Connect with us

Sağlık

TUS’ta Türkiye 6’ıncısı Oldu, Uzmanlık Verilmeyince Almanya’ya Göç Etti!

Published

on

Bilim Sağlık Haber Ajansı’nın (BSHA) ‘Türkiye’den Göç Eden Hekimler Anlatıyor’ haber dizisindeki röportajlarında bu hafta, Türkiye’den 1988 yılında Almanya’ya göç eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Fikret Zengin konuk oldu.  ‘Hekim Göçü’  ülkemizde bugün olduğu gibi geçmişte de yaşanıyordu. Bugün hikayesini paylaştığımız Dr. Zengin, Türkiye’den 35 yıl önce Avrupa’ya göç eden bir hekim… Dr. Fikret Zengin, Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda (TUS) Türkiye 6’ncısı olduktan sonra güvenlik soruşturması sonucunda Sağlık Bakanlığı tarafından uzmanlığı verilmemiş bir hekim… 35 yıl önceki Avrupa’ya göç hikayesini bizlerle paylaştı. 2017 yılına kadar Almanya’da bulunan, artık İsviçre’nin Zürih şehrinde hekimlik  görevini başarıyla yapan 66 yaşındaki Psikiyatri Uzmanı Dr. Zengin, hekim göçü ile ilgili şunları söyledi: “Türkiye’de hekim göçü hala devam ediyor. Kişiler gelecek kaygısıyla hekim ihtiyacı olan, değer görebilecekleri başka ülkelere gidiyorlar. Tıpkı 35 yıl önce bizim gittiğimiz gibi.” 

Neden Gitti?

Dr. Fikret Zengin, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1984 yılında mezun oldu. Mezun olduktan sonra 4 yıl süresince Elazığ merkez ve Maden ilçesinde görev yaptığını, TUS’ta Türkiye 6’ncısı olduğunu ama güvenlik soruşturması sonucunda uzmanlığa başlatılmadığını söyledi. Neden uzmanlığa başlatılmadığını sorduğumuz Dr. Zengin, aslında tıp fakültesi okumaya ilk olarak Erzurum’da kayıt oluyor. Sene 1977… Ülkedeki siyasi koşullar, öğrenci olayları derken sol görüşlü bir öğrenci olarak Erzurum’da kalma koşulları kalmıyor. O dönemde oluşan koşullarda da kaydını İzmir’e aldırıyor. Tıp eğitimini İzmir’de tamamlıyor. Mezun oluyor, atanıyor ardından uzmanlık sınavında büyük başarı sağlıyor. Ancak bu kez de ‘solcu’luktan uzmanlığı kendisine verilmiyor. Hal böyle olunca da Almanya’ya göç etmeye karar veriyor. Dr. Zengin, “Türkiye’de TUS’ta 6’ncı olmama rağmen uzmanlığım verilmeyince, 1988 yılında Almanya’ya göç ettim. Göç ettikten sonra Sağlık Bakanlığı’na uzmanlığımın verilmemesi üzerine dava açtım. 5 yıl süren yargı sürecinin sonunda mahkeme hakkımdaki uygulamayı, uzmanlığa başlatılmamamı hukuka aykırı buldu. Davayı kazandım. Geriye dönüp baktığımda şu an içinde bulunduğum mesleki konumum nedeniyle pişman değilim. Türkiye’ye gidip geliyorum. Benim 3 ülkem var artık. Hiçbirinden vazgeçemem” şeklinde konuştu. 

 Bir İnsan Ülkesinde Gelecek Görmüyorsa Göç Eder

35 yıl önce Almanya’ya giden bir hekim olarak bugünün Türkiye’sinde giderek artan hekim göçüne ilişkin fikirlerini sorduğumuz Dr. Zengin, “Türkiye’deki meslektaşlarım hayatlarından memnun değillerdir. Avrupa’nın da hekim ihtiyacı var.  Bu da  göçü tercih etmelerine sebep oluyor. Kişiler yaşadığı yerlerde  geleceğini göremiyorsa, kendilerini değersiz hissederlerse göç eder. Geleceği göç etmekte görür” dedi. 

2017’den Beri İsviçre’de Yaşıyor

1988 yılından 2017 yılına kadar Almanya’da yaşayan, çalışan, bilimsel çalışmalara imza atan Dr. Zengin, Almanya’da Bielefeld Üniversitesi’nde Nöroanatomi bölümde beynin çalışması ve fonksiyonları üzerine iki yıl çalıştığını belirterek şunları söyledi: “Bu süre içerisinde geceleri de interdisiplinler sosyal dalında halk sağlığı (Public of Health) mastır gerçekleştirdim. 1998’de psikiyatri ve psikoterapi alanında uzman oldum.  Almanya`nın Solingen Şehri’nde 20 yıl kendi özel muayenemde çalıştım. Bunun yanında Almanya’da emekli sandığında ve sosyal mahkemelerinde bilirkişi olarak görev yaptım.” 

Bingöl Dağları İle Alp Dağları’nı Kardeş İlan Ettim!

2017 yılında Almanya’dan İsviçre’ye gidiyor. Bu karara ‘Alp Dağları’ sebep oldu diye de ekliyor Dr. Zengin. çalışmalarını Zürih’deki özel psikiyatri ve psikoterapi muayenesinde sürdürmeye devam eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Zengin, “26 Eylül 2019 tarihinde Bingöl dağlarının tepesi olan Koğ’a gittim. Alp dağlarından getirdiğim taşları Bingöl dağlarına, Bingöl dağlarından getirdiği taşları ise Alp dağlarına bırakarak iki dağı kardeş ilan ettim. 2017’den beri İsviçre’nin Zürih Şehri’nde yaşıyorum ve çalışıyorum. Almanya ve İsviçre’de bulunmaktan genel olarak memnunum. Kendi dalımda iyi eğitim gördüm ve kendimi yetiştirdim. Ekonomik bir sıkıntım yok. Avrupa’nın her yerini gördüm. Beş kitap yazdım. Sağlığım yerinde. Çocuklarıma iyi bir gelecek sağladım, iyi okullara gittiler, başarılı oldular. Avrupa’nın her yerini gördüm. Beş kitap yazdım. ” diyor.

“Türkiye’deki Hekimler Geleceği Göçte Görüyorlar”

“Şimdi geriye dönüp baktığımda,iyi ki gelmişim diyorum” diyen Dr. Zengin, “Ekonomik anlamda bir sıkıntım yok. Mesleki olarak motivasyonum var. Türkiye’deki meslektaşlarımın hayatlarından memnun olmadığını görüyoruz. Avrupa’da da hekim ihtiyacı olması buraya göç etmelerine neden oluyor. Kişiler yaşadığı yerlerde gelecek göremiyorlarsa göç ederler. Geleceği de göçte görürler. Türkiye’ye gelip gidiyorum. Benim üç ülkem var. Bunların  hiçbirinden vazgeçmek istemiyorum” dedi. 

Ödüller, Projeler ve Eğitimleri 

Dr. Fikret Zengin, 2021 Yılında İsviçre’nin Zug Kantonu’nda SİMED (Sağlık, İletişim, Motivasyon, Eğitim ve Danışmanlık) Akademisi’ni kurdu. Bu akademi 2022 yılında Avrupa’nın en Başarılı Projesi olarak ödülünü aldı. 
30 Mayıs 2022- 05 Haziran 2022 Bingöl’ün Karlıova İlçesi’nin Mikal Köyü’nde “Doğaya Dön Kendine Dön” Sağlık Programı’nı uygulandı. Programı bu yıl 10-16 Haziran’da  aynı yerde uygulayacak.

Koçluk eğitimi: Personal Coaching Berlin de “Bay Olaf Georg Klein” yanında Berlin’de, (Bay Klein Mercedes, Simens, Porsche, Audi ve WV`nin Koçu) 2004’ten beri “personal koç” olarak olarak çalışıyor. Sağlık sisteminde “Kalite Managementi” ( Akademie für Fortbildung und Weiterbildung der Ärztekammer Nordrhein Almanya), dinamik psikoterapi eğitimi, EMDR eğitimi, travma psikoterapi eğitimi, Almanya‘nın Hamburg Üniversitesi’nde eş ve seks terapisi, otojen eğitimi (autoenes training), hipnoz, imaginasiyon teknikleri, strese karşı koyma eğitimi (coping with stress), beslenme uzmanlığı (nutrition medicine) ve koruyucu tıp (preventive  medicine) gibi birçok alanda uzmanlaştı. 

Almanca İki Kitap Yazdı

Dr. Zengin, Almanca olarak kaleme aldığı iki kitabı anlattı: “Kulak çınlamasının psikolojik yönü ve dünyada ilk defa EMDR ile tedavi yöntemini tarafımdan; EMDR terapisi olarak kulak çınlamasında uygulandı. Almanya’da “in eigenem Rhytmus” 2006 kitabında yayınlandı. Geleceğin Umudu Göç: Almanya’da göçün nedenleri, göçün sosyolojik, psikolojik, tıbbı ve kültürel etkileri ve sonuçları kitabı kaleme aldım.”

Türkçe İki Kitap Yazdı

Dr. Zengin kitap ve diğer çalışmalarından bahsetti: “2022 yılında, 100 soruyla: Nasıl Süper Beyne sahip olunur? kitabım çıktı. Bu Kitaptan dolayı Avrupa’nın en ‘Başarılı Kitap Yazarı’ ödülünü aldım. Bu ay ‘Aşk ve Sevginin Gücü’ adlı kitabım yayınlanacak. 2008 yılında ise “İç huzurunu ve İç Gücünü Keşfet Meditasyon” konulu CD çalışmam oldu. 2000–2017 yıllarında Almanya’da doktor ve psikologlara psikiyatri ve psikoterapi eğitimi verdim. Çeşitli konularda birçok makale yayınlayarak, televizyonlarda sağlık üzerine programlar sundum.” (BSHA-Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

 

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri