ve daha şiddetli semptomlara neden olur.
Çeşitli faktörler miyom gelişim riskini arttırabilir:
- Yaş (30-40 yaş arası),
- Afrika kökenli Amerikalı ırk,
- Şişmanlık,
- Aile öyküsü,
- Yüksek tansiyon,
- Hiç doğum yapmamış olmak,
- D vitamini eksikliği,
- Yaşam şekli (kafein ve alkol tüketmek, stres, sigara içmek, soya sütü tüketimi)
Miyom riskini azaltabilecek faktörler:
- Hamilelik (Doğum sayısı ile risk azalır),
- Oral veya enjekte edilebilir kontraseptiflerin uzun süreli kullanımı,
- Asyalı kadınlarda risk daha düşüktür.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
