Connect with us

Sağlık

Uyku düzenini korumada ebeveynlerin tutumu önemlihaberi

Uykunun fizyolojik ve psikolojik sağlığın kritik bir belirleyicisi olduğunu belirten uzmanlar, çocukların gelişimi için de temel bir gereksinim olduğu konusunda hemfikir.

Published

on

Uykunun fizyolojik ve psikolojik sağlığın kritik bir belirleyicisi olduğunu belirten uzmanlar, çocukların gelişimi için de temel bir gereksinim olduğu konusunda hemfikir. Çocuklarda uygun ortam ve koşulların sağlanmasına rağmen bazı uyku problemleri görülebileceğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, bu sorunların çocukların fizyolojik ve psikolojik gelişimini sekteye uğratabileceğine vurgu yapıyor. 4-5 yaş döneminde gündüz uykularını bırakmaya başlayan çocukların, tutarlı ve rutin biçimde uyuma ve uyanma zamanının ayarlanması gerektiğini belirten Konuk, çocukların yatağa gitmede direnç gösterdikleri durumlarda ebeveyn tutum ve yaklaşımlarının kritik bir öneme sahip olduğunu söylüyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, çocuklarda uyku düzeni ve kaliteli uykunun önemini açıkladı.

Bozulmuş uyku düzeni hem çocuğun hem de ailenin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir

Uykunun fizyolojik ve psikolojik sağlığın kritik bir belirleyicisi olduğunu söyleyerek sözlerine başlayan Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, “Çocukların gelişiminde uyku büyüme, gelişme, fiziksel güçlenme ve bağışıklığın güçlenmesi ile duygusal gelişim için de önemli temel bir gereksinim. Bozulmuş bir uyku düzeni veya yetersiz uyku hem çocuğun hem de ailenin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir. Aynı zamanda çocukların öğrenme, hafıza süreçleri, okul performansları ve hayat kalitesi için oldukça önemli.” dedi.

Uyku sorunları çocukların fizyolojik ve psikolojik gelişimini sekteye uğratabiliyor

Çocuklarda uygun ortam ve koşulların sağlanmasına rağmen bazı uyku problemleri görülebileceğine dikkat çeken Konuk, “Uykuya dalma güçlüğü, sık uyanma gibi uykuyu sürdürmekte zorluk, uyurgezerlik, gece terörü, sık kabus görme gibi problemler sıklıkla görülebiliyor. Bu gibi uyku sorunları çocukların fizyolojik ve psikolojik gelişimini sekteye uğratabiliyor. Günlük yaşam aktiviteleri, davranışları ve ilişkileri uyku sorunlarına bağlı olarak olumsuz yönde etkilenebiliyor.” şeklinde konuştu. 

Uyku problemleri farklı nedenlerle ortaya çıkabiliyor

Çocuklarda uyku problemlerinin görülmesinin farklı nedenleri olabileceğini kaydeden Konuk, “Fiziksel rahatsızlıklar, çocuğun sahip olduğu mizaç, genetik yatkınlık ya da kaygı, stres, travma gibi duygusal problemler uyku sorunlarına neden olabiliyor. Bunların yanında ebeveyn tutumları, ebeveyn-çocuk ilişkisi, uyku düzeni ve rutini, uyku saatlerinin veya uyku yerinin değişimi gibi durumlarda da uyku problemleri görülebiliyor.” dedi.

Bazı bebekler uyumayı sevmez 

Çocuğun gelişim sürecinde uyku alışkanlıklarında sıklıkla değişiklikler olduğunun altını çizen Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, “Bebeklik dönemi ve okul öncesi dönemde uykunun yapısında ve süresinde sürekli bir değişim gerçekleşir. Her çocuğun uyku ihtiyacı birbirinden farklılık gösterir. Özellikle bebeklerde uyku faktörü biyolojik yatkınlık gösterebilir. Bazı bebekler uyumayı çok severken, bazı bebekler ise sevmez. Genel olarak bebekler yaklaşık 6 aylık olana kadar düzensiz bir uyku döngüsüne sahiptirler. Gün içinde kimi zaman uzun saatler kimi zaman ise çok kısa saatler şeklinde uyurlar.” açıklamasını yaptı.

4-5 yaş aralığında tutarlı ve rutin uyuma ve uyanma zamanı ayarlanmalı 

1-3 yaş arasındaki çocukların günde ortalama 13-16 saat uyuduğunu ifade eden Konuk, “Bu yaş grubundaki çocuklarda günde bir veya iki kez 1,5 – 3,5 saat süren gündüz uykuları normaldir. 3-5 yaş arasındaki çocuklar günde ortalama 11-12 saatini uykuda geçirir. 4-5 yaş aralığında ise pek çok çocuk artık gündüz uykularını bırakmış olur. Bu dönemde çocukların tutarlı ve rutin biçimde uyuma ve uyanma zamanının ayarlanması gerekir. 6-12 yaş aralığı okul dönemi çocuklarının ise çoğu 10-11 saat uyur. Bu yaş dönemi olumlu sağlık davranışlarının ve sağlıklı uyku alışkanlıklarının geliştiği de bir dönemdir. Ancak bu yaştaki pek çok çocuk yatağa gitmek istemez, uykuya direnç gösterebilir. Bu gibi durumlarda ebeveyn tutumları ve yaklaşımları kritik bir öneme sahip.” diye konuştu.

Uykuya geçişi kolaylaştırmak için uyku oyuncağı kullanılabilir

Çocukların uykuya geçişini kolaylaştırmak amacıyla yapılabileceklere de değinen Konuk, “Özellikle bebeklerde ve okul öncesi dönemde uyku oyuncağı kullanılabilir. Bunun için uyku sırasında rahatlamasını sağlayacak, uyku arkadaşı olarak bir peluş oyuncak veya dolgulu oyuncaklar kullanılabilir. Bununla birlikte uyku objesi olarak adlandırılan bir yastık ya da bir battaniye, çocuğun sevdiği bir kıyafet ya da ebeveyne ait bir kıyafet gibi eşyaların, çocuğun uykuya dalmasında kolaylaştırıcı ve yatıştırıcı bir işlevi olabilir.” önerisinde bulundu.

İhtiyaçları zamanında karşılanabilecekse, bebek yalnız yatabilir

Bebeği yalnız yatırmaya başlamanın duruma ve sürece göre değişkenlik gösterebileceğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, “Genellikle ebeveynler bebekleri doğdukları andan itibaren belli bir zamana kadar kendi odalarında ayrı olarak yatırırlar. Aynı odada uyuyor olmak hem ebeveynlerde güven duygusu oluşturur hem de bebeğin ihtiyaçları bu sayede zamanında karşılanabilir.” dedi. 

Ayrı odalarda bebeğin ihtiyaçlarının tam ve zamanında, tutarlı bir şekilde karşılanabilmesi durumunda ise bebeğin yalnız yatmaya alıştırılabileceğini ifade eden Konuk sözlerini şöyle tamamladı:

“Bebek anne sütü almıyorsa doğduğu andan itibaren yalnız yatmaya alıştırılabilir. Ancak bebeğin ihtiyaçlarını karşılamakta ebeveynler gecikme yaşıyorsa bebek belirli bir yaşa kadar anne babanın odasında, ancak kendine ait bir beşik veya yatakta yatabilir. Doğduğu andan itibaren ebeveynleriyle aynı odada yatan bir çocuğun ortalama 1,5-2 yaşına geldiğinde kendi odasında yalnız başına yatabilmesini sağlamak gerekir.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri